DAVER BABA TEKKESİ

DAVER BABA TEKKESİ

Alevi – Bektaşi geleneğinde ve yazılı kaynaklarda varlığını duyduğumuz; İstanbul Maltepe Belediyesi Başıbüyük Mahallesi Tekke Yolu Caddesi’nin sonundaki çamlık  alanda bulunan Daver Baba Tekkesi’nden geriye kalanları görmek ve durum tespiti  için Genel Müdür Yardımcımız Dursun Altınay, Basın Halkla İlişkiler Birimi’mizden Ayhan Aydın, Araştırmacı  - Yazar – Bektaşi Babası Dursun Gümüşoğlu, Araştırmacı – Yazar Seyyid Hüsamettin Aydın ve Halk Ozanı Ahmet Akar’la  birlikte 10 Temmuz Çarşamba günü bölgeye gittiler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27.10.2011/114 tarih ve no’yla, bir şahıs üzerine kayıtlı görünen tarihi Daver Baba Tekkesi’yle ilgili, çeşitli kurum ve kuruluşlarda, kitaplarda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı yönünde karar alınmış olsa da, Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi başta olmak üzere yazılı ve görsel malzemeden elde ettiğimiz ilk bilgiler verilen kararın gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır.

Buna göre; “Daver Baba Tekkesi eğik bir zemin üzerine yapılmıştır. Tek katlıdır. Ön bölümünün bir parçası iki ahşap direğin üzerine oturtulmuştur. Tuvalet ve gusulhanesi karşıdadır. Yerleri tahta olan aralığa bir taşlıktan, buradan da derviş odasına ve mescide geçilir. Türbe mescitte Daver Baba’nın kabri vardır. Sanduka Efkaf İdaresi’nce kaldırılmışsa da yeri durmaktadır. … Tekkenin yanında eski bir ayazma vardır. Kaynağın suyu bol ve tatlıdır. Geçmişte de Başıbüyük Köyü’ne suyun buradan gittiği bilinmektedir. .. Daver Baba Tekkesi 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırıldığında bütün Bektaşi tekkeleriyle birlikte kapatıldıysa da 1840 yılından sonra Sultan  Abdülmecit döneminde Nakşibendi Tekkesi görünümü altında, ama yine Bektaş Tekkesi olarak açıldı…” (İstanbul Ansiklopedisi).

Daver Baba Tekkesi’yle ilgili çeşitli fotoğraflar da mevcuttur.

Yöreye yapılan gezide tekkenin varlığını ortaya koyan birçok ipucunun olduğu görülmüştür. Buna göre; günümüz Türkçe’si ile ve Latin Harfleri’yle “Hz. Dağver Baba ve Kerime Hatun’un ve 8 Şehitlerin Ruhlarına Fatiha” diyen siyah yazıyla yazılmış beyaz bir mermer, aynı alanda bir tarihi mezar taşının “ayak taşı” bölümü, eski bir tuvalet taşı, birbirine parelel eski uzun taş duvarlar, bir su havzası, bir bina kalıntısı, bir büyük çınar, çam, karaağaç ve diğer ağaç türleri, bir depo kalıntısı (büyük ihtimalle su teposu) görülmüştü.

Alevi Bektaşi inancı için hizmet etmek amacıyla kurulmuş Cem Vakfı olarak bu konuda bilgi ve belge toplamaya başladığımızı, olayı takip ederek tarihi kökleriyle bir Alevi Bektaşi mabedi olan bu alanın, özellikle de Eyüp’teki Karyağdı Bektaşi Tekkesi benzeri, arkeolojik çalışmalar da yapılarak, bir zamanlar Ahi Tekkesi olarak da kullanıldığı söylenen bu tekkenin aslına uygun “birlik, beraberlik, ortakça yaşam, dostluk, sevgi ve saygı merkezli bir inanç ve kültür kurumu” olması için çalışmalarımız devam edecektir.

Halkımızın ilgisine saygılarımızla.

CEM Vakfı Genel Merkezi