Yunanistan’da İrşâd Ocakları:

Reni (Durbâlî) Ve İskeçe (Khoutceh)

Hasib Baba Bektâşî Dergâhları

Şevki Koca

Muhterem okurlarım bu yazımızda Yunanistan’da mûkim ecdâd yâdigârı Bektâşî dergâhlarına ilişkin naçizâne bilgiler aktarmak arzusundayım. Bu tekyeler Reni ve İskeçe isimleriyle mâruf asitâneler olup bunların dışında önemli bir dergâhta, Cem Dergisinin 113’üncü sayısında malumat verdiğimiz Katarin (Angelista) hanikâh’ı ve Dimetoka’daki Seyyid Ali Sultân (Kızıldeli) Dergâhıdır.

 

 

Renî (Durbâli) Dergâhı

 

Dergâhlarımızdan Reni Tekyesi ismiyle tanınmış olan mekânın Bektâşî Argümanlarındaki ismi Durbali Sultân Dergâhıdır. Durbali Sultân Horasan kökenli Seyf-i meşreb Bektâşî azizlerinden olup, Dimetko’lı Seyyid Ali Sultân’ın çağdaşlarındandır. Seyyid Ali Sultân H. 804 (M. 1390) yılında Hakk’a yürümüştür. Orhan Gazi’nin hükümdarlığı esnasında Rumeli’ye yapılan (H. 738-M.1337) tarihli seferde, Durbali Sultânında olduğu rivâyet edilmektedir. Durbali Baba, Seyyid Ali Sultân tarafından icâzet verilerek Mora yarımadası sınırları dışında bir dergâh açmakla görevlendirilir. (Ancak teknik olarak elimizde bulunan bilgiler bu dergâhın kuruluş yılını H. 869-M.1480 tarihinden başlatmaktadır.) Çevre de yaşayan Arnavut kökenli Bektâşî müntesipleri dergâha Torbalı Baba Tekyesi ismi vererek “Tegjae Madh” (Büyük Tekye) sıfatıyla anarlar. Dergâh Mora yarımadasının kuzeyinde, Teselya bölgesinin Pharsala kentindedir. Tepedelen’li Mehmet Ali Paşa’nın M.1790-1822 yılları arasındaki Epirus Valiliği döneminde büyük ölçekli himâye görmüştür. 1882 yılından sonra Teselya’nın Yunanlılar tarafından ilhakı üzerine dergâh bu tarihten itibaren Osmanlı sınırları dışında kalmıştır. Durbali Baba rivâyetlerde; Osmanlı ordusunun Mora yarımadasını fethi esnasında, yerden bir avuç kum alır ve Meriç nehrine atar ve böylece kuruyan Meriç nehri üzerinden Yeniçerileri geçirmesi kerâmetiyle zikredilir. Yine rivâyetlere göre, Selânik de; “Üçler çeşmesi” yöresi ve Yenice Karasu’da “Kırklar Tekyesi” isimleri adı altında dergâhlar uyandırır. Yine müritlerinden Şâhin Baba’yı “Temple” vadisi olan yöreye göndererek “Köpekli” (kepekli) köyü yakınlarında bir dergâh açtırır. Durbali Baba Dergâhının son postnişinlerden Muharrem Mahzûni Baba erenler, aşağıda arzedeceğim bir nefeslerinde bu rivâyetlere yer vermektedir.

 

Hü Dost

 

“Horasan şehrinden geliyor Veli

Rûm’a kadem bastı Şâh’ım Durbali

Derya’ya bend’edüp nûr-u ezeli

Bir avuç kum ile Şâh’ım Durbali

 

Üçler çeşmesinde dergâh eyledi

Kırklar dergâhında er’ler peyledi

Şâhin Babam köperli’ye meyledi

Dürlü kerâmetle Şâh’ım Durbali

 

Yedi dağ üstüne hazer indiren

Dembedem daima mû’ciz gösteren

Meş’e palamudundan kiraz verdiren

Kanûn-u Sâni’de Şâh’ım Durbali

 

Ey Mahzuni terk’ol uyma cihana

Fani kulun üç günlük safasına

İmâm-ı zaman’ın yüz sür babına

Günahkârım affet, Şâh’ım Durbali

 

Tanınmış müverrih ve gezgin Von Hasluck “Bektâşîliğin Coğrafi Dağılımı” isimli çalışmasında bu dergâh’a İsevi’lerin Aya Yorgi ve Aya Dimitri isimli Ortodoks azizlerinin ismini atfederek, ziyâret’de bulunduklarını zikreder. Ayrıca kaynağını belirtmeksizin (1888) yılında 54 dervişin olduğunu kaydeder. Yine M. 1914 yılında yaptığı tesbitlere göre dergâhın postnişini ile bizzât görüştüğünü ve Durbali Sultân ile Cafer ve Mustafa Babalara ait türbelerin ziyâret mekânları olduğundan söz eder. Ayrıca dergâh hazeresinde birçok gazinin medfün olduğundan bahseder. Dergâh; II. Mahmud dönemi yapılan Bektâşî katliamı esnasında Nakşibendi kökenli Bektâşî babalarının postnişinlik yapmaları nedeniyle 1826-1840 yıllarını hasarsız atlatmıştır. Dergâhın, kuruluşundan çağımıza kadar olan postnişin lâhikası, A.B.D. Detroit Tekyesi postnişini Recep Ferdi Baba tarafından açıklanmış olup bilinen rivâyetlerin aksine Durbali Babayı (M. 1480-M. 1522) yılları arasına yerleştirmektedir.

 

 

Durbali Dergâhı Postnişinleri:

 

Durbali Baba……………………… Vefât M.1522

Bağdatlı Musa Baba …………… Vefât M.1553

Horasanlı Şâhin Baba …………  Vefât M.1581

Halep’li Cafer Baba ……………   Vefât M.1596

Hacı Ali Baba (Mısır’lı) ………….Vefât M.1604

İskenderunlu Tayyar Baba……..Vefât M.1627

Bağdatlı Kasım Baba…………… Vefât M.1643

Kerbelâ’lı Emin baba …………… Vefât M.1655

Lahor’lu Mustafa Baba…………..Vefât M.1660

Basra’lı Zeynel Abidin Baba……Vefât M.1663

Kırşehir’li Yahya Hadi Baba…….Vefât M.1680

Şemseddin Ali Baba (Bosna’lı) …………… Vefât M.1694

Bağdat’lı Seyyid Maksûd Baba……………. Vefât M.1713

Bağdat’lı Salih Ali Baba………………………. Vefât M.1725

Basra’lı Mahsur Baba…………………………. Vefât M.1736

Erzurum’lu Edhem Naki Baba…………… …Vefât M.1744

Bağdat’lı Selim Baba…………… ……………Vefât M.1753

Tiran’lı Hüseyin Baba…………………………… Vefât M.1779

Gega Hasan Baba…………… ……………….Vefât M.1794

Debre’li Hasan Baba…………… …………….Vefât M.1794 (Altı ay)

Gega Ahmed Baba………………………………. Vefât M.1802

İpek’li Mehmed Baba…………… …………….Vefât M.1809

Gega Mahmûd Baba…………… …………….Vefât M.1811

Jirokastro’lu Cemâli Baba…………… ……….Vefât M.1815

Koniça’lı Cemâl Baba……………………………. Vefât M.1819

Gega Hüseyin Baba……………………………… Vefât M.1845

Ergiri’li Muharrem Mahzûni Baba…………… ..Vefât M.1867

Ahçı Baba (Konya’lı) …………………………….. Vefât M.1869

Piremeti’li Bayram Baba…………..,…………. Vefât M.1904

Koplara’lı Nazif Baba……………………………… Vefât M.1905

Bubzi’li Tahir Baba…………………………………. Vefât M.1919

Berat’lı Kâzım Baba………………………………… Vefât M.1942

Skrpar’lı Seyyid Said Seyfi Baba…………… …Vefât M.1961-62

 

Dergâhın son postnişini Said Seyfi Baba erenler, Salih Niyâzi Dedebaba’dan halifelik icâzeti de almış olan bir zât-ı kirâmdır. Kabri dergâh hazeresindedir. Öte yandan yakınlarında bulunan katerin dergâhının 1961 yılında Hakk’a yürüyen son postnişini halife Veli Marendi Baba ise vasiyeti gereği bu dergâha defnolmuştur. Durbali Baba Dergâhından çok önemli Bektâşî şairleri çıkmıştır. Daha önce bir nefesini zikrettiğimiz Jirokastro’lu (Ergiri’li) Muharrem Mahzuni Baba aslen, Mora-Yenişehir’li olmasına rağmen Ergiri’li bilinir olup aruz ve serbest vezin ile birçok nefes yazmıştır. Kendisi Leskovik’li Abidin Baba’nın mürşidi olup, el yazma divânı halen Jirokastro Asım Baba (zall) dergâhında mahfuz’dur. Öte yandan yine tanınmış şairlerden Ali Resmi Girid’i Baba bu dergâh’ta yetişmiş olup, buradan Girid-Kandiye’sinde olan Horasanlı Ali Baba dergâhına postnişin olarak atanmıştır.

Durbali Sultân dergâhına postnişinlik yapan otuz üç Bektâşî Babasının tümü de mücerred (kutsal bekâr) olup, bu dergâh tarihi boyunca evlâdiye olarak değil erbabiye bir seyir göstermiştir. Dergâhın son postnişini Seyfi Babanın 1962 yılında Hakk’a yürümesinden bu yana postnişinsiz kalan bu dergâh elân metrûk fakat korunaklı durumdadır.

 

İskeçe (Khoutech) Dergâhı

 

Değerli okurlarım, özellikle Avrupa’da mukim Bektâşî dergâhlarının hakkında özet bilgiler aktardığımız bu dönemimizde bilhassa halen Batı-Trakya’da yaşamakta olan ihvan-ı Bektâşîyanın serzenişine muhatap kılındık. Bu yazımızda hem onlara bir ölçüde tercüman olabilmek hem de ismi oldukça karıştırılan İskeçe Dergâhına ilişkin somut bilgiler arzetmek istedik. Dergâh’ın kuruluş rivâyetleri içinde verilen tarih H.830 (M.1414) olarak geçmektedir. Dergâhı “Kasım Baba, isimli bir zât’ın kurduğu söylenmektedir. Müverrih’ler gerek yeterli coğrafik tesbit’ten yoksun olmaları ve gerekse halk dilindeki değişik Lisan varyantlarına binaen, asıl ismi İskeçe olan tekyenin Kuş, Kuç, Khoutech yazılışlarından dolayı ayrı birer dergâh zannetmişlerdir. Dergâh Makedonya-Epirus deltasında Görice-Kesriye güzergahındadır. Dergâhın 1826 yılında büyük bir tahribat gördüğü bilinmektedir. Dergâhın metrûk dönemi olan 1887 yılına değin postnişini Hafız Kemâli Baba’dır. Hafız Baba’nın Hakk’a yürümesi sonrasında dergâha Limni’li İbrahim Baba postnişin olarak nasbedilmiştir. Oldukça yıpranık durumda olan dergâhın haline üzülen İbrahim Baba dönemin kutbu Mehmet Ali Hilmi dedebaba’dan dergâhın yeniden onarımı amacıyla yardım ister. Mehmet Ali Hilmi Dedebaba bu iş için, aslen Mora’lı olan, İstanbul Sütlüce’si Cafer Abâd Dergâhı postnişini Hacı Hasip Baba’yı görevlendirir.

Dergâh H. 1303 (M.1885) yılında baştan aşağı yenilenir. Mehmet Ali Hilmi Dedebaba’nın bu onarım dolayısıyla yazmış olduğu dörtlük kitâbe haline getirilerek dergâh girişine asılır ve bu kitâbe halen yerinde durmaktadır. Bu dörtlük şu şekildedir.

 

Hü Dost

 

“İdüp bezl-i himem Hacı Hasip Baba Kerim-i mûtâd

Müceddid eyledi bu İskeçe dergâhını bünyad

Hem İbrahim Baba’dır tâ bu rütbeye bâis-i âbâd

Bin üçyüz üç’de çerağın avn-i Hak ile itdiler ikâd”

 

Yukarıdaki kitâbede Hasip Baba ve İbrahim Baba’nın dergâhın onarımına olan katkıları övülmektedir son postnişinlerden İbrahim Baba 1922 yılında Hakk’a yürümüş olup, dergâh hazeresinde medfün’dur. Öte yandan Hacı Hasip Baba yaklaşık doksan yaşlarında burada Hakk’a yürür ve İskeçe dergâhına defn’edilir. Dedebaba tarafından yazılmış olup, bugün dahi rahatlıkla okunmaktadır. Hasip Baba H.1304-M.1886 yılında vefât etmiştir. Kabir kitâbesi şu şekildedir.

 

Hü Dost

 

“Hacı Hasip Baba kim bu dergâh-ı irşâd’da

Mürşid-i agâh’idi sırr-ı sülûk’a aşina

Pir-i erkân-ı tariyk-i nâzenîn’den yad tutup

Hacı Bektâş-ı Veli’yi eylemişti Pişuva

Lücce-i Tevhid’e gark olmuştu zikr-i Hak’ile

Eylemezdi sohbet-i efsâne-i çün-ü çerağ

Vakiat-ı Kerbelâ’yı yad’idüp leyl-ü nehâr

Ah-ı matem’le hemişe eyler idi huy-u hay

Himmet-i Pir’ile say’etti muvaffak oldu hem

Yaptı bir derâh olup ihyây-ı bu cay-ı dil küşa

Âlem-i Ukba’ya seyyah oldu seyran itmeğe

Şafî-i mahşer’de olsun Hamse-i Al-i Aba

Cevher-i hüzn’ile Hilmi söyledim tarihini;

Ravza-i cennet ola yarab Hasib Baba’ya cây

 

(H. 1304-M.1886)

 

İskeçe Bektâşî Dergâhı maâlesef bugün için metrûk haldedir. Dergâh hazeresindeki kabir ve mümülüsler bakımsız durumdadır. Yıkık durumundaki meydanevinde orijinal bir “Taht-ı Muhammedi” (minber) ve yine bakımsız Teber’ler mahfuzdur. Bu dergâha en son olarak Tekirdağ’lı Mustafa Mahfi Baba atanmış ise de 1924 yılında Yunan hükümetince dergâh’tan çıkarılmıştır. Mustafa Mahfi Baba H. 1324 (M.1906) tarihinde Tekirdağ’da Hakk’a yürümüştür.

Muhterem okurlarım sizlere tarihe tanıklık eden iki dergâhtan bilgiler arzetmeye çalıştım, sehvi kusur ve hatalarımızı berrak niyetimize sayınız. Gerçeğe Hüü.

 

Renî Dergâhı Hakkında Notlar:

 

Durbali Sultân’ın Halifeleri arasında adı geçen Şâhin Baba’nın Temple Vadisi civarında, köpekli köyü civarında uyandırdığı dergâh, Halk arasında Ferecik/Sıraca (Sarrac Ali) Tekyesi olarak bilinir.

Yine metinde Durbali Sultân tarafından uyandırıldığı belirtilen Kırklar Tekyesi, Vardar yenice’sinin Karasu kasabası yolu üzerindedir.

Durbali Dergâhının son dönem postnişinlerinden, Muharrem Mahzuni (V. M. 1867) ünlü mutasavvıf ve şair Leskovik’li Zeynel Abidin Babanın (V. R. 1325) mürşididir. Leskovik’li Bektâşî Dergâhında postnişinlik yapması nedeniyle Leskovik’li bilinir. H. 1293 yılında M. Ali Perişan Dedebaba’dan halifelik icâzeti almış mücerred babalardandır. Ünlü şair Edib Harâbî Baba tarafından, Leskovik dergâhı ziyâretlerinde yazılmış olan kabir kitâbesi aşağıdaki gibidir. Tespit olunması açısından arz’ediyorum.

 

Hü Dost

 

“Bânî-i dergâh-ı Âli Zeynel Abidin Baba

Mahz-ı bir lütfû celî-i Hazret-i Allah idi

Hak anı irşâde me’mûr eylemiştir bî-gümân

Vâkıf-ı remz-i hafaya-yı kelâmullâh idi

Hem halife hem de bir merd-i mücerred pâk idi

Şüphesiz kim kenz-i esrâr-ı Resulullâh idi

Zâtına ilm-ü Ledün üstadı dense çok değil

Vasıl-ı sırr-ı Ali hem sırr-ı Bismillah idi

Men aref hem nokta-i bâ sırrına mazhar olup

Öyle iman eyleriz kim sırr-ı sırrullah idi

Sâl-i rûmi’den Harâbî yazdı tarih-i güher

Kendisi Kur’an-ı nâtık nutk-u nutkullâh idi

Çıktı kırklar Pir Balım Sultân gelip tarihine

Zeynel Abidin Baba bir ârif-i billâh idi.”

 

R. 1325

 

Şâhkulu Sultân Dergâhı postnişlerinden Filibeli Hacı Mehmet Yesâri Baba, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba tarafından Reni (Durbali) dergâhına postnişin olarak nasbedilmişse de yolculuk sırasında Hakk’a yürümüş (Galos’ta) ve (5 Muharrem 1325-18 Şubat 1907) yılında, Reni dergâhına defnolunmuştur.

 

İskeçe Dergâhı Hakkında Notlar:

 

İskeçe (Kuş-Kuç) Dergâhına yöre halkı Hasip Baba Tekyesi demektedir. Metin de belirttiğimiz gibi bu dergâhın onarımını yapmış ve yine bu dergâhta Hakk’a yürümüştür. Hacı Hasip Baba 1870 yılında İstanbul Sütlüce Caferâbad Dergâhı postnişinliğine nasbedilmiştir. Hacı Hasip Baba, İstanbul Karaağaç (Teberli Baba) Dergâhının son postnişinlerinden Hüseyin Zeki Baba’nın dedesidir. Hüseyin Zeki Baba, Atatürk’ün silah arkadaşı Samih Lütfi Bey’in mürşididir.

İskeçe dergâhının 1887’de ki postnişini olan Hafız Kemâli Baba, aslen Kastorya’lı (Kesriye)’dır.

İskeçe (Kuç) Tekyesi, Batı-Trakya sınırları kapsamında olup Gümülcine’ye çok yakındır. Yenice, Karasu yolunda olup, Bulgaristan’ın tam güney sınırları mıntıkasına düşmektedir.

İskeçe dergâhının son postnişinlerinden İbrahim Baba (vefât 1922) aslen Limni’li olup, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba’da mücerred dervişlik erkânı üzere babalık icâzeti almıştır.

 

Kaynakça:

 

Bektâşîliğin Coğrafi Dağılımı-V.Hasluk/Turgut Koca çevirisi

Mıstıcızma İslâme Dhe Bektashızme-Baba Rexhebi-1970 Waldon Press. A.B.D.

N. Greese 28. IV-Leake (Hasluck’dan aktarma)

Bektâşî Zaviyeleri-Başbakanlık arşivi Gnl. Md. H. 1423’e ait, 9771 ve 1243 nolu evrak.

Vie D’ali Pacha-Bequcamp-Holland Travers (mahfûz)

Bektâşî Nefesleri ve Şairleri-Turgut Koca Baba. İst. Maarif Kitapları-1990 / İst.

El-Risale Al-Ahmediye Fi-Tarîkatı Bektâşîyye-Ahmed Sırrı Baba Caıro 1959-Abduh Enver Matbaası

Divân-ı Edib Harâbî-(Henüz basılmamış tam tekmil Edib Harâbî Divânı.) Şevki Koca-Dursun Gümüşoğlu

Mehmed Ali Hilmi Dedebaba Divânı-Filibeli Abidin Mehdi Baba H. 1327-İst. / Yazma

Kitâbeler-İsmail Hakkı Uzunçarşılı-İst. 1929

Turgut Koca Baba’dan veraset bilgiler ve cönkler.

 

Cem Dergisi, Temmuz 2002

 

 

Kaynak: Şevki Koca, Bektaşilik ve Bektaşi Dergahları, CEM Vakfı Yayınları, Aralık 2005, İstanbul; Sayfa: 236-246