KIRŞEHİR’DE HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI POST-NİŞİNİ CEMALETTİN EFENDİ’YE MADALYA VERİLMESİ

KIRŞEHİR’DE HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI
POST-NİŞİNİ CEMALETTİN EFENDİ’YE
MADALYA VERİLMESİ

 

15 Recep 1332/27 Mayıs 1330 bugünün tarihi ile 9 Haziran 1914 tarihli bir yazıdır. Sadaretten dönemin sadrazamı Sait Halim Paşa tarafından imzalanmış olan belge Hacı Bektaş Veli Dergahı Post-nişin Çelebi Cemalettin Efendi ile Maarif Nezaretinden Hulusi Bey’e göndermiştir.

 

İRADE-İ SENİYYE

Hacı Bektaş Veli Hazretleri Dergâh-ı Şerîfi Post-nişîni Çelebi Cemalettin Efendi ile Maarif Nezareti’nde Tedrisât-ı İbtidâiyye Beşinci Şu’be Müdîri Hulûsî Bey’e tebdilen Gümüş Donanma Madalyası i’tâ olunmuştur.

Bu İrade-i Seniyye’nin icrâsına sadâret me’murdur.

Sadrazam (Sait Halim Paşa)

 

BELGE NO: 1 GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİYLE:

Hacı Bektaş Veli Hazretleri kutsal dergahı postnişini Çelebi Cemalettin Efendi ile Eğitim Bakanlığı’nda İlköğretim (Genel Müdürlüğü) Beşinci Şube Müdürü Hulusi Bey’e verilmek üzere Gümüş Donanma Madalyası tevdii uygun görülmüştür. Bu padişah iradesinin yerine getirilmesinden sadrazam (başbakan) sorumludur.

 

METNİN ÖZET VE AÇIKLAMASI

Bu belge bundan 173 yıl önce kaleme alınmıştır. 15 Sefer 1241  (Eylül 1825) tarihini taşımaktadır. Bu dönem tarihten de anlaşılacağı gibi II. Mahmut Dönemi’ne isabet etmektedir. Yazı Mucur Naibi’ne (kadı vekili, hakim) hüküm olarak gönderilmiştir.

Belgede özetle şu bilgiler bulunmaktadır.

Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı Post-nişîni Seyyid Şeyh Mehmet Hamdullah Efendi’nin babası Şeyh Feyzullah’ı haksız yere öldürmeye cüret eden katillerin Mucur köyüne gelirlerse hemen yakalanıp bağlanarak valiye teslim edilmesi, Mucur köyü ahalisi mahkemeye çağrılarak, bu katiller köye geldiğinde hemen yakalayacaklarına, şeyh Hamdullah Efendi’ye suikast yapmaya kalkan olursa onu da yakalayıp bağlayarak mutasarrıfa teslim edeceklerine söz vermeleri, aksi halde devlet tarafına 10.000 kuruş. Yeniçeri Ocağına da 5.000 kuruş nezir vereceklerine dair mahkeme hüccetiyle birbirine kefil  olmalarının sağlanması anlatılmakta ve sonuç olarak: “Sen ki, naipsin, bu yüce emrim sana ulaştığında yukarıda sözü edilen buyruklarımı yerine getirmeye gayret göster, sakın ihmalcilik yapma” denilmektedir…

 

METNİN ÖZET VE AÇIKLAMASI

Bu belge 173 yıl önce Bektaşilere başlayan saldırıları anlatmaktadır. Yazı 10 Sefer 1241 (Eylül 1825) tarihini taşımaktadır. Belgenin yazıldığı tarih II. Mahmut Dönemi’dir. O yıl Yunan ayaklanması sebebiyle Mısırlı İbrahim Paşa’nın ayaklanmayı bastırmak üzere görevlendirildiği bilinmektedir. Balkanlarda olduğu gibi Anadolu’da da yoğun eşkıyalık olaylarının başladığı bir dönemi anlatması bakımından önemlidir.

Yazı Mucur’da Hacı Bektaş-ı Velî Seccade Nişin Es – Seyyid El-Hac Mehmed Hamdullah. Efendiden babası Feyzullah Efendinin katillerinin yakalanarak cezalandırılmaları ile ilgilidir. Belgenin bazı bölümleri günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Hacı Bektaş Velî evlatlarından post-nişîn Es-seyyid El-Hac Mehmet Hamdullah Efendi Divân-ı Hümâyûn’a sunduğu dilekçesinde:

Hacı Bektaş Velî evlatlarından olup benden önce post-nişin olan pederim Seyyid Şeyh Feyzullah Efendi’yi haksız yere öldürenler, Mucur köyünden Mazlumoğulları Hasan, Süleyman, Bozoklu Mustafa’nın oğlu Ahmet, Harmandalılı oğlu Ali adındaki kişiler olduğu mahkemece kanıtlandı. Bu nedenle Dergâh-ı âli Turnacıbaşı (Yeniçeri ocağının yüksek rütbeli subaylarından) Ali Ağa bu eşkıyayı yakalamak için görevlendirildi.

Bundan korkan eşkıyanın firar ederek çevrede bulunan aşiretlere sığındıkları öğrenildi. Mazlumoğulları Adana sancağı Misis(?) altında kışlayan Maraşlı Afşar Aşiretinden Battal’ın kardeşi İbrahim Bey’in çadırlarına sığındıkları, Bozoklu Mustafa’nın oğulları Ahmet, Harmandalılı oğlu Ahmet adındaki eşkıya civarımızda bulunan Boynu incelü Aşireti ile yakınlarında bulunan Kapısız (hiçbir yerde görevli olmayan) serseri delilerden (15.y.y’da oluşturulan hafif süvari) den Kel Hüseyin ve Ka(?) Kollukçu (güvenliği sağlayan Yeniçeriler) adındaki delilerin yanında adlarıyla söylenen eşkıya Afşar aşireti’nden 7 – 8 eşkıya alıp vakfımızın topraklarında Kızılözlü denen yere gelip köyümüz halkından 15 kişiyi bağlayarak elbiselerini çaldıkları gibi 23 baş kısraklarını çalıp götürdüler. Afşar Aşireti’nden 20 kadar atlı eşkıya vakitli vakitsiz civarımızda dolaştığından köyümüz ahalisi korkudan köyün dışına çıkmamakta ve bu yüzden tarlalardaki ürün toplanamadığından çürüyüp dökülüp ziyan olmaktadır. Gözü dönmüş birkaç eşkıyanın taşkınlığına engel olunsun, bunlara gereken ceza verilerek Devletin gücü ve yüceliği gösterilerek masum, işi gücüyle uğraşan ahalinin can ve mal güvenliğinin sağlanması yüce padişah hazretlerinin buyruklarından olmakla gereğinin yapılması için Adana, Kayseri, Maraş valiliklerine yazılması ceddim Hacı Bektaş Veli Hazretlerine hürmeten ben ve ezilen vakıf ahalisinin acıklı durumuna son verilmesini diliyor” demektedir.

Görüldüğü gibi İçanadolu’da genel olarak ortaya çıkan bir otorite boşluğu yüzünden yağma ve çapul olaylarının başlaması bir sosyal sistem olan Bektaşi Dergahının da büyük zararlar görmesine sebep olmuştur. Saray bu dilekçeye verdiği karşılıkta huzuru sağlamak için yağmacı ve çapulcuları yakalamak ve cezalandırmak yerine köylüleri nezir adı verilen bir sistemle birbirlerinin canlarına kast etmemeleri için borçlandırmaktadır. Dilekçe nezir uygulamasının gerçekleştirilmesi için daha sonra baş muhasebeye havale edilmiştir. Divan-ı Hümayundan çıkan kayıtta aynen şöyledir:

 

“İzzetlû Defterdâr Efendi

Nezir maddesine dair mukaddem vürûd iden i’lâm başmuhasebeye kaydı olunmak üzere i’lâm emri isdârı gelmiş olmağa” Tarih: (12 Sefer 1241)

 

Yukarıdaki Fermandan, köy ahalisinin post-nişîn Şeyh Mehmet Hamdullah Efendi’ye suikast yapılmaması için köy ahalisinin 5000 kuruş nezir (can bedeli yalnız burada köy haklı şeyhe suikast yapamayacaklarına ilişkin birbirlerine kefi olmakta, şayet suikast olursa bu para hazineye (kalmaktadır) bağlanması buyurmaktadır.

 

Belge Çevirisi: Ahmet Hezarfen

CEM Vakfı Arşivi