Alevilerin talebi devlet desteği

Cem Vakfı Edirne Şube Başkanı Çetin, “Bizim haklı olduğumuza AİHM karar verdi. Yargıtay’ın 3. Dairesi de cemevlerine ibadethane statüsü kazandırdı. Şimdi devletin desteğini bekliyoruz.” dedi.

Gökhan Zobar

Cem Vakfı Edirne Şube Başkanı Akın Çetin, Türkiye’deki Alevilerin bugüne kadar birçok mücadele verdiklerini dile getirerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendilerine destek olmalarını istedi. Yargıtay ve İnsan Hakları Mahkemesi tarafından cemevlerinin yasal anlamda ibadethane sayılmasına vurgu yapan Çetin, “Bizim talebimiz, bizleri olduğumuz gibi kabul edip, kendi fikir ve inançlarını bize dayatmadan, saygın bir şekilde, aynı camilerde olduğu gibi bizim de ibadet yerimiz cemevlerinin masrafları karşılansın. Bu görev de yürütme organı olan hükümete düşmektedir” dedi. Vakfın Trakya ve Balkanlar İnanç Önderi Alevi Dedesi Mustafa Çetin ise, cemevleriyle ilgili AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.

Cem Vakfı Edirne Şube Başkanı Akın Çetin, bugüne kadar yapılan organizasyonlarda Edirne Belediyesi’nin ve basın mensuplarının kendilerini yalnız bırakmadıklarını belirterek, teşekkür etti. Edirne Cemevinde yapılan organizasyona Cem Vakfı Trakya ve Balkanlar Alevi-Bektaşı İnanç Önderi Alevi Dedesi Mustafa Çetin, Cem Vakfı Edirne Şube Başkanı Akın Çetin, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Prof. Dr. Engin Beksaç katıldı.

Açılış konuşmasını üstlenen Cem Vakfı Edirne Şube Başkanı Akın Çetin, “Yurt dışındaki gezilerimizde dâhil olmak üzere tüm etkinliklerimizde bulundunuz. Hepinize tek tek teşekkür ederim. 6-7 Ağustos tarihlerinde Seçek Güreşleri gündeme geldi. Edirne Cem Vakfı olarak gitmeyi düşünüyoruz. Sizleri de davet edeceğiz. Gelirseniz memnun oluruz. Ayrıca bizi bugüne kadar destekleyen ve yalnız bırakmayan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a teşekkür ederiz” dedi.

 

“Cemevlerinin masrafları karşılansın”

 

Çetin, Alevilerin tarih boyunca verdikleri mücadelelere değinerek, günümüzde cemevlerinin yasal anlamda ibadethane sayılmasına dikkat çekti. Yasal anlamda elde ettikleri bu kazanımın sosyal hayatta bir karşılığı olmasını da dilediklerini ifade eden Çetin, “Türkiye’de dini ibadet yerleri olan camilerin, personel dahil giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı (devlet) tarafından, dolayısıyla bizlerin de katkısı olan müşterek vergilerle karşılanmaktadır. Her türlü horlanmaya, işkenceye, yıldırmaya karşı uzun yıllardan beri mücadele veren biz Alevilerin ibadet yeri cemevleri olmuştur. Avrupa cemevleri T.C. Yargıtay ve İnsan Hakları Mahkemesi dahil yasal olarak ibadet yeri kabul edilmiştir. Bizim talebimiz, bizleri olduğumuz gibi kabul edip, kendi fikir ve inançlarını bize dayatmadan, saygın bir şekilde, aynı camilerde olduğu gibi bizim de ibadet yerimiz cemevlerinin masrafları karşılansın. Bu görev de yürütme organı olan hükümete düşmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Cem evlerine ayrımcılık yapıldığı yönündeki kararının ardından Yargıtay’ın 3. Dairesi cemevlerine ibadethane statüsü tamamen kazandırmıştır. Bizim haklı olduğumuzu uluslararası kabul etti. Şimdi Türkiye’de Yargıtay 3. Dairesi verdiği kararla artık cemevlerinin elektriğini ve suyunu devlet tarafınca ödenmesini zorunlu hale getirmiştir. Şimdiye kadar bizim hakka yürüyen vatandaşlarımızın tüm cenaze hizmetlerini, cem evlerinde parasız yapıyorlar, dedeler devletten bir lira bile almıyor, bedava hizmet ediyorlardı. Buna rağmen ‘Hizmet hak içindir’ diyerek yıllarca bedava görev yapmaya devam edeceğiz. Ama Anayasa’nın 10′uncu maddesine göre bizim haklarımız verilmeli, haklarımız için mücadele veren inanç önderlerimiz, vakıf başkanımız Sayın Prof.Dr. İzzettin Doğan hocamıza borçluyuz. Artık bundan sonra cemevleri ibadethane olarak tescil edildiği, Belediyeler cem evlerine arsa bile tahsis edecektir” şeklinde konuştu.

 

“Hakkımızı AİHM verdi”

 

Cem Vakfı Trakya ve Balkanlar Alevi-Bektaşı İnanç Önderi Alevi Dedesi Mustafa Çetin ise, Türkiye’de yaşayan 30 milyon Alevinin olduğuna değinerek, AİHM’nin verdiği kararı irdeledi.

Camilere yapılan yardımların cemevilerine de yapılması gerektiğinin altını çizen Çetin, “Bu zamana kadar bizim gerek Edirne Belediyesi gerekse basın hiç yalnız bırakmadı. Ama biz diğerlerinden de bu yardımı ve desteği bekliyoruz. Devleti yönetenlerden de bu destekleri bekliyoruz. Çünkü hepimiz aynı dine mensubuz. Elhamdülillah Müslümanız, kitabımız Kur’ân-ı Kerim, peygamberimiz Muhammed Mustafa aleyhi selam, yaradanımız Allah. Çanakkale harplerinde birlikte savaştık, Viyana kapılarına dayandık. Bunların hepsini Alevi, Sünni, Türk, Kürt birleşerek başardık. Tek başınıza bir şey yapamazsınız, tek yumruk olarak geldik buralara. Bunun için devletimizden de bir şeyler bekliyoruz biz. Nasıl camilere yardım yapılıyorsa, bize aynı yardımı yapsınlar istiyoruz. Zaten AİHM kararlarını biliyorsunuz, biz mahkemeye vermek istemedik, Türk mahkemelerine başvurmuştuk fakat kabul etmediler bizi. Biz de AİHM’e başvurduk. Orada devletimiz yine bize karşı avukatlar çıkarttı. Fakat AİHM bizi haklı buldu. Biz devlet babamızdan yardımlarını bekliyoruz. Camilerimize ne yaptılarsa bize de aynısını yapsınlar. Fazla bir şey istemiyoruz. Cemevlerini resmi olarak tanısınlar. Bir de maddi-manevi yardımlar gerekiyor. Sonuçta biz de vergilerimizi verip askerliğimizi yapıyoruz, bu devlete bizim de bir katkımız var. Türkiye 28-30 milyon Alevi-Bektaşi var” ifadelerini kullandı.

 

Tanrıkulu da destek çıktı

 

Programa katılan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, kentin hoşgörü kimliği taşıdığını söyledi. Her zaman kendilerinin yanlarında olacağını belirten Tanrıkulu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Edirne Belediyesi olarak bu şehirde yaşayan bütün insanlara eşit, adaletli ve erişilebilir bir hizmet sunumu noktasındayız. Biz Edirne Belediye başkanlığı olarak belediye hizmetini şöyle değerlendiriyoruz; ‘Herkese biraz, ihtiyacı olana biraz daha fazla.’ Hepimiz ortalama bir belediye hizmeti alıyoruz ama ihtiyacı olana kendini mağdur hissedene, kendini daha azınlıkta hissedene biraz daha fazla vermek zorundayız. Bütün inanç gruplarına eşitiz. Edirne çok önemli bir kent. Selimiye Müslümanların çok önemli bir değeri. Aynı zamanda kiliselerimiz var. Avrupa’nın en büyük sinagogu var. Edirne’de Bahailer var. Osmanlı’nın Akıncılarından bu yana Balkanlar’da Bektaşilik ve Alevilik çok kıymetli. Biz diyoruz ki; ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım.’ Bektaşilerin o, ‘Eline, beline, diline sahip ol’ aforizması bizim için çok kıymetli. Edirne Belediyesi olarak bu şehirde dokunmadığımız hiçbir inanç grubu kalmayana kadar çalışacağız. Biliyoruz iki yıldır, 52 camimizi belediye ekipleri temizliyor. Bu Cemevi kıymetli. Cemevi de bizim içinde bir ibadethanedir. İnanç kişiye özel durumdur, kim nerede yapmak isterse orada yapar”

 

Trakya Türklüğünün temelini Bektaşı dedeleri attı

 

 

Prof. Dr. Engin Beksaç, Alevilerin tarihine dikkat çekerek, “Trakya Türklüğünün temellerini atan Bektaşi dedeleridir. Bugün bile Trakya’da yaşanan dinsel hoşgörünün Balkanlardaki hoşgörünün temellerini atan bu grupların uzantılarıdır. Balkanlara bakarsak, doğuşu ve ortaya çıkışı Trakya’dan olduğunu görürüz. Bu da bizim bugün Edirne sınırları içerisidir” dedi.

Ruşenler Köyündeki Kızıl Deli Sultan Tekkesi’nin öneminden bahseden Baksaç, tekkenin bugün Balkanlardaki Türklüğün temel noktalarından biri olduğunu söyledi. Beksaç, “Diğer bütün ocakların ateşinin yandığı yer olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar büyük ocakların ateşleri sönmüş olsa da, orası da uzun yıllar boyu Trakya’yı aydınlattı. Edirne sınırları içerisinde kalan Rüstem Baba Dergahı önemli yerlerden bir diğeri. Ne yazık ki Rüstem Baba Dergahı şuan çalılar altında. Bütün canların yattığı kabristan taşları parçalanmış halde duruyor. El uzatılmasını bekliyor. Burası en az Kızıl Deli Sultan Tekkesi kadar önemli bir yer. “Cem Vakfı’nın Edirne’de kurulma nedeni bir dinler kavşağı olan Edirne’nin gerçekten ihtiyacı olduğu bir kurum olmasıdır. Dinlerin, Türklerin ve Türk olmayanların birbirini kucaklaması açısından enönemli mihenk taşlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Yıllarca ihmal edilmiş bir çok dergah ve kurumun ardından, son yıllardaki gelişmelerle birlikte Edirne Cem Vakfı’nın ana amacı eskiden olduğu gibi parlak günlerine Trakya’yı tekrardan döndürmek ve Trakya’yı dinlerin kucaklaşmasını sağlamak” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Cem Vakfı Edirne Şubesi Başkanı Akın Çetin Edirne’de görev yapan basın mensuplarına yaptıkları desteklerden ötürü birer plaket takdim etti ve hep birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.