DİMETOKA-KIZILDELİ SULTÂN TEKKESİ SAPIK İNANÇLILAR İLE DOLU OLDUĞU

DİMETOKA-KIZILDELİ SULTÂN TEKKESİ SAPIK İNANÇLILAR  İLE DOLU OLDUĞU

 

YAZI               :17 Zilhicce sene 1241 (Temmuz 1826). Padişâh 2. Mahmut dönemi, o yıl Haziran ayında Yeniçeri ocağı kaldırıldı, bu ocağa bağlı Bektâşî tarikatı sakıncalı görülerek tarikata bağlı kişilerin toplatıldığı, tören yaptıkları tekke ve zâviyeler yıktırıldı, tekkelerin mal varlıkları ucuz ucuz bazı açık göz kişilere satıldı, şeyhleri Kayseri, Konya, Titre gibi din bilginleri çok olan yöreler, Sünni inanç eğitimi almaları için sürgün edildiler.

 

KİMDEN        : Çirmen (Bulgaristan’da Mustafapaşa/Svilengrad kasabası yakınında bir kasaba)  Mutasarrıfı Es’ad Paşa’dan

 

KİME              : Divân-ı hümayûna kaime (uzun kağıda yazılan buyruk)

 

KONU            : Mutasarrıf: Sapık inançta olan kişilerin toplanma yeri olan BEKTÂŞÎ TEKKELERİ’nin İstanbul’da yapıldığı gibi Çirmen sancağındakilerinin de(Eski Edirne vilayeti), yıkılıp yerle bir edilmesi için önce padişâhın yüce emrinin beklendiği, gelir gelmez Dimetoka ilçesinde KIZILDELİ SULTÂN TEKKESİ şeyhlerinin firar etmesine meydan vermemek için güya bir arazi anlaşmazlığı varmış gibi uydurma bir sorun için tekkelerin şeyhleri  merkeze çağrılarak orada tekkelerlin mal varlığı soruldu, alınan yanıt: Tekkenin 24 adet köyü, 7 su değirmeni, 2500 küçükbaş hayvan, 200 baş sığır, 40-50 adet hergele, 20 çift öküz, değirmenci, çoban, sığırtmaç, bekçilerden başka 40-50 kadar tekkenin hizmetinde olan dervişler, bu 24 adet köylerde 800 kişi tekkenin ER-ZÂDELERİ olduğu, bunlarını çoğunun vergiden bağışlandığı gibi bu tekkelerin gelirinden yararlandıkları. Tekkelerin birkaç yüz odalık meydan evleri olduğunu. Tekke şeyhleri merkezde tutuklandıkları, yeniçeri eşkıyası aramak bahanesiyle Dimetoka’ya 70-80 atlı gönderildiği, bunlar tekkeden mal kaçırılmasına engel olacaklarını rapor etmektedir.

Padişâh, mutasarrıfın “arazi anlaşmazlığı” uydurmasını çok beğendiği, “ Gecikmeden yapılacak panayır ve MÂTEM ÂYİNLERİNE engel olun!” diyordu.

 

BELGE: BOA- Hatt-ı Hümayûn, 2. Mamud, No: 17411

 

PADİŞÂH 2. MAHMUD’UN 1241/1826’DA YILINDAKİ HATT-I HÜMAYÛNU

 

Çirmen Mutasarrıfı Es’ad Pasşa’nın işbu kaimesiyle diğer şukkası ve defter-darın takririyle evrak-ı saire manzur u ma’lum-ı hümayûnım olmışdır müşarün ileyh Bektâşî şeyhlerini tarafına celb ve ihzâr içün güzel zemin bulmış kaldı ki, müşarün ileyhin iş’arı üzere panayır ve MÂTEMLERİ’nin takribi cihetiyle geçikdirmeyüb heman iktizâ iden emri ısdar ve irsâl olınmak lâzımdır Rumeli Cânibine halen mir-ahur-ı evvel Ali Bey’den münasibi hatırıma gelmez mir-i muma ileyh hususı mezkûre mübaşir ta’yin kılınarak ma’iyyetine başmuhasebeden bir mütefennin katib terfik ve Pirlepeli Ahmed Efendi müvella olarak irsâl ve Anadolu cânibine dahi Cebecibaşı Esbak Ali Ağa mübaşir ve Çerkeşli Memed Efendi müvella ta’yin ve bunların dahi ma’iyyetlerine başmuhasebeden kezalik bir hünerli katib terfik ve müvella efendilere üçer bin guruş harc-ı rah i’tasiyle tarafından müşarün-ileyh Esad Paşa’ya iktizâsına göre mektub tahrir ve lâzım gelen evamirin ısdariyle icrâsına ibtibar eyliyesin mir-ahur-ı evvel Ali bey mübaşir nasb u ta’yin kılınmış oldığından halen Kapucu Kethüdası Derviş Bey mir-ahur evelliğe ve Mir ahur Sani Musa Ağa kapucu kethüdalığına mir-ahur Sânilik dahi Davud paşa Kışlası bina bina emini mehmed Ağa’ya tevcih olınarak iktizâ iden hilâtanını ilhas icrâ eyliyesin

 

BİSMİHÛ

 

Devlet-lu Atufet-lu Ubhet-lu Re’fet-lu Veliyy’ün-ni’am  Amim’ül-cüdvel-l- kerem Efendim SULTÂNIM Hazretleri

 

Revafız-ı (Şia mezhebinin aşırı kolu) BEKTÂŞİYYE’nin harekât-ı şeni aları (kötülükleri) beynel-l-enam (halk arasında) tevatür-i bab-ı işhar (kulaktan kulağa söylenen) olduğundan ber-muktezây-ı şeriât-ı Mühammediyye (ilam şeriatınca) taife-i mezbura (yukarıda sözü edilen takım) saflarında Dersaâdet’de icrâ olınan muamelenin taşralarda dahi icrâ olınması irâde-i seniyye muktezasından (padişâhın emri gereği) olmakdan naşi  Çirmen sancağında kain KIZILDELİ SULTÂN TEKYESİ ile sair BEKTÂŞÎ tekyelerinin Asitâne (İstanbul) usuline tatbikan hedm ü iftinası (yıkıp yoketme) ve Bektâşîlerden sü-i i’tikad (bozuk inanç) ve âyin-i rafaz ü ilhad ( gerçek inançtan dönme) ile şehr tekye olanlarının şehir ve kasablara celb ü cem ile müfti efendiler ma’rifetiyle telkin-i din olarak tashih-i i’tikad (inancı düzeltme) eylemleri hususına mübaderet (cabalam) olınmak icab idüb şöyle ki, KIZILDELİ TEKYESİ cesim ve içinde Bektâşîler kesretlü olub savb-ı çaker-aneme (bana karşı) celb içün  adem irsâlinde (çağırmaya birini yolladığımda) muhalefet itmiyecekleri der-kar (karşı çıkmalayacakları belli) ise de tekye-i mezkûrenin BUNLARDAN TAHLİYESİ İLE Asitâne’de (İstanbul) icrâ olunan usulün bu tarafda dahi icrâsı ne güne tedbir ve ikdama( önlem almada gayret göstermek) muhtac oldığı ve ol-babda emr-i alf (yüce buyruk) ısdârı (çıkarma) iktizâ ibüd itmiyeceği ve tekye-i mezkûre ile sair BEKTÂŞÎ TEKYELERİ’nin vucüd-ı revafızdan tahliye ve tathiri (sapık inançlılardan boşaltıp temizleme) ne makule re’y ve tedbire mutac ise ane göre hareket olınmak içün keyfiyeti etrafiyle hak-i pay-ı veliyyü-n-ni’metlerine (padişâha) işar (yazıyle bildirme) olunması ve tekye-i mezkürenin emval (mülk) ve nukud (para) ve eşya ve hayvanat ve varidatlarının keyfiyet ve kemiyeti (nitelik nicelik)ini erbab-ı vukuftan tahsil (bilirkişilerden almak) tahrir ü tezkara (yazıya almak) mübaderet kılınması babında sadır olan bir kıt’a emir-nâme-i sami-i veliyyü-n-niamileri (sadaret makamından çıkan emir) ve reside-i dest-i ihtiram (saygı değer eline ulaşmış) ve mefhum-ı münifi (yüce anlamı) karin-ı im’an( çok dikkatli) abd-i sadakat-ı ittisamları (sadık kulu) olub salifü-l-beyan (yukarıda sözü geçen) KIZILDELİ SULTÂN TEKYELERİ’nin Bektâşîleri ahvaline ve ehval ve esrarları (sırlarının korkusu)nın keyyfiyyatına ve gerek sair Bektâşî tekyelerinin varidatına Edirne’de vücuhından (eşraf) ve saireden erbab-ı vukur bulunmak asebiyle taife-i mezburenin ahvaline vukuf ve kesb-i ıttıla(bilgi edinme) kaziyesi anlerle ihtilâta menut idüğinden (anlaşmaya bağlı) bu cihetle kimesnenin ma’lumı olmadığına ve şeyhlerinin bu tarafa celbi muktezay-ı halden olacağına binaen maksud-ı aslı olan irâde-i mezkûreye dair ser-rişte (ip ucu) verilmeyerek toprak nizaına dair (bir arazi anlaşmazlığı) bir madde-i masnu’a (uydurması) zımnında (nedeniyle) tekye-i mezkûrenini Meydan-ı Zir (Aşağı Meydan) Meydan-ı Bala( Yukarı Meydan) şeyhleri tarf-ı çakeriye (mutasarrıfın huzuruna) celb ve ihzârları  içün buyurıldı ısdar ve mahsus adamın tesyar (yollanarak) kılınarak KIZILDELİ TEKYELERİ’n iradat ve nukud (para) ve emval (mülk) ve hayvanatı keyfiyetleri sual olındıkda tekyelerin nukuda dair mevcudları olmıyarak saireden civarında vaki ve Dimetoka (Didymetikon- Yunanistan’da) kazasına tabi yirmi dört pare kura (köyler) ve yedi aded asyab (sudeğirmeni) vakıfları ve iki bin beş yüz re’s ağnam (koyun) ve keçi iki yüz baş sığır hayvanatı ve kırk elli kadar hergele ve yirmi otuz çift karasığır öküzü mevcud idüğini ve iki tekyede çift hidmetkârlarından ve çoban ve değirmenci ve hergeleci hademesinden başka hidmetçi Bektâşî dervişi olarak kırk elli nefer kimesneler oldığını ve mezkûr yirmi dört pare kura içinde yedi sekiz yüz mikdârı KIZILDELİ SULTÂN’a nisbet ile ER-ZADELER ta’biriyle adamlar olub nüzl ü varızdan (vergi) başka tekaliflerini (vergiler) i’ta etmekde (vermekte) olub evlâdiyyet da’vâlârına (evlâda mahsus) mebni öşür (10/1) virmediklerini ifadi eylemişler ise de mezburları (adı geçenleri) ihzâr iden (mahkemeye getiren) mübaşir kullarının ifadesine nazaran zikr olunan tekyelerde yüz elli mikdâr bekâr bekteşi olub civarında olan kuralarında dahi vech-i muharrer üzere (yazıldığına göre) bir takım Er-zade ve Bende ta’biriyle müteallikat (ilgililer)’ları olarak tekyelerin irâde zuhurına dekkin devabb (binek hayvanı) ve mevaşi (küçükbaş hayvan) vesairesinin muhafazasına me’mur tay’in olınması lâzım geleceği anlaşıldığından mezbur şeyhler nezd-i çâkeride (mutasarrıfın dairesinde) tevkif olunarak (tutuklanarak) tekyelerden firarı yeniçeri eşkiyası taharrisi (aranması) vesilesiyle buyurıldılar ısdar ve yetmişer seksener atlu ve Dimetoka naibinden iki nefer emin şer’i (şeriata uygun) bi-l-istishab (birlikte) zikr olunan tekyelere varub buyurıldıları mucibince firari eşkiyası taharrisi suretiyle irâde-i seniyye zuhurına dekkin ikâme iderek tekyelerden bir mahalle emvâl ve eşya ve devabb (binek hayvanı) ve mevaşi (küçükbaş ve iri baş hayvan) kaçırılmamasına ihtimam ve dikkat eylemek üzere iki nefer mübaşir kulları tâyin ve tesyar kılınmış olmağla bimen-ni-hi teâla zikr olındığı üzere mübaşiran kulları iktizâ iden fermân-ı âli zuhurına dekkin usul-ı meşruh üzere tekyelerden kaldırılmıyacağına ve emr-i şerif zuhurında in-şa-allahü teâla mübaşirler ma’rifetiyle iktizâsı icrâ itdirileceğine binaen gerek tekye-i mezkûre ve gerek çirmen sancağındaki sair BEKTÂŞÎYYE tekyelerinin Dersaâdet’de icrâ buyurılan usule tatbikan hedmi (yıkılması) ve deruninde olanlar hakkında karar-gir olan irâde-i seniyyenin icrâsiyle tekye-i mezbure ve sair BEKTÂŞÎYYE TEKYELERİ’nin bunlardan tehliyesi içün iktizâsı vechile lâzıme-s-sudur (çıkması gerekli) olan emr-i şerif-i ali-şânın ısdârı ile tekye-i mezbureye merbut olan karyeler ve iradat ve hayvanat ve sairesi haklarında teveccühle (yönelme) irâde-i seniyye taalluk ider ise emr-i şerif-i mezkûrda derc ü tasaddiye inayet buyurılarak bir mu’temed mübaşir kullarıyle serian tesyarı (acele yollanması) menut irâde-i aliyyeleri idüği beyanı vesile-i ibraz-ı sadak-ı ubudiyyetim (bağlılığın göstergesi olmışdır in-şa-allahü teâla lede-Şerefü-l-vusul muhat-ı ilm-i alem-i eday ve sübhaneleri buyurıldıkda ol-babda ve her halde emr u fermân devlet-lü inayet-lü atıfet-lü übhet-lü ref’et-lü veliyyü-n-niam aminü-l-cud ve l-kerem efendim Sultânım hazretlerinindir. Fi 17. Z.

 

1241 (Temmuz 1826) yılı

Mühür (Es’ad)

 

Devlet-lü İnayet-lü Atıfet-lü übhet-lü re’fet-lü veliyyün-niam amir-ül-cud ve-l-kerem efendim Sultânım hazretleri Metn-i Arıza-i çakeride (mutasarrıfın arızası) beyan Metn-i arîza-i çâkerîde (mutasarrıfın arizası) beyân olındığı ü-zere KIZILDELÎ TEKYELER’înden mâ-adâ derun-ı arîza-i çâkeriye leffen (eldi) takdîm kılınan pusula nâtık oldığı ü-zere Çirmen sancağında oldıkça müteâref (ünlü) olarak on altı aded BEKTAŞÎ TEKYELERÎ olub ba’zılarının âsyâb (su degirmeni) ve tarla misillü evkafları (vakıflar) olduğu üzere istimâ* olmmış (duyulmuş) ise de mahalline mübaşir irsâliyle taharri (araştırma) olınmadığından îrâdları ne mskuig şeydir ma’lûm olmadığından ve bu tekyelerden başka ba’z-ı mahallerde zâviye misillü tekyeler dahi var ise de derhal tah­kik olmamayub oldıkça meşhûdları bunlar oldığmdan ma’lûm-ı veliyyü-n-niamîleri olınmak içün pusula-i mezkûrın takdîmiyle tahşiye(şerh) arî-za-ı çâkeriye ibtidâr kılındığı ve bundan böyle iktizâ iden emr-i şerîfi zuhurunda cümlesi tahkik olmarak hâk-i pây-i (ayağının tozu) veliyyü-n-niamîlerine tahrîr ü iş’âr kılınacağı ilm-i âlem’ edây-ı vahim-âneleri buyurıldıkda ol-bâbda ve her hâlde emr u fermân devlet-lü inâyet-lû âtufet-lû übhet-lû re’fet-lû veliyyü-n-niam amîmü-l-cûd ve-l-kerem efendim SULTÂNIM hazretlerinindir.

MÜHÜR (Es’ad)

 

 

ÇİRMEN SANCAĞI MUTASARRIFI ES’AD PAŞA’NIN KAÎMESlDÎR

 

Oltarafda olan BEKTAŞÎ TEKYELERÎ’ne dair yazılan isti’lâm-nâme-i çâkerinin (mutasarrıfın yazısı)cevabını mata’zammm olub Dimetoka kazasında kâin KIZIL DELÎ SULTÂN TEKYESÎ denilen zîr ü bâlâ(aşağı ve yukarı) ta’biriyle iki aded tekye olarak yirmi dört pare kurası (köyleri)ve yedi âsyâb (sude girmeni)ve biraz hayvanâtı oldığmı ve bunlardan birşey kaçınlmamak içün zikr olınan tekyelere tarafından şimdilik me’murlar irsâliyle muhafaza eylediğini beyân birle ol-bâbda lâzime-s-sudûr olan emr-i âlînin ısdar u tesyârını ve bend-i âhirde zikr olman tekyelerden başka ol-havalide müteâref olarak on alt! aded dahi BEKTAŞÎ TEKYELERİ oldığı inha ve esâmilerini mübeyyin bir kıt’a defterini isrâ1 ve müteakiben kapu kethüdâsına meb’ûs bir kıt’a şukkanm fezleke-i mealinde dahi tâife-i mezkûrenin âyinlerinden olan MÂTEMLERİ MEVSÎMÎ (10 Muharrem) takarrub eylediğinden irâde-i seniy-yenin tarafına serîan bildirilmesi iş’âr ü inbâ itmiş (haber verme) olmağla keyfiyyet ma’murîn kullarına der-miyân ( söylemek) olmdıkda ba’z-ı u erbâb-ı vukufm ifâdesine göre zikr olınan KIZILDELİ TEKYELERİ cesîm ve bir iki yüz odalı metin mahaller oldığmdan bi-menni-hi teâlâ Edirne’de tahrîr olınacak ASAKİR-İ MANSURE’nin birazı bi-l-iktizâ oraya ikâme olmarak merbutı olan kura’ (köyler) ve sâiresi cânib-i mîrîden zabt ve idare birle hâsılatının asâkir-i mezkûre masarifine tahsîs suretleri hâtıra gelür ise de bunlar kura’ ve âsiyâb (sudeğir-meni) ve hayvanatı kendülerine mâl edinerek daima üzerlerinde oldıklarından şimdiki hâllerinde haylice hâsılat me’mûl olsa (umulmak) dahi cânib-i mîrîden idaresi mültezim (devlete ait geliri kesimle üzerine alan) yediyle olmak lâzım gelüb mültezimler dahi be-her-hâl mal sahibi gibi bakmıyarak mevcûd olan hayvanât telef ve değirmenleri harâb u mu­attal olacağı der-kâr oldığma nazaran bundan böyle kurâr-ı mezkûrenin (adı geçen köylerin) a’şâr ve rüsumatı (10/1 ve vergi) cânib-i mi­rîden zabt ve ta’şîr olınmak (10/1’ini almak) üzere hayvanat ve de­ğirmenlerin fruhtiyle ( satılması) nakde (paraya) tebdili cânib-i mîrîye hayırlu olacağı ve sâlifü-z-zikr ZÎR VE BÂLÂ TEKYELERÎ’n meydan odaları câmi’-i şerîf olmak üzere tebdîl ü ibka (değiştirip bırakma) birle müşârün-ileyhin (adı geçen) iş’âr eylediği diğer on altı aded tekyeler ve bunlardan başka Rumeli ve Anadolu’da olan sâir BEKTAŞÎ TEKKELER olınmak (yıktırılmak) ve şu kadar ki içlerinde medfûn olanlar (defin edilenler) mazanne-i kiramdan (ermiş kişiler)olmak dahi muhtemel oldığından fakat türbeleri hedm olınmayıp (yıkılmayıp) birer türbe-dâr (türbe hizmetçisi) ta’yin kılınmak üzere gerek Rumeli ve gerek Anadolu’da vâki’ BEKTÂŞÎ TEKYELERÎ’nin şeyh ve dervişlerinin hâllerini ferden ferden (teker teker) civarlarından tahkik ü tedkik ve kitablarını mütalaa ve tekyelerine merbut olan evkaf ve kur’ ve mezâri’ (tarlalar) ve arazi ve sâireyi tahrîr etmek üzere bâ-fermân-ı âlî birer mübaşir ile ve taraf-ı şer1 den (müftülük) birer müvellâ (görevli)ta’yini ve bu hususa müteayyin (eşraftan) ve me’mur olacak bendeleri (kul, görevli) bu maddeden başka defter-dâr efendi kulla­rının takdim eylediği bir kıtfa takririnde münderic ü mestur oldığı (yazının içinde ) üzere havâs-ı hümâyunları (hazineye ait) koruları neferât ve hayvanâtın istihsâl-i hüsn-ı nizâm (düzenli şekilde) ve tesviyesi hususunda dahi me’mur kılınması münâsib olacağından Anadolu tarafına ağa ma’zullerinden (işinden çıkarılmış) geçende hâcelik ve­rilen (hoca rütbesi) Mahmud Efendi ve Cebecibaşı Sabık Ali Ağa bende­leri hâtıra gelüb Pumeli tarafına me’mur olacak bendelerinin (padişâha bağlı kişi) dahi koru-i hümâyun ( padişâh koruları) maslahatı münâse­betiyle mîr-âhûr ( saray ahır müdürü) şehr-iyârîl eri (padişâhın adamı) makullerinden ve yahud şâir münâsib bendelerinden intihâb ve ta’yini irâde-i seniyye-i şahanelerine menût idüği ve mumâ-ileyhümâ (yukarıda adı geçenler) Mahmud Efendi ve Ali Ağa kullarından birinin Anadolu tarafına ve irâde-i aliyye-i mülük-âneleri buyurılan bendelerinin dahi Rumeli tarafına ta’yinleri takdirinde Pirlepeli (Prilep-Make­donya’da) Ahmed Efendi dâîleri (duacı) Rumeli’ye ve Çerkeşli Meh-med Efendi dâileri dahi Anadolu tarafına müvellâ ta’yin ve bunların ma’iyyetilerine baş muhâsebe ketebesinden (yazıcı) dahi bir nefer kâtib terfik olunarak ısdar olmacak (çıkacak) evâmir-i âliyyede (yüce emir) bu defa bi-l-cümle ulemây-ı i’lâm ve dersaâdet’de kâin Nakşibendî ve Halveti ve Sa’dî ve Kâdîri ve şâir turuk-ı âliyye (tarikatlar) me-şâyihi ittifakîyle Anadolu ve Rumeli’nin mecma’ ehl-i rafz u ilhâd olan (gerçek inançtan dönme, Allah’ın birliğine inanmayanların toplanma yeri) BEKTÂŞÎ TEKYELERÎ’nin def ü ref-i (kaldırma) karar-gîr ol-mağla mevcud olan şeyh ve dervişlerinin keyfiyyet-i ahvâllerini sırran ve alenen (gizli ve açıktan) gereği gibi tahkik ve tedkik ile cümle­sinin haklarında muktezây-ı şeriat ( şeriat gereği) mutahharanın icrâsı zımnında mahsûsen mübaşir ve müvellâ ta’yin olmdığı dere ü tastîr ve havâs-ı hümâyunları korıları husûsi içün dahi iktizâsı veçhile başkaca evâmir-i aliyye tasdîr olınması (yüce buyruk çıkarılması) ve müşarün­ileyh Es’ad Paşa’nın (Çirmen mutasarrıfı) mârü-z-zikr ( sözü geçmiş) şukkanm ( küçük yazı) fermân-ı âlîyi ta’cîl etmesi (çabuklaştırması) erbâb-ı vukufm ifâdesine göre tâife-i mezbûrenin bir güne muhalefet ve cem’iyyete cesaretleri mülâhazasına mebni değil ise de her ne ise ta’yîn buyurılacak mübaşirler dahi serîan hareket ve azîmet etmek üzere evvelce taraf-ı çâkerîden müşârün-ileyhe mektub tahririyle mealinde şu vechele bâ-fermân-ı âlî mübaşir ve müvellâ varmak üzere olmağla evvel emirde tarafınızdan iktizâ edenlere buyurıldı ısdâriyle bunların MÂTEM AYÎNLERÎFÎ men’ ü def idüb ( yasaklamak) mübaşir ve müvellâ varmaksı­zın îcâb ider ise tîz-elden emval ve hayvanât ve sâirelerinin zabtı hususlarını icrâ eyliyesiz deyû yazılması ve mûmâ-ileyhümâ müvellâ e-fendiler dâilerine üçer bin guruş harc-râh i’tası münâsib olacağı hu­susları tezekkür olınmış ve sâlifü-z-zikr  (sözü geçen) defter ve şukka defter-dâr efendi kullarının takriri dahi manzûr-ı hümâyûn-ı mülûk-âneî-lari buyunlmak içün arz u takdîm kılınmış olmağla müzâkere olmdığı veçhile BEKTÂŞÎ TEKYELERİ maddesi içün mûmâ-ileyhüma (adı geçenler) Mahmud Efendi ve Ali kullarından kangısına irâde-i aliyye-i cihân-bânî-leri (hükümdar) taalluk buyurılur ise Anadolu tarafına ve irâde-i se-niyye şehr-i yâri müteallik buyurılan âhir bir bendelerinin dahi Rumeli cânibine me’mûriyyetleriyle havâs-ı hümâyun koruları maslahatı dahi ân-lere ihale ve Pirlepeli Ahmed Efendi ve Çerkeşli Mehmed Efendi dâîleri dahi müvellâ ta’yin birle lâzime-s-sudûr olan evâmir-i aliyyenin ısdarı ve mûmâ-ileyhümâ dâîlerine ol-mikdâr harc-i râh i’tâsi (yolluk) ve bunların ma ijyetlerine başmuhâsebeden birer nefer kâtib ta’yini ve Es’ad Paşa kullarına minvâl-i meşrûh üzere mektub taharrî hususları muvafıklirâde-i seniyye-i mülûk-âneleriı buyurılur ise emr u fermân haz-ret-i veliyyü-l-emr-i Efendimizindir.

 

Fî 17 Zilhicce sene 1241 (Temmuz 1826 )

MÜHÜR ES’ad)

 

Kaynak: Ahmet Hezarfen, Tarihi Belgeler Işığında Kızıldeli Sultan (Seyit Ali Sultan) Dergahı, CEM Vakfı Yayınları: 14, İstanbul 2006, Sayfa: 78-90