UĞUR ÇAKMAK

AYHAN AYDIN

 

Elli beş yaşında olan (2000) olan ozanımız aslen Erzincan Üzümlü Çay köyünden. Köylerinin çevresindeki köyleri; Göller, Altınbaşak, Kadağan, Dağ Meziresi, Raduk olarak sıralayan Çakmak şu anda memur emeklisi. Kendisine yönelttiğimiz sorulara yanıtlayan Uğur Çakmak Ankara’da yaşamını sürdürüyor.

 

Bağlama gibi bir çalgı kullanabiliyor musunuz? Hiçbir müzik aleti çalamıyorum, geçim sıkıntılarından, çalışmaktan zaman bulamadım.

 

Hangi Alevi Bektaşi anma etkinliğine katılırsınız? Daha önce Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaşi Veli, Cem Kültür Evleri derneklerinde üye ve yönetici olarak hizmetler verdim. Bu nedenle sayısız etkinliklerde bulundum, düzenlemelerinde hizmet ettim. Ayrıca Hacı Bektaş Veli anma törenlerine giderim ve sürekli ziyarette bulunurum. Almanya’nın çeşitli kentlerinde Alevi-Bektaşi etkinliklerinde bulundum. Koblenz Alevi Kültür Derneğinde bazı araştırma çalışmalara katıldım. Ömrüm olduğu müddetçe bu hizmetlerime devam edeceğim, çünkü bu benim en tabii görevimdir. İnancım yaşamıma yansımalıdır.

 

Muharrem orucunu ne zaman ve ne kadar tutarsınız? Muharrem orucunu bu güne kadar hep kurban bayramından 18 gün sonra olarak tutmuşuzdur. Aslında buna bir tarih getirip tüm halkımızın kabul ettiği bir zaman diliminde birlik beraberlik içerisinde matemimizi yapmamız gerekmektedir. Bu konuda fazla bilgi ve belgeye sahip değilim.

 

Hızır orucunu ne zaman ve ne kadar tutarsınız? Hızır orucunu da geleneksel olarak Ocak sonu Şubat başı olarak üç gün tutarız.

 

Hz. Ali’nin doğum günü olarak hangi günü kabul ediyorsunuz? Miladi 598 yılında Kâbe’de Doğan Hz. Ali bence Kâbe’yi kutsallaştırmıştır, burada cihana gelmekle

 

Sizce “Halk Ozanlığı” neyi ifade ediyor? Ozanlar toplumun duygu ve düşüncelerini, kendi katkı ve bilgileriyle bezeyip toplumu yönlendiren düşünürlerdir. Ozanlar geçmişten bilgiler sunar geleceğe yön verir, toplumun duygu ve arzularını kafiyelerle süsleyerek duyurur. Ozan yazan diye bir şiirim ilişiktedir.

 

Halk Ozanlığının tarihsel geçmişiyle ilgili bilgileriniz nelerdir?  Halk ozanlığı daima başkaldırı şeklinde ortaya çıkmıştır. Güçlü zulümkârlara karşı sazıyla sözüyle isyan etmektir. Bu genelde Alevi-Bektaşi geleneğinde çok rastlanır, ozanlar daima halkı bilinçlendirip, aydınlatıp, zulme ve sömürüye karşı birlik beraberlik içerisinde hareket etmelerini sağlamışlardır. Ozanların inancımız itikatimiz açısından da büyük hizmetleri olmuştur. Deyişleriyle bizlere inanç aşılamışlardır. Bunlara en güzel örnek; Şah Hatayi, Seyit Nesimi, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Aşık Veysel, Nazım Hikmet, Mahzuni Şerif daha niceleri.

 

Halk Ozanlığı sizce ne zaman ve nasıl başlamıştır? Halk ozanlığının başlangıç tarihinin bilinmesi kesin olmamakla birlikte, bence insanlığın başlamasıyla ozanlık da başlamıştır. Çünkü insan her devirde her çağda aynı mutlulukları aynı çileleri yani aynı duyguları yaşamıştır. Tabi ki bu duyguları dile getiren bazı insanlarda olmuştur. Her çağda düşünceler değişebilir, ancak insan metabolizması değişmeyeceğinden her çağda sevinçte acı da aynı organlara hitap etmiştir. Ozanlık başkaldırıdır, isyandır, hakkın ve haklının sözcülüğüdür. Tabi ki insanın mutlu duygularını da ozan dile getirir. Ama benim toplumum tarihin hiçbir döneminde mutlu olmamış ki ozanım da aşk meşk şiirleriyle uğraşıp güllerden, çiçeklerden dem vursun.

 

Çocukluk döneminizdeki ailesel ve çevresel şartlarınız nasıldı? Çocukluğum Ankara’nın izbe bir gecekondu muhitinde geçti. İlkel yaşam mücadelesi içerisinde buldum kendimi. Ankara’nın kara kışlarında üstsüz, başsız, çantasız kitapsız bir şekilde okula gittim. Dokuz kardeşle sadece iki odalı bir gecekonduda nasıl yaşanır tahmin edersiniz. Bütün bunlara rağmen muhitimizde hemen her zaman cemlerimiz oldur bizi o yoksul alemde ikrar imanımız inancımız ayakta tutardı. Muhitimizde hemen herkes Alevi idi, hepimiz yoksulduk ama birlik beraberlik içerisinde idik. Büyük kentin korkunçluğundan insanlar birbirine kenetlenmek zorunda idi. Cemlerimizde bu bağı daha da kuvvetlendiriyordu.

 

Köyde mi, kentte mi doğup-büyüdünüz? Ankara’da doğup büyüdüm.

 

Öğrenim durumunuz nasıldır? Zor şartlarda lise tahsilimi yapabildim. Üniversiteye girdim ama imkansızlık nedeniyle hiç devam edemedim.

 

Bir Alevi ocağına bağlı mısınız? Tüm Alevi ocaklarına bağlıyım.

 

Küçüklüğünüzde ve gençliğinizde cemlerde bulundunuz mu? Şu sıralar seyret de olsa bir çok cemlerde bulundum.

 

Dedeler, zakirler, mürşitlerle bir arada yaşadınız mı? Sizce dedeler kimlerdir? Dede, zakir ve mürşitlerle iç içe yaşadım çevremde hısım akraba birçok dede ile halen birlikteyim. Birçok dededen mürşitten irşat oldum birçok dedeye bilgiler verdim. Karşılıklı sohbetlerde bulunup bilgi alış verişi yapmaktayım.

Dede; Muhammet Ali Ehlibeytinden zuhur eden Ali evlatlarıdır. İmamların evlatlarıdır. Pirler, mürşitler bu evladı resullerin yol yordam bilen cem yürüten bilgili alim kişileridir. Her dede pir değildir. Pirlik makamı Hz. İmam Caferi Sadık buyruğunda belirtilmiştir. Pirlik Hz. Ali’den kalmadır.

 

En çok hangi ozanların şiirlerinden etkilendiniz? Bütün ozanların şiirleri bana rehber olmuştur ama beni en çok etkileyen ozanlar Pir Sultan Abdal, Yunus Emre ve Aşık Veysel olmuştur.

 

En çok okuduğunuz ya da dinlediğiniz kitaplar hangileridir? Hz. Ali ve evlatlarının cenkleriyle onların hikâye ve kerametlerini okuyarak dinleyerek büyüdük.

 

İlk şiir tecrübeleriniz nasıldı? Ne zaman şiir yazmaya başladınız? İlk şiir denemem ortaokul yıllarımda başladı. Sonra serbest yazmaya çalıştım başarılı olamadım, ben de içimden geldiği gibi yazmaya çalıştım. Şiir bir mimari çizim veya heykel, resim sanatı gibi olmuyor birden bire oluşup akıyor o anda nasıl olduğunu anlayamıyor insan gelişip akıyor.

 

Sizce size bu ilham nasıl geldi? Şiir yazma yeteneğim zannedersem ezginliğimizin verdiği duygusal yapımızdan olsa gerek. Genelde Alevi-Bektaşi insanının sanırım en büyük yeteneklerinden birisi, doğuştan geliyor. çünkü bizde insan, doğa yani yaratılan her şeyi sevme duygusu var. Yunus’un bir mısrası “Yaratılanı severiz Yaradandan ötürü” bütün bunlar bizi duygusallaştırıp şair yapabiliyor.

 

Bağlama dışında bir çalgı kullanıyor musunuz? Bağlama dahil hiçbir müzik aleti kullanamıyorum

 

Şiir yazarken özendiğiniz, örnek aldığınız, ozanlar kimlerdi? Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Âşık Veysel, Nazım Hikmet daha niceleri.

 

Dünyaya bakışınız, insan, tabiat hakkındaki fikirleriniz nelerdir? Silahların imha edildiği, askerden arındırılmış, sınırlar kaldırılmış, din, dil, ırk ayrımı olmayan, eşit paylaşımcı, doğanın bakir kaldığı bir dünya istiyorum.

 

Şimdiye kadar katıldığınız yarışmalar hangileridir? Hiçbir yarışmaya katılmadım, bundan sonrada katılmak gibi bir niyetim yok. Maddi manevi bir şeyler peşinde değilim. Yaşadığım inancıma, ezilen halkıma küçük de olsa bir hizmette bulunabilirsem en büyük mükafatım odur.

 

Aldığınız herhangi bir ödül var mı? Çok önceleri bir magazin dergisine yazdığım şiirlerden dolayı bir onur belgem var.

 

Yayımlanmış kitabınız var mı? 1993 yılında (İslâm’ın Sırları ve Ehlibeyt) diye yayımlanmış bir kitabım mevcuttur.

 

Kasetiniz var mı? Yok.

 

Alevi -Sünni farklılaşması ve Alevilerle Sünniler arasındaki kaynaşma hakkında neler düşünüyorsunuz? Yaşadığım 55 yılda edindiğim tecrübeye dayanarak şunları gördüm. Binlerce Sünni veya başka inançlardan arkadaşım, komşum ve dostum oldu bana hep saygı duydular. Ancak gelenek haline getirdikleri Arap kültürünü asla bırakmaz 1500 yıldır o kültürle yoğrulmuş onu özümsemişlerdir. Benim inancım onlara daima yabancı gelmiştir. İnanç yönünden Alevi Sünni kaynaşması diye bir olguya inanamıyorum. Ama birlikte yaşamayı inançlara hoşgörülü davranmayı öğrenmeli, öğretmeliyiz.

 

 

Yunus Emre, Seyyid Nesimi, Hatayi, Pir Sultan Abdal gibi ozanların şiirlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ozanların şiirleri halkların acı ve sömürüsünü dile getiren isyan dolu şiirlerdir. Bu şiirlerde çok kerametler vardır, dersler vardır, inanç ve sosyal yaşamla ilgili tarihi bilgiler, mesajlar vardır. Bu şiirler birer hazinedir.

 

Sizce bu isimler neden ölümsüzler arasına katılmışlardır? Bu ozanlar o çağlarda yazdıkları eserlerle verdikleri mesajlarla günümüze hitap etmişlerdir. Yazdıkları eserler sanki günümüz dünyasını anlatır. Bu sebepten ötürü ölümsüzleşmişlerdir.

 

Atatürk ismi size neyi ifade ediyor? Atatürk’ün Türk insanına getirdikleri nelerdir? Yurdumuzu ortaçağ karanlığından çağdaş bir ortama sokmuştur. Ümmetçi bir toplumu özgür çağdaş bir toplum yapmıştır. Maalesef Atatürk düşmanları ülkeyi yeniden karanlığa sokma çabalarındadır.

 

Türkiye’nin geri kalmışlığını nelere bağlıyorsunuz? Atatürk ilkelerinden uzaklaşıp dini duyguların sömürülüşüne ve eğitimde çağdaş olmayışımıza bağlıyorum.

 

Sizce bu toplumu neler değiştirebilir? Demokrat ve sosyalist devrimcilerin Alevi halkıyla el ele verip ülke yönetiminde söz sahibi olması toplumu değiştirip, muasır medeniyetler seviyesine yükseltir.

 

Sizce demokrasi nedir? Gerçek bir demokrasinin yaşabilmesinin şartları nedir?

 

Her bireyin başkasına zarar vermeden özgürce yaşama hakkıdır. Diğer insanlarında aynı hakka sahip olduğunun bilincine varmaktır.

 

Sizce Halk Ozanları toplumsal olarak ne gibi işlevleri yerine getirmişlerdir? İnsanlara mesajlar verip, onları aydınlatmışlardır. Zulme, sömürüye karşı birleştirip, başkaldırmalarını sağlamışlardır.

 

Çağdaş dünya ve Türk yazarları hakkında neler    biliyorsunuz? Yazarlarımızın çoğu çağdaş dünyaya ayak uydurmuş, oralarda kabul görüp ödül almışlardır. Ancak dünyadan ödül alan bu yazarlarımız, ülkemizde hüküm giymektedirler. Şair Nazım Hikmet dünyaca ünlü biri olmuş iken ülkesinde bir zamanlar adını anmak bile yasaklanmıştır. Bu şahıs ki şiirlerinde vatan hasretiyle yanıp tutuşan bir vatanseverdir.

 

Günümüz çağdaş Türk yazar ve sanatçılarından birisiyle tanışıklığınız var mı? Mahzuni Şerif, Aşık Daimi, davut Sulari, Aşık Ceylani ve Yavuz Top.

 

Halk Ozanlığı geleneğinin günümüzde devam ettiğine inanıyor musunuz? İnsanoğlunun varoluşuyla başladığı gibi insanoğlunun duyguları ve dünya düzeni aynı kalacağından ozanlar da hep var olacaktır.

 

Şimdiye kadar kaç Alevi – Bektaşi anma etkinliğine katıldınız? Şimdiye kadar yurtiçi ve yurtdışındaki tüm etkinliklere katıldım.

 

Halk ozanlarının genel sorunları sizce nelerdir? Çözümlenebilmesi için neler yapılmalıdır?

Halk ozanlığında ne gibi değişmeler yaşanmıştır? Halkın sorunlarıyla değil maddi sorunlarla daha çok ilgilenmeye başlamışlardır.

 

 

Halk ozanlarının sorunlarını giderilebilmesi için hangi kurumlar, neler yapabilir?

 

Devlet kurumları sahip çıkmaz ancak Alevi-Bektaşi vakıf ve dernekler onlara olanak sağlarsa yararlı olacağına inanıyorum.

 

Ozanlara ekonomik destek sağlanması için neler yapılabilir? Ozanların eserlerinin korunması, kasetlerinin, kitaplarının basılabilmesi için neler yapılabilir? Ozanların eserleri örgütler tarafından finanse edilip halka sunulmalı halkımızın da okuma alışkanlığı sağlanmalıdır.

 

Dedeler, babalarla ozanlar arasındaki ilişkilerin daha yoğun olabilmesi için neler yapılabilir? Vakıf ve derneklerimizde bir bölüm oluşturulup ozanlar dedeler ve babaların bir araya gelmeleri istişarelerde bulunmaları sağlanmalıdır.