MÜSLÜM SEYRANİ (AŞIK MÜSLÜM SEYRANİ / KUMRU)

Sevgili Seyrani, sizce halk ozanlığı ve halk ozanları neyi ifade ediyor?

Gerçek halk ozanları, şiirleriyle saz ve sözleriyle davranışlarıyla bütün dünya insanlarını iyiliğe, doğruluğa, dürüstlüğe davet etmektedirler. Halk ozanlarının da birinci görevi bence budur. Ozanlar insanların birliği, bütünlüğü, kardeşliği için çaba harcamaktadırlar. Olgun insana ulaşmak için çaba harcayan ozanlar, bir ülkenin temel kültürünü yansıtan kişilerdir.

Halk ozanlığının tarihsel geçmişiyle ilgili bilgileriniz nelerdir? Halk Ozanlığı sizce ne zaman ve nasıl başlamıştır?

Halk ozanları devamlı bir inanca bağlı insanlar olarak haklı olanları, haklı davaları savunmuşlardır. Ozanlar duygulu insanlar olarak, öğüt veren, devamlı barışı, kaynaşmayı öneren insanlar olarak tarih boyunca her devirde yaşamışlardır.

Halk ozanları dinsel öğütleri de dinsel kaynaklardan edinerek bilgilerini genişletmişler, bunu halka anlatmanın yollarını aramışlardır.

Bize geçmişinizden, çocukluk dönemlerinin, çevre şartlarının, tabiatın sizin üzerinizdeki etkilerinden bahsebilir misiniz?

Ailemden dürüstlüğü, doğruluğu tek erdem, doğru yol olarak öğrendim. Hayatım boyunca da bu felsefenin yolunda yürüdüm. Kavgasız, dövüşsüz, hoşgörülü bir yaşam sürebilmek için daima iyiniyetin kaybedilmemesi gerektiğini kendi büyüdüğüm köyden edindim. İnsanlara hep yardımlaşma yönünde öğütler veren bir camianın üyesi olmaksa en büyük onurumdur.

Ben köyde doğup, köyde büyüdüm, yine de köyde yaşamamı sürdürüyorum. Tabiatla iç içe, güzel ilimiz Erzincan’da kendi yaşam mücadelemi sürüyorum.

İlkokulu bitirdim. Olanaksızlıklar nedeniyle okuyamadım. Ben bir halk ozanıyım. Halkın duygularını, düşüncelerini çok iyi biliyorum. Onlarla iç içeyim.

Sevgili Müslüm Seyrani, siz aynı zamanda Alevilik’te çok önemli bir yeri olan “dede” soyundan geliyorsunuz sanırım. Hangi ocağa bağlısınız? Küçüklüğünüzde ve gençliğinizde cemlerde bulundunuz mu?

Ceddim seyittir. Ali Abbas Ocağı’ndanım. Fakat Ağuiçen’e bağlıyız. Çocukluğumda ve gençliğimde cemlerde bulundum. Şimdi cem de yapıyorum. Cem de yürütüyorum. İnanç gereği elbette zakirler, dedeler, mürşitler meclislerinde bulundum. Derin muhabbetlerimiz, sohbetlerimiz oldu. Ben onlardan, onlar benden çok şey öğrendiler.

Dedelik sizce nedir? Dedeler tarih boyunca neler yapmışlardır? Yüklenmiş oldukları bireysel ve toplumsal sorumluluklar neler olmuştur?

Dedeler Alevi inancının temel şahsiyetleridir. Onlar Alevi inancının temel kurallarını koyar ve uygularlar. Cem ayinleri Alevilerin ibadet şekilleridir. Cem ayinlerinde, insanlar bir araya gelip kaynaşırlar, sorunlar çözülür, Kuran-ı Kerim okunur, Alevi ozanlarının şiirleri okunur, birlik, beraberlik, kardeşlik duyguları dile getirilir. Küskünler barıştırılır.

Toplumu bir arada tutan temel şahsiyetlerden birisi de her zaman dedeler olmuştur. Onların büyük sorumlulukları olmuştur. Hem insanlara hem de topluma önemli önerilerde bulunmuşlardır. Birçok sorunu dedeler çözmüştür.

Dedeler yine günümüz şartlarına göre eğitilirseler, insanlara yardımcı olmaya devam edeceklerdir.

En çok hangi ozanların şiirlerinden etkilendiniz?

En çok tarikat, dinsel konuları işleyen ozanların şiirlerinden etkilendim. Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Hatayi, Fuzuli en çok etkilendiğim ozanlardır. Bu ozanlar çok büyük ozanlardır. En önemli öğütleri insanlara bu ozanlar vermişlerdir.

En çok okuduğunuz kitap türleri hangileridir?

Her türlü kitaptan hoşlanırım. Ama daha çok dini bilgileri içiren kitapları okurum.

İlk şiir tecrübeleriniz nasıldı. Ne zaman şiir yazmaya başladınız?

Ayrılmayla neticelenen bir evlilikten sonra dertli tasalı günlerim oldu. Çok efkarlı, çileli günlerim oldu. Kendi derdimi kendi içime attım. Hayli bir zaman böyle sürdü gitti. Hz. Muhammed’i bir gün rüyamda gördüm. Rüyamda, Hz. Muhammet, sonsuz bir yeşillik ağaçlık mekan içindeydi. Orada Hz. Muhammet bana bir şey gösterdi, bir şey söyledi, yararlı olan, faydalı olan şeyi bana gösterdi. Dehşetle uyandım. Gözlerimden yaşlar geliyordu. Mutlu oldum. O günden sonra bana manevi bir aşk ilham geldi. Şiirler de bugünden sonra bir bir geldi. İlk dörtlüğümü kaydetmiştim:

 

Ne gezersin bu alemi virani

Devri daim Seyraniyim Seyrani

Hak olmayan akibete hüsrani

Şah Hüseynin hayranıyım hayranı

 

(Bu dörtlükten ötürü Seyrani mahlasını aldım. )

Şiir yazarken özendiğiniz örnek aldığınız, ozanlar kimlerdi?

Manalı şiirler yazmış, bizlere yollar gösteren, çok büyük ozanların şiirlerinden etkilendim. Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Şah Hatayi, Kul Himmet. Bunların dışındaki tarikat ozanları.

Dünyaya bakışınız, insan, tabiat hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

Dünyanın güzelliklerine hayran olurum. İnsanlar arasında sorunlar çözülsün isterim. Herkes eşit hak ve hürriyetlere sahip olsun derim. İnsanlar, adaletli, hüsnüniyetli, faziletli olsun isterim. Fakirlere, düşkünlere yardım edilsin dilerim. İyi hasletlere iyi meziyetlere sahip vicdanlı insanlar çoğalsın derim. Tabiat güzellikleri insanları yaşama bağlamakta, onlara yaşama şevki vermektedir. Bu yüzden tabiatın özellikle korunmasına çok önem verilmeli, bu konuda insanlar eğitilmelidir diyorum.

Şimdiye kadar hangi yarışmalara katıldınız? Aldığınız herhangi bir ödül var mı?

Ben köyümde, devamlı işlerimle, yaşam, hayat mücadelemin, geçim derdimin içinde olan birisi olduğum için bu tip özel günlerden haberi olmayan birisiyim. Herhangi bir ödül almadım. Fakat en iyi ödül çalışmak, hizmet vermek, insan oğlunun gönlünü ve razılığını kazanmaktır.

Anadolu Aleviliği hakkındaki fikirleriniz, bilgileriniz nelerdir?

Anadolu Alevileri hakkında bilgi ve fikirlerim; bu insanların büyük çoğunluğu içleri sevgi, saygı dolu kişilerdir. Fakat bir gerçeği de belirtmeyi bir sorumluluk olarak görüyorum. İnsanlarımız Alevi olsun, Sünni olsun günümüzde artık bazı güzel değerlerini bırakmışlardır. Günümüz koşullarının etkisinde kalan insanlarımızın eski gelenek ve göreneklerini, törelerini bıraktıklarına şahit oluyorum. Buna çok üzülüyorum. Televizyon programları çocukları eğitmekten ziyade, onları boş işlere yöneltmektedir. Duygunun sevginin günbegün azaldığı günümüzde hiç değer kıymet bilen kalmamıştır.

Benim temel felsefem sevgi üzerine kurulduğu için insanların da bu yolda yürümelerini öneriyorum. Bu yolda yürümek Alevi felsefesinde vardır. Ama Alevi-Sünni kim olursa olsun eğer bu yolda değilseler hiç fark etmez yanlış yoldadırlar, demektir.

Sizce Hz. Ali nasıl bir insandı, en önemli özellikleri nelerdir?

Biz Hz. Ali’yi bütün Hakk sırlarına sahip insanüstü olanaklara malik, adaletli, faziletli, hüsnüniyetli yani tüm iyi huylara malik bir insan olarak biliriz. Zahir batın hikmetleri bilen; Hakk’ın esrarına vakıf olan Evliyalar Sultanı’dır, Hz. Ali. Halim, selim, Hakk’a en yakın bir kul olan Hz. Ali, insan-ı kamilliğin sembolü, yiğit bir kahraman, eşine az rastlanır bir mertler şahıdır. Hz. Ali, insanlara doğru yolu gösteren, iyiliği öneren, kötülükten onları men eden büyük bir Hakk aşığıdır. Ali Hakk’tır, hakikattir. Kimsenin bundan şüphesi olmasın.

Kerbela ve Hz. Hüseyin için neler söyleyeceksiniz? Niçin tüm Alevi-Bektaşi ozanları sizce Kerbela için matem şiirleri yazmışlardır? Kerbela Olayı size ne ifade ediyor?

Kerbala ve Hz. Hüseyin için bir kitap dolduracak kadar söylüyeceklerim var. Eğer, Cenabı Allah hayırlı bir ömür verir ölmezsem, Kerbela’nın matemini, Hz. Hüseyin’in yüceliğini esrar ve sırrı hakikatını, yüreklere bıraktığı sonsuz ateş acısını yansıtan bir eser meydana getirmek istiyorum. Hz. Hüseyin ve Kerbela’da şehit olanlar yeryüzünün en temiz, şerefli insanlarıdırlar. Onlar dünyanın tüm maddi kaygılarını geri tepip, ilahi aşk tecellisiyle Yaratıcı’ya koşmuşlar, inançlarından hiçbir ödün vermemişlerdir.

Alevi/Sünni farklılaşması ve Alevilerle Sünniler arasındaki kaynaşma hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gerek gerçek Aleviler gerekse gerçek Sünniler arasında bir ayrım yoktur. Kendini bilen hiç kimse bir ayrım yapmaz. Esasta ikisi de İslam yorumudur. Bir bütündür. Ayrımı yapanlar Emeviler’in, Muaviye’lerin, Mervan’ların yolunu sürenler, insanları yakanlar, kesen ve asanlardır. Bunlar ortadan kaldırılırsa gerçek düzen de kurulmuş olur.

Tasavvuf hakkında neler söyleyeceksiniz?

Tasavvufun özü doğruluk ve dürüstlüktür. İnsanda Hakk’ı görmek, insana kötülük yapmamaktır.

Yunus Emre, Seyyid Nesimi, Hatayi, Pir Sultan Abdal gibi ozanların şiirlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu isimler neden ölümsüzler arasına katılmışlardır?

Bunlar en büyük Türk Alevi ozanlarıdır. Şiirleri özbeöz Türkçedir. Anlamları çok derin olan şiirler söylemişlerdir. Tüm şiirlerinde öğütler, güzellikler vardır. Dini konulara ağırlık vermişler, doğruluktan dürüstlükten ayrılmamışlar ve insanlara da bu yönde tavsiyelerde bulunmuşlardır.

Bu isimler kendi dönemlerinde haksızlıklar, yolsuzluklar, imansızlıklar karşısında susmadan yüksek sesle şiirlerini okumuşlar, bir şeyden, kimseden korkmamışlardır. Bu yüzden herkese örnek olmuşlardır.

Atatürk ismi size neyi ifade ediyor? Atatürk’ün Türk insanına getirdikleri nelerdir?

Bence Atatürk en büyük Türk anlamına gelir. Atatürk Türk Milleti’ne, Türkiye’ye çok fazla şeyler getirmiştir. Düşman işgalindeki yurdumuzu kurtarmıştır. Türk Devleti’nin bağımsızlığına kavuşmasını sağlayan Atatürk, Cumhuriyet’i kurup laikliği yurdumuza getirmiştir. Onun yerinin doldurulması mümkün değildir. O çağdaşlaşmayı ülkemize getirmiştir.

Türkiye’nin gerikalmışlığını nelere bağlıyorsunuz?

Türkiye’nin gerikalmışlığının birçok sebebi vardır. En önemli sebepse bence devletin milletiyle bir bütün olarak çalışmaması, insanların tembellik göstermeleridir. Vergisini vermeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen bir toplum ileriye gidemez. Kalkınamaz. Devlet de dürüst çalışkan vatandaşları desteklemek zorundadır. Gerikalmışlıkta en önemli unsurlar bilimin fennin yolundan gidilmemesi, çağa ayak uydurulamamasıdır.

Sizce bu toplumu neler değiştirebilir?

Bu toplumu ancak ve ancak çalışmak, okumak, eğitim değiştirebilir. Toplumun cahillik belasından kurtulması gerekir. Bu yüzden eğitime okullara önem vermek gereklidir.

Sizce halk ozanları toplumsal olarak ne gibi işlevleri yerine getirmişlerdir?

Bence halk ozanları, sazlarıyla, sözleriyle, deyişleriyle insanları birliğe, beraberliğe, dirliğe çağırmaktır. Bütün insanları demokrasi içinde birliğe, namusuyla çalışan üreten insanlar olmaları yönünde kardeşliğe çağıran insanlardır, ozanlar.

Çağdaş dünya ve Türk yazarları hakkında neler biliyorsunuz? Günümüz çağdaş Türk yazar ve sanatçılarından birisiyle tanışıklığınız var mı?

Açıkçası ve doğrusu hiçbir çağdaş dünya ve Türk yazarıyla bir yakınlığım, tanışmışlığım olmadı. Onların fikirlerine de vakıf değilim.

Halk ozanlığı geleneğinin günümüzde devam ettiğine inanıyor musunuz?

Halk ozanlığı geleneği günümüzde hala devam etmektedir. Fakat gününüzde çok acayip müzik türleri sanatçıları türedi. Halk ozanlarına gerekli ilgi gösterilmiyor.

Hangi ozan ve ses sanatçılarıyla dostluğunuz var?         

En çok konuşup sevdiğim ozanlar, Musa Merdanoğlu, aşık Kul Ahmet, Çorumlu halk ozanı Naçari Baba, Zakiri’dir.

Sinemaya, tiyatroya gidiyor musunuz?

Sinemayı pek sevmem. Tiyatroyaysa birkaç kez gitmiştim.       

Şimdiye kadar kaç Alevi-Bektaşi anma etkinliğine katıldınız?

Birkaç defa anma törenlerinde bulundum. 1991 senesinde Hacı Bektaş Anma Törenleri’ne katıldım. Amerikalı araştırmacılar benimle bir röportaj yaptılar. Kanal D televizyonunda da bana yer vermişlerdi.

Halk ozanlarının en genel sorunları sizce nelerdir?

Devlet halk ozanlarına sahip çıkmalıdır. Onlara gereken desteği vermelidir. Malesef halkta ve devlette halk ozanlarına karşı derin bir vurdumduymazlık vardır.

Halk ozanlığında ne gibi değişmeler yaşanmıştır?

Genelde pek bir değişme olmamıştır. Ozanlar eşit yaşamayı ilke edinmiş önemli insanlardır. Hırsın, kinin olmadığı bir yaşam için mücadele veren ozanların içinden de kötüleri art niyetlileri çıkabilir, ama bu, genel durumu yansıtmaz.

Halk ozanlığının ve ozanlarının sorunlarının çözümlenebilmesi için sizce neler yapılmalıdır?

Ozanlara ilgi ve alaka gösterilmelidir. Onlar desteklenmelidir. Ozanlığın yok olması önlenmelidir. Devletin ve toplumun ozanın değerini kavrayarak onlara gerekli önemi vermeleri gerekmektedir. Toplumu aydınlatma görevi üstlenmiş ozanlara gerekli yardımlarda bulunulmazsa, ozanlar dışlanırsa bu önemli müessese de yok olmaya doğru gider. Ilgi ve alakanın olmadığı bir yerde yeşerme olmaz.

Halk ozanlarının geleceği hakkındaki fikirleriniz nelerdir? Genel olarak sorunlarınız nelerdir?

Hani derler, doğmamışa don biçilmez. Ben keramet sahibi de değilim ki batın sırlarıyla beraber ozanların ve insanların geleceklerinin ne olduğunu söyleyeyim. Her devirde zenginler devran sürdüğü gibi, günümüzde de sadece ismi ün yapanlar yaşıyorlar, anılıyorlar. Diğer zavallıların halinden kimsenin haberi yok. Bu anlayış değişmelidir.

 

Söyleşi; AYHAN AYDIN, 1998, İstanbul

Cem, Mart 1998, Sayı 76, Sayfa 54 / 56

 

ESERLERİ

Gerçeğe Doğru, Ekber Matbaası, 1987, Ankara

Gül Bahçesi İşte Güllerimiz İşte Bülbüllerimiz, Can Yayınları, 1997, İstanbul

 

ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

 

Atatürk

 

Yiğit kahraman methini ederiz

Çok işler başardı bildi Atatürk

Minnet saygı ile her an söyleriz

Kara düşünceyi sildi Atatürk

 

Vatanın çok yeri hep işgal olmuş

Tüm millet huzursuz şaşırmış kalmış

Gönlüne kederli çok dertler dolmuş

O zaman Samsun’a geldi Atatürk

 

Kongreler yapıp da hitap eyledi

Anlamlı sözünü böyle söyledi

Ya istiklal dedi ya ölüm dedi

Kararında sabit durdu Atatürk

 

Çarçabuk Meclis’i hemen topladı

İttifak halinde plan yapıldı

O zaman Meclis’te karar alındı

Orduya komutan oldu Atatürk

 

O mümtaz komutan işe girişti

Amansız bir çetin harbe tutuştu

Düşman askerine bir bozgun düştü

Mareşal unvanını aldı Atatürk

 

Bütün zorluklarla kurtardı yurdu

Cepheden cepheye düşmana vurdu

Devrimler getirdi Cumhuriyet kurdu

İlk Cumhurbaşkanı oldu Atatürk

 

Cahiller bilmezler sen inkar etme

Bilinçsiz haksızın ardından gitme

Gerici fikiri gündeme getirme

Aydın düşünceyi saldı Atatürk

 

Gerçeği söylüyor Müslüm Seyrani

Ey Türk gençleri seviniz Atayı

Laik müstakil o yetti devranı

Ölmez eseriyle kaldı Atatürk

 

Cumhuriyet

 

İdarenin en iyisi

Her haliyle Cumhuriyet

Var yararlı vecizesi

Her yönüyle Cumhuriyet

 

Ne has iyi yüceliği

Meşru düzen niceliği

İşte böyle inceliği

Bu ünüyle Cumhuriyet

 

Egemenlik hep sendedir

Tamamıyla millettedir

Adaleti gündemdedir

Her yönüyle Cumhuriyet

 

Hiç bahane bulma buna

Tercihinle özen ona

Faydalıdır sana bana

Her şanıyla Cumhuriyet

 

Ey vatandaş buna özen

Al gündeme getir tezen

En muntazam iyi düzen

Her dalıyla Cumhuriyet

 

O Atatürk kurdu bunu

Bize teslim etti onu

Başta gelen iş bu konu

Her yanıyla Cumhuriyet

 

Herkes bunu candan diler

İyi der gönülde eğler

Bu Müslüm Seyrani söyler

Her varıyla Cumhuriyet

 

Mamur Olur Dünya Teknik Bilimden

 

Boşa durmayalım gayret edelim

İnsanlara fayda gelir ilimden

Çalışalım gereğine gidelim

Mamur olur dünya teknik bilimden

 

İnsanlara istikbaldir buluşlar

Çağdaş zenginlikler bununla başlar

Ağır silahlarla olan savaşlar

Oluşurlar teknik icat feninden

 

Cüret eyle işlevine işine

Bu düzenle yürüyelim peşine

Kulak verem makineler sesine

Çalışanın her iş gelir elinden

 

Boş laf ile çarkı dönüp işlemez

Cahil olan takdir edip bilemez

Bütün işler hiç bilgisiz yürümez

Anlayalım her icadın dilinden

 

Önemini söyler Müslüm Seyrani

Bir düzenle her işini süreni

Çalışıp da iyi hizmet vereni

Sayılırlar bunlar cennet ehlinden

 

Şanlı Ordumuz

 

Güneş gibi doğar düşman üstüne

Hazarda seferde şanlı ordumuz

Düşmanın ihanet hücum kastine

Karşılık veriyor şanlı ordumuz

 

Karadan havadan hem de denizden

Devletin bir canı hiç düşmez gözden

Yurdunu koruyor ordumuz bizden

Düşmanı yok eden şanlı ordumuz

 

Devletin kolu gözü ve gövdesi

Patlayan topların heybetli sesi

Düşmanın göğsünü yırtar güllesi

Zaferler simgesi şanlı ordumuz

 

Kutsal görevini yapar gönülden

Dilhun olur düşmez halkın dilinden

Hiç ayrı düşmez vatan ilinden

Bu yurdun bir gülü şanlı ordumuz

 

Allah Allah deyip gökler gürlüyor

Dumanlı dağlarda yankılanıyor

Milleti içtenle hayran oluyor

O arslan yürekli şanlı ordumuz

 

Bu Müslüm Seyrani methini eder

Asker sevgisini kalbinde eyler

Yediden yetmişe herkese söyler

Gönlümüzde sultan şanlı ordumuz

 

Gereğinde Gelen Yok mu

 

Ey zavallı ey fukara

Düşünürsün kara kara

Pahalılıktan yandın nara

Gereğinde gelen yok mu

 

Zenginler yer yağı balı

Tüm fakirler aç kalalı

Yönetimde bu vebalı

Hiç boynuna alan yok mu

 

Hak adalet dille olmaz

Kimi insan bilir almaz

Devran hiç kimseye kalmaz

Arayıp da bulan yok mu

 

Seksen üçten sonra geldi

Fakir halka bela oldu

Berbat etti hemen öldü

Ne insafsız olan yok mu

 

Hasretimiz iyi düzen

Fakir fukarayı ezen

Her hal olur bize kızan

Gelip görüp bilen yok mu

 

Müslüm Seyran demez yalan

Yok mu aceb bir ders alan

Aç perişan sefil kalan

Sürünüp de ölen yok mu

 

Size Diyorum

 

Devletin içinde makam alanlar

Bak iyi dinleyin size diyorum

Koltuk mevkisinde sefa bulanlar

Dinleyin sözümü size diyorum

 

Aldığın maaşı helal ettin mi

Kılavuz olup da doğru gittin mi

İyi hizmet verip düzen gittin mi

Kulak ver dinleyin size diyorum

 

Ücretine bir bak bir de hizmeten

Hayırlı oldun mu kendi milleten

Balını yediğin kutsal devleten

Mesele haylice size diyorum

 

Acaba bu halka örnek oldun mu

İşini düzenli ele aldın mı

Kanaat evladır onu buldun mu

Bu kültür faydalı size diyorum

 

Der Müslüm Seyrani koyma bir rafa

Rahmani fikirle olacak kafa

Halk çeksin sefalet ben sürmem sefa

Böyle mi adalet size diyorum

 

Davam Millet Davasıdır

 

İlmin hikmetine erdim

Davam millet davasıdır

Ben kendimi buna verdim

Davam millet davasıdır

 

Bir istikbal lazım bize

Her bakımdan hepimize

Diyar diyar geze geze

Davam millet davasıdır

 

Adaletli kanun için

Çok düşüncem onun için

Ön sırada bunun için

Davam millet davasıdır

 

Mamur olsun bu ülkemiz

Bilgin olsun milletimiz

Alim olsun külfetimiz

Davam millet davasıdır

 

Müslüm Seyrani emeli

Devletten bile gelmeli

Herkes okuyup bilmeli

Davam millet davasıdır

 

Bu Meydanda

 

Size derim sayın halkım

İşte benim bu meydanda

Millet uğruna bu canım

İşte canım bu meydanda

 

Gelin size ilham verim

Her konudan doğru derim

Davama adadım serim

İşte serim bu meydanda

 

Haksız safında durmayız

Gidip yanına varmayız

Hatırını hiç sormayız

İşte canım bu meydanda

 

Can yakıyor bu haksızlık

Kural olmuş çok yolsuzluk

İşi gücü hep kurnazlık

İşte görün bu meydanda

 

Edep haya ar kalmadı

Fitne fesat yok olmadı

Kötü şeyler hep çoğaldı

İşte görün bu meydanda

 

Müslüm Seyran yalan demem

Haksızlara taviz vermem

Öldürseler öldüm demem

İşte ölüm bu meydanda

 

Bu İşin Sırrına Erenler Gelsin

 

De gelin gidelim Hakk’ın yoluna

Bu işin sırrına erenler gelsin

Bir niyaz edelim yüce halına

Sözüne sadık duranlar gelsin

 

Coşa gelip deryasında taşanlar

Aşka gelip bir tevhide düşenler

Hasret ile yanıp yanıp pişenler

Başını yoluna verenler gelsin

 

Hakikatı iç gönülden söyleyen

Masum olup ah çekip de inleyen

Şehitlerden beri yüzü gülmeyen

Can ile gönülden yananlar gelsin

 

İyi insan has müstesna olanlar

Bu düsturda daim sabit kalanlar

Muhip dostlar sayın aziz cananlar

Can ve gözü açık görenler gelsin

 

Bu Müslüm Seyrani söyler güzelden

Bunun vasvı gelir ezel ezelden

Neler zuhur eder hep bizlerden

Nefsi emmareyi yenenler gelsin

 

Seyranın Nerde

 

Deli gönül yükseklerden çok uçma

Tur vurup gezmeye seyranın nerde

Sözden bilmezlere derdini açma

Sızlayan yaranın saranın nerde

 

Seyyar oldum gezer idim cihanı

Görmedin mi hiç ahdında duranı

Düş ederiz her anında yaranı

Eş kader olacak yaranın nerde

 

Hazinlik duyarsın sen de kendine

Ne hasretlik gelir garip gönlüne

Amacını söyle iyi bilene

Bir seni arayıp soranın nerde

 

Çok gamlı gibisin acaba neden

Hiç hayır gelir mi faydasız elden

Efkarlı söylersin o nazik dilden

Gelip de yanına varanın nerde

 

Doğru konuşur söylersin derdini

Bildin mi ki sana yardım edeni

İşte böyle diyor Müslüm Seyrani

Üç günlük dünyada devranın nerde

Şah Hüseyne Hasretimi Yazsınlar

 

Kerbela’nın faciasın söylerken

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

Şimdi sağım herhangi gün ölürken

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

Varamadım o kervana vah bana

Cüda etme sen yarabbi bir yana

Öğütlerim sadık bir dost olana

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

Kederlenir dertli dertli yazarım

Bir divane oldum yanar gezerim

Efkarlanır hasretlenir özlerim

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

Bağrım yara akar gözlerim yaşı

Ah ile geçirdim baharı kışı

Dost canlara vasiyetim bu işi

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

Düş ediben bir hüzünlük çekerim

Kederlenir kanlı yaşım dökerim

Sadık olan cananlara söylerim

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

Müslüm Seyrani geldim bu yaşıma

Neler geldi geçti garip başıma

Ben ölünce böyle mezar taşıma

Şah Hüseyne hasretimi yazsınlar

 

NOT. Ozan 2009’da Hakk’a yürüdü.

 

KAYNAK: Günümüz Alevi Ozanları, Ayhan Aydın, Sayfa: 465-476,

CEM Vakfı Yayınları, İstanbul 2004