MÜRŞİD-İ KAMİL HÜSEYİN DOĞAN DEDE ANILDI

      

Eyl-i Beyt soyundan gelen ve Ağuiçen Ocağının en önemli temsilcilisi sayılan  Mürşid-i Kamil Hüseyin Doğan Dede [1902-1983], ölümünün 31. yıldönümünde Kırlangıç Köyündeki türbesi başında törenlerle anıldı…

 

Törene; Cem Vakfı Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanı Celal Özer, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Remzi Akbulut, Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, Tunceli Üniversitesi Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Kadir Bulut, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Malatya Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Malatya Alevileri Eşit Yurttaşlık Platformu Sözcüsü M. Duran Özkan ve platform üyeleri, Hz. İmam Zeynel Abidin Türbesi Vakfı  Başkanı Erdoğan Ünverdi, İnönü ve Tunceli Üniversitelerinden akademisyenler,  STK ve Dernek temsilcileri, yurt dışından ve çevre illerden, vatandaş topluluğu katıldı.

 

MEHMET DURAN ÖZKAN’IN PLATFORM ADINA YAPTIĞI KONUŞMA DİKKAT ÇEKİCİYDİ:

Malatya Alevileri Eşit Yurttaşlık Platformu sözcüsü M. Duran Özkan ise; “Alevi inanç ve yolunu onların bıraktığı yerden yarınlara taşıma çabası ve inancı içinde bu gün burada bir araya geldik. Acılarımız, taleplerimiz, beklentilerimiz dünkünden çok farklı değil, demokrasilerin hızla geliştiği dünyada biz aleviler hala temel hak ve taleplerin kazanılması konusunda bir mücadele içindeyiz. Devlet inancımızı, ibadetimizi, dinsel siyasal önderlerimizi tanıma konusunda siyasal bir körlük içinde. Siyasi iktidar, dinsel otorite; ötekileştirici, dışlayıcı, yok gören bir anlayış ile nefret dili kullanmaya devam ediyor. Kolluk kuvvetleri cenaze nedeniyle bir arada olan Alevilere ve ibadethanesi cemevine silahını doğrultarak ateş açmada bir sakınca görmüyor. Daha hayatının baharında genç bir baba Uğur Kurt yaşamını yitiriyor. geride bir çocuk ve eş bırakıyor. Bu gün Burada Uğur Kurt’uda saygıyla anıyoruz. Gezi olaylarının birinci yıl dönümünde ülke hala şiddet görüntüleri içinde. Gezide tesadüf müdür ölen gençlerin tümü Alevi?.. Bir çocuk düşünün ki devlet şiddetine maruz kalmış. 15 yaşına komada yoğun bakımda girmiş ve yaşamı son bulmuş. Sonra Siyasi bir arenada bu çocuk terörist ilan edilmiş Annesi yuhalatılmış. Berkin Elvan’ı Ali İsmail’leri, Ethem Sarısülük’leri, Abdullah Cömert’i, Mehmet Ayvalıtaş’ı ve diğerlerini de bugün burada saygıyla anıyoruz.

Henüz acısı tüm ülkeyi saran Soma faciası hafızalarımızda. 301 madencimizi kötü şartlar altında çalıştırıldıkları maden ocağında yaşamları son buldu. İçimiz kan ağlıyor. Bir çok eş, çocuk babasız kaldı. Yine siyasi otorite bu olayı kadere, işin fıtratına bağladı kenara çekildi. Acıların haykıran insanlar yerlerde tekmelendi.

Soma’da bir köy var adı Elmadere madenci köyü 11 madenci bu köyde yaşamını yitirdi. Acılara gömüldü. Kimsede gidelim şu köylülerin acısını paylaşalım demedi. Kederi ile baş başa bırakılan bu köy Aleviydi. Yani ötekiydi. Sonra Soma’da Alevi olmak ne demekmiş öğretiler bizlere. Başbakan Soma’da tepkilerin nedenini de budu. ALEVİLER ! Grup toplantısında ne diyor başbakan, “Sağdan soldan Alevileri toparlayıp Soma’ya getiriyorlar. Niye? Bu defa da Soma’yı karıştıracaklar”, “Hızır Paşalar asırlar öncesinde kalmıştır. Açılın kapılar şaha gidelim diye, medet arama dönemi de asırlar öncesinde kalmıştır!”. Ötekileştirici bir dil. Bu gün en temel talebimiz olan inancımız resmen tanınmıyor. İbadet hanelerimiz, dergahlarımız, kutsal mekanlarımız yok görülüyor. Bu mekanlar Alevilere devredilmiyor. Şu an bulunduğumuz mekanın az ilerisinde taş ocağı işletiliyor. Patlayıcılar kullanılıyor. Bir yandan doğa kirletiliyor bir yandan da patlatıcıların Doğan dedenin türbesine verebileceği zarar göz ardı ediliyor.” dedi

“HACI BEKTAŞI VELİ ÜNİVERSİTESİ İSMİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DÜŞMEDİ”

Konuşmasını yapmak için kürsüye gelen Malatya Alevileri Eşit Yurttaşlık Platformu sözcüsü M. Duran Özkan, “Alevilerin Demokrasiye, insan haklarına, temel hak hürriyetlere ne kadar saygılı ve bağlı oldukları her ortamda dillendirildi. Demokratikleşme paketinde payımıza ne düştü derseniz. Nevşehir Üniversitesinin isminin “Hacı Bektaş-ı Veli” olarak değiştirilmesi düştü.” Diyen Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü. “Alevi çalıştayı dendi, aleviler katkı sundu. Çözüm süreci dendi, akil adamlar denildi aleviler büyük ölçüde bu süreçlere destek çıktı. Alevilerin temel talepleri raporlaştırıldı yetkili makamlara sunuldu. Alevilerin demokrasiye, insan haklarına, temel hak hürriyetlere ne kadar saygılı ve bağlı oldukları her ortamda dillendirildi.

Peki bu bizi yıldırmalı mıdır, asla. Bizler alevi hak ve taleplerini her ortamda savunacağız, dillendireceğiz. Bu anlayışla Malatya yerelinde 3 vakıf 49 alevi köy derneği bir araya gelerek Malatya Alevileri Eşit Yurttaşlık Platformunu oluşturduk. Tüm çabamız Alevilerin temel hak ve hürriyetleri konusunda Malatya ölçeğinde destek çıkmak. Bu gün dünden daha çok bir birimize ihtiyacımız var diyorum.

Hüseyin Doğan Dede’yi saygıyla andığımız bu günde, bizlere yolun öğretilerini taşıdığı, bizlere yol gösterici oldukları için pirleri, mürşitleri ve tüm dedeleri saygı ile anıyorum.” dedi.

Törende konuşma yapan Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ; “Biz ülkemizdeki Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin Kabe’si sayılacak yer olan Dersim’den geliyoruz. Tunceli Üniversitesi Rektörü olarak çok kıymetli dedemiz merhum Hüseyin Doğan Dede’nin ölümünün 31. yıldönümü etkinliğinde sizlerle birlikte bulunmaktan büyük şeref duyuyorum. Hükümetimizle ve devletimizle uyum içerisinde çalışarak çözüm sürecine canı gönülden hem üniversite olarak hem rektörlük olarak destek veriyoruz. Umarım ki önümüzdeki günlerde ülkemizde birlik beraberlik, dirlik düzen daha iyiye gider. Büyük bir uzlaşmayla büyük bir elbirliği ile ülkemizde Türk – Kürt – Alevi kardeşliğini sağlayarak başta sivil anayasamız olmak üzere ülkemizin hukukunu, demokrasisini, insan haklarını ve ekonomisini çok kısa sürede dünyada ilk on ülke arasına sokmayı elbirliği ile başarırız.” ifadelerini kullandı.

Rektör Boztuğ; “Bu güzel günde duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Hepinize saygılarımı ve hürmetlerimi arz ediyorum.” diyerek sözlerine son verdi.