KEREM SALA

(1946-5 Mart 2001)

 

1946 yılında Çorum’un Sungurlu Kazası’nda doğan, çektiği birçok sıkıntıya rağmen okuyup yazmaya merakını en güzel uğraşı olarak sürdürüp birçok güzel şiir üreten Kerem Sala’yı 5 Mart 2001’de kaybetmiştik.

Birçok antolojide şiirleri yayınlanan ve CEM Vakfı tarafından düzenlenen İkinci Anadolu İnanç Önderleri Toplantısı’na da katılarak görüş ve düşüncelerini aktaran ve dedelik kurumunun Alevi toplumu için önemini vurgulayan değerli ozanımız Kerem Sala’yı şiirleriyle bir kez daha şükran, sevgi ve özlemle anıyoruz.

 

AŞIK KEREM SALA

 

Değerli canlar, ben Çorum-Sungurlu-Varşiye köyünden Arap tekkesine bağlıyım. Yıllardır Alevi felsefesinin panellerine katıldım. Hacı Bektaşi dergâhına girdim, orada panellere katıldım. Burada, Cem Vakfı’nın hazırladığı birinci toplantıya da katıldım. Konuştuklarımızın hepsi burada kalıyor. Çünkü Alevilikte olsun, insanlıkta olsun, dostlukta olsun, İslâmiyet’te olsun evvela dirliği bulamadık. Bir kere dirliğe ermemiz gerekiyor. Dirliğe eremediğimizden, bütün sorularımız açıkta kaldı. Çorum’a gittiğim zaman, bana soruyorlar, “Sen bir sürü panellere, bir sürü televizyon programına katılıyorsun. Bizim köylerimizde cenazeyi kaldıracak kimse yok.”

Bazı Alevi insanlar diyor ki, bizim aptesimiz alınmış, namazımız kılınmış. Neden bu konuları topluma gerçek olarak anlatmıyorsunuz? Bunun manâsını toplum başka yere çekiyor. Üçüncüsü, siz aydın, gerçekleri gören dedeler, ocaklar, babalar ozanlar olarak, Alevilere bir sürü isnat var. Bunlara neden kalkıp cevap vermiyorsunuz? Dördüncüsü, Milli Eğitim’in okutmuş olduğu kitaplarda, hep Emevi devletine, hep Sünni gerici akımlara yer verilirken, karşılarında neden suskun duruyorsunuz? Siz de o kitaplara, Aleviliğin İslâmiyet içinde en büyük yeri olduğunu, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin Bektaşiliği yayarken, evvela Resulullah’ın, sonra Hz. Ali’nin, Oniki İmamlar’ın, ocakların, ermişlerin, evliyaların, tekkelerin, türbelerin ve ilme giden yolu gösteren alimlerin vazifesini gündeme getirmiyorsunuz? 1400 yıl evvel Adem şöyle yapmış, Muhammed’in zamanında niye böyle yapmış? Ebubekir bunu, Osman şunu, Ali onu yapmış. Bu felsefeyi bırakalım. Kültürümüze, okulumuza, medeniyetimize, demokrasiye, Atatürk ilkelerine, insan haklarına sahip çıkacak kuralları işleyelim. Bunun için de Alevi toplumuna önderlik edecek biri köye geldiği zaman, ceminde, cenazesinde, cumasında halka önderlik edecek kişileri neden yetiştirmiyoruz? İnsanlar diyor ki, “Biz Aleviysek, 4 kapı-kırk makamı biliyorsak, elimize, dilimize, belimize sahip oluyorsak, doğruluktan nasibimizi alacaksak, irfanı, demokrasiyi, Atatürk ilkelerini, medeniyeti, insan haklarını da toparlayacak Alevi felsefesini, Alevi birliklerini yetiştirmek gerekiyor.” Teşekkür ediyorum.

 

TAMAH ETME

 

Tamah etme bu dünyanın malına

Felek ile kozun bölüşemezsin

Sonra eşin dostun güler haline

Mevlam dilin bağlar konuşamazsın

 

Ömrünü tüketme hayal kurarak

Çok derine dalma tasayı bırak

Yorma bedenini divane ahmak

Bu çarkın peşinden erişemezsin

 

Kor gidersin burada kalır servetin

Ne olursa olsun mevkin mesnetin

Kimbilir ki nerede kalır cesedin

Ola ki toprağa karışamazsın

 

Kimler geldi kimler gitti görmezsin

Haksız yer içersin hesap vermezsin

Ecel nerede geleceğini bilmezsin

Oğlun kızın ile görüşemezsin

 

İster bu alemler hep olsun senin

Hani nerede malı mülkü Adem’in

Hesabı bellisiz gelip gidenin

Dünya denen şeyle yarışamazsın

 

Kerem der ki doğru yöne gitmezsen

Ele, bele, dile sabır etmezsen

Amel defterini iyi tutmazsan

Cennet denen yerde buluşamazsın

 

YAR GİBİ BANA

 

Neden ah çekersin sitem edersin

Dokunur sözlerin kor gibi bana

Sensiz neyleyeyim serveti malı,

Olur yalan dünya dar gibi bana.

 

Her aşığım diyen aşık olamaz

Yarin halin sorup gönlün olamaz

Sevenler ahdından geri duramaz

Verdiğim söz namus ar gibi bana

 

İkrar verdiysen sakın ha kandırma

Eğip hilal kaşın nağme gönderme

Çevirip yüzünü öte dönderme

Gerçek davran sadık yar gibi bana

 

Özüm senin ile sanmaki ırak

Sevgi bağlarından gir gönlüme bak

Berrak sular gibi ılık ılık ak

Sakın soğuk durma kor gibi bana

 

Coş Kerem’im bilmem nasıl ederim

Gönlüm viran oldu yarem pek derin

Bir gün bu dünyadan göçer giderim

Ahrette kavuşmak zor gibi bana.

 

İNSANA HOR BAKMA

 

İnsana hor bakma bu gözlerinle

Gerçekleri göremezsin gül yüzlüm

Gönül aynasında kendin görmezsen

Hakikati bilemezsin gül yüzlüm

 

Özünü sevgiyle doldurmayınca

Pak edip nefsini öldürmeyince

Kalbinden nefreti kaldırmayınca

Dost bağına giremezsin gül yüzlüm

 

Seni yaratana şaşı bakarsan

Mazlum hakkı yersen yuva yıkarsan

Çorak tarlalara tohum ekersen

Mahsulünü deremezsin gül yüzlüm

 

Akıl ermez hayal ile rüyaya

Aslını unutup düşme riyaya

Nasıl doğduk nasıl geldik dünyaya

Sen bu sırra eremezsin gül yüzlüm

 

Saf görme aşıklar divane olur

O divane kullar efsane olur

Sevgisiz gönüller virane olur

Sen o demi süremezsin gül yüzlüm

 

Dünyanın ustası marifetlidir

Ruh denilen mahluk çok kuvvetlidir

Çoş Keremi yar elinden dertlidir

Yaresini saramazsın gül yüzlüm