SİVAS DAVASI DÜŞTÜ

2 Temmuz 1993′te 35 kişinin yaşamını yitirdiği Madımak Katliamı’na ilişkin 5 kişinin yargılandığı dava zaman aşımından düştü… 

Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nin yakılması, ikisi eylemci, biri otel çalışanı 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin davada mahkeme bugün zaman aşımı bakımından tarihi bir karar verdi. Mahkeme, davanın zaman aşımından düşmesine karar verdi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ana davadan dosyası ayrılan 5 firari sanığın yargılanmasına bugün devam edildi. Mahkeme, savcının geçen duruşmada istediği 15 yıllık zaman aşımdan düşme talebini bugün görüştü ve kararını verdi. Sivas Davası zaman aşımından düştü.

Hakim Dündar Örsdemir kararında ‘İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ancak bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verildi’ dedi.

POLİS PROTESTOCULARA MÜDAHALE ETTİ

Alevi dernekleri, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ile sendika ve konfederasyonların üyelerinden oluşan binlerce kişi sabah saatlerinden itibaren Ankara Adliyesi önünde toplandı. Çeşitli döviz ve pankartlar açan grup, “Zaman aşımına hayır adalet istiyoruz”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganları attı. DİSK Genel-İş Sendikasına ait ses yayın aracından Sivas olaylarında hayatını kaybedenlerin isimleri okundu. Okunan her isimin ardından gruptakiler “Burada” karşılığını verdi. Davayı izlemek üzere bazı CHP’li milletvekilleri de adliyeye geldi. Davanın düşmesi yönündeki kararın ardından grubun adliye önündeki tepkisi bir süre daha sürdü. Karar sonrası protesto seslerinin yükselmesi üzerine polis halka biber gazı, cop ve ses bombasıyla müdahale etti.

***

Doğan zaman aşımı kararını değerlendirdi

 

2 Temmuz 1993′te 35 kişinin yaşamını yitirdiği Madımak Katliamı’na ilişkin 5 kişinin yargılandığı dava zaman aşımından düştü… Alevi dernekleri başta olmak üzere bir çok kesimden tepki seslerinin yükseldiği kararla ilgili Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan alınan bu kararının demokrasiye vurulan en büyük zincir olduğunu söyledi ve Türkiye’nin tarihine düşen en büyük kara leke olduğunu söyledi. 
Prof. Dr. Doğanın açıklamarından bazı satırbaşları:

Bu olay sadece 35 kişinin yakıldığı bir olay değildir. Bu karar Türkiye Cumhuriyeti devletinin insana verdiği değer, yargı sistemi ve demokraside insan hayatına verilen önemin bir göstergesidir. Devletleti devlet yapan mahkemelerdir. Yani mahkemeler bir takım suçlar konusunda istediği gibi, olması gerektiği gibi demokratik karar verebilmelidir. Eğer bir ülkede yargı bağımsızlığı yoksa o ülkede çağdaşlıktan, bağımsızlıktan söz edilemez.

Bu olayı toplumsal bir sorun kaynağı haline getirmeden bir yargı göreviyle huzuru korumaya, insanların nezdinde sarsılmış olan  adalete güven duygusunu yeniden kurmak için mahkemenin verdiği karar bu bakımdan çok önemliydi.

Bundan sonraki hukuki süreçte ise, bu kararla davanın iç hukuk yolları tam olarak tüketildiği zaman 6 ay içerisinde AİHM’e gitme yolu açılıyor.  Son zamanlarda bu yolu tıkamak için bir takım prosedürler uygulamaya konuluyor ancak bu tür davalarda AİHM yolu her zaman açıktır.

 

 13.03.2012