İNSAN HAKLARI HAFTASINDA, PROF. DR. SÜHEYL BATUM’LA DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ PANELİ DÜZENLENDİ..

İNSAN HAKLARI HAFTASINDA, PROF. DR. SÜHEYL BATUM’LA DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ PANELİ DÜZENLENDİ..

 

Cem Vakfı Gençlik Kollarının, İnsan Hakları Haftası dolayısıyla düzenlemiş oldukları “Din ve Vicdan Özgürlüğü” konulu panele, CHP Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Sayın Süheyl Batum davet edilmiştir.

Konferans, Cem Vakfı Genel Merkezi konferans salonunda yapılmış olup, çevre halkı ve gençlik konferansa büyük bir ilgi göstermiştir.

Din ve Vicdan Özgürlüklerinden bahsederek konuşmasına başlayan Batum, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, seçim gezileri sırasında; Denizli, Afyon, Van ve Kastamonu illerinde yapmış olduğu mitinglerde; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinden dolayı yuhalatmış olmasının, Anayasa’nın 10. maddesi kapsamında Din ve Vicdan Özgürlüğüne aykırı bir durum yaratmış olduğunu; Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 9. Maddesine de aykırı bir durum teşkil ettiğini söylemiştir.

Prof. Dr. Süheyl Batum, “Eğer Türkiye’de özgür basın olmuş olsaydı, bu duruma başta Basının önde gelen kalemşörlerinin itiraz etmeleri ve tepki vermeleri gerekirdi” diye konuşmasını sürdürmüştür.

AKP’nin mevcut Anayasa’da yapmış olduğu düzenlemelerle, Yargıda Alevi inancına mensup olan yargıçların temizlenmesini sağlamış, bu düşüncelerini de kamuoyu önünde açıkça ifade etmiş olduklarını söylemiştir.

Ülkemizdeki işçilerin, temel anayasal hakları olan Sendikalaşma haklarının ellerinden alındığını, İşçi haklarını koruyan gerçek sendikalar yerine, Hükümet yanlısı Sarı Sendikalaşmanın giderek yaygınlaştığını ifade etmişlerdir. Sendikalı işçi sayısı konusunda çarpıcı açıklamalar ve rakamlar vermişlerdir.

Yapılmakta olan yeni Anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Batum; Hükümetin, gerçek demokrasilerde; Din ve Vicdan Özgürlüğünü esas alan ve Alevi inancını kurumsallaştıracak olan Anayasal düzenlemelerden özellikle kaçınmakta olduklarını söylemiştir. İnsanın, dini inançlarından dolayı asla ötelenmemesini, bunun temel insan haklarına aykırı bir tutum olduğunu vurgulamıştır.