SULTAN SÜCEATTİN VELİ VE DERGAHI

BABA İLYAS HORASANİ VE BABAİLİK

SULTAN SÜCEATTİN VE DERGAHI

 Derleyen: Hakkı SAYGI (BABA)

             Babailik deyince akla ilk olarak “Horasanlı Sücaeddin Ebül-Beka Baba İlyas” gelir.  Bu zat Horasan’dan kalkarak Amasya’ya geldi. Güzel konuşur, bir çok ilimlere sahip yüksek bir âlimdi. Batıniliği de iyice incelemiş ve Aleviliği kabul etmişti.

Danişmendliler zamanında  müridlerine yaptığı irşadlarla şöhret kazanan Horasan’lı Baba İlyas, İbrahim Bey oğlu “Yağ Basan Bey” in dikkat nazarını çekerek onu Kayseri’ye kadı tayin etti.  O sırada Anadolu Selçuklu sultanı bulunan “İzzettin Keykavus”, vefat etmiş, yerine Birinci Alâeddin Keykubad hükümdar olmuştu.  Alaüddinddin Keykubat, İlmiyle şöhret yapmış olan Alevilerin en ileri gelenlerinden Baba İlyas’ı, Kayseri kadılığından alarak Mesudiye  Dergahı’nın  başına getirdi.

Mesudiye Dergâhı’nı, Harzemli Taceddin- Ebul-Vefa’nın halifelerinden Sultan Birinci Mesud yaptırmış, ve bu tekke zamanla Alavilerin merkezi durumuna gelmişti. Bu Dergâh’a şeyh olarak atanan Horasanlı Baba İlyas, Babailik tarikatını kurdu. Bu tarikat, Türk Şamanlığından ilham almış bulunan bir Alevi inanç yoluydu. Tamamen tasavvufa dayanan bu yol, kısa bir zaman içinde Türkmenler arasında yayılarak pek çok taraftar topladı.

Baba İlyas Horasani’nin halifesi olan Baba İshak, 3 Ağustos 1239 tarihinde bir isyan başlattı. 50.000 kişilik Türkmen, birdenbire  bugünkü Adıyaman sınırları içersinde bulunan Şamsat’ta isyan ettiler. Uzun bir uğraşıdan sonra 23 Temmuz 1240’ta  tarihte  Babai isyanı olarak bilinen bu isyan, bastırıldı. Fakat Babailik Anadolu’dan kaldırılamadı, her tarafa yayıldılar. Babailer, Anadolu sünniliğine karşı Alevilik cereyanını uyandırdı. Türkmen obalarında Babailiğin eserleri yaşadı.

Babailerden Burak Baba ve Süleyman Türkmeni faaliyetlerine devam ettiler.  Burak Baba Amasya’da Babailiği yaymıştır. Burak Baba, 1257 yılında Tokat’ta doğmuştur. Baba  Aybey’e intisab ederek, onun halifesi oldu. Ayrıca Ahmet Baba’dan da feyz aldı. Burak Baba, daha çok Orta Asya Şamanları gibi giyinir ve onlar gibi hareket ederdi. İyi bir mutasavvuf ve kuvvetli bir şairdi. Fikirlerinden dolayı takibe uğramış, önce Halep’e daha sonra da Şam’a gitti. Daha sonra yakalanarak 1307 tarihinde Şam’da vefat etti.

Burak Baba’dan sonra da Babailiği, Şeyh Süleyman Türkmani yürüttü. Şeyh Süleyman da Burak Baba gibi iyi bir mutasavvıf idi, az konuşur, kerametler gösterirdi. Babailiği yaymak için uğraşan bir başkası da Bezago Baba idi. Bezago Baba’da Konya’ya gelerek, halka Babailiği yaymağa çalışmıştır.

Şu muhakkak ki, Bektaşilik tarikatı, Babailikten tesir almıştır. Horasan’dan gelen Hacı Bektaşi Veli, önce Kayseri’ye uğrayarak, Horasanlı Baba İlyas’a intisap etmiştir. Babailiği bu şeyhten öğrenmiş, sonra da Kırşehir’ine gelerek Bektaşilik tarikatını kurmuştur. Sultan Orhan Gazi devrinde yaşamış olan meşhur Şeyh Geyikli Baba’da Babai idi. Babailik on üçüncü asırda başlamış, on altıncı asrın sonlarına kadar Anadolu’da gizli olarak yaşamıştır. Babailerin çoğunluk oldukları yerler arasında İzmir, Balıkesir, Aydın, Sivas, Çorum, Yozgat, Sinop, Konya ve Antalya gelmektedir. Babailer, Anadolu’da “Işıklı Taifesi” adını almışlardır. [1]

Şeyh Şüca, Amasya yakınlarında bulunan Mesudiye Dergâhı’nda Babai tarikatı Şeyhi olarak halkı iyiliğe çağırmış, Babailiği yaymaya çalışmıştır. Babai isyanına katılmamıştır. Baba İshak, Şücaeddin Veli’yi çok sevmektedir. Baba İshak, çevresine topladığı kırk bin kişiyle Selçuklu Sarayına karşı isyan başlatmış, bu esnada bir çok Babai öldürülmüştür.

Bu isyanın ardından Şeyh Şücaeddin Veli, Kayseri’ye kadı tayin edilir. İsyanın sona ermesinden sonra da Hacı Bektaş-i Veli, Şüca Baba’nın yanına gelip, burada bir müddet kalır ve pek çok sohbette bulunurlar. Bu dönemde Şücaeddin Veli ihtiyarladığı ve isyanın verdiği olumsuzluklar nedeniyle, tarikatın ilerlemesi durmuştur. Hacı Bektaş’a yardımda bulunmuştur. Sultan Şücaeddin Veli’nin oğlu Muhlis Paşa, Osman Gazi’ye yardımda bulunmuştur. Çok uzun yaşadığı için onun cenazesinde dahi bulunmuştur. Şeyh Süca, Kayseri, Tokat, Sivas ve Çorum da bulunmuş, Antalya, Isparta, Bursa, Kütahya ve Eskişehir’de yaşamıştır. Daha sonra Aslanbeyli köyüne gelip yerleşmiştir. Şücaeddin Veli, yüz altmış yaşına kadar yaşamış, Hakk’a yürümesinden sonra türbesi kendi müridi Demirtaş Paşa tarafından yaptırılmıştır. [2]

Buradan şunu görüyoruz, Enver Behnan Şapoyo’nun verdiği bilgilerle Mehmet Demirtaş’ın verdiği bilgiler, birbirini tamamlar mahiyettedir.

Bugün Şücaeddin Veli Dergâhı’nın bahçesinde bulunan garipler mezarlığında medfun bulunan halk Ozanı Genç Abdal, Baba İlyas ile Şücaeddin Veli arasında şöyle bir bağ kuruyor:

 

Yedullah ayet-i Pençe-i Âli Âba

Ehli tarikattır pir İlyas Baba

Bir ismi Seyyid Veli, nurlu bir sima

Dergâhı nurludur Süca Baba’nın

 

Seyyid Baba İlyas Horasan eri

Yoluna koymuşuz can ile seri

Hem anılırdı Sücaeddin Veli [3]

Dergâhı nurludur Süca Baba’nın [4]

 

Anadolu’da Alevilik misyonunu ilk olarak tarikata dönüştüren, Ebul Vefa olmuştu. Ebul Vefa’nın kısa bir zaman sonra Hakk’a yürmesi üzerine, halifeliğini üstlenmiş olan Garkın Dede, Vefailiği yürütmüş. Garkınlar, Diyarbakır, Malatya ve Sivas dolaylarına yerleşirken, Çepnilerle birlikte hareket etmişler, birlikte etkinlikler göstermişlerdir. Garkın Dede’nin Hakk’a yürümesinden sonra  bu hareketin başına Baba İlyas Horosani geçmiş ve Vefailiği, Babailiğe çevirmiştir. Baba İlyas, gerek Garkınlar gerek Erzincan ve Tunceli yörelerine yerleşen Dedeler’den sonra Anadolu’ya gelen ilk erenlerdendir. XII. Yüzyılın başlarında Anadolu’ya gelmiştir.

Baba İlyas, Bir süre Malatya’da kaldıktan sonra Konya’ya gitmiş, saray tarafından kabul görmüştür. O, dönemlerde Anadolu Selçuklu Devleti’nin başında Hükümdar Alaüddin Keykubat bulunmaktadır. Baba İlyas, Konya’da Anadolu Alevileriyle yakın ilişkilerde bulunan saray yönetimi ile görüşür. Bilgin-alim  ve olgun kişiliğinden ötürü saray tarafından Kayseri’ye Kadı olarak atanmıştır. Burada bir süre kaldıktan sonra, birtakım nedenlerden ötürü bu görevden ayrılarak Amasya tarafında olan Mesudiye Dergâhı’na çekilir ve kısa zamanda başına büyük insan topluluğu toplar…

Sayın Kocadağ, Babai isyanından bahsederken de şöyle devam ediyor. Ertuğrul Gazi, büyük bir kuvvetle Selçuklu ordusuna yardıma koştu. İsyancılar, bir yandan uç beyleri kuvvetleri, bir yandan da Hacı Armağan Şah askerleri ile çarpışmak zorunda kalınca, Amasya kalesine doğru çekildiler. Kale kuşatılıp birkaç gün içinde ele geçirildi. Baba İlyas öldürülüp kanlı cesedi, kalenin burçlarına asıldı. Bu sırada Baba İshak, 20 bin kuvveti ile kaleye yetişince, Hacı Armağan Şah’ın askerleri geri çekildi. Baba İlyas’ın kanlı cesedi, kaleden indirildi. Burçlarda yalnız Baba İlyas’ın cübbesi bırakıldı. Baba İlyas’ı kale burçlarında göremeyen Babailer, Baba İlyas’ın göklere uçtuğunu, oradan bir kuvvetle geleceğini, etrafa yayarak, moralleri düzeltip Hacı Armağan Şah’ın kuvvetlerine saldırdılar. Babailiği, daha sonra  Barak Baba, Aybey Baba gibi katliamdan kurtulabilen Babai Babalar, yürüttüler. Bu kimselere, Selçuklu ve Osmanlı tarihlerinde “Işıklı Tayfası” adı verildi. [5]

Orta Anadolu’daki hükümetlerden  Danişmend oğulları ile Anadolu Selçukluları arasında da epey mücadele oldu. Nihayet Birinci Mesud, dahili vaziyeti düzelterek bir istikrar temin etti. Bizans İmparatoru Manuel Komnen ile de epey uğraştı. Haçlılara yardım eden Kilikya Ermenilerini vurarak bir hayli yerlerini aldığı gibi Ermeni baronu Toros’u vergiye bağladı (1151). Mesud 551 H./1156 M. de öldüğü zaman memleketi üç kısım halinde idi. Bunlardan Konya, Aksaray ve Niğde’de oğlu II. Kılıçaslan, Ankara ve Çankırı tarafları diğer oğlu Şahinşah’ın emri altında. Sivas, Amasya, Niksar ve havalisi de Kendisinin hakimiyetini tanımış olan damadı Nizameddin Yağbasan’ın ellerinde idi.

Mesud’tan sonra İkinci Kılıç Arslan, idareyi eline aldıysa da gerek kardeşi ve gerek Nizameddin Yağbasan serbest hareket etmek istediler; aralarında mücadele oldu. Bu mücadele Bizans İmparatoruyla da devam etti. Muvakkat barışmalar oldu. Kılıç Arslan 1164’de Yağbasan’ın vafatıyla onun haleflerine geçen yerleri ilhak eyledi. [6]

İzzettin Keykavus, Suriye’deki Eyyubiye hükümdarları arasındaki rekabetten istifade ederek bazı başarılar elde etti ise de yanlış hareketi yüzünden muvaffak olamadı ve bundan az sonragenç yaşta öldü, yerine biraderi Alaüddin Keykubad hükümdar ilân edildi (616 H./ 1219 M.).[7] Alaüddin Keykubad, Eyyubilerle henüz sulh yapmadan evvel Kayseri civarındaki Meşhediye sahrasında bulunup bayram münasebetiyle çekilen ziyafette, yediği av kuşu etinden zehirlenerek birkaç gün sonra vefat etti (634 H./ 1237 Haziran). [8]

 

SÜCEADDİN VELİ KİMDİR?

 

Balkanlarda Aleviliğin yerleşmesinde etkili bir başka yer de Eskişehir yakınlarındaki Seyit Gazi Tekkesi’dir. 14. yüzyılın son çeyreğinde Anadolu ve Balkanlardaki Aleviliğin yayılmasında oldukça önemli bir yere sahip olan Şeyh Şüca’nın bu tekkenin başında bulunduğu görülmektedir. Şeyh Şüceaddin Veli, hem kendi döneminde hem kendisinden sonraki dönemde Anadolu ve Balkanlar Aleviliğinde oldukça önemli ve saygın bir yere sahiptir. Bugün bile Balkanlardaki Babai  Aleviler, Şeyh Şüca’ya manevi bağlılığını sürdürmektedirler.

Şeyh Süca’nın adının çeşitli kaynaklarda farklı şekilde anıldığı görülmektedir. Sultan Şüca’nın adı, bugün ona inanan bazı kimselere göre, “Şücaeddin Ebül-Beka Baba İlyas Horasani” diye anılıyor.

Ancak Otman Baba Velâyetnâmesinde şu ifadelerin yer aldığını görüyoruz: “Günlerden bir gün ol Kân-i Vilâyet ve Kûtb-al Aktâb-ı temâmet, mecm-ı abdalların bir yere cem eyledi ve divân-ı saltanat birle cevâba gelip, nûtk-ı kadimi ezeliyesinle ayıttı ki: “Biz bu milkte iki kişiyüz ki, birimize Hüsâm Şah ve birimüze Şefküllü Bey derler ve hem ol benim koçumdur” dedi. [9] Ve abdallar ayıttı ki: “Ol Şefküllü Bey, sizin dinü imanınızdır” dediler. Yani Vilâyet mahzarı kütb olduğu-yiçün ki ol sıfâttan zâhir olmuşıdı, pes perestiş ve itikadı cihetinden din-ü imân lazım olur ve ol değül ki sûret benzedip anun filanıyım diyesin ve hem ayıttı ki, Şefküllü Bey’i dost tutun ki, ben dahi sizi sevem” dedi. Çün abdallar, ol Kân-ı Vilâyet’ten bu sohbet-ü nasihatı bu nev’e işidip, vakıf oldular. Pes can-ü dilden ol Şefküllü Bey’e âşık olup, taleb-i ziyâret-i kubûr-ı an Şah-ı Vilâyet ettiler ve niyaz birle ol Kân-ı Vilâyet’e gönülden ayıttılar ki: “İy Kân-ı Sehâ! Sen nasib eyle ki, varıp mübarek kuburuna (kabirine) yüz sürüyeyüz deyi, yüz yere vurdular.[10] Ve ol Kân-ı Vilâyet’in Şefküllü Bey dediği, Sultan Şücâ’ettin Veli’dürür. Rahmetullâhi Aleyh… Pes bu hâl üzerine nice müddet geçtikten sonra abdalların ol nâz-ı niyâzları ol Kân-ı Vilâyet nâzarında makbuliyete geçip hâcetleri revâ oldu… [11]

Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumel’de güçlendiği bir sırada, Asya’nın ortalarından, yani “Horasan”dan kalkıp Rum Diyarına bir eren geldi. Tarih Hicri, 833/ Miladi, 1430 idi. O zamanın evliyası, ona “Hüssem Şah Gani” derdi. Halk arasında ise, “Otman Baba” lâkabıyla anılırdı. [12]

Şeyh Şüca gibi Üryan Baba’nın da özellikle Kuzey Doğu Balkanlar Aleviliğinde çok önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Daha sonra bu geleneği, büyük ihtimalle onun müridi olan Otman Baba devam ettirmiştir. Şeyh Şüca’nın kendi döneminde bu kadar etkili olmasındaki en önemli etkenlerden birisi, kendi karizmatik kişiliği kadar, başında bulunduğu tekkenin önemidir. Bu tekke Selçuklulardan beri Anadolu’daki en önemli bâtınî merkezidir. [13]  Böyle bir önemli tekkenin başında bulunan kişinin nüfuzu da oldukça büyük olacaktır.

Bir inanca göre ise Karaman Oğullarının kendisine kin beslemesi üzerine [14]  kalkıp bu günkü yerine gelmiş, Anadolu’daki merkez tekke durumundaki Seyit Gazi zaviyesine çok yakın bir zaviye açarak yerleşmiş, burada kurulan köye de kendi adını vermiştir. Şimdiki adı Aslanbeyli olan bu köyde türbesi bulunmaktadır.[15] Merkezi Seyit Gazi olmak üzere Bursa, Kütahya, Manisa, Ankara arasındaki sahalar,Şüceaddin Veli’nin ilk dönem faaliyet alanıdır. [16]

Her ne kadar kendine manevi bağlılığı olanlarca Baba İlyas’la aynı kişi olduğu söylenmesine rağmen, Sultan Şüca Velâyetnamesini inceleyen Orhan Köprülü ise onun yaşadığı döneme ilişkin daha geç bir tarih vermektedir. Köprülü Şeyh Şüca’nın Çelebi Mehmet ile II. Murat devirlerini gördüğünü, Menkıbedeki kayıtların II, Murat’ı halen yaşayan bir kişi olarak görmesinden yola çıkarak onun 15. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olduğunu bildiriyor.

Şeyh Şüca Menakıpnamesinde anlatılanlara göre Bursa, Kütahya, Manisa dolaylarındaki zaviyelerde yaşayan şayhlerin, onunla çok saygılı bir ilişkisi vardır. Bunlar eski Germiyan Oğulları ve Saruhan Oğulları’nın bulunduğu yerler olup, Babai ayaklanmasının arkasından gizlenmek için denetimin daha az olduğu bu bölgelere yerleşmişlerdi. Şeyh Şüca’nın Abdal Hakkı, Abdal Mecnun, Abdal Yakup ve Abdal Mehmet gibi [17] muhtemelen Babailerin yaşayan Şeyhleri ile ilişkisi vardı. Şeyh Şüca’nın yörede yaşayanlar dışında daha sonra Balkanlardaki bir çok faaliyetleri bilinen Otman Baba gibi derviş ve şeyhlerle de ilişkisi vardı. Otman Baba’nın Balkanlara gitmeden önce buralarda dolaştığı ve Şeyh Şüca’yı pir olarak kabul ettiği menakıpnamesinde anlatılmaktadır.

Sayın Lütfü Barkan’ın yayınladığı belgeler arasında  Şeyh Şüca’nın adı Kanuni dönemi öncesi bir çok vergi kaydında bulunmaktadır. Şüca Baba’nın dervişleri, Saruhan ilinin Balabud ilçesinde bir yeri vakıf olarak alıp, buraya zaviye yapmışlardı. Burası daha sonra Hacı Piri’nin elinde idi. Yine Saruhan’da Akkaya adlı yerde Fatih Sultan Mehmet zamanından bir belgede  Şüca Abdal ve arkadaşlarının Derviş Sinan, Derviş İsmail, Derviş Mustafa, Ali Küçük ve Kaygusuz’la beraber dağ içinde bir yeri temizleyerek zaviye yapmış oldukları anlatılmaktadır. [18] Bunların dışında Akyazı’da Zeamet ve Sipahi tımarlarında Şücalu kariyesi görünmektedir. Göynükte [19] ise Şücalar adlı bir yer bulunuyordu. [20] Rumeli’de Rusçuk ilinin küçük Orhan köyünde Şüca Dede Zaviyesi vardır. [21] Sayın Barka’nın yayınladığı belgelere göre, Çirmen’deki Hızır Baba zaviyesinin Şeyhi, Hızır Baba’nın Timurtaş Oğullarından birisi olup zengin vakıfları bulunmaktadır. Zaviyenin bazı işlerine Şüca Baba ihtiyarlarının baktığı bildirilmektedir. [22] Şey Şüca adına II. Murat zamanında Edirne’ye bir zaviye yaptırılmış olduğu da söylenmektedir.[23]

Menakıpnamede söylenlerin bazı kısımlarının Tahrir defterlerinde karşılığını görmek mümkün gözükmektedir. Şeyh Şüca, Batı Anadolu bölgesinde oldukça iyi bilinen ve önemsenen bir kişi olduğu kadar; yaşamını sürdürdüğü zaviyesinde yaşadığı dönemde Babailiğin dinsel merkezi olmaktadır. Şüca Baba Menakıbname’sine göre 200 derviş ile bütün yaz seyahat eden, kışları zavisyesinde ya da bir mağarada geçiren tipik bir Babai dervişidir. 15. yüzyıl da onun müritleri, bütün Anadolu ve Rumeli’de Üryan Sücailer adıyla ünlenmişlerdir. Bu dervişlerin ellerinde ilk defa Şüca’nın kullanması muhtemel olan “Şüca-i çomak” bulunuyordu. [24]  Baha Sait Bektaşi meydanında “suçi şarap” olduğunu söylemektedir, bunun asıl adı Sücai şarap olmalıdır. [25]

Şeyh Şüca’nın kesinlikle bir Babai dervişi olduğu görülmektedir. [26] Onun faaliyet sahası olarak gösterilen yerler de Germiyan Oğulları ve Saruhan Oğulları’nın bulunduğu yerler olup her iki beylik de Babai isyanına katılıp yenilginin ardından bu yöreye yerleşen guruplardan oluşuyordu. [27] Seyit Gazi yöresinde bu isyana katılıp yenilince  buralara yerleşen pek çok kimseler, bu çevrelerdeki tekke ve zaviyelerde, bunların hatıralarını taşıyordu. [28] Şeyh Şüca’nın kendisi olmasa bile ailesi bu isyandan sonraki dönemlerde buraya gelmiş kişiler olmalıdır.

Şeyh Şüca’da görülen Karamanlılara karşı olan soğukluk ya da nefret, [29] Cimri meselesinden sonra bütün Babai çevrelerde vardı. Bunu Cloud Chen de kendi  tespitleri ile doğrulamaktadır. Chen’e göre Babai dervişleri ile Karamanlılar arasında bir soğukluk yada bir sürtüşme vardı. [30] Yunus’un da  Karamanlı sınırları içinde Şeyh olup şehzade ve beylerin bir kaçının mürşidi olduğu söylenmektedir. Karaman Beylerinin Alâuddin’i iki defa iktidardan devirmelerine karşılık, onun tekrar beyliği ele geçirip birinci defa Yunus’ un da içinde bulunduğu  bir gurubu, suçlu bularak kafalarının uçurulduğu söylenmektedir.[31] Bu soğukluğun da Cimri isyanının hemen arkasından başladığı düşünülebilir. Baba İlyas’ın oğlu Muhlis Paşa’nın Karamanlıların yanından ayrılıp Kırşehir’e, oradan da Çorum’a gidişi bu nedenle olmalıdır. Şeyh Şüca’nın da ya kendisinin ya da ailesinin böyle bir nedenle Karamanlıların hüküm sürdüğü topraklardan ya sürülmüş ya da kaçmış olmaları mümkündür.

Halk inançlarında ve Menkıbelerde Sultan Şüca’nın Battal Gazi olup, öldükten sonra tekrar dünyaya  Şeyh Şüca olarak geldiği inancı hakimdir. [32] Battal Gazi [33] ile Şeyh Şüca’nın kişilikleri özdeşleştirilir.  Sultan Şüca, bir gün Abdalları ile otururken, onlara şöyle der: “Pirler Seyit Gazi donunda iken, burada peltek dilli kardeşler ile kopuşur iken, pirlerden şunda bir altın sikke künk dibi geçip durdu. Hem bir altın maşrapa ve bir altun özengimiz kalup dururdu. Gelun varalım açalım”. Bunun üzerine dervişler, söylenen yeri açıp Sultan’ın bahsettiği şeyleri bulurlar. Böylece Şeyh Süca’nın çok zaman önce Eskişehir dolayında Seyyid Battal Gazi olarak yaşadığını, şimdi ise Sultan Şüca’nın bedeninde tekrar dünyaya geldiğine kanaat getirirler. [34]

Şeyh Şüca’nın Balkanlardaki faaliyet sahasında daha sonra Otman Baba’nın etkili olduğu görülmektedir. Daha sonra detaylı olarak göreceğimiz gibi, Aleviliğe yaklaşımda Şeyh Şüca, ve Otman Baba’da bir parelellik olduğu görülür. Bunların Anadolu ve Balkanlarda aynı sahalarda faaliyet yürütmesi, bu iki kişi arasında Şeyh-Mürit ilişkisi olması ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Otman Baba hakkındaki bilgilerimizi, onun dervişlerinden Küçük Abdal’ın yazmış olduğu velayetnameden [35] öğreniyoruz. Otman Baba’nın hayatı bu velayetnamede detaylı olarak anlıtılmaktadır. Bunun dışında Osmanlı Devleti arşiv kayıtlarında da onunla ilgili şikayetnameler, yargılamalardan oluşan belgeler mevcuttur.

Otman Baba ya da Hüssem Şah Gani veya Gani Sultan olarak da anılmaktadır. [36] Hacım Sultan Velayetnamesi’nde  Osman Baba, [37] Demir Baba Velayetnamesi’nde  Otman Baba’nın adı, Hüssamedin bin Ali olarak gösterilmektedir. [38]

Otman Baba Velayetnamesinde: “Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli’de güçlendiği sırada, Asya’nın ortalarından, yani Horasan’dan kalkıp “Rum Diyarına bir eren geldi. Tarih Hicri, 833/ Miladi, 1430 idi. O zamanın evliyası ona “Hüssem Şah Gani” derdi. Halk arasında ise “Otman Baba” lâkabıyla anılırdı. Otman Baba, “Timur’la birlikte Anadolu’ya gelen o yetişkin yiğit ve şerefli koca bendim” derdi. [39]

Şehzade Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), Manisa’da iken bir rüya görür. Rüyasında yanına bir er gelir, heybetinden ve hiddetinden kimse yüzüne bakamaz ve sorar:” Beni bilirmisin, ben kimim? “ der. Şehzade Mehmet, cevap verir, “hayır bilmiyorum.” O vakit o yüce kişi, ona: “Bana erenler içinde Hüssem Şâh derler ve ben seni Rum’a padişah eylemeye geldim. Kırk yaşına geldiğinde, ben sana kendimi göstereceğim, o vakit beni bilebilirsen bildin, eğer bilemezsen ziyan edersin!” deyip, ortadan kaybolur. [40]

Otman Baba’nın Rumeli’ye geçmeden önce eski Germiyan sahasında dolaştığı ve bu çevrede yaşadığı görülmektedir. Sayın Barkan’ın yayımladığı kayıtlarda Kütahya’da Beşparmak isminde bir dağın altında Hüssem Dede isminde bir dervişin kendi çabası ile bir zaviye yaptırmış olduğu, buraya daha sonra başka dervişlerin de geldiği söylenmektedir. [41] Buranın Otman Baba’nın kendisinin yaptığı bir yer olması oldukça muhtemeldir.

Otman Baba’nın dolaştığı bu sahaların, Şeyh Şüca’nın etki sahası olduğu görülmektedir. Otman Baba ile Şeyh Şüca’nın yaşadığı tarih birbirini tutmaktadır. Büyük ihtimal, Otman Baba’nın ya doğrudan Şeyh Şüca ile ilişkisi olmuş, ondan el almış, ya da Şeyh Şüca’ya bağlı derviş veya şeyhler yoluyla Şeyh Şüca’ya bağlanmış olmalıdır. Otman Baba’nın  Anadolu’da iken bulunduğu sahalar ve Balkanlara geçtikten sonra temel faaliyet sahası diyebileceğimiz Kuzey Doğu Bulgaristan çevresi, aynı zamanda Şeyh Şüca’nın faaliyet yerleri olduğu ve bu yörelerde son zamanlara kadar onun adının kutsandığı bilinmektedir. Otman Baba, Dobruca (Deliorman) bölgesi, Sarı Saltuk Babailerinin en yoğun olarak bulunduğu yerlerdi. Otman Baba, ister Anadolu’da ister Balkanlarda olsun Babai çevrelerle ilişki içinde ve onların arasında faaliyet gösteriyordu. [42]

Otman Baba’nın gezdiği sahaların ise Gelibolu’dan Dobruca’ya, Edirne’den Sırbistan’a kadar geniş bir saha olduğu söylenmektedir. Tırnova, Yanbolu, Zağra, Semendire, Vidin, Filibe, Vardar, Serez ve Selanik’te kurban toplamaktadır. [43] Buralar Otman Baba’nın gezdiği çevrelerdir.

Bu sahalarda faaliyet gösteren Otman Baba, Balkanlarda Şeyh Şücaeddin halifesi olmalıdır. Otman Baba Velayetnamesi’nde Seyit Gazi’deki Şücaeddin’i pir olarak tanıtır. Kendi nesli tükendiği için Babailer hâlâ Sücaeddin’den gelip müritlik vesikası alırlar. [44] Yine Otman Baba Velayetnamesi’nden öğrendiğimize göre Otman Baba, Sultan Sücaeddin ile çağdaştır. Kendisi ile Şeyh-mürit ilişkisi olduğu görülmektedir. Bu ilişkinin oluşumu, direk Sücaeddin aracılığı ile olabileceği gibi, dolaştığı sahalarda Şücaeddin’in dervişleri  vasıtası ile de kurulmuş olabilir. Balkanlara gitmeden önce dolaştığı sahalar, Seyit Gazi’nin etki alanındaki sahalardır. Bugün hâlâ Sücaeddin Dergâı Garipler Mezarlığında medfun bulunan Genç Abdal, Otman Baba ile Şüca Baba arasında şu bağlantıyı kuruyor. [45]

Otman Baba ile Sücaeddin Baba

Bağlan bendesine ömrün gitmesin heba

Yolundan ayrılmayız Muhammed Mustafa

Dergahı nurludur Şüca Baba’nın.

Bu nedenle çalışma ve faaliyet sahası olarak Kuzey Doğu Bulgaristan’ı Babailerin yoğunluğundan dolayı seçmiş olabilir.  Sayın Barkan’ın yayımladığı belgelerde Şüca dervişlerine direk olarak bağlı olan zaviyeler bulunuyordu. Bunlardan biri de Çermen’deki Hızır Baba zaviyesi idi. [46]

Daha Şücaeddin Baba’nın kendi sağlığında ona bağlı olarak Rumeli’de faaliyet yürütenler bulunuyordu ve bunlar “Uryan Şücalar” adıyla anılmaktaydılar. [47]  Otman Baba da Anadolu’da olmadı ise Rumeli’de Şüca dervişleri aracılığı ile Şeyh Şüca’ya bağlanmış olmalıdır. Bu direk Şeyh-mürit ilişkisi olabileceği gibi, ikinci elden bir bağlılıkta mümkündür.

Otman Baba’nın yanında dervişleri ile birlikte Seyit Gazi’deki ayinlere katıldığı bilinmektedir. Otman Baba Velayetnamesi’nde Şey Şüca’ya çok değer verdikleri anlatılmaktadır. O’na Şefiklü Bey demekte ve her yıl onun türbesini ziyaret edip Seyit Gazi’deki Azam Baba önderliğinde yapılan törenlere katılmaktadır. [48]

GAZİ KOMUTANLAR

 

Rumeli’de bulunan Babaileri ve Bektaşiler, yerleştikleri bölgelere rastgele yerleşmemişlerdir. Bu yerleşim düzeninde  beylerin büyük rol oynadığı görülmektedir. Bektaşiler Rumeli’ye ilk ayak bastıktan itibaren yerleşim sahası olarak merkez Dimitoka olmak üzere Güney Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk ve Kuzey Batıya doğru Macaristan’a kadar bir hat izlediği görülmektedir. Seyit Gazi’ye manevi bağlılığı olan Babailer ise daha çok merkez Haskova’daki Otman Baba ve Varna’daki Akyazılı Sultan Tekkesi olmak üzere genellikle Haskova’dan Kuzeye, yani Kuzey Doğu Bulgaristan sahası ile Romanya’nın Babadağ çevresinde yoğunlaştığı görülmektedir.

Bu iki farklı gurubun Balkanlara ilk girişte ittifak ettikleri gazi beylerin faaliyet sahası ile bu gurupların etnik alanı arasında bir benzerlik bulunmaktadır. Evronos Gazi, bilindiği gibi Rumeli’ye geçişte faaliyet sahası olarak Burgaz, Edirne, Dimitoka’dan Batıya doğru Gümülcüne istikameti idi. [49]  Timurtaş Oğulları’nın sahası ise Yenice, Kızılağaç ve Yanbolu üzerinden Tuna’ya doğru ilerledikleri görülmektedir.[50] Yine aynı yörede Mihal Oğulları da  faaliyet göstermekte idi. Bunlardan Evrenoz Gazi’nin yanında Ahiler ve Hacı Bektaş geleneğine bağlı olanlar çoğunluktayken, Milal Oğulları ve Timurtaş Oğulları’nın yanında ise Babailerin etkin olduğu görülmektedir. Yukarıda açıklandığı gibi bu Gazi beylerin faaliyet sahası, aynı zamanda bu gurupların yoğun olarak bulunduğu bölgeler olarak karşımıza çıkmaktadır. [51]

Ahi, Bektaşi ekolü, Evrenos Gazi ile birlikte hareket ederken, Babailerin özellikle Sultan Şüca’nın ilk dönemlerinden itibaren Timurtaş Paşa ve Mihal Oğulları’nın yanında olduğu görülmektedir. Bu Gazi komutanların, bu şeyhler ile ilişkisi aynı orduda bulunmalarının dışında Şeyh-mürit ilişkisi şekline dönüştüğü görülmektedir. Seyit Ali Sultan (Kızıldeli), Velayetnamesi’nde Evrenos Bey’in Kızıldeli’ye manevi olarak bağlı olduğu söylenmektedir. Sözlü Bektaşi gelenek Şiirlerinde, Evrenos Gazi’yi Seyit Ali Sultan’a bağlanmış ve onun müridi olarak gösterir. Gümülcüne’de Evrenos Gazi zaviyesi 19. yüzyıla kadar varlığını korumuş olduğunu biliyoruz.

Timurtaş  Oğlu Ali Paşa ise Şüca’nın müridi olduğundan, Aslanbeyli köyüne gelerek, hem Şeyhi için hem de kendisi için görkemli türbe yaptırmış ve ölünce Şeyhi’nin yanına gömülmüştür. [52] Yine bu aileden Şeyh Şüca zaviyesine bağlı olarak faaliyet gösteren Hızır Baba bulunmaktaydı. Mihal Oğulları, Şeyh Bedrettin isyanı sırasında Bedrettin’i desteklemiş ve Akyazılı Tekkesini yaptırdığı gibi, Seyit Gazi’deki tekkeyi de yaptırmıştır.

Bu üç gazinin hareket alanı, aynı zamanda Aleviliğin farklı ekollerinin de yayılma alanı olmuştur. Evrenos Gazi, Edirne’den Kuzey Batıya doğru hareket ederken, bu bölge aynı zamanda Bektaşi geleneğinin etki alanı olmuştur. Timurtaş Oğulları ve Mihal Oğulları ise daha çok Edirne’den Kuzey Doğuya doğru Tuna’ya kadar olan bölgede hareket etmektedir. Bu bölgelerde yoğun olarak Babai geleneği ve onların bir kolu sayılması gereken Bedreddiniler bulunuyordu. [53]

Şeyh Şüca, sadece şeyh yada yerel halkla ilişkisi olan biri değildi. O, yüksek Osmanlı komutanları ile de ilişki içersinde idi. Yukarıda da değindiğimiz gibi bu komutanlardan birinin Timurtaş oğlu Ali Bey, olduğunu görüyoruz, Ali Bey, onun müridi olmuştur. [54]  Şüca Baba, müritleri ile birlikte Rumeli’de gazalara da katılmıştır. O, aynı zamanda derviş bir gazidir. [55]   Balkanlardaki Aleviliğin kurumlaşmasında bu ikilinin iş birliği çok önemli bir etki göstermiştir. Faaliyet sahası, Kuzey Bulgaristan yönünde bulunan Timurtaş Paşa’nın  yanında Şeyh Şüca ile birlikte Üryan Baba da Bulunmaktadır. Bu bölge Sarı Saltuk’un ilk Rumeli’ye geçişinden beri Babailerin çok yoğun olarak bulundukları bölgelerdir. Şeyh Şüca döneminde  Batı Anadolu, Seyit Gazi çevresindeki Babailerin faaliyet alanıdır. Bu bölgeye canlılık getirmişler, yörede Babailik oldukça güçlenmiştir. Daha sonra bu ilişki, Otman Baba üzerinden yürümüştür. Günümüzde Çorlu, Tekirdağ çevresinde yaşayan Babailer, Balkan savaşı sırasında yine bu bölgelerden gelmişlerdi. Bütün bunlar, buralarda bu ekibin ne kadar çok etkili olduğunu gösterme bakımından oldukça dikkate değerdir. Rumeli’de Şücaeddin’in müritlerinin Üryan Şücailer olarak anıldığı bilinmektedir. Bunlar bu gazi komutanların yanında bu savaşlarda oldukça önemli işlevlere sahiplerdir.

Yukarıda ki açıklamalardan şunu görüyoruz. Evrenoz Paşa, Bektaşi geleneğine daha yakın, Seyit Ali Sultan’ın müritlerinden olduğu için Hacı Bektaş felsefesine yakın olan gurupları Edirne, Dimitoka, Gümülcüne, Arnavutlut ve Macaristan bölgelerine yerleştiriyor.

Sultan Şüca Baba yanlısı olarak karşımıza çıkan Timurtaş Oğulları ve Mihal Oğulları ise Babai geleneğine ve felsefesine yakın olan gurupları, kendi hareket sahası olan Kırcali, Haskova merkez ve Kuzey Doğu Bulgaristan’ın Dobruca bölgesine (Deliorman) yerleştirdikleri gözlenmektedir. Yine Evrenos Paşa’nın Gümülcüne’de Evrenos Gazi zaviyesi 19.  bulunduğunu görüyoruz. Aynı şekilde Timurtaş Ali Paşa’nın da Seyit Gazi, Aslanbeyli köyüne Sultan Şüca ve kendisi için görkemli türbe yaptırdığını görmekteyiz.

Buraya kadar yaptığımız açıklamalardan şunu görüyoruz. Süceaddin Veli ile Timutaş Oğulları, beraber hareket etmişler. Timurtaş Paşa’nın Şüca Baba’yı kudsadığı ve onun yanında yer aldığı

Sultan Murad, Anadolu’dan Rumeli’ye geçmeden evvel, Makedonya’da harekata geçilmişti. Bu suretle 1380’de  Vardar’ın sol sahilindeki İştip alındığı gibi, daha sonra büyük bir ordu ile Vardar nehrini geçen Timurtaş Paşa, 784 H. /1382 M. de  Manastır’ı ve arkasından Pirlepe’yi aldı. [56]

Kazaskerlikten sonra 1371 M/ 773 H. den beri vezirlikte ve sonra kumandanlıkta bulunduğunu gördüğümüz Candarlı (Cendereli) Halil Paşa, beraberinde akıncı kumandanı Evrenuz Bey olduğu halde Makedonya’dan batıya doğru harekata baladı.   Birkaç sene evvel Timurtaş Paşa tarafından haraca bağlanarak, daha sonra elden çıkmış olan Manastır’ı zaptettiği gibi, arkasından Ohri’yi de elde etti (1385). [57]

Sayın A. Yaşar Ocak’ta Süceaddin Veli ile ilgili olarak aşağıdaki bilgileri veriyor. Bu dönemin bir hayli etkili olmuş bir başka Kalenderi şeyhi de, Sultan Sucâu’d-Din veya menakıpnamesinde zikredildiği gibi, Sultan Varlığı’dır. XIII. Yüzyıldan beri Kalenderiliğin Anadolu’daki en önemli merkezi olan Seyyid Gazi Zâviyesi’ne çok yakın bir yerde zâviye açarak yerleşmiş ve burada teşekkül eden köye adını vermiştir. Söz konusu zâviye halen, Aslanbeyli adını alan  bu köyde bulunmaktadır. 1450’lilerde kaleme alınmış olup, şeyhin hayatını anlatan Velâyetnâme-i Sultan Sucâu’d-Din adına bir de menâkıbmâme mevcuttur. Otman Baba’nın ki kadar olmamakla beraber yine de önemli bir kaynaktır.

Görünüşe göre Sultan Sucaü’d-Din, I. Mehmed (Çelebi) ve II. Murad devirlerini idrak etmiştir.[58] Gerçekten de menâkıbnâmesi ve burada özellikle II. Murad’dan hâlen yaşayan padişah olarak söz edilmesi, ayrıca şeyhin, Timurtaş Oğlu Ali Bey’le ilişkileri, onun XV. Yüzyılda yaşadığını kesinlikle ortaya koyuyor.[59] Buna rağmen mahallinde anlatılan şifahi menkıbelerden bazıları, onu çok daha eskilere götürerek Şucâu’d-Din lâkabından hareketle, aynı lâkabı taşıyan Baba İlyas ile özleştirirken, bir kısmı da Orhan Gazi ile çağdaş gösterirler. Bu sonunculara göre Şucâ Baba, Karamanoğlu’nun kendisine kin beslemesi yüzünden kalkıp bugünkü yerine gelmiş ve burada yaşamağa başlamıştır. Bu arada Timurtaş Paşa, kendisine mürid olmuş, hatta bizzat Orhan Gazi dahi şeyhi ziyarete gelerek bugün de hâlâ mevcut zâviyesini yaptırmıştır. [60]

Birbiriyle çelişen bu şifahi rivâyetlere kıyasla hiç şüphesiz menakıbnâmedeki malümat gerçeğe daha uygun olup, şeyhin ne XIII. Yüzyılda yaşadığı, ne de Orhan Gazi’nin çağdaşı olması, söz konusu edilemez.

Menâkıbnâme şeyhi, maiyetindeki iki yüz abdal ile bütün yaz seyahat eden, kışları ise zâviyesinde geçiren tipik bir Kalenderi olarak takdim etmektedir.[61] Aynı eser, Kaygusuz Abdal’ı da Sultan Şucâu’d-Din’le münasebette göstermektedir ki,[62] bu hem zaman hem de zemin itibariyle çok mümkündür.

Sultan Sücâu’d-Din’den, aşağıda bahsi geçecek olan Fatih devrinin yine ünlü bir Kalenderi şeyhi Otman Baba’nın menâkıbnâmesi de söz etmektedir. Bu eserdeki ifadeler, onun çok ünlü, hatırı yüksek bir Kalenderi şeyhi olduğunu ihsas ediyor. Otman Baba ve dervişleri, bir adı da Şefküllü Beğ olan Sultan Şucâu’d-Din’in türbesini, her yıl muntazaman ziyaret etmekte ve ona büyük saygı duymaktadır.[63] Nitekim, biz, XV. Yüzyılda onun müridlerinin bütün Anadolu’da ve Rumeli’de “Uryân Şucâiler” adıyla ünlü olduklarını, Şeyh Muhyi’d-Din Çelebi’den öğreniyoruz.[64] Gerçekten Sultan Şucâu’d-Din’in menâkıbnâmesi de, o devirde Bursa, Kütahya, Manisa ve dolaylarındaki zâviyelerde yaşamakta olup, Abdal Hâki, Abdal Mecnun, Abdal Yakub ve Abdal Mehmed gibi isim yapmış Kalenderi şeyhlerinin, onunla saygılı bir ilişki içinde olduklarını göstermekte,[65] hatta Hindistan ve İran’dan bir takım Kalenderi zümrelerin, sık sık ziyaret için buraya geldiğinden söz etmektedir.[66]

Sultan Sucâu’d-Din’in yalnız Kalenderi zümreleri içinde değil, yüksek rütbeli Osmanlı gazileri arasında da hatırı sayılır bir mevki sahibi olduğu anlaşılıyor. Meselâ, Timurtaş Paşa ve oğlu Ali Bey gibi, bu gazilerden pek çok müridinin bulunduğu, zaman zaman Rumeli gazlarına katıldığı, müşahede ediliyor.[67] Bu durum onun aynı zamanda Geyikli Baba, Abdal Musa ve Seyyid Ali Sultan gibi, bir derviş-gazi olduğunu göstermektedir.[68]

 

VELÂYETNAME-İ SULTAN ŞUCÂUDDİN (ESİRİ)

 

Sultan Şucâuddin hakkında bilgi veren tek kaynak adı geçen bu eserdir. Eser üzerinde çalışmış olan Orhan Köprülü’ye göre, Sultan Şücâuddin, XV. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve Çelebi Mehmet ve II. Murat devirlerini görmüştür. Rum Abdalları zümresine mensup önemli bir şahsiyettir.[69] Gerçekten vilâyetnâmede geçen bu iki padişahın isimleri ve onların çevresindeki bazı Osmanlı devlet adamları ile münasebetleri, şeyhin yaşadığı devri, açıkça bildirmektedir. Ancak, doğum ve ölüm tarihleri, ailesi ve yetişmesiyle ilgili birçok hususlar, karanlıktır. Velâyetnâmeden anlaşıldığına göre, bu zat  bütün yaz durmadan dolaşan, kışı ise Seytgazi’deki  tekkesinde veya civarındaki bir mağarada yaşayan tipik bir Kalenderi şeyhidir. Nitekim devrinde bu zümrece çok takdis edilmiştir. Eserde sadece Sultan Şucâ veya Sultan Varlığı olarak da adına rastlanan bu şeyhin, Timurtaş Oğlu Ali Beğ gibi devlet adamları, [70] Seyyid Nesimi ve Kaygusuz Abdal ve benzeri ünlü şeyhlerle de ilişkisi vardır. [71] Müridleri, uryan şucailer diye tanınan Sultan Şucâuddin’in, gazilerle yakınlığı bulunduğu ve zaman zaman fetihlere katıldığı anlaşılıyor. [72] Adının birçok Bektaşi-Alevi nefeslerinde hürmetle yadedildiğine bakılırsa, [73] onun bu iki zümre tarafından önemli evliyalardan sayıldığı görülür.

Vilâyetname-i Sultan Şucâuddin’in bugün bilinen iki nüshasının dili, eserin XV. Yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. II. Murat’ın adı geçtiği yerlerde, kendisinden yaşayan biri olarak bahis olunduğuna göre ve Fatih’in hiç zikredilmediğine dikkat edilirse, 1421-1450 arası kaleme alındığı söylenebilir.

Orhan Köprülü, her ne kadar eserin yazarının bilinmediğini, belki şeyhin müritlerinden birisi olabileceğini kaydederse de, [74] metin içersindeki bir beyitte yazarın adı, açıkça “Esiri” olarak geçmektedir. Menkıbelerdeki bilgilere göre, merkez Seyitgazi olmak üzere, Bursa, Kütahya, Manisa, Ankara dolaylarından ibaret bir sahayı kapsadıkları müşahede olunur.

Yukarıda da belirtildiği gibi, Otman Baba’nın Anadolu’ya gelişi tarihi, 1430’dur. Otman Baba’ın abdallarına: “Biz bu mülkte iki kişiyiz ki, birimize Hüssâm Şah ve birimiz ise Şefküllü Bey (Sultan Şücâ’ettin Veli’dir) derler dediğini görüyoruz. Bu da bize her ikisinin de birbirlerini çok iyi tanıdığını ve çağdaş olduklarını göstermektedir. Diğer taraftan Timurtaş Oğulları’nın yaşadığı dönemler, 1380’li yıllardır ve daha sonrasıdır. Yine Çelebi Mehmet’i ve II. Murad dönemini gördüğü belirtiliyor. Yukarıda da görüldüğü gibi, pek çok  kaynaktan edinilen bilgilere göre, Süceaddin Veli ile Baba İlyas Horasani’yi özleştirmek, yani aynı kişi göstermek mümkün değildir. Ancak, buraya kadar edindiğimiz bir gerçek var ki, Şüceaddin Veli, hem yaşadığı dönem içersinde hem de günümüzde dahi kutsiyetinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Aşağıda vereceğim bilgiler, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. [75]

 

                                                                                 

SEYİD SULTAN ŞÜCEADDİN VELİ DERGÂHI

                     VE POST-NİŞİNLER

Aşağıdaki bilgilere dayanarak, iki yüz kırk beş yıl öncesine kadar Şüceaddin Veli Dergâhı’nın başında bulunan post-nişinler ve bugün dergâhın başında bulunan Nevzat Demirtaş Dede.

 

Sultan Seyid Battal Tekkesi’nde Pir Mehmet Dede, onun Hakk’a yürümesinden sonra yerine oğlu Ali İlhâmi Dede geçiyor.

Sultan Şüceaddin Veli Tekkesi’nde Mehmet Şüceaddin Dede ve onun Hakk’a yürümesinden sonra yerine oğlu şair Ali Rıza Hadi Dede geçiyor. [76]

Sadrazam Yusuf Kâmil Paşa’nın zevcesi Zeynep Hanım, ikrar bent olmak için, yukarıda isimleri geçen Pir Mehmet Dede ile Mehmet Şüceaddin Dede’yi, İstanbul’a çağırmış ve dedeleri misafir olarak konağında aylarca alıkoymuştu.

Anadolu’nun en maruf iki post-nişini olan bu mümtaz şahsiyetleri görmek emeliyle, İstanbul’un hemen bütün Bektaşileri, güruh güruh ziyaretlerine gelmişler. Bu vesile ile Zeynep hanımın konağında müteaddit Bektaşi âyinleri açılmıştır.

Bu arada, konağın belli başlı müdavimlerinden bir Bektaşi, ahbabı olduğu bir divan kâtibini de Zeynep hanımın konağına getirir ve dedelerle görüştürür. Bu aziz misafirlerin sohbet ve muhabbetlerinden pek ziyade mahzur ve müteleziz olan divan kâtibi, ziyaretlerini sıklaştırır ve her gün yanlarına gelip gitmeye başlar.

Bu genç kalem efendisi, bir aralık dedelere ikrarbend olmak arzusunu açarsa da: “Evlât, dur bakalım! Biraz yan yakıl! Öyle ca’li bir isteyiş, kuru bir arzu ile adamı hemen Bektaşi yoluna alıvermezler” diye mukabelede bulunurlar.

Bu târize hedef olan divan kâtibi, sarsılır. Gün gectikçe bu zatlara olan meftunluğu artar. Muhabbetlerine olan mey’ü rağbeti daha da ziyade çoğalır. Git gide tahammülfersa bir hal alır. O sırada, artık memleketlerine dönmek üzere hazırlanmakta olan dedelerin eteklerine sarılarak göz yaşları akıtmağa ve: “El’eman, medet, mürüvvet erenler! Beni mahrum bırakmayın, gerçekler yoluna alın beni” diye yalvarmağa başlar.

Bu gençteki yüksek kabiliyet ve istidadı, sarsılmaz azm-ü itikadı gören dedeler, artık dayanamazlar; İstanbul’lu Bektaşilerin de şefaat ve kefaletleri üzerine, bu sadık Türk çocuğuna, Zeynep Kâmil Hanım’ın konağında meydan açarak, nasip verirler.

Beş sene Sultan Seyid Battal Tekkesinde hizmet ettikten sonra, Pir Mehmet Dede’nin Hakk’a yürümesi üzerine, Sultan Şücaaddin Veli Tekkesi’ne gelerek postunu serer. Bu sırada Mehmet Şücaaddin Dede Hakk’a yürümüş, yerine oğlu şair Ali Rıza Hâdi geçmişti. Genç Abdal, bu defa bu zâta bağlanır, dergâhın hizmetlerine can-ı gönülden koşar ve Hadi Dede’nin her emrine itaat eder. [77]

Şair Ali Rıza Hâdi’yi Zeynep hanım, bir aralık İstanbul’a davet etmiş, mumaileyh bu davete icabed ederek İstanbul’a gelirken yanında Genç Abdal’ı da götürmüştür. Zeynep Hanım, misafirlerini, uzun müddet konağında alıkoymuştu. Bu hanımefendinin de şiirle ülfeti olduğu, söylediği bir şiirinden anlaşılmaktadır. Bu şiiri, Genç Abdal misafirliği esnasında kendi cönk defterine kaydetmiştir. [78]

Not: Gudemayı Üdabâ’dan Veysi Paşazade Zeynel Abidin, Reşit Bey merhum, bu muhterem kadını, “Zübdetün-nişa” namıyla yad etmektedir. Mehmet Ali Paşa, evladı arasında akl-ü fitnat ve kerem-ü mürüvvet ile kendisine benzeyen üçüncü kızı Zeynep Hanımı, evlât ve akrabinin (akrabalarının) muhalefetine rağmen, Yusuf Kâmil Paşa’ya tenkih (nikah) eyledi. Hicri, 1261/Miladi, 1845’te Yusuf Kâmil Paşa, Zeynep Hanımla evlenince, Drama’lı şair Hüseyin Kâzım Efendi, şu tarihi söylemiş:

 

Eder Tahsin (Kâzım) ümm-i dünya böyle tarihi

Aziz-i Mısr’a Yusuf oldu izzetle güzel damat

Hicri 1261/ Miladi 1845. O sırada Mısır’da tahsilde bulunan Münif Paşa’da:

Zehi oldu aziz-i Mısr’a bir Yusuf-Şiyem damat

Hicri, 1261/Miladi, 1845 mısraları ile tarih koymuştur. [79]

 

Genç Abdal, Hicri 1290/Miladi 1874 tarihinde  85 yaşında Hakk’a yürümüştür. Kabri, Sücaaddin Veli Dergâhı’nda bulanan garipler mezarlığındadır. [80]

Özetleyecek olursak, Mısır’da kendi hükümdarlığını ilan etmiş bulunan Mehmet Ali Paşa, evlatlarının ve akrabalarının karşı çıkmasına rağmen, mizaç bakımından kendisine çok benzeyen üçüncü kızı Zeynep Hanımı, 1845 yılında Yusuf Kâmil Paşa ile evlendiriyor.

Sadrazamlığa yükselen Yusuf Kâmil Paşa’nın eşi Zeynep Kâmil Hanım, ikrar bent olmak, yani ikrar vererek Hakk, Muhammed, Ali yoluna girmek istiyor. Bunun için de Battal Gazi Tekkesi Post-nişini olan Pir Mehmet Dede ile Şüceaddin Veli Tekkesi Post-nişini olan Mehmet Şüceaddin Dede’yi İstanbul’a çağırmış ve dedeleri misafir olarak konağında aylarca alıkoymuştu.

Anadolu’nun en maruf iki post-nişini olan bu mümtaz şahsiyetleri görebilmek için İstanbul’un hemen bütün Bektaşileri, güruh güruh ziyaretlerine gelmişler. Bu vesile ile Zeynep Hanım’ın konağında defalarca Bektaşi meydanları açılmıştır.

Bu arada bir dostu ile birlikte Genç Abdal’da bu ayinlere katılmış, pek çok etkilenerek ikrarbend olmak istemiş ve sonunda bu emeline kavuşarak önce Seyid Battal Tekkesine, daha sonra da Şücaaddin Veli Tekkesine yerleşerek 85 yaşında bu Dergâh’ta Hakk’a yürümüştür. [81]

            Ancak Genç Abdal sağlığında Zeynep Hanımın konağına l874 yılından önce ikinci bir defa daha gelmiştir. Genç Abdal, 1874 yılında ve 85 yaşında Hakk’a yürüdü ise 1789 yılında doğmuş demektir. Genç Abdal Zeynep Kâmil Hanım’ın konağında dedelerle tanıştığı zaman, genç bir divan kâtibi olduğuna göre, dedeler, ondan çok daha yaşlı olmalıdır. Bu duruma göre dedelerin doğum tarihleri, yaklaşık olarak 1760 veya 1765 yılına tekabül eder. Zeynep Hanım’ın Pir Mehmet Dede ile Mehmet Şüceaddin Dede tarafından ikrar bent olduğu tarih ise 1845-1850  yılları olabilir.

            Demek oluyor ki, bugün Süceaddin Veli Dergâhı’nın başında bulunan Nevzat Dede’nin soyu, 1760’lara kadar gerçek olarak biliniyor.

Bu açıklamalara göre yaklaşık olarak 245 yıl içersinde Şüceadin Veli Dergâhı post-nişinleri şöyledir:

1. Mehmet Şücaadin Dede.

2. Mehmet Şücaadin Dede’nin oğlu, şair Ali Rıza Hadi Dede.

3. Ali Rıza Hadi Dede’nin oğlu, Nuri Dede, 1911 yılında Bulgaristan’ı ziyaret ediyor.

4. Nuri Dede’nin oğlu  Hakkı Dede, 1924 yılında Bulgaristan’ı ziyaret ediyor ve bunlar belgelerle sabittir.

5. Hakkı Dede’nin oğlu Mehmet Demirtaş Dede, herkes tarafından biliniyor.

6. Mehmet Demirtaş Dede’nin oğlu, Nevzat Demirtaş Dede; bugün dergâhın başında post-nişin olarak bulunan ve yüzlerce babanın hizmetini gören saygı değer bir dededir.

 

         TRAKYA VE BALKANLARDA

                   SÜCEADDİN VELİ

        

            Yukarıda adı geçen Gazi Komutanların ele geçirdiği bölgeler ve Türkiye’den getirterek yerleştirdikleri Alevi-Bektaşi topluluklarının yerleşim yerleri aşağıya çıkarılmıştır.

            Aşağıda verdiğim bu bilgiler, Şüceaddin Veli etkisinin nerelere kadar yayıldığını ve bugün hâlâ etkilerinin devam ettiği görülmektedir.

            Silistre’ye bağlı “Kuzey Deliorman ve Güney Dobruca: Akkadınlar (Dulova), Karalar, Baltacı Yeniköy, Söğütçük ve Kolobina. Bu köylere bağlı bulunan yöre halkı, “Musa Baba” ve “Demir Baba”ya bağlıdırlar ve bu velileri kutsarlar. Genellikle bu dergâhları ziyaret ederler. Ancak, temel inançta Şüceaddin Veli Dergâhı’na bağlıdırlar.

Varna ve Şumlu’ya bağlı “Kuzey Doğu Dobruca”: Kumluca ve Keçideresi köyleri. Bu yöre halkı da Varna yakınlarında ulu bir dergâhı bulunan “Akyazıl Sulta”nı kutsarlar ve bu dergâha bağlıdırlar. Ancak, temel inançta Şüceaddin Veli Dergâh’ına bağlıdırlar.

 

            Razgrad ve Rusçuk’a bağlı Güney Deliorman ve Tuna Yalısı”: Adaköy,Ceferler, Mesim Mahallesi, Kazçılar, Balpınar, Kemaller, Yeniceköy, Denizler ve Sinanköy. Bu yöre halkı da Demir Baba”yı kutsarlar ve genellikle Demir Baba Dergâh’ını ziyaret ederler. Ancak yörede bulunan Hekim Ali Baba Dergâhı da önemli ziyaret yerlerindendir. Ancak, temel inançta Şüceaddin Veli Dergâh’ına bağlıdırlar. Bu köyler halkından Kızıldeli Dergâhı’na bağlı kimselr bulunmaktadır.

            İslimne (Siliven)’e bağlı Eski Cuma (Tırgoveşte) ve Gerlova bölgesi: Alvanlar, Küçükler ve Veletler. Bu yöre halkı Ali Koç Baba’yı kutsarlar ve Ali Koç ocağına bağlıdırlar. Bu yörede önemli bir ziyaret yeri olan “Kız Ana Türbesi” mevcuttur. Bu yöre halkı, Ali Koç ocağına bağlıdırlar.    

            Hasköy (Haskova), Kızanlık, Eski Zağra (Stara-Zagora): Tekke- Karalar, Paşaköy, Beyköy, Alanmahalle, Babalar, Pındıcak, Koşıkavak, Koca Kışla, Güveçler, Koçaşlı (Koçeşli), Rahmanlar, Tekkeköy, Hamursuz, Işıklı ve Yeni-Şar köy, Hasköy, Karamanlar, Balolar, Sürmenler, Elmalı. Bu yöre halkı, “Otman Baba” ve “Elmalı Baba”yı kutsarlar ve genellilikle bu dergâhları ziyaret ederler. Bu yöre halkı Babai ve Bektaşidir. Genellikle Şüca Baba’ya bağlıdırlar, ancak aralarında Kızıldeli Dergâhı’na bağlı gruplar da mevcuttur.

            Kırcali  (Kırjaliy): Mandacı, Elmalı, Çiftlikköy, Karalar, Dede Mahallesi, Kayatlı, Kazeller, Kışlalı ve Ketçalı köyleri. Bu yöre halkı “Otman Baba” ve “Elmalı Baba”yı kutsarlar ve genellikle bu dergâhları ziyaret ederler. Bu yöre halkı: Babai ve Bektaşidir. Bugün Türkiye’ye göç etmiş bulunan Babailer, Şüceaddin Veli Dergâhı’na bağlıdırlar.Yukarıda  belirtmeye çalıştığım bu köylerin pek çoğu zaman zaman Türkiye’ye göç etmişlerdir. Bazı köyler tamamen boşalmıştır. Zaman zaman Türkiye’ye gelenlerin yerleşim yerleri, genellikle Trakya, Çorlu, Çorlu’nun Türkgücü köyü, Çorlu’nun sağlık mahallesi. Çorlu’nun Çeşmeli köyü, Çorlu’nun Yenice köyü. Edirne’ye bağlı Köşen çiftliği köyü. Tekirdağ, İstanbul, İzmit, İzmit’e bağlı Mecidiye köyü. Karamürsel, Karamürsel’e bağlı, Altınova, Tokmak, Şubaşı  köyleri. Bursa gibi yerler başta olmak üzere geniş bir alana yayılmıştır.Gerek Bulgaristan’da gerekse Tütkiye’ye göç edenlerin bulunduğu yerleşim yerlerindeki Bektaşi süreklerinin yüzde seksenden fazlası, bugün Şüceaddin Veli Veli Dergâhı’nın başsında post-nişin olarak bulunan Nevzat Demirtaş Dede’ye bağlıdırlar.

           

                                                                                  Hakkı SAYGI (BABA)

 

Aşağıda vereceğim bu bilgiler ise, Şüceaddin Veli Post-nişini Hakkı Dede’nin 1924 yılında Bulgaristan’ın Deliorman, yani Silistre bölgesinde bulunan köylerdeki muhiplerinin bir bölümüdür. Bu da bize Süceaddin Veli’nin ne denli bir etki alanı olduğunu göstermektedir.

                                                                                              Hakkı SAYGI

TASTİK:

 

Seyitgazi Kazası, Şücaattin kariyesi Sücaattin Veli post-nişini merhum Seyit Nuri efendi zade İsmail Hakkı efendi hazretlerinin Romanya ve Bulgaristan’da olan taliplerinin isim ve şöhretlerini havi defter olduğu, tarafımdan tasdik olunur efendim. 10/8/1925

 

Seyitgazi Kaymakamı              

             İmza  

Malmüdürü

              İmza             

 

Seyitgazi Kazası Kaymakamı ile Malmüdürünün eski defterdeki eski yazı ile olan tastik yazıları, aynen yukarıya çıkarılmıştır.19/11/1968

Subaşı Köyünde misafiretten mukim emekli memur Hasan Okur

                                                                                  İmza

A Ç I K L A M A:

Sucaattin Veli evlatlarından merhum Seyit Nuri ve Abidin Baba hazretlerinin 1912 yılında ve aynı Tekye post-nişini Nuri efendi zade merhum İsmail Hakkı Baba ile Seyit Battalgazi Tekkesi post-nişini merhum Şükrü Metin Baba hazretlerinin Tuna yalısında ve Deliorman havalisi köylerinde 1924 yılında yaptıkları seyahat esnasında irşat ettikleri muhibbi Ehlibeytin isimleri, İsmail Hakkı efendi oğlu Seyit Mehmet Demirtaş’ın talebi üzerine eski harflerle yazılmış bulunan defterden naklen buraya alınmıştır.

Mezkür havalide daha on binlerce muhibbimn mevcut olduğu aşikârdır. Fakat, kısa bir zamanda ancak pek az bir kısmını kaleme alındığı anlaşılmıştır.

Bu hususta bilgi edinilmek isteyen ihramı dine keyfiyet beyan olunur. 19/11/1968

                                                                                              Hasan Okur

 

BULGARİSTAN DELİORMAN BÖLGESİ, RUSÇUK KAZASINA BAĞLI

CEFERLER KÖYÜ (SEVAR) 1924 yılında kayıtlı Baba ve Talipler.

Rusçuk Kazasına tabi Caferler Köyü, şimdiki ismi “Sevar” de Fıçıcı Mehmet Baba’nın müritlerinden (1924 )yılında adı geçen köyde yazılan eski yazılı defterden buraya naklen alınmıştır. 11/11/1968

 

CEFERLER KÖYÜ

 

1- Fıçıcı Mehmet Baba, (1948 yılında vefat etmiştir.)

Müridanı:

2- Hasan Okur (Halen Subaşı köyünde mukim)

3- Ali Şeremet

4- Solak İsmail

5- Solak Hasan

6- Şeremet Ali

7- İsmail Şeremet

8- Süleyman Şeremet

9- İbrahim Şeremet

10- Hasan Şeremet

11-Yumukİsmail Mehmet

12- Nurettin Yumuk

13- Köse Mustafa

14- Köse Salih

15- Bekir Mehmet

16- Bekir Hasan

17- Bekir Yusuf

18- Solak Ali

19- Mürüvvet Solak Ali

20- Hüseyin Koca İbiş

21- Kula Hasan

22- Ahmet Kula Hasan

23- Yusuf Koca İbiş

24- Şaban Koca İbiş

25- Ahmet Koca İbiş

26- Kula Veli

27- Halil Veli Solak

28- Yaşar Fıçıcı

29- Süleyman Mehmet (Fıçıcı Baba oğlu)

30- Ali Ahmet Fıçıcı

31- Ahmet Mustafa Koca İbiş

32- Mümin Koca İbrahim

33- Murtaza Mehmet Solak

34- İbrahim Ali Kedik

 

Fıçıcı Baba Torunları:

Salih, Hüseyin, Hasan, İsmail, Havva, Selime, Fatma

 

Silistre İline bağlı, Dulova’nın köyleri, aşağıya çıkarılmıştır:

 

KARALAR KÖYÜ:

35- Ahmet Baba Molla Halil Baba müridleri: (1924)

36- Hüseyin Ahmet

37- Mustafa Ahmet

38- Veysel Salih

39- Salih o. Ali Ekber

40- İbrahim Salih oğulları Halil ve Yusuf

41- Halil İbrahim

42- Yusuf İbrahim

43- Ali Ekber Veysel

44- İsmail Salih

45- Sadık Molla Halil

46- Hatip Ali

47-  Ali Mehmet Çavuş

48- Rahim Ali

49- Mustafa Rahim

50- Salih Ahmet Gerçek

51- Rıza Salim

52- Salih Ahmet Sermez

53- Muharrem Cafer

54- Hüseyin Cafer

55- Recep Ahmet

56- Hasan Murtaza

57- Ahmet Hüseyin

58- Sadık Mehmet

59- Mehmet Sadık

60- Mustafa Hüseyin

61- Ali Mustafa

62- Murtaza Mustafa

63- Ali Ekber Mehmet

64- Hatice Ahmet

65- Mustafa Ahmet

66- Osman Ali

67- Sadık İsmail

68- Hasan Ali

69- Ali Mürsel

70- Hüseyin Mürsel

71- Salim Ali Osman

72-Mustafa Ahmet Bayram

73- Rıza Ahmet

74- Mustafa Rıza

75- Ali Hoca İbrahim

76- Sadık Ali

77- Ahmet Ali

78- İbrahim Yakup

79- Ali İbrahim

80- Salih Süleyman

81- Ali Cafer

82- Sadık Cafer

83- Osman Ali

84- Ruşit Ali

85- Mehmet Ruşit

86- Ruşit Ruşit

87- Mustafa Ali

88- Abidin Halil

89- Halid Salim

90- Ali Mustafa

 

KARALAR KÖYÜ

91- Hasan Sadık Molla Halil Baba

92- Hazma Mustafa

93- Mümin Mustafa

94- Veli Hüseyin

95- Recep Mestan

96- Süleyman Ali

97- Salim Behlül

98- Rüstem Ahmet

99- Hasan Ahmet

100- Mehmet Ali

101- Halil M. Ali

102- İbrahim Mümin

103- Ali Recep

104- İsmail Salim

105- Salih Naim

106- Muhittin Ali

107- Recep Hasan

108- Süleyman Mustafa

109-Sadık bin Sadık

110- Ali Baki

111- Mehmet Veli

112- Mustafa Musa

113- Halil Hüseyin

114- Kanber Hüseyin

115- Mehmet Ali

 

KARALAR KÖYÜ TABAKLAR MAHALLESİ

116- İsmail Abdullah Baba ve müritleri

117- Adem İsmail

118- Sadık Aliş

119- Rıza Hasan

120- Ali Rıza

121- Yamen Rıza

122- Hüseyin Yamen

123- Mehmet Rıza

124- İsmail Rıza

125- Salih Eyup

126- Muhittin Rıza

127- Salim Salim

128- Ramis Salim

129- Fatma Salim

130- Ahmet Ali

131- Ali Abdullah

132- Mustafa M. Ali

133- İsmail Selman

134- Mustafa İsmail

135- Süleyman Sadık

136- Selime Selman

137- Mehmet Mehmet

138- Salih İsmail

139- Mustafa Mehmet

140- Mehmet Mustafa

141- Hüseyin Murtaza

142- Ali Ahmet

143- İbrahim Aliş

144- Salim Salih

145- Hüseyin Ali

146- Salih Şakir

147- Murtaza Sadık

148- Yusuf Halil

149- Mehmet Ahmet

150- Akif Mehmet

151-Hüseyin Halil

152- Ahmet Hüseyin

153- Ahmet Hüseyin

154- Mehmet Hüseyin

155- Halil Ahmet

156- Beytullah Ali

157- Salih Beytullah

158- Cemal Beytullah

159- Ali Rüstem

160- Karalar Köyünden Mustafa Baba Ali

161- Ali Mustafa

162- Veli Abdi

163- Hüseyin Abdi

164- Mustafa Veli

165- Ali Abdi

166- Mehmet Ali

167- Sadık Ali

168- Veli İsmail

169- Halil Veli

170- Mustafa Veli

171- Ali Mustafa

172- Mustafa Hasan

173- Tahir Şakir

174- Mehmet Şakir

175- Abidin Ahmet

176- Ali Aliş

177- Gülsüm Salim

178- Hetmen Mehmet

179- Salih Aliş

180- Fatma Rıza

181- Hasan Veli

182- Veli Mustafa

183- Hüseyin Ali Müslüm

184- Hasan Ali Müslüm

185- Salih Hüseyin

186- Hasan Salih

187- Hasan Rüstem

188- Ruşen Hüseyin

189- Fehim Hasan

190- Ruhi Hasan

191- Mürşide Hüseyin

192- Tahir Hüseyin

193- Hüseyin Tahir

194- Sadık Rıza

195- Aliş Hasan

196- Ahmet Aliş

197- Hüseyin Aliş

198- Ali Veli

 

KARALAR KÖYÜ

199- İsmail Baba (Yunus Baba)

200- İbrahim Yunus

201- İbrahim Hasan

202- Hasan Palaz

203- Murtaza Sadık

204- Ali Hasan

205- Mustafa Ali

206- Ramazan Ali

207- Hüseyin Hasan

208- Ali Halil

209- Ali İsmail

210- Ali Abdi

211- Recep Musa

212- Ali M. Adem

213- Veli Ali

214- İbrahim Tulçalı

215- Ramazan Recep

216- Adem İbrahim

217- Mehmet Ali

218- Ali Murtaza

219- Hüseyin Ali

220- Ahmet Yusuf

221- Rahim Nazif

222- Rüstem Salih

223- Rıza Rüstem

224- Hüseyin Ahmet

225- Hüseyin Kaba Ahmet

226- Halil Murtaza

227- Murtaza Halil

228- İbrahim Hasan

229- Ferhat İsmail

230- Ali Ferhat

231- Zühre Halil

332- Ali Sadık

233- Mehmet Ali

234- Tahir Sadık

235- Müstecep Recep

236- Ahmet Halil

237- Veysel İsmail

238- İsmail Veysel

239- M. Halil Köse

240- Hüseyin Süleyman Köse

241- Salim Aliş

242- Fatma Şakir

 

KARALAR KÖYÜ

243- Mustafa Baba Hüseyin

244- Salim Hafız İsmail

245- Halil Berber Veli

246- Halil Berber Halil

247- Ali Osman

248- İsmail Osman

249- Recep Galip

250- Hüsmen İsmail

251- Hasan Ali

252- Berber İbrahim

253- Berber Sadık

254- Hüseyin Hasan

255- Halil Cafer

256- Halil Ahmet

257- Rahim Mustafa

258- Salih Veli

259- Murtaza Sadık

260- Ali Veli

261- Rıza Ali

262- Mustafa Ali Güvey

263- Murtaza Mustafa

264- Halil Veli Kurtlu

265- Hüseyin Murtaza

266- Ahmet Ali

267- Siyah İsmail

268- Süleyman Mustafa

269- Mehmet Karabacak

270- İbrahim Ahmet

271- Salih Hasan

272- Ali Hasan

273- Göç Asli

274- Ahmet Ali

275- Rıza Göç Ali

276- Zühre Hasan

277- Hacer Demirali

278- Sadife Berber Veli

 

9- KARALAR KÖYÜ

279- Aliş Baba Hüseyin

280- M. Ali Aliş

281- Hüseyin Aliş

282- Kula Salih

283- Hasan Salih

284- Salim Nuri

285- Salim Salih

286- Mehmet Salim

287- Hasan Salih

288- Mehmet Hasan

289- Mehmet Koca Hasan

290- Ali Hasan

291- Ali Mehmet

292- Salih Mehmet

293- Veli Tülü Ahmet

294- Hasan Hüseyin

295- Zühre Hüseyin

296- Sadık Hasan

297- Sadık Sadık

298- Mustafa Ali

299- Arif Ali

300- Halil Veysel

301- Recep Halil

302- Mehmet Halil

303- Şakir İbrahim

304- İbrahim Kocaklı

305- Murtaza Şakir

306- Salih Süleyman

307- Koca Süleyman

308- Kazım Müslim

309- Mustafa Kazım

310- Halil Arif

311- Ali Hüseyin

312- Halil Ali

313- Hüseyin Ali

314- Mustafa Yaşar

315- Mehmet Mustafa

316- Ali Mustafa

317- Hacer Mehmet Salih

 

10-KARALAR KÖYÜ

318- Süleyman Baba- Veli Baba

319- Mustafa Süleyman

320- Ali Müslim

321- Hüseyin Müslim

322- İsmail Ali

323- Sadık ali

324- Rufi Ali

325- Hasan Süleyman

326- Hüseyin Hasan

327- Ali Hasan

328- İbrahim Şakir

229- Veysel Şakir

330- Ahmet Veli

331- Kezban Ali

332- Müslim Hüseyin

333- Veli Müslim

334- Ali Müslim

335- Rafi Kazım

336- İbrahim Rafi

337- Ali Salih

338- Salih İbrahim

339- Halil İbrahim

3340- Sadık Halil

341- Abdi Salih

342- Nebi Ahmet

343- Nazif Selim

344- İbrahim İsmail

345- Ahmet Hüseyin

346- İsmail Arif

347- Aliş Hüseyin

348- Hüseyin Aliş

349- Hasan Aliş

350- Sadık Rüstem

 

12- KARALAR KÖYÜ

351- İsmail Kâzım Baba

352- Tahir Hüseyin

353- Yusuf İsmail

354- Kazım Veli

355- M. Ali Kazım

356- Mustafa Yusuf

357- Recep Mustafa

358- Yakup Süleyman

359- Aliş Yakup

360- Ali Turhan

361- Celil Göbek

362- Nazif Salih

363- Veli Salih

364- Çıtır Ali

365- Zahide Merti

 

13-AKKADINLAR  (Dulova)

 

 Recep Baba- Cebeci Hüseyin Baba

366- Recep Hüseyin Cebeci

367- Mehmet Recep

368- Hüseyin Mehmet

369- İsmigül Recep

370- Rıza Nuri

371- Halil Hazma

372- Selime Selman

373- Selim Hasan

374- Veli Selim

375- Müslim Ahmet

376- Necip Necip

377- Rufi Necip

368- Ali Halil

369- Muharrem Ali

380- İsmail Halil

381- Zeliha Halil

382- Mihriye Nebi

383- Salih Muhittin

384- İbrahim Nebi

385- İsmail İbrahim

386- Recep İbrahim

387- Zeliha İbrahim

388- Veli Veysel

389- Adil Mehmet

390- Salim Mehmet

391- Elif Mehmet

392- Halil Hüseyin

393- Hüseyin Halil

394- Rufi Aliş

395- Şerife Aliş

396- Muharrem Nuri

397- Hüseyin Nuri

398- Ahmet  Tahir

399- Murtaza Tahir

400- Nazif İsmal

401- Salih Nazif

402- Ali İsmail

403- M. Ali Ali

404- Ali Kazım

405- Mustafa Nazif

406- Mehmet Aliş

407- İsmail Hüseyin

408- Mehmet İsmail

409- Hasan Tahir

410- Ali Ali

411- Esma İbrahim

412- Zühre Mustafa

413- Nuri Veli

414- Mehmet Nuri

415- Hasan Selman

416- Salih Ali

417- Mustafa Ali

418- İsmail Ali

419- Murtaza İsmail

420- Ahmet Koca Hasan

421- Tahir Ahmet

422- Salih Bayram

423- Ali Bayram

424- Hüseyin Salih

425- Rüstem Hüseyin

426- Necip Hüseyin

427- Muharrem Hasan

428- Adem Veysel

429- Salih İbrahim

430- Veli Halil

431- Hasan Veli

432- Rufi Yaşar

 

AŞAĞI MAHALLE

433- Ali Baba Halil Amuca

434- Halil Ali

435- Süleyman Veli

436- Salim Süleyman

437- Mehmet Ali

438- Ali Mehmet

439- Sadık Mustafa

440- Murtaza Salih

441- Muharrem Recap

442- Halil Mestan

443- Mehmet Halil

444- Mestan Halil

445- İbrahim Mustafa

446- Veli Ali

447- Salih Hasan

448- Ahmet Veli

449- Halil Hüseyin

450- Ali Halil

451-  Hasan Hüseyin

552- Ali Hasan

453- Mümin Ali

454- Recep Nebi

455- Halil Recep

456- Salih Mehmet

457- Ali İsmail

458- Hasan İsmail

459- Veli İsmail

460- Hasan Veli

461- Mustafa İsmail

 

AKKADINLAR

 

462- Recep Baba- Kara Ali Baba

463- Ali Recep Kara Ali

464- Halil dumancı

465- Ali Dumancı

466- Mustafa Dumancı

467- Muharrem Bayram

468- Matem Muharrem

469- Rüstem Kerim

470- Besim Rüstem

471- Veli Mustafa

472- Halil Mustafa

473- Salih Ali Bayram

474- Halil Salih

475- İsmail Ali

476- Ali Salih

477- Ahmet Salih

478- Ali Salih

479- Ahmet Boyacı Salih

480- Yusuf Salih

481- Halil Yusuf

482- Mustafa Süleyman

483- Rufi Halil Hoca

484- Ali Süleyman

485- Mansur Ali

486- Kazım Baki

487- Mutaza Salih

488- Veli Aliş

489- Ali Aliş

490- Ali Zeynel Boyacı

491- Halil Ahmet

492- Ahmet Halil

493- Salih Halil

494- Mehmet Halil

495- Ali Hasan

496- İbrahim Ali

497- Halil Ali

498- Şevket Ali

499- Ahmet İsmail

500- Ali Ahmet

501- Veli Ahmet

502- Veysel İsmail

503- Ali Salih

504- Sabri Zekeriya

505- Osman İsmail

506- İbrahim Yörük Ali

507- Kazım Mestan

508- Hüseyin Kazım

509- Ali Kazım

510- Murtaza İbrahim

511- Ahmet Murtaza

512- Rıza K. Ali

513- İbrahim Salih

514- Satı İbrahim

515- Hatice Salih Dul

516- Binnaz Ali

517- Hatice Salih

518- Lâle Halil

519- Kezban Veli

520- Nazife Mehmet

521- Fatma Ahmet

522- Hatice Ali

523- Azize Salih

524- Hatice İsmail İsmail

 

AKKADINLAR

525- Ali Baba Solak

526- Mehmet Ali Solak

527- Hasan Ahmet

528- Ali Hasan

529- Yakup Ali

530- Ahmet Yakup

531- Mehmet İbrahim

532- Hüseyin İbrahim

533- Aliş Aliş

534- Sadık Aliş

535- Rahim Hasan

536- Salim Hasan

537- Ali Salim

538- İbrahim Pir Selman

539- Ali Ahmet

540- Mustafa Ali

541- Matem Ali

542- Kazım K. Salih

543- Veli İbrahim

544- Halil Veli

545- Ali İbrahim

546- Ali Ali

547- Ali Ayvaz

548- Müslim İbrahim

549- Rufi İbrahim

550- Hasan Mustafa

551- Eşref Mustafa

552- Muharrem Mustafa

553- Mümin Cafer

554- Veli Mümin

555- Salih İbrahim

556- Halil Süleyman

557- Salih Ahmet

558- Yaşar Salih

559- Hüseyin Ahmet

560- Süleyman Hüseyin

561- Necip Salih

562- Salman Salih

563- Hüseyin Salih

564- Ali Ahmet

565- Veli Ali

566- Ali Veli

567- Salih Ali

568- Ali İbiş

569- İbrahim Recep

570- Fatma Aliş Dul

571- Satı Hasan

572- Hatice Çolak Dul

573- Zühre K.Veli Dul

574- Nazife İbrahim Dul

575- Pembe Salih Hasan Dul

 

SÖĞÜTÇÜK

576- Rıza Baba (Kara Çavuş)

577- Rıza Ali

578- Rıza Aziz

579- Rıza Rıza

580- İbrahim Naki

581- Yunus Mehmet

582- Salih Hasan

583- Hasan Salih

584- Salih Recep

585- Recep Ali

586- Ali Ahmet

587- Yunus Salih

588- Yunus Ali

589- Yunus Aliş

590- Nebi Hüseyin

591- İbrahim Tahir

592- Halil Hasan

593- Halil Aliş

594- Hasan Hasan

595- Hasan Mahmut

596- Halil Zülkâr

597- İbrahim Süleyman

598- Süleyman İbrahim

599- Ali Bilal

600- Bilal Ahmet

601- Bilal Salih

602- Hasan Halil

603- Mehmet İbrahim

604- Mehmet Ali

605- Hasan Ali

606- Ali Mehmet

607- Ali Ahmet

608- Ahmet Mehmet

609- Mehmet Ahmet

610- Ahmet Salih

611- Hasan Ali

612- Hüseyin Hasan

613- Hüseyin Salih

614- Rüstem Beyram

615- Hüseyin Rıza Hoca

616- Hasan Hüseyin  “

617- Salih Hasan

618- Cafer Salih

619- Veli Celil

620- Celil Ali

621- Halil İbrahim

621- Kanber Onya

 

SÖĞÜTÇÜK

622- Ahmet Baba

623- Mehmet Ahmet

624- Ahmet Mehmet

625- Ahmet Muharrem

626- Hüseyin Mümin

627- Mümin Yaşar

628- Hazma Ruşit

629- Cafer Halil

630- Halil Ali

631- Ruşit Salih

632- Ahmet Hüseyin

633- Hasan İbrahim

634- İbrahim İbrahim

635- İbrahim Ahmet

636- Veli Sait

637- Sait Hüseyin

638- Veli Ahmet

639- Ahmet Salih

640- Halil Naim

641- Mehmet Salih

642- Cafer Kamber

643- Hasan Ramazan

644- Ramazan Veli

645- Hasan İbrahim

646- Salim Ali

647- Mustafa Mehmet

648- Mehmet İbrahim

649- Rüstem Ali

650- Ali Salih

651- Ali Karani

652- Hasan Ramazan

653- İbiş Yakup

654- Ahmet Mehmet

655- Hüseyin Ali

656- Ali Mehmet

657- Müslüm Halil

658- Halil İsmail

659- Hüseyin Ali

660- Müslüm Rıza

661- Rıza Rahim

662- Müslüm Sadık

663- Veli İbrahim

664- Hasan Ahmet

665- Kazım Yaşar

666- Kazım Hüseyin

667- Kazım İsmail

668- Ümügül Salih

669- Ali Emin

670- Emin Ahmet

671- Feyzi Hasan

 

SÖĞÜTÇÜK

673- İbrahi Baba

674- Ahmet İbrahim

675- İbrahim Muharrem

676- Ali Hüseyin

677- Ali Mehmet

678- Hüseyin Ali

679- Kamber Veli

680- Veli Hüseyin

681- Yunus Mestan

682- Mestan Ali

683- Adil İsmail

684- Adil Hasan

685- Ali Hasan

686- Ali Müslim

687- Ahmet Cemal

688- Ahmet Halil

689- Ahmet Cafer

690- İbiş Ali

691- Nuh Ahmet

692- Murtaza Ali

693- Hüseyin Adil

694- Adil Bayram

695- Müslim Adil

696- Halil Ramazan

697- Zülkâr Merdan

698- Mehmet Veysi

699- Veysi Selman

700- İsmail Ramis

701- Veli Ali

702- Ali Kasım

703- İsmail Hüseyin

704- Ali kızı Ümgül

705- Ahmet kızı Zeliha

706- Murtaza kızı Zühre

707- Zülkâr kızı Gülsüm

 

21- BALTACI YENİ KÖY

708- Halil Baba

709- Ali Halil

710- Ramis Ali

711- Süleyman Halil

712- Akif Süleyman

713- Aliş Rıza

714- Kazım Koca Hüseyin

715- Salim Kazım

716- Murtaza Kazım

717- Muhittin K. Hüseyin

718- Mustafa Aliş

719- Fehim Merdan

720- Rıza Küçük Aliş

721- Süleyman Sadık

722- Veysel Ali Mehmet

723- Yusuf Veysel

724- İbrahim Hoca Ali

725- Mustafa İbrahim

726- Halil İbrahim

727- Mustafa Sadık

728- Şakir Salim

729- Sertiş Halil

730- Ali Kırtış

731- Muharrem Ahmet

732- Sadık Ali

733- Hazma Ali

734- İbrahim Ali

735- Şakir Rıza

736-Salim Hüsnü

737- Ahmet Murtaza

738- Aziz Ahmet

739- Zekeriya Ahmet

740- Eyup Hazma

741- İbrahim Mustafa

742- Salim Hazan

743- Ali Salim

744- Ali Musa

745- Halit Ali

746- Mehmet Ahmet

747- Veli Salim

748- Sadık Ali

749- Salih Sadık

750- Aziz Ali

751- Salih Ali Salim

752- Selman Abdi

753- Eyup Taycı

754- Salim Eyup

755- Salim Süleyman

756- Mehmet Salim

757- Ahmet Salim

 

22- BALTACI YENİ KÖY

758- Hüseyin Baba ve müritleri

759- Hüseyin Nuri

760- Mustafa Hüseyin

761- Recep Hüseyin

762- Yusuf Seyit Ali

763- Yakup Yusuf

764- Hüsnü Yusuf

765- Recep Veli

766- Aliş Veysel

767- Salih Muharrem

768- Recep Hazma

769- İbrahim Recep

770- Mustafa Abdi

771- Mestan Mustafa

772- Ali Mestan

773- Mustafa Hacı Veli

774- Mustafa Veysel

775- Rahim Mustafa

776- İsmail Musa

777- Hüseyin İsmail

778- Mustafa İbrahim

779- Ali Mustafa

780- Nuri Veysel

781- Hüseyin Aşık Ali

782- Aziz Küçük Hüseyin

783- Mehmet K. Hüseyin

784- Ali K. Hüseyin

785- Hasan Hüseyin

786- Mustafa Hüseyin

787- Şakir Ali

788- Ali Şakir

789- Ali Mehmet Kuş

790- Hüdai Ali

791- Kazım Hasan

792- Ahmet Kazım

793- Yaşar Selman

794- Ali Hüseyin Merdan

795- Rıza Ali

796- Nuri Zeynel

797- Salim Hüseyin

798- Hasan Salim

799- Rahim Yaşar

800- Halil Şakir

801- Hasan Nuri

802- Ali Babacan

803- Muharrem Ali

804- Mehmet Ali

805- Hakkı Halil

806- Yaşar Mustafa

807- Ali Yaşar

808- Çerkes Ahmet

809- Ali Hüseyin

810- Ali Aziz Ahmet

811- Eşref Ali Berber

812- Veli Merdan

813- Aliş Murtaza

814- Mustafa Aliş

815- Ali Aliş

816- Nazende Halil Dul

817- Hatice Merdan Dul

 

 

 

23- BALTACI YENİ KÖY

818- Şakir Baba- Hasan Baba

819- Hasan Berber Ali

820- Ali Ahmet

821- Mehmet Sadık

822- Recep Rüstem

823- Ali Hüseyin

824- Veli Ali

825- Demir Süleyman

826- Hüsmen Demir

827- Hasan Demir

828- Hüseyin Demir

829- Hüsnü Demir

830- Salim Süleyman

831- Mehmet Sülüş

832- İbrahim Mehmet

833- Süleyman Şakir

834- Ahmet Mehmet

835- Yaşar Ahmet

836- Rıza Kazım

837- Akif Rıza

838- Cafer Murat İsmail

839- Veli Cafer

840- Ahmet Salim

841- Süleyman Şakir

842- Ramis Süleyman

843- Süleyman Kömürcü Hasan

844- Mümin Musa

845- Halil Muharrem

846- Veli Salih

847- Hüseyin Kamber

848- Hüseyin Hüseyin

849- Salih Ali

850- Rıza Kazım

851- Mustafa Halil

852- Halil Süleyman

853- Mustafa Mustafa

854- Ahmet Salih

855- Mustafa Mestan

856- Mehmet Koca Ali

857- Rıza Mehmet

858- Muharrem Mehmet

 859- Salih İsmail

 860- Ali Salih

 

24- BALTACI YENİ KÖY

861- Ali Veli Baba ve Mürütleri

862- Mustafa Ali

863- Ramis Mustafa

864- Ali Rıza Macar

865- Ali Duman

866- Mehmet Ali

867- Mehmet Mustafa

868- Ali Mehmet

869- İsmail Salih

870- Mehmet Ali Koca

871- Mustafa Mehmet Koca

872- Tahir İsmail

873- Muharrem Tahir

874- Salih Ali Osman

875- Ahmet Ali Osman

876- Aziz Ali Osman

877- Süleyman Hasan

878- İbrahim Aşçı

879- İsmail İbrahim

880- Aliş Salih

881- Ali İsimsiz

882- Yaşar Musa

883- Salim Mustafa

884- Maksut Mahmut

885- Mustafa Hamza

886- Rıza Ahmet

887- Ali Hasançe

888- Mustafa Ali

889- İsmail Kara Ali

890- Halil Emrullah

891- Ali Hüseyin

892- Yakup Salih

893- Ali Ahmet

894- Hasan Kazım Solak

895- Mehmet Hasan

896- Mehmet Ahmet Kuru

897- Hüseyin Mehmet

898- İsmail Mehmet

899- Mustafa İsmail

900- Yaşar Abdi

901- Hüseyin Hasan

902- İbrahim Hasan

903- Sadık İbrahim

904- Halil Sadık

905- Salih Süleyman

906- Hasan Ahmet Keleş

907- Hasan Ahmet İbrahim

908- Salih Feyzi

909- Ali Salih

910- Veli Salih

911- Ahmet Ahmet

 

25- KOLOBİNA

912- Murtaza ve Kazım Baba’nın mürütleri

913- Halil Mehmet

914- Rahmi Murtaza

915- Hüseyin Sefer Ali

916- Ramazan Murtaza

917- Recep Hasan*

918- Rufat Hamza

919- Ali Sül. Çavuş

920- Salih Hüseyin

921- İsmail Salim

922- Veli Halil

923- Mehmet Ali

924- Salih Hasan Rüstem

925- İsmail Duran

926- Salim Ali

927- Murtaza Mustafa

928- Necip Recep*

929- Hasan Hasan

930- Arif Hasan*

931- Hasan Tokalaç

932- Salih Aliş

933- Mehmet Ahmet

934- Hasan Minvan

935- Muharrem Hüseyin

936- Hüseyin Hüseyin

 

KOLOBİNA

937- Mehmet Salim Baba ve müritleri

938- Murtaza Darıcı

939- Kazım Hasan

940- Salih Hüseyin

941- Sadık salim

942- Hüseyin Salih

943- Hasan Salih

944- Ali Sülüş Hasan

945- Halil İbrahi

946- Mehmet Hasan

947- Ali Kuş Salih

948- Mehmet Ali

949- İsmail Veli

950- Veli Fındık

951- Adem Veli

952- Hasan Hüseyin

953- Salih Salim

954- Salih Abidin

955- Hüseyin Kaba Mehmet

956- Tahir İsmail

957- Ramazan Mustafa

958- Adem Merdan

959- Ahmet Merdan

960- Muharrem Ali

961- İbrahim İbrahim

962- Süleyman Süleyman

963- Hasan ağabeydin

964- Mustafa Abidin

965- Mustafa Süleyman

966- Hasan Kazım

967- Ali Kazım

968- Halil Salih

 

27- KOLOBİNA

969- Mehmet Seyit Baba’nın müritleri

970- Mehmet Seyit Baba

971- Ahmet Mehmet Seyit

972- Ali Mehmet Seyit

973- İbrahim Seyit Hoca

974- Rüstem İbrahim

975- Ali Seyit

976- Hasan Mehmet Ali

977- Hüseyin Emin

978- Cemali Hüseyin

979- Ali Burtmaç

980- Mustafa Ali

981- Ramazan Hasan

982- Hasan Mustafa

983- Yaşar Hasan

984- Ramazan Veli

985- Muharrem Ramazan

986- Ali İlyas

987- M. Ali İlyas

988- Ali Sinek

989- Aliş Selman

990- Fazlı Aliş

991- Salih Aliş

992- Mehmet Aliş

993- Aziz Celil

994- Hüseyin Hasan Zaim

995- Salim Hüseyin Demir

996- Eşref Salim

997- Ali Hasan Zaim

998- Veli Ali Hasan

999- Salih Ali

1000- Yaşar Hasan

1001- Ali Yaşar Hasan

1002- Hasan Göbel

1003- Halil Salih

1004- Hüseyin Nasuh

1005- Zaim Hüseyin

1006- Rufi Hüseyin

1007- Hüseyin Mustafa

1008- Muharrem Mustafa

1009- Tahir Nuroğlu

1010- Salih Emrullah

1011- Kara Veli

1012- Rıza Hüseyin

1013- Hüseyin Salih

 

28- KOLOBİNA

1014- Ali Baba Kara Mestan’ın müritleri

1015- Nazif Salim

1016- Yusuf Hasan

1017- Mehmet Hasan İmam

1018- Zülkâr Ali

1019- Hasan Ali

1020- Celali Ali

1021- Salih Sadık

1022- Muharrem Hasan

1023- Ali Bidayı

1024- Salih Salih

1025- Mehmet Süleyman

1026- Rıza Kazım

1027- Emiş Sultan

1028- Salih Hasan

1029- Veli Yaşar*

1030- Gani Salih

1031- Sadık Hüseyin

1032- Süleyman Halil

1033- Yasin Hasan

1034- Mustafa Hüseyin

1035- Hasan Hazma

1036- Ahmet Ali

1037- Cafer Baki

1038- Süleyman Müslim

1039- Ahmet Hasan

1040- Hasan Molla

1041- Akif Hüseyin

1042- Sülüş Hasan

1043- Yaşar Mehmet

 

29- TUTURAKAN KAZASI

      YENİCE KÖY

1044- Abdurahman Baba ve talipleri

1045- Veli Mehmet Topal

1046- Hasan Veli

1047- Halil İbrahim Halil

1048- İbrahim Ethem

1049- Süleyman Halil Topal

1050- Şükrü Ahmet

1051- Yusuf Mustafa Yumuk

1052- Süleyman Yusuf

1053- Salih Mustafa

1054- Süleyman Kadir

1055- İbrahim Kadir

1056- Ali Muharrem

1057- Salih Halil Celil

1058- Mehmet Ahmet Hasan

1059- Mehmet Süleyman Kadir

1060- Elif Binti Hasan

1061- Hasan Abdurahman

1062- Muharrem Aydın (Zeytinburnu’na göçtü)

 

YENİCE KÖY

1063- Ramadan Behlül Baba ve muhibleri

1064- Sadık Ramadan

1065- İbrahim Ramadan

1066- Ramadan İbrahim

1067- Halil İbrahim

1068- Süleyman Abdullah

1069- Hasan Ahmet

1070- Hüseyin Ahmet

1071- Ali Hazma

1072- Mustafa Ali

1073- İsmail Ali

1074- Ali İbrahim

1075- Ramadan Ferhat

1076- İbrahim Ramadan

1077- Hasan İbrahim Celil

1078- Celil Hasan

1079- Mehmet Hasan Hoca

1080- Ahmet Hüseyin

1081- Zühre Ramadan

1082- Ümmüş İbrahim

1083- Nefise İbrahim

1084- Hatice Ferhat

1085- Hacer Rıza

 

30- YENİCE KÖY

1086- Davut  Mustafa Baba

1087- Mustafa Davut

1088- İbrahim Davut

1089- Hüseyin M. Topal

1090- Mümin Hüseyin

1091- Mahmut Hüseyin

1092- İbrahim Hüseyin

1093- Mehmet Hasan

1094- Ali Mehmet

1095- İbrahim İbrahim Çomak

1096- Davut İbrahim

1097- Yakup Şaban

1098- Mustafa Hasan Çolak

1099- Hasan Halil Topal

1100- Cafer İsmail Sağır

1101- Ali Ahmet Behlül

1102- Yusuf Ahmet

1103- Adem Nurullah

1104- Osman Hüseyin

1105- Emin Ahmet

1106- İsmigül İbrahim

 

 

 

31- TUTURAKAN KAZASI

MESİM MAHALLESİ

 

Veli Zeynel Mesmi Baba’nın müritleri:

1107- Veli Zeynel Mesmi Baba

1108- Hasan Veli Mesmi

1109- Ali Veli Mesmi

1110- Mustafa Halil Mesmi

1111- Halil Mustafa

1112- Eşref Ali Bayram

1113- Hüseyin Koca Veli

1114- Salıf Süleyman Uzun

1115- Yunus Selman

1116- Mehmet Murtaza Veli

1117- İsmail Sadık Mesmi

1118- Turgut Sadık

1119- Şakir Turgut

1120- Hüseyin Sadık

1121- Hasan Hüseyin Mesmi

1122- Veli Kamber Kurt

1123- Kamber Veli Kurt

1124- Müslim Hüseyin Kurt

1125- Hüseyin Müslim Kurt

1126- Mehmet Mustafa Kurt

1127- Ali Mehmet Kurt

1128-  Merdan Süleyman Kurt

1129- Süleyman Merdan Kurt

1130- Mustafa Merdan Kury

1131- Fevzi Ahmet Köse

1132- Nuh Ahmet Köse

1133- Zeynel Hüseyin Murtaza

1134- Halil Hüseyin Murtaza

1135- Süleyman Sadık Mesmi

1136- Ali Sadık Mesmi

1137- Demir Ahmet Çoban

1138- Murtaza Hasan Bayram

1139- Feyzi Hasan Bayram

1140- Ahmet Hasan Murtaza

 

MESİM MAHALLESİ

 

1141-     İsmail Mehmet Mokan Baba ve talipleri

1142-     Hasan İsmail

1143-     Ali Ahmet Köse

1144-     Hüseyin Salim Mokan

1145-     Salih Hüseyin Yalama

1146-     Hüseyin Mustafa Kobak

1147-     Mustafa Hüseyin Kobak

1148-     Hüseyin Mustafa Yanık

1149-     Murtaza Sadık Yalama

1150-     Hakkı Halil Topal

1151-     Mustafa Davut Kobak

1152-     Mustafa Mustafa Kobak

1153-     Hasan Feyzi Deli

1154-     Feyzi Ahmet Deli

1155-     Rıza Ali Deli

1156-     Hazma Ali Deli

1157-     Baki Müslüm Baki

1158-     İbrahim Fevzi Deli

1159-     Kadir İbrahim Deli

1160-     Ali İsmail Deli

1161-     Mehmet Ali Kuş

1162-     Veysel Mustafa Kobak

1163-     Süleyman Osman Kobak

1164-     Bayram Osman Kobak

1165-     Veli Ahmet Kobak

1166-     Mehmet Adil Kobak

1167-     Osman Rüstem

1168-     Muharrem Osman Rüstem

1169-     Mehmet Rüstem

1170-     Ahmet Rüstem

 

32- MESİM MAHALLESİ

 

1171-     Halil Hüseyin Kesman Baba

1172-     Murtaza Halil Kesman

1173-     Mustafa Ali Kesman

1174-     Mehmet Mustafa Kesman

1175-     Şakir Ali Kesman

1176-     Tahir Ali Kesman

1177-     Ali Hasan Kesman

1178-     Aziz Hasan Kesman

1179-     İbrahim Veli Türedi

1180-     Halil İbrahi Türedi

1181-     Mustafa Hasan Türedi

1182-     İbrahim Kamber Türedi

1183-     Ali İbrahim İmam

1184-     Süleyman Ali Yeni

1185-     İbiş Ali Yeni

1186-     Hasan Ali Yeni

1187-     Halil Süleyman Dal

1188-     İsmail Dal

 

MESİM MAHALLESİ

 

1189-     Süleyman Hüseyin Musa Baba ve talipler

1190-     Süleyman İbrahim Köse

1191-     Hüseyin Süleyman Köse

1192-     Haydar Hüseyin Musa

1193-     Halil Cafer Durmuş

1194-     Mehmet Süleyman Köse

1195-     Durmuş Ali Çoban

1196-     Salih Mustafa Köse

1197-     Süleyman Ali Çoban

1198-     İbrahim Cafer Durmuş

1199-     Veysel Süleyman Köse

1200-     Halil Hüseyin Çoban

1201-     Ahmet Osman Köse

1202-     Musa Sadullah Musa

1203-     Mutaza Ali Çoban

1204-     İbrahi Halil Köse

1205-     Ali Süleyman Köse

1206-     Mustafa Hüseyin Musa

1207-     Ali Salih Pehlişvan

1208-     Mahmut Mustafa Köse

1209-     Hüseyin Salih Süleyman

1210-     Yusuf Sadullah Musa

1211-     İbrahim Mehmet Köse

1212-     Halil Hüseyin Köse

1213-     Ali Hasan Köse

1214-     Muharrem Haydar Musa

1215-     Mustafa Hüseyin Köse

 

33- MESİM MAHALLE

 

1216-     M. Kamber Hoca Baba

1217-     Kamber Mehmet Hoca

1218-     Ahmet Mehmet Hoca

1219-     Mehmet Ali Keleş

1220-     Ahmet Mehmet Keleş

1221-     Hüseyin Demirhan

1222-     Yunus Demirhan

1223-     Hüseyin Rıza Ufak

1224-     Halil Mustafa Ufak

1225-     Hasan Halil Ufak

1226-     Nasuh Halil Kobak

1227-     Hasan Halil Nasuh

1228-     Emin Nasuh Kobak

1229-     Mehmet Hazma

1230-     Murtaza Mehmet Hazma

1231-     İbrahim Mehmet Hazma

1232-     Mehmet Ahmet Yalama

1233-     Salih Hüseyin Çavuş

1234-     Hasan Hüseyin Çavuş

1235-     Sadullah Mehmet Keleş

1236-     Usul Kara. Süleyman

1237-     Hüseyin Usul Kara

1238-     Yusuf Mustafa

1239-     Kazım Cafer Berber

1240-     Fatma Mustafa K. Süleyman

1241-     Habibe Hüseyin Çavuş

1242-     Ali Ahmet Memiş        

 

 

34- MESİM MAHALLE

 

1243-     Salıf Ali Çelik Baba

1244-     Halil Salıf Çelik

1245-     Hasan Ali Çelik

1246-     İsmail Halil Nazar

1247-     Halil İsmail Nazar

1248-     Yusuf Ali Çırak

1249-     İsmail Hasan Çırak

1250-     Hüseyin Hasan Nazar

1251-     Nasuh Yusuf Ufak

1252-     İsmail Yusuf Ufak

1253-     Mustafa Hüseyin Nazar

1254-     Ahmet Mehmet Nazar

1255-     Veli Hüseyin Nazar

1256-     Muharrem Abdi Musa

1257-     Hüseyin Yeni Ahmet

1258-     Fethi Hüseyin Yeni

1259-     Ahmet İbrahim Ufak

1260-     Mustafa İbrahim Ufak

1261-     Mustafa Salih Çoban

1262-     Ali Mustafa Çoban

1263-     Halil Mustafa Çoban

1264-     Durmuş Selman

1265-     Mehmet Murtaza Çelik

1266-     Nazif Murtaza Çelik

1267-     Veli Hasan Çoban

1268-     Hatice Murtaza Çelik

 

MESİM MAHALLESİ

 

1269-     Zeynel İsmail Halil Baba

1270-     İsmail Hazma

1271-     Mustafa Nazar

1272-     Mustafa Çelik

1273-     Halil Ahmet

1274-     Veli Hasan

1275-     Veli Halil

1276-     Ali İbrahim

1277-     Kazım İsmail

1278-     Kazım İbrahim

1279-     Nuri Zeynel

1280-     Murtaza Zeynel

1281-     Mustafa Eyup

1282-     Muharrem Mustafa

1283-     Ali Halil

1284-     Hüseyin Ali

1285-     Süleyman Cafer

1286-     Mehmet Ali

1287-     Nasuh Ali

 

 

TUTURAKAN KAZASI

HACIFAKILAR KÖYÜ

 

1288-     Ali Feyzi Baba ve talipleri (1924)

1289-     İbrahim Ali

1290-     Salıf Şakir

1291-     İsmail Halil

1292-     Veli İsmail

1293-     Müslim Halil

1294-     Hasan Müslim

1295-     Mustafa Ahmet

1296-     Hüseyin Ali

1297-     Hasan Hüseyin

1298-     Ahmet Süleyman

1299-     Muharrem Şaban

1300-     Rıza Murtaza

1301-     Ahmet Muharrem

 

HACI FAKILAR KÖYÜ

 

1302-     Murtaza Salih Baba ve talipleri (1924)

1303-     Salih Mutaza

1304-     Merdan Murtaza

1305-     Ali Mustafa

1306-     Haydar İbrahim

1307-     Salih Haydar

1308-     Salıf Abdullah

1309-     Musa Mustafa

1310-     Emin Hasan

 

TUTURAKAN KAZASI

DENİZLER KÖYÜ

 

1311-     Murtaza Baba ve müritleri (1924)

1312-     Ali Murtaza

1313-     Murat Kazım

1314-     Kazım Murat

1315-     Demirhan

1316-     Hasan Demirhan

1317-     Üzeyir Çakır Süleyman

1318-     İsmail Veli Memiş

1319-     Adil İsmail

1320-     Mustafa Berber

1321-     Hasan Veli Memiş

1322-     Kerim Kazım

1323-     Ahmet Kerim

1324-     Kazım Çakır Süleyman

1325-     Salih Veli Memiş

1326-     Hüseyin Çakır Veli

1327-     Mustafa

1328-     Eyup İsmail

1329-     Veli Çakır Süleyman

1330-     Ruşit

1331-     Ferhat

1332-     Hüseyin

 

TURURAKAN KAZASI

MEŞEMAHALLESİ

 

1333-     Hazma Tahir Baba ve talipleri (1924)

1334-     Ali Osman Ali

1335-     Mehmet Mustafa Mandacı

1336-     Yusuf Kula Salih

1337-     Mustafa Yusuf

1338-     Salih Rahim

1339-     Ahmet Ahmet

1340-     Nazif Ahmet

1341-     Nazif Ahmet

1342-     Abdullah Ali

1343-     Kadir Ali

1344-     Süleyman Ali

1345-     Mehmet Ali

1346-     Tahir Salih

1347-     İbrahim Tahir

1348-     Emin Tahir

1349-     Hüseyin Hazma

1350-     Hazma Tahir

1351-     Hasan Hazma

1352-     Ali Bekir

1353-     Halil İsmail

1354-     Salih Ali

1355-     İdris Kara Ali

1356-     İbrahim Mustafa

1357-     Kamber Mehmet

1358-     Ahmet Mehmet

1359-     Selman Toğma

1360-     Ayşe Ali

1361-      

1362-      

1363-      

MEŞE MAHALLESİ

1364-     İbrahim Baba’nın talipleri (1924)

1365-     Süleyman Adem

1366-     İsmail Adem

1367-     Ali Hasan

1368-     Muhsin İbiş

1369-     Nasuh Salih

1370-     Hüseyin Adem

1371-     Hakkı Adem

1372-     Salih Hasan

 

 

KOLOBİNA KÖYÜ

 

1373-     Mehmet Sadık Kafalı Baba’nın talipleri (1924)

1374-     Ramadan Mustafa

1375-     Zülkâr Ali

1376-     Salih Ali Kafalı Ali

1377-     Yamen Mustafa

1378-     Hüseyin Pelikli

1379-     Mehmet Hüseyin Hoca

1380-     Ali Ahmet Bayram

1381-     Mustafa Aziz

1382-     Rıza Süleyman

1383-     Hilmi Veli Mustafa

1384-     Ramis Ali Ekber

1385-     Ramis Mehmet Kuş

1386-     Veli Ali Ahmet

1387-     Mustafa Rıza

1388-     Mustafa Muharrem Topal

1389-     Ahmet Bayram

1390-     Salih S. Kara

1391-     Yaşar Salih

1392-     M. Salih Zaim

1393-     Yamen Yamen

1394-     Ali Mehmet Kafalı

1395-     Ali Mehmet Tenekeci

1396-     Muharrem. Muharrem Cafer

1397-     Mustafa Muharrem4



[1] Enver Behnan Şapolyo, Mezhepler  ve Tarikatlar Tarihi, Türkiye Yayın evi, S. 416-417, 1963-İstanbul

[2] Mehmet Demirtaş, Deyiş, Semah ve Türkülerle Süceaddin köyü. Saygı Yayınları, S. 5-9, Ağustos 1996

[3] Hakkı Saygı, Şeyh Safi Buyruğu ve Rumeli Yöresi erkânları, S. 150, 1997- İstanbul

[4] Buraya kadar verilen bilgilere göre, Baba İlyas Horasani ile Süceaddin Veli, özleştiriliyor. Süceaddin Veli’nin Baba İlyas olduğu vurgulanıyor. Ancak aşağıda vereceğim bilgilerden, Baba İlyas’ın 1240 Yılında Amasya Kalesinde asıldığını görüyoruz. Konumuz ilerledikçe, Süca Baba’nın Timurtaş Paşa ile beraber hareket ettiklerini görüyoruz. Yine Otman Baba ile yakın ilişkide olduğunu görüyoruz. Otman Baba’nın Rum diyarına gelişi, 1430 olduğuna göre Baba İlyas ile Süca Baba’nın özleştirilmesi büyük hata olur. Aslanbeyli köyünde bulunan  Süceaddin Veli Türbesi ile Timurtaş Paşa’nın Türbeleri her ikisinin sağlığında yapıldığı söyleniyor. Timurtaş Ali Paşa’nın yaşadığı dönem, tarihte bellidir.

[5] Burhan Kocadağ. Cem Dergisi, Eylül 2001,  Sayı, 113, S. 32- İstanbul

[6] Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Osmanlı Tarihi, I. Cilt, 4. Baskı, S. 2, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1982- Ankara.

Not: Behnan Şapolo’nun verdiği bilgilere göre: “Danişmendliler zamanında müridlerine yaptığı irşadlarla şöhret kazanan Horasanlı Baba İlya, İbrahim Bey oğlu, “Yağbasan Bey’in dikkatini çekmiş, ve onu Kayseri’ye kadı tayin etmiş” deniyor.  Ancak, Danişmend oğullarından Mesud, iktidarı eline alıyor ve 1156 yılında o ölünce de Mesud’un  kontrolunda bulunan Sivas, Amasya, Niksar ve havalisi’nin ise damadı Nizameddin Yağbasan Bey’in eline geçtiğini görüyoruz. Ayrıca Nizameddin Yağbasan Bey’in 1164 tarihinde vefat ettiğini görüyoruz. Diğer taratan da Alaüddin Keykubad’ın 1237’de vefat ettiği görülüyor. Babai isyanı 1241 yılında bastırıldığına göre, Baba İlyas,  60 yaşının üzerinde  olmalıdır. Otman Baba’nın doğum tarihi, 1379, Rum’a geliş tarihi, 1430 ve 1478 tılında da Hakk’a yürüdüğünü biliyoruz. Baba İlyas, Otman Baba’nın doğduğu tarihte, 190 küsur yaşındadır. Baba İlyas’ı Şüceaddin Veli olarak kabul etsek, Otman Baba ile görüşmüş olması dahi mümkün değildir.

[7] Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Osmanlı Tarihi, I. Cilt, 4. Baskı, S. 5, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1982- Ankara.

[8] Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Osmanlı Tarihi, I. Cilt, 4. Baskı, S. 9, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1982- Ankara.

[9] Bektaşi tarikatında nasib işlemi sırasında rehberlik görevi yapan dervişlere Koç tabir edilir. İkarar, yani nasib alma işlemi bir nevi ölmeden evvel ölmektir. İkrar veren can, mürşidin huzuruna götürüldüğünde rehber, “Koc kuzu kurbanımız var” diyerek seslenir.  Bu ifadeden anlaşıldığına göre  Otman Baba’yı, Mürşidin huzuruna götürürken, Şefküllü Bey, yani Şüeaddin Veli, rehberlik etmiştir.

[10] Bu ifadelerden anlaşıldığına göre, Otman Baba dervişleri, Şüca Baba’nın kabrini, yani türbesini ziyaret etmek için Otmab Baba’dan izin istiyorlar.

[11] Şevki KOCA. Otman Baba Vilâyetnamesi. S. 241. 2002- İstanbul

[12] Hakkı SAYGI. Otman Baba Velâyetnamesi. Saygı Yayınları. S. 5. 1996- İstanbul

[13] Ahmet Yaşar Ocak, Kalenderiler I. Basım, S. 88

[14] İbrahim Bahadır, Kültür Bakanlığı ile Türksev’in düzenlediği 2001 İnanç Önderleri Kongresine sunduğu Balkanlarda Babailer ve Bektaşiler, Sempozyum notları.

[15] Mehmet Demirtaş, Deyiş, Semah ve Türkülerle Süceaddin köyü. Saygı Yayınları, S. 5-9, Ağustos 1996

[16] Ahmet Yaşar Ocak. Bektaşilikte Eski İnanç motifleri S. 15

[17] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler. S. 98 Bunların dışında Süca Baba’nın  Seyid Nesimi ve Kaygusuz Abdal ile yakın ilişkide bulunduğu söylenmektedir. Yaşar Ocak. Bektaşilikte Eski inanç motifleri. S. 14-15, Enderun Kitabevi.

[18] Ömer Lütfü Barkan, İstilâ devrinin Kolonizatör Türk dervişleri. Vakıflar dergisi 1942, S. 298-323,324

[19] Göynükte Babai İsyanının ardından kaçanların sığındığı yer olduğu sanılan Babailer adına iki mahalle tesbit edilmiştir. Büyük ihtimalle Şey  Şüca ve yanındaki dervişleri bu Babailerle ilişki içinde idi.

Sema Altun’un II. Uluslar arası Anadolu İnançları Kongre bildirisi, S. 42. 23-28 Ekim 2000 Ürgüp

[20] Ömer Lütfü Barkan, Enver Meriçli Hüdavendigar Livası Tahrir defteri, Türk Tarih Kurumu Yay. S. 422, 515

[21] Osman Keskinoğlu, Bulgaristan’daki Türk Vakıfları ve Bali efendinin vakıf paraları hakkındaki mektubu. Vakıflar dergisi sayı: IX. S. 87

[22] Ömer Lütfü Barkan, İstilâ devrinin Kolonizatör Türk dervişleri. Vakıflar dergisi 1942, S. 338

[23] Filiz Aydın, Seyit Gazi Arslanbey köyünde Şey Süceaddin külliyesi, Vakıflar dergisi, IX. S. 213

[24] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler, S. 98, 163

[25] Baha Sait Bey, İttihat ve Terakkinin Alevilik araştırması Yay. Hazırlayan N. Nejat Birdoğan, S. 22 Berfin Yay. 1994

[26] Süca Baba’yı kutsayanların bazıları, onu Baba İlyas’la aynı şahıs olarak göstermektedirler.

[27] Mustafa Çetin, Varlık Germiyanoğulları tarihi, (1300-1429)

Eski Germiyan bölgesinde bulunan Kütahya’da, Harzemliler bulunmakta idi. 1239 Babai isyanı esnasında Malatya civarında bulunan Germiyanlılar, 1277 Cimri olayları esnasında Kütahya civarında idiler. Kütahya merkez ve nahiyelerinde  birçok Horzum isimli köyler bulunmaktaydı. Yine Manisa’nın Alaşehir kazasında  da aynı isimli yerlere ratlanmıştır. Aynı isimlere Menteş’de de rastlanmaktadır. Harzemlilerin arasında Saruhan isminde biri bulunmaktadır. Mustafa Çetin, Varlık Germiyanoğulları tarihi (1300-1429, S. 1-9)

[28] Halime Doğru, 16. yüzyılda Eskişehir ve Sultan önü sancağı, S. 28 Alfa Yay. Nisan, 1992

[29] Şey Süca’daki Karamanlılara karşı soğukluğun nedeni, aynı dönemde Osmanlıların resmi yaklaşmalarının tesiri de olabilir.  Bilindiği gibi, II. Murat ve özellikle Fatih döneminde Karamanoğulları ile çatışma içersinde idi.

[30] Claud Chen, Baba İlyas, Baba İshak, Hacı Bektaş, S. 199

[31] Cahit Öztelli, Türk folklor araştırmaları. No. 203 1996 S. 4094

[32] Ahmet Yşar Ocak. Bektaşi Menakibnamelerinde İslam öncesi, inanç motifleri. S. 140 Enderun Kitab evi 1983

[33] Benzer bir durum Sarı Saltuk’da da görülmektedir. Sarı Saltuk da kendisini Seyit Battal Gazi’nin öldükten sonra dirilmiş bedeni olarak görür. İbrahim Bahadır, Balkanlara Aleviliğin ilk girişi ve sarı Saltuk. Yol Dergisi, Sayı 11

[34] Ahmet Yşar Ocak. Bektaşi Menakibnamelerinde İslam öncesi, inanç motifleri. S. 136 Enderun Kitab evi 1983

[35] Hakkı Saygı. Otman Baba Velayetnamesi, S.aygı yayınları, 1996

[36] Hakkı Saygı. Otman Baba Velayetnamesi, S.aygı yayınları, S.5, 1996- İstanbul

[37] Bedri Noyan. Bektaşilik ve Alevilik nedir. S. 602

[38] Hakkı Saygı. Demir  Baba Velayetnamesi, Saygı yayınları, S. 64, 1997- İstanbul

[39] Hakkı Saygı, Otman BabaVelayetnamesi, Saygı yayınları, S. 6 1996- İstanbul

[40]Hakkı Saygı. Otman Baba Velayetnamesi, Ssygı yayınları. S. 6 yayınları, 1996- İstanbul

[41] Osman Lütfü Barkan. İstila devrinin kolonizatör Türk dervişleri. Vakıflar dergisi, S. 289, 1942

[42] İbrahim Bahadır, Kültür Bakanlığı ile Türksev’in düzenlediği 2001 İnanç Önderleri Kongresine sunduğu Balkanlarda Babailer ve Bektaşiler, Sempozyum notları.

[43] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler, S. 100

[44] Y. Z. Yörükan. Bir fetva münasebetiyle Fetva müessesesi, Ebussud Efendi ve Sarı Saltuk. Ankara Üniversitesi, İlahiyat fakültesi Dergisi C. 2-3 S. 155

[45] Hakkı Saygı. Şeyh Safi Buyruğu. Ve Rumeli Babgan Bektaşi erkânları,  Saygı Yayınları. S. 150. 1997- İst.

[46] Lütfü Barkan, İstilâ devrinin Kolonizatör Türk dervişleri. Vakıflar dergisi 1942, S. 338

[47] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler.

[48] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler. S. 98

[49] Mustafa Akdağ. Türkler’in iktiadi ve iştimai tarihi, C. I. S. 182-183 Tekin Yay. 3. Baskı.

[50] B.J.V. Hammer Purgstall Osmanlı Devleti Tarihi, C.I. S. 161. Üçdal Neşriyat, 1983

[51] Balkanlı’ya göre bu çevreler arasında  ciddi rekabet vardır. A. Kemal Balkanlı, Şarki Rumeli’de Türkler. S. 25

Bu nedenle bu beyliklerin bazen iktidar mücadelesinde karşı karşıya geldiği dönemler olmuştur. Çelebi Mehmet ile Musa Çelebi arasındaki iktidar mücadelesinde, bu beylerin farklı iki alternatifi desteklediği bilinmektedir. Mihaloğulları, Musa’yı desteklerken, Evrenuzoğulları ise Çelebi Mehmet’i desteklemişlerdi. Musa Çelebi, bu iktidar mücadelesinde yenik düşünce, mahiyetinde bulunan  Şey Bedreddin, İznik’e zorunlu ikamete tabi tutulmuş, Mihaloğlu Mehmet Bey ise, Tokat’a bir bedevi çadırına hapsedilmişti. N. Atsız,Aşık Paşaoğlu Tarihi, 94 Kültür Bak. Yay.

Sultan II. Murat zamanında çıkan düzmece Mustafa isyanında Evrenozoğulları ve Mustafa’yı desteklerken, Timurtaşoğulları ise hapishaneden çıkartılarak, serbest bırakılan Mihaloğlu Mehmet Bey’le  birlikte II. Murat’ı destekledikleri görülmektedir. Mustafa Akdağ Türkiye’nin iktisadi ve içtimai tarihi. C. S. 350, 351 Tekin Yay. 3. baskı, 1979

[52]  Şey Şüca Baba ile Timurtaş  Oğulları arasında, “Şeyh Mürit” bağlantısı var ise, var olduğu da açık olarak görülüyor.  Bunun en açık delili ise, Timurtaş Oğlu Ali Bey’in hem Şeyhi için hem de kendisi için görkemli bir türbe yaptırdığı ve kendisinin de Şeyi’nin yanına gömüldüğü bilinmektedir.

[53] İbrahim Bahadır, Kültür Bakanlığı ile Türksev’in düzenlediği 2001 İnanç Önderleri Kongresine sunduğu Balkanlarda Babailer ve Bektaşiler, Sempozyum notları

[54] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler, S. 932. Bas. Türk Tarih Kurumu Yay.

[55] Ahmet Yaşar Ocak. Kalenderiler, S. 99, 163

[56] Ord. Prof. İsmail UZUNÇARŞILI. Osmanlı Tarihi. C.I. 4. Baskı. S. 175. 1982- İstanbul

[57] Ord. Prof. İsmail UZUNÇARŞILI. Osmanlı Tarihi. C.I. 4. Baskı. S. 176. 1982- İstanbul

[58] Bk. “Velâyetname-i Sultan Sucâuddin”, TM, XVII (1972), SS, 14-16

[59] Msl. Nk. Velâyetname-i SŞ., v. 9a-b.

[60] Şükrü, Seyyid Battal Gazi, İstanul 1334. SS. 8-9, 10-12. Fakat bugün ayakta olan zâviye binasının mimari stili, binanın XVI. Yüzyılda yapılmış olduğunu gösteriyor.

[61] “Velâyetnâme-i SŞ., vv. 2a, 5a; krş. O. Köprülü, a.g.m., ss. 19-20.

[62] A.g.e., v, I3n.

[63] Küçük Abdal, Velâyetnâme-i OB., vv. 113b, 116a-b.

[64] Bk. Divan-ı Şeyh Muhyi’d-Din Çelebi, İÜ, Kütüphanesi, ty. Nr. 9495, v. 28b.

[65] Velâyetnâme-i SŞ., muhtelif sayılar.

[66] A.g.e., v, 9a-b.

[67] A.g.e., v.9a-b.

[68] Ahmed Yaşar Ocak. Osmanlı İmparatorluğu’nda Marjinal Sûfîlik. KALENDERİLER. Türk Tarih Kurumu Yayını. S. 92, 93

[69] O. Köprülü, Tarih Kaynağı Olarak XIV-XV. Asırlara ait Bazı Türkçe Menâkıbnâmeler, basılmamış doktora tezi, İstanbul, 1953, s. 19; aynı yazar, “Vilayetnâme-i Sultan Şucâuddin”, TM, (1972), s. 177-184. Ayrıca bkz. Ocak, Kalenderiler, s. 92-93

[70] Bkz. Vilâyetnâne- SŞ, O. Köprülü’nün özel kütüphanesindeki nüsha, v. 9a-b.

[71] A.g.e., v. 13b.

[72] A.g.e., v9a-b; O. Köprülü, s. 20

[73] Örnek olarak şuraya bakılabilir: Kemal Samancıgil, Alevi Şiirleri Antolojisi, İstanbul, 1946, s. 159. Sultan Sücâuddin halk arasında da hâlâ büyük bir veli olarak tanınmakta ve Seyitgazi’nin 2 saat batısındaki mezarı hürmetle ziyaret olunarak adaklar adanmaktadır. (bkz. Hikmet Tanyu, Ankara ve çevresinde adak ve Adak yerleri, Ankara, 1967, s.204).

[74] O. Köprülü, s. 13

[75] Hakkı SAYGI

[76] Mehmet Tefik Oytan Bektaşiliğin iç yüzü, Cilt 1. S. 15, 1945 -İstanbul

[77] Mehmet Tefik Oytan Bektaşiliğin iç yüzü, Cilt 1. S. 18, 1945 -İstanbul

[78] Mehmet Tefik Oytan Bektaşiliğin iç yüzü, Cilt 1. S. 18, 19, 1945 -İstanbul

[79] İbnl Emin Mahmud Kemal İnal. Cüz. 2. Osmanlı devrinde son sadrazamlar.

[80] İsmail Onarlı, Yusuf Paşa ve zevcesi Zeynep Kâmil Hanımla ilgili olarak yukarıdaki bilgileri vermektedir. Cem Dergisi Mart 2002  sayı 119, sayfa 36

[81] Zeynap Kamil Hanım, 1845 yılında evlendiğine göre, Dedeleri İstanbul’daki konağına getirtip, ikar vermesi, bu tarihten sonradır. Zeynep Hanım’ın konağına ilk olarak gelen ve dedelerle tanışan Genç Abdal, “genç bir kalem efendisi olarak tanıtılıyor.” Verilen tarihlere göre Genç Abdal, 1789  yılında doğmuştur. Buna göre 1845 yılında, yani Zeynep Kamil Hanım’ın evlendiği yıl olan 1845’te (45+11= 56) yaşındadır. Burada bir çelişki olabilir.