‘Cami-cemevi projesi, barış projesidir’

Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan Cem TV Özel Gündem’de cami –cemevi projesinin merak edilen sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. İzzettin Doğan,proje için neden Ankara’nın seçildiğini,yeni cami-cemevi projesi olup olmadığını,cemevlerinin ibadet statüsü kazanıp kazanmadığı ve çok daha fazlasını Özel Gündem’de yanıtladı.

Konuşmasına Fethullah Hoca Efendi ile alevi-sünni ayrıştırılması hakkında konuşmaları olduğunu söylerek başlayan Prof. Dr. Doğan insanların birbirlerine saygılı olması gerektiğini vurgulayarak devam etti:

“Türklerin batılılardan fazla alabileceği bir şey yok. Ülkede yaşayan dini akımlar içinde alevilik bin yıl öncesinden beri İslami çok iyi anlatır. Anadolu Aleviliği saygıyı en çok hak eden Aleviliktir.

Ortaasyadan Türkmen aleviler büyük bir göç ile doğu anadoluya ve orta anadoluya geldiler.

Anadolu da Hıristiyanlar böyle bir yenliğin karşısında Müslüman olmaya başladılar.Yeni kültürler alt kültürleri yeniler.

Anadolu da aleviler büyük ızdırap çektiler, büyük ölçüde zülme uğradılar ama hep dik durdular. Kimse Alevilerin dimdik ayakta duruşlarını yıkamadı.Yeri geldi dağ başlarında bile kendi hukuk düzenlerini kurdular. Kendi içlerinde kurdukları mekanizmalarla kimseyi incitmeden kendi düzenlerini yaşadılar.Tüm bunları Fetfullah Hoca Efendi ile konuştuk.

Ahmed Yesevi Efendi zamanındada saz eşliğinde cemler ifşa edilirdi. Bunu herkes gibi Fethullah hocada biliyor. Aynı zamanda İslam’ın Arap demek olmadığını da biliyor.Kuranı Kerim Araplara yollanmamıştır sadece. Adem’e, insana yollanmıştır.

Alevilikte cebir şiddet kibir yoktur. Kimseyi kırmamak üzerine kurulmuş bir yapıyı Fethullah Hoca Efendi neden kabul etmesin.”

“Bu proje barış projesidir”

“Türkiye’de caminin yanına cemevinin getirilmesini  istemek barış istemektir. Bunu  istemeyenler tamamen art niyetlidir.

Devlet camilere her türlü maddi desteği yapıyorsa ama Alevilerin, cemevine dedesine,inanç önderlerine kendi ihtiyaçlarını karşılaması için tek kuruş vermiyorsanız aynı devlet içinde bütün partiler aynı şekilde davranırsa burada bir yanlışlık var.

İslam adı altında sadece Sünni İslam öğretilmiştir bu ülkede. Ancak bugün Bu ülkedeki büyük bir cemaat bunu kabul ediyorsa cemevleri kabul görür hale gelmiştir.Bir cami , caminin yanında bir cemevi  ve benim önerimle bir aş ev ide yapılacak. Din dil ırk gözetmeksizin bir kardeşlik ortamı kurulacak.Bunun kime ne zararı var.

Caminin yanında cemevinin yapılması bir sivil toplum hareketi olarak yapılması neden kabul görmesin.

 

Son iki ayda Sünni kesimin Şiilere, Şiilerin Sünnilerle çatışması sonucu  bin 500 kişi öldü. Hindistan’da, Pakistan’da her yıl yüzlerce insan Sünni Şii çatışmasında ölüyor. Suriye’de ise  bu alevi Sünni çatışması olarak görülüyor ve bunu Türkiye’ye sıçratmaya çalışıyorlar.

Eğer bugün bu ülkede alevi-sünni çatışması olmadıysa Cem Vakfı’nın çalışmaları ev Sünni vatandaşların bize olan güveninden dolayıdır.”

“Birbirlerini tanıdıkça daha çok sevecekler”

“Herkes kafasında bir şey canlandırıyor. Cami ile cemevi kapı kapıya değil o alanda. Orası büyük bir alan olacak. Kişi namazını kıldıktan sonra ben bir gideyim Alevilerin ibadetine bakayım diyebilir.Birbirlerini tanıyacaklar ve tanıdıkça birbirlerini daha çok sevecekler.

Bu insanların birbirlerini tanıması devletin görevidir aslında. Bir kişi Aleviliğinden dolayı devlette görev alamıyorsa siz barışı sağlayamazsınız.Siyaset bile alevi Sünni ayrımı üzerine oturtulmaya çalışılıyor.Ben bunu sayın Başbakan’a da söyledim.Bu vaziyetten uzak durun,uzun vadede derin yaralar açılır dedim. Siyasette kalmak için bu yapılırsa size devlet adamı demezler bunu adı başkadır.Türk halkı da buna geçit vermez.”

“Asimilasyon yaşanması söz konusu değil”

Asimilasyonun söz konusu olmadığını dile getiren Prof. Dr. İzzettin Doğan, Aleviliği tam anlamıyla bilen kişi asimile olmayacağını belirtti.

“Aleviler ben Alevilikten uzaklaşırım Sünni olurum diyorsa o kişi zaten Aleviliği tam anlamıyla bilmiyordur. Aleviliği öğrenmek isteyene ben şunları öneririm, Yunus’u oku Mevlana, Hacı Bektaşi Veli oku, Aşık Veysel, Dadaloğlu,Yahya Kemal oku, Pir Sultan Abdal’ı oku derim.”

“Alevi Sünni ayrışmasının ticaretini yapanlar var”

“Alevi-Sünni ayrışmasını bazı insanlar kullanıyor,art niyetli insanlar bunun ticaretini yapıyor. Şöyle bir örnek verebilirim buna;  adam gidip diyor ki, ondan neden mal alıyorsun alma, o Kızılbaş. Eğer o aydın bir vatandaşsa bunu ayırır. Bu tarz olaylardan dolayı halkın birbirini tanıması lazım.Bizler aynı peygambere, aynı ehlibeyte dua ediyoruz.”