İSMAİL KONDU

(DOKSANDAON)

 OZAN / DİKME BABA

 AYHAN AYDIN

 

Şanlıurfa Kısas Beldesi’ndeki araştırmalarımda gördüğümüz gibi yöre ozanlık bakımından, inanç yapısı bakımından gerçekten de çok mu çok canlı. Bunlar içinde İsmail Kondu ama yöredeki ve yaygın bilinen sanıyla Doksandaon, geleneğin buradaki en önemli temsilcilerinden. Aynı zamanda bir inanç önderi olan İsmail Kondu yöredeki inanç uygulamaları hakkında bizleri aydınlattı.

 

Doksanda on baba deniyor size kaç yaşındasınız? 65 var.

 

Doğma, büyüme buralısınız? Evet.

 

Bizim maksadımız sizleri dinlemek, sohbet etmek, haliniz keyfiniz nicedir, bunu öğrenmek. Temel amacımız eskiden cemler, cemaatler nasıldı; şimdi nasıl, insanlarımız nasıldır, nereden geliyorlar, buradaki gelenekler nasıldır, gençler yola düşkün mü, ziyaretler var mı? Konularında bilgi almak. Her yörede değişik insanlarımız var, aşıklarımız var ama bunlar toparlansa iyi olur, çünkü çok dağıldık. (Bizim burada) birlik kurbanı kesilir, küskünler barışır, görgü sorguya alırlar. Herkes bir oldu mu, kurbanımızı keseriz.

 

Diyorsunuz ki; biz birlik kurbanından önce dargını, küskünü, suçlusu varsa cemden önce hoş ediyoruz? Hoş edip; alınan alınır, alınmayan davası büyük olanlar da bir zaman çekerler. Mürşidine gider.

 

Suçu hafif olanları kim düzeltiyor? Cemaat.

 

Öncüsü var mı? Herkes toplanır, razılıkla onu kaldırır getiririz, anlaşırlarsa ceme alınır.

 

Bu işi kişi olarak kim yapıyor? Baba yapıyor.

 

Size yardım eden var mı? Var.

 

Bu işi yapan size yardım eden belli başlı bir adam yok mu? İleri gelenler yardımcı olurlar.

 

Ağır suçlar ne oluyor, hafif suçlar ne oluyor? Gönül kırmışsa (bu hafiftir), ikisinin gönlünü yaparlar, ceme alırlar. Hırsızlık yapmışsa ağır suç sayılır.

 

Kurbanı ortak kesiyorsunuz? Kurbanımızı alırız, herkes görüşür, sorguya çekilir razı olurlar, razı olmazsa ceme alınmıyor. Mesela birinin borcu var git öde gel temizlen ceme gir, denir. (Kişi) temizlenmezse ceme girilmez.

 

Mesela; insanlar köylünün biri kavga etti ama kimse bilmiyor, meydana geldiği zaman da o diyor ki ben razı değilim öyle de oluyor. Cemaat olarak onları barıştırıyoruz gönülleri pak oluyor.

 

Mesela tercüman diyorlar bir elma, bir armut bir şey toplama? Dardan inme ya bir şişe atarlar yada elma, portakal atarlar.

 

Herkes gönlünden gelince para verdi, kurban aldı diyelim; bunu yapmak için siz mi ön ayak oluyorsunuz, yoksa mürşide mi danışıyorsunuz? Peyik gönderiyoruz.

 

Siz bunu yaparken dergaha haber veriyor musunuz, yoksa başlı başına (kendi başınıza) mı yapıyorsunuz? Biz oraya telefon açıyoruz oradan bize kağıt veriyorlar bu adam görgü sorgu yapabilir olanca yardımı bu adama yapın diye. Oranın mühürlü kağıdı olmazsa yapamayız.

 

Veliyettin ULUSOY efendiye bağlısınız değil mi? Evet.

 

Cuma akşamları da devam ediyor mu?  48 Cuma hep devam ediyor.

 

48 Cuma’da olsun, görgü de olsun 12 hizmet tam tekmil oluyor? Cuma’dan Cuma’ya çerağcısı, hizmetlisi, peyikçisi devam ediyor.

 

Onların hizmetine duayı siz mi veriyorsunuz? Baba veriyor.

 

Hızır’ı bilir misiniz? Hızır İlyası da yaparlar.

 

Hızır’a kurban keser misiniz? Kesiyoruz ona Cebrail kurbanı, (küçük, iki ayaklı denilen kümes hayvanları) diyoruz.

 

Muharrem’de neler yaparsınız, kaç gün oruç tutarsınız? Masum-u Paklarla birlikte 15 gün tutulur.

 

Kurbanı nasıl kesiyorsunuz? Kurban kesmek isteyen keser, aşure yaparlar.

 

Ne yenir, ne içilmez, ne yapılmaz? Su içilmez, et yenilmez, aynaya bakılmaz, saz çalınmaz yas nasıl olursa öyle yapılır.

 

Bunlar bütün Alevilerde hemen hemen aynı. Sevgili babacığım sizin şiirleriniz var, yaşınız, kemaletinizle siz bu işi yapar diye söylediler herhalde siz bu yola başladınız. Kaç yıl oldu? Dört sene oldu.

 

Nasıl oldu sizin babalığınız? Baba öldükten sonra.

 

İsmi neydi? Bakır Kondu. Milletin isteği üzerine Veliyettin Efendi buraya geldi herkesin razılığıyla beni seçtiler. Bizde Allah eyvallah dedik başladık.

 

Siz baba olduktan sonra kurban kestiniz mi? Kestim.

 

Hacı Bektaşa gittiniz mi? Gittim.

 

Hacı Bektaş’da kurban kestiniz? Evet.

 

Veliyettin Efendi milletin huzurunda sizi posta mı oturtturdu? Bu adama yardımcı olacaksınız, dedi. Layık olabiliyor muyuz acaba?

 

Hizmet ağırdır, analara da görev düşer? Eline, diline, beline sahip olacaksın.

 

Kaç çocuk var babacığım? 5 tane.

 

Ananın ismi nedir? Emiş.

 

Hakk hizmetlerinizi kabul etsin, Hakk Muhammed Ali çerağları yakmış, cemini, cemaatini bu insanları toplamış soğutmamış bu yeter bize. Sizin gibi bu işe meraklı olan biri var mı, yetiştiriyor musunuz, bundan sonra bu işler ne olacak? Siz başka yerlerden cem yapmaya çağırıyorlar mı? Çağırıyorlar gidiyorum.

 

Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? Tarla ekiyorum.

 

Bu aşıklık nereden geliyor? Aşıklık Adem’den Havva’dan gelir. Kimi sesli olur dile getirir.

 

Sizin ailede var mıydı aşıklık, zakirlik, çalma, söyleme? Vardı.

 

Cemlerde sazı siz mi çalıyorsunuz? Önce ben de çalardım kardeşimle birlikte söylerdim şimdi gençler çalıyor.

 

Saz çok çalınıyor değil mi? Toplanırız muhabbet ederiz, muhabbetten Muhammed hasıl olur.

 

Muharrem var, aşuremiz var, Cuma akşamları toplanıyoruz. Buradaki Sünni vatandaşlar namaza gidiyor, kendi ibadetlerini yapıyorlar? Bir zamanlar anlaşmazlık olmuş ayrılmışlar, Alevilere zulüm yapmışlar, kesmişler, Hz. Ali’ye küfür etmişler, dağılmışlar, kaçmışlar. Ehlibeyti seveni kesmişler, Ali’yi seveni kesmişler.

Onlar dedi Ali haklı Muaviye haksız bunlar dedi Yezit haklı Hüseyin haksız.

 

Gençleri nasıl görüyorsunuz? Bu işe meyilleri var. Benim oğlum var, sazı ile Hacı Bektaş’a gider deyişler söyler.

 

Cenazelerde ne yapıyorsunuz? Toplanır namaz kılarlar, taziyesine gidilir, o anda cenaze evine yemek götürülür. Kurban kesip milleti davet ederler, cenaze sahibi  yemek yapamaz.

 

Kırkında ve senesinde kurban kesip yemek yaparlar mı burada? Cenaze sahibi kurban keser yemek yapar

 

Burada Türkçe konuşuluyor Kürtçe ve Arapça da konuşuluyor mu? Bu köy Türk başka lisan yok.

 

Çok teşekkür ederiz bizi aydınlattınız, bilgilendirdiniz.

 

 

Söyleşi: 17.10.2002, ŞANLIURFA – KISAS

 

Aşık Doksandaon (İsmail Kondu) 1938 doğumludur. Babası Halil, Annesi Aynur’dur. Cuma kızı Amşe ile evli olup 6 çocukludur. Köyde hayvancılıkla uğraşmaktadır. İlkokul mezunudur. Sazı zayıf, sözü kuvvetli bir aşıktır. 300’e yakın şiiri vardır. Şiirlerinin bir kısmı bestelenmiştir.

Ayrı Ayrı

 

Yedi derya yedi dünya üstüne

Aynı güneş doğar burç ayrı ayrı

Kimi doğru gider kimi tersine

Alemi dinlerim hurç ayrı ayrı

 

Gelmişim kapına ey ismi yüce

Kusurum çok aman bu halim nice

Kimi hafta sene kimi ömürce

Kesilmiş cezalar suç ayrı ayrı

 

Bu dünyayı insan ile düzenler

Adem’i Havva’dan zuhur edenler

Kimi nur-u vilayete kasteyler

Birbirine uymaz piç ayrı ayrı

 

Doksandaon akar gider engine

Hakk’ın sevgisini koymuş gönlüne

Bunca alem ermek için menzile

Kimi aksak kimi topal uç ayrı ayrı

 

Aşık Doksandaon

 

Olur

 

Çiçek sarar engin yerin yaylasın

Yüksek kalkmış dağlar başı kar olur

Sordum gonca güle nedir ahvalin

El uzattım her tarafın har olur

 

Kayıp etme elden insanlığını

Sakın dosttan kesme bağlılığını

Haram ile kale yapma malını

Bir yel kalkar akıbeti tar olur

 

Söyler Doksandaon sözü alanın

Temelimi olur yalan binanın

Arife söyleme bilir kemalin

Buyhudeye söz anlatmak zor olur

 

Aşık Doksandaon