ANTALYA-ELMALI İLÇESİNDE ABDAL MUSA ile HALİL BABA ZAVİYELERİ

YAZI  

18 Şevval sene 1277 (Nisan 1860) padişah Abdülmecit dönemi, sadrazam: Mütercim Rüştü paşadır

O yıl Lübnan’da Dürzilerle Maruniler arasında çarpışmalar sürerken 5 Eylül’de Osmanlı Devleti, Avusturya, Rusya, Prusya İngiltere ve Fransa arasında geçici olarak Suriye’ye Fransız askeri çıkarılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Avrupa’dan ilk defa borç para bu padişah zamanında alındı.

 

KİMDEN

Abdal Musa Tekkesi Türbedarı Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendinin dilekçesi

 

KİME 

Divan-ı Hümayun’a

 

KONU           

1826’da Bektaşi Tekkeleri kapatılınca diğerlerinde olduğu gibi devlet Elmalı’da ABDAL MUSA TEKKESİ’nin taşınmaz mallarına el koydu, tekkenin geliri kalmayınca gerek tekkede hizmet edenlere gerekse gelen geçen yolculara bakım yapılamadı, bu ise yöre  halkını çok üzdüğü eskisi gibi tekkenin taşınmaz mallarını zaviyedara teslim edilmesi isteği.

 

BELGENİN MEALİ

 

HAKK SÜBHANE VE TEALA HAZRETLERİ

Şevketlü Azametlü Kudretlü Mehabetlü Pad-şahımız Veliyyü-n-ni’met bi-minnetimiz Veliyyü-n-ni’met-i Alem Sebeb-i Asayiş-i Ümem Efendimiz hazretlerini Hemişe Revnak-ı Tıraz Mesned-i Hilafet ve Saltanat buyursun amin.

Elmalı kasabasında vaki (bulunan) ABDAL MUSA kuddise sırrıhu hazretlerinin zaviyesi müstagallatından (gelir getiren vakıf) kasaba-i mezburede (Elmalı’da) kain (bulunan) arazi ve asyab (su değirmeni) ve saire hasılatının ber-mucib-i şart-ı vakıf (vakıf edenin koşullara gereği) taraf-ı daiyenemden (benim) idaresi hakkında vuku bulan istid’ay-ı daiyeneme (bana) hazine-i celilesi tarafından verilen cevapta zaviye-i mezbure (Abdal Musa Tekkesi) müga (kaldırılmış) BEKTAŞİ TEKKELERİ’nden olub zikr olunan arazi ve asyab (su değirmeni) ve saire hasılatı asakir-i nizamiyye-i şah-ane (ilk askerlik görevini yapan padişah askerleri) masarifine tahsisen mukaddema (önceden) zabt olunduğu ve selefim İsmail Hakkı Efendi tarafından ba-emr-i ali (yüce emir) zabt ve irade olunmuş ise de emr-i avi-i mezkur hilaf-ı usul ola beyan olunması üzerine muahharen (sonradan) rikab-ı hümayun ve tedkikat-ı lazimenin icrasıyla ona göre iktizasının tesviyesi hakkında inayet-i efzay-ı sudur buyurulan emr ve irade-i seniyye-i cenab-ı pad-şanileri mantuk-ı alisi vechile keyiyyet Maliyye Nezaretine havale buyurulmuş ise de yine cevab-ı evvel tekrar olunmuş olub hal bu ki, merbuten takdim kılınan derkenarda gösterildiği vechile vakf-ı mezkurın (adı geçen vakıf) zabt olunan arazisine mukabil mukaddema tahsis olunan yüz yirmi beş kuruş (125 kuruş-1.25 lira) maaşın ol vaktin hükmünce adem-i kifayeti (yetersizliği) cihetiyle arazi-i mezkure kemak-kan (eskisi gibi) zaviyeye terk buyurulmuş ve bir aralık hasılatı bedeli olan on üç bin bu kadar kuruşun (13 000 kuruş-130 lira) maliye hazinesinden zaviye-i mezkure şeyhine i’tasıyla (verilme) arazisinin hazineden idare itdirilmesi takarrur etmiş iken nasılsa yine sarf-ı naza olunarak mezkur yüz yetmiş kuruş (170 kuruş-1.7 lira) maaş ile selef-i acizi Mustafa Efendi uhdesine tevcihh buyurulmuş ise de efendi-i muma-ileyhin maaş-ı mezkur ile idare kabil olmadığı vechile kema-kan (eskisi gibi) hasılat-ı mezkureyi istid’a etmek üzere iken vefatı vuku bularak uhde-i acizaneme (bana) tevcih buyurılarak ancak zaviye-i mezkure müteaddid (bir çok) hücerat (odacıklar) ve müstakil cami şerif ve mekteb-i münif (ulu) ve hamam ve müştemelat-ı (eklenti) saireyi havi cesim (kocaman) bir ebniye (bina) olarak el-haletü hazihi (bu güne kadar) ma’mur bulunmasına ve yed-i aciz-anemde (elimde) bulunan berat-ı alide muharrer (yazılı) olan otuz kuruşdan maada ahir bir güne muhassasatı (ödenek) olmamasına zikr olunan mahallerin defter-hane amirede el-yevm zaviye-i mezkureye merbut olduğu mukayyed olub zabtına dair işaret bulunmamasına ve haslatın ahz ve idaresi için Evkaf-ı Hümayun Nezareti tarafından yed-i daiyaneme (elime) tahrirat dahi verilmiş olmasına ve böyle fukaraya şart  ve tahsis kılınmış olan miktar-ı cüz’i bir varidatın zabtiyle mezkur zaviye ve cami ve mekteb ve sair takım mevcud ve ma’murenin metruk ve harab kalması ve bu suretle şart-ı vakıfın bütün bütün mahv ve ibtali ve bununla taayyüş (geçinen) iden bir takım aceze ve fukaranın inkisar-ı kulubı (kalbinin kırılması) tecviz (hoş karşılama) buyurulmayacağına ve daileri (ben) bu maddenin tesviyesi için hayli vakitden berü bu tarafda kalub giriftar-ı duyun (borca girme) ve ıztırab olmuş ve zaviye-i mezkurede bulunan fukara dahi Evkaf-ı Hümayun nezareti tarafından verilen tahrirata nazaran ale-l-hesab suretiyle hasılatdan akçe almakda bulunmuş olup eğer bu kerre zikr olunan mahallerin hazineden mazbut olduğu cevabını almş isem de ber-vech-i muharrer layıkıyla hakikat-ı hal meydana çıkmamış yani hasılatın taraf-ı daiyanemden ahzına müsaade buyurulmayub da zikr olunan mahaller hazineden zabt olunacak olduğu suretde salifü-z-zikr (yukarıda sözü edilen) zaviye ve cami ve mekteb ve müştemelat/ı saire dahi birlikte mi zabt olunacak? Ve bu takdirde bunlar hazine-i celile tarafından mı idare buyurulacak? Ve bu taktirde bunlar hazine-i celile tarafından mı idare buyurulacak? Ve yahut ahir surete tahvil ile başka iş de mi kullanılacak? Ve ya haliyle metruk mi olacaktır? Ve zabt olunacak yalnız arazı ise hayrat-ı mezkure nevechile idare olunacak ve suret-i idarelerine bir karar verilmediği takdirde na halde kalacakdır? Burasının anlaşılmaması bi-zarura avdet-i daiyeneme mani olduğu misillü bu tarafda imtidad-ı ikamet dahi bir-tarafdan perişani-i ahval-i aciz-anemi tezyid (artma) eylemekde bulunduğu cihetle bu babda ne vechile hareket ideceğimi bilemeyüb hayretde kalmış olduğumu ve ber-vech-i muharrer (yazıldığı gibi) böyle cesim ve müteaddid (büyük kalaba) bir hayratın ma’mur ve mevcud iken suret-i idaresinden kat’a bahs olunmayarak muayyenatın (hükümetçe saptanan maaş ve yiyecek) tamamen zabt olunduğu cevabıyla iktifa olunması hakikat-ı madde layıkıyla anlaşılamamış olmasından neşet ideceğine binaen be-tekrar tasdi’a (baş ağırtma) mecbur olmuş olduğumdan lütfen ve inayetden Mecles-i Vala’ya (Danıştay) havalesiyle tedkikatı lazimenin bi-l-icra bu hususda bir karar verilerek dailerinin düçar olmuş olduğum şiddet-i ıztırab ve intizardan tahlis buyurulmaklığım hususuna müsaade-i merahim-i ifade-i cenab-ı cihan-banilerinin erzan ve şayan buyurulması babında her halde emr ü ferman şevketlü atıfetlü kudretlü mehabetlü padşah-alem-penah (cihanın sığındığı) efendimiz hazretlerinindir.

El Abdi-dai

Eş-Şeyh Hüseyin Hüsniye-l-Halidi

Türbedar-ı Zaviye-i Mezkure

Ma’lum-ı hazret-i sadaret-penahileri buyurulduğu üzere teke (Antalya) sancağında vaki Elmalu kazasında medfun hak ve ıtr-nak (güzel koku) SULTAN ABDAL MUSA kuddise sırruhu-l-a’la hazretlerinin ba-berat-ı ali post-nişini bulunduğum dergaha merbut ba’z-ı ayende ve revendeye (gelen geçen) itam-ı ta’am (yemek yedirme) itmek üzere medfun-ı müşarun ileyh yukarıda sözü edilen Abdal Musa) hazretlerinin vaz itmiş olduğu ve asyab (su değirmeni) ezkadim (eskiden) idare ve tasarrufatları türbedar olanlara mahsus olub maa-haza (bununla beraber) mevcud ve mücerred mekteb ve cami’i şerif ve metbah (mutfak) ve yirmi beş hücreyi havi dergahın başka mahalden aslen ve kat’an (kesin olarak) bir iradı (gelir) olmadığından bu vechile muattal kalmasına rizay-ı alilerinin de kail olmayacağı muhat-ı ilm-i fahametleri buyuruldukda selefimiz bulunan İsmail Hakkı Efendi dailerine altmış sekiz senesinde (1851) hey’et-i asliyyesi üzere ba-ferman- ali ihsan-ı şah-ane buyurulduğu üzere ke-l-evvel (önceki gibi) ayende-i revendeye (gelen geçen) itam-ı taam (yemek verme) etmek üzere ba ferman-ı ali i’ta ve ihsanı babında ve herhalde emr ü ferman hazret-i men-lehü-l-emrindir.

BENDE-İ

Dergah-ı mezburın Post-nişini

El-Hac Eş-Şeyh Hüseyin Hüsni

Devletlü Efendim Hazretleri,

Defterhane-i amire ve evkaf muhasebede Teke (Antalya) sancağında Elmalı kazasında medfun-ı hak ve ıtır-nak (güzel kıku) baberat-ı ali mutasarrıf olduğum ABDAL MUSA Hazretlerinin zaviyesinin asyab (su değirmeni) ve cami ve mekteb ve sair hasılatıyla derkenarlarından müsteban olub 68 (1851) senesi ba-ferman İsmail Hakkı’nın uhdesine tevcih kılınan kaydının ihracı hususına müsaade buyurulması niyazım babında emr ü ferman Hazret-i men lehü-l-emrindir. BEND-İ Zaviyedar-ı Tekye Eş-Şeyh el-Hac Hüseyin Hüsnü

BAB-I ALİ

BİSMİLLAHİ

MECLİS-İ VALAY-I AHKAM-I ADLİYYE

Aded : 458

Eizze-i kiramdan (ünlü erenler) ABDAL MUSA Hazretlerinin Elmalı kazasında kain (bulunan) zaviye-i şerifeleri müstagallatından (gelir getiren vakıf) olub canib-i hazine-i celileden mazbut olan anazi ile değirmen ve sairenin kema fi-s-sabık (eskisi gibi) zaviye-darlığa terk ve tahsisi istid’asına dair zaviye-i mezkure (Abdal Musa Tekkesi) şeyhi Hüsnü Efendi tarafından rikab-ı hümayun Hazret-i şah-aneye takdim kılınan arz-ı hal MECLİS-İ AHKAM-I ADLİYYE’ye havale buyurulmuş olmayla lede-l-mutalaa fezleke-i mealine ve beraber bulunan derkenarlı diğer arz-ı hal ile varidat muhasebe-i ve maliyye Nezaret-i celilesiyle icra olunan muhabere tezkeresi müeddalarına nazaran ibtiday-ı nizamda BEKTAŞİ TEKYELERİ merbutatının canib-i miriden zabtı sırasında zikr olunan arazi ve değirmen ve sair müteferriatı dahi zabt ile ba’zisi mahallinde furuht (satma) olunarak zaviye-i merkume de usul-i tarikat-ı aliyye-i Nakş-bendi’ye icra olunmak üzere zaviye-darlık hidmeti ol esnada Hacı Hüseyn Efendiye ve onun vefatında Hacı Halil Efendi’ye ve onun irtihalinden (ölüm) sonra sair meşayihe ve muahharen sahib-i arz-ı hal muma-ileyhe (Hüseyin Hüsnü) tevcih ve zabt olunan hasılatı mukabilinde zaviye-darlığa şehriyye yüz yirmi beş (125 kuruş-1.25 lira) türbe-darlığa otuz kuruş (30 kuruş-0.3 lira) maaş tahsis kılınmış ve bir aralık emlak-ı mazbuta dahi zaviye-darlar tarafından idare olunmak üzere ba-ferman-ı ali terk ve iade olunarak meşayih-i muma-ileyhimden İsmail Hakkı Efendinin zaviye-darlığı esnasında ahaliye teadisi (kötülük) vuku’ına mebni tekrar zabt olunmuş ise de mezkur arz-ı halde beyan olunduğu vechile zaviye-i mezkre müteaddid hücerat (odacıklar) ile cami-i şerif ve mekteb-i münif (ulu) ve sair müştemelatı (eklenti) havi cesim ve ma’mur han-kah (kocaman bakımlı Tekke) olarak maaş-ı mezkur masarif-i zaruriyyesine vefa etmemiş ve şart-ı vakıfın ibtali zaviye-i merkumede bulunub taayyüşleri (yaşama) buna münhasır olan bir takım aceze ve fukaranın inkisar-ı kulübine baıs olmakda bulunması cihetiyle saye-i haşevaye hasenat-ı vaye hazret-i pad-şahide kadimi vechile kaydının tashihi niyaz ve istirham olunmuş olup suret-i halden anlaşıldığına gör merbutatın mukaddemde ki zabtı ol vakit bunun dahi BEKTAŞİ TEKKELERİ’nden ma’dud olmasından neşet idüp sonradan ba-emr-i ali terk olunmuş iken tekrar zabt olunuşu dahi muma-iyelh İsmail Hakkı Efendinin uygunsuzluğu cihetiyle teadiyat vak’asına mebni bulunduğundan ve el-haletü hazihi zaviye-i merkumede ayin-i behiyye (güzel tören) nakş-bendi icra olunmakda olduğundan sair ba’z-ı eizze-i kiram hazeratı evkaf-ı şerifesinin hasbü-n-nizam (düzen gereği) müstesna tutulduğu gibi arazi-i merkumenin usul-i ma’delet ve hakkaniyyete tevfikan hüsn-i idaresine ve ahali hakkında bir güne cevr ü eza vuku’a gelmesine me’muriyyet-i mahalleye tarafından dikkat ve nezaret olunmak üzere kema fi-s-sabık (eskisi gibi) zaviye-i merkumeye terk ve tahsisi muvafık-ı emsal olarak canib-i eşref hazret-i tacdariye da’vet-i hayriyyeyi müstelzim görünmüş ve salifü-l-beyan (yukarıda sözü geçen) varidat muhasebesi mezkuresine nazaran bunların bedel-i senevisi dahi sekiz bin kuruşdan (800 kuruş-80 lira) ibaret bulunmuş olmasıyla ber mucib-i istid’a hazinece icray-ı iktizası ve fakat zikr olunan zaviye-daryık maaşları emlak-i merkumenin ibtidaki zabtı esnasında furuht (satma) olunanlarına mukabil olmal lazım gelir ise de usul-i tasarrufiyyeye riayeten ba’da-zin (bundan sonra) bu maaşların i’tasından sarf-ı nazarla kaydının terkini (silinmesi) hususlarının nezaret-i müşarun-ileyhe havale buyurulması tezekkür kılınmışı ise de ol-babda emr ü ferman hazret-i men lehü-l-emrindir.

Fi 19 Rebiyü-l-evvel sene 1278 (Eylül 1861)

 

MÜHÜR : Es-Seyyid Mahmud Edhem

MÜHÜR : Mahmud Celaleddin

MÜHÜR : Es-Seyyid Ali

MÜHÜR : Mehmed Şerif

MÜHÜR : Ahmed Tevfik

MÜHÜR : Es-Seyyid Ali

MÜHÜR : Okunamadı

MÜHÜR : Mehmet Rauf

 

Muhtar bey bulunamadı, Ahmet Vefik Efendi Komisyonda, İrfan beş bulunamadı

 

Belge Çevirisi: Ahmet Hezarfen

CEM Vakfı Arşivi