Makedonya’da Bir Erenler Ocağı

 

Sersem Ali Baba (Tetova) Dergâhı

 Şevki Koca

 

Değerli okurlarım; bu yazımızda hâlen Makedonya’nın Tetova (Kalkandelen) kenti sınırları içinde bulunan yaklaşık dört yüz elli yıllık bir Bektâşi dergâhının tarihsel gelişimini incelemek istiyoruz.

Söz konusu dergâh Tetova vilâyetini sarmalayan Sıpkovıca (Şipska) dağlarının eteklerinde yer almaktadır. Dergâha, değişik dönemlerde; 1. Sersem Ali Baba dergâhı, 2. Harâbâtî Sultân dergâhı, 3. Tetova dergâhı,  4. Kalkandelen dergâhı, 5. Zuhurat Baba dergâhı… gibi isimler verilmiştir. Makedonya vakıf kayıtlarında Mahrem Baba Dergâhı kaydı da bulunmaktadır.

 

Dergâhın ilk kurucusunun Sersem Ali Dedebaba olduğu bilinmektedir. Sersem Ali Baba, Kanûni Sultân Süleyman’ın zevcelerinden Mâh-ı Devrân Sultân’ın ağabeyidir. Tarihe kayıtlı olan ismi Server Paşa olup, Kanûni’nin Sadr-ı âzam’larındandır. Enderûn’da yetişmiş bir devşirmedir. Acemi oğlanlığı esnasında, Bektâşî tarîkatına intisab etmiştir. Mürşidi, ünlü Balım Sultân’dır. Yaklaşan Kalender Çelebi isyanından haberdar olması nedeniyle (Kalender Çelebi, ünlü Bektâşî Azize’si Kadıncık Ana ve eşleri İdris Hoca Efendi’nin küçük torunlarıdır) bir siyaset adamı olarak zor durumda kalmış ve ayak divânına çıkarak Kanuni’den Sadrazam’lık görevinden azlini talep ederek, Hacı Bektâş Dergâhı’na yerleşme izni istemesi üzerine; padişâh kendisine: “Bundan böyle senin ismin Server değil, Sersem olsun der.” Bunun üzerine lakâbı Sersem Ali Baba olarak anılmaya başlar.

Hicri 927 yılında (M.1520) Hacı Bektâş ilçesi Pirevi postnişinliğine getirilen Ali Baba, Dedebaba sıfat tamlaması ile anılan ilk Bektâşî Kûtbu olur. Bu arada Kalender Çelebi’nin hurûc-u alel Sultân etmesinden çekinen Kanuni Sultân Süleyman; Dedebaba ile içli, dışlı olan yeniçeri (Osmanlı kapıkulu askeri) üzerinde etkisini sürdürebilmek için, ikinci eşi ünlü entrikacı Hürrem Sultân’ın önerisi ile (Hürrem Sultân, Raksolan isimli bir Rus kızıdır. Kanuni üzerinde çok etkili olup, Mâh-ı Devran Sultân’ı gözden düşürmüştür.) Sersem Ali Dedebaba’yı Bulgaristan, Yunanistan sınırları arasında yer alan, Vardar bölgesi, Yenice iline sürgüne yollar. Sersem Ali Baba bir süre sonra Yenice’den, Tetova’ya geçer ve burada bir Bektâşî Dergâhı uyandırır. H. 933 (M. 1526) Bu dergâhta kendisine aşağıda isimleri yazılı ünlü zâtlar hizmet verir. Bunlar; Koyun Baba, Kızılca Baba, Yarar (Yaren) Baba, Ballı ve Harâbâtî Sultân’dır. Bu azizlerden Koyun Baba; Tetova’nın Kicevo (Kırçova-Karacaova) köyünde, Yarar (Yaren) Baba; Tetova’nın Peroy (Purod) köyünde, Ballı Baba’da; Bulgaristan’ın Filibe ili Tatarpazarcığı yöresinde birer dergâh uyarırlar ve halen Türbeleri bu bölgelerde Mahfûz’dur. Harâbâtî Sultân ise, Sersem Ali Baba’nın yanında kalır.

Bu arada M. 1527 yılında, Anadolu’da Kalender Çelebi isyânı oldukça kanlı bir şekilde bastırılır. Kalender Çelebi’nin kesik başı Hacı Bektâş Pirevi’ne getirilip, defnedilir. Bugün Balım Sultân Türbesi’nin sol yanında bulunan makam Kalender Çelebi’nindir. Bu tarihten sonra İstanbul’da vebâ salgını baş göstermesi üzerine, Kanuni bir şefaat arzusu ile Sersem Ali Dedebaba’yı yeniden Pirevi’nin başına oturtur. Hicri 957 (M. 1550) Sersem Ali Dedebaba (19) yıl “meşihat”te kalır. ve H. 977 (M. 1569) yılında Hakk’a yürür. Yerine dönemin yeniçeri teşkilatı 66’ncı Orta Babası, Ak Abdullah Baba Dedebaba seçilir.

Tetova’daki Dergâhta kalan Harâbâtî Sultân, burada hizmete devam eder ve dergâh yörede Harâbâtî Sultân Tekyesi olarak ün kazanır. Harâbâtî Sultân rivâyete göre H. 1027 (1620) yılında Hakk’a irtihâl eder ve dergâh hazeresine sırlanır. Ancak nedendir bu tarihten sonra dergâh ve kabir ortadan kaybolur. Daha sonraları âlem-i manâ’da Sersem Ali Baba’nın kandilinin Tetova’nın bir yöresinde yandığını gören Mahrem (Mahrep) Baba, Kupinik tepesinin Tekke köyü civarına gelerek, kayıp olan Harâbâtî Sultân’ın kabrini bulur ve buraya küçük bir âsitane inşâ eder. Mahrem Baba’nın ve daha sonra arz edeceğim Tetova Beylerbeyi Rıza Paşa’nın kabirleri bu mahalde yanyana olup, her ikisine ortakmış izlenimi veren vefât tarihlerini ihtiva eden şâhidede H. 1237 (1823) tarihi kayıtlıdır.

Bu Dergâh’ın önemli bir irşâd merkezi olmasına neden olan zât ise, dönemin ünlü Tetova Valisi Recep Paşa’dır. Beylerbeyi Rıza Paşa’nın çağdaşıdır. Recep Paşa’nın Kalkandelen’li Sadık Baba’nın rehberliğinde (vefât H. 1203), Hacı Hasan Baba’dan (vefât 1204) Bektâşî intisabı gördüğü, vakfiyelerde kayıtlıdır.

Recep Paşa’nın atalarının Kosova’nın fethinde gösterdiği yararlılıklardan dolayı Osmanlı’dan Tımar aldığı bilinmektedir. Gördüğü bir kerâmet üzerine bu dergâha Şipska Dağı eteklerinden elli hektarlık bir arazi vakfeder ve Dergâhı oldukça modern şekilde yeniden inşaâ eder.

Bugün Makedonya mahkemelerince tescil edilmiş olan Vakfi’yede H. 1214 (M.1799) tarihi görülmektedir. Dergâh’ta efsanevi Harâbâtî Sultân adına, Mahrem Baba tarafından keşif ve zuhur ile bulunmuş bölgeye hâlâ ziyâret edilen bir merkad, türbe yapılmıştır. Yine dergâh bahçesi içine Mahrem Baba’nın talebi üzerine, Rıza Paşa tarafından Sersem Ali Baba’nın anısına bir merkâd, türbe daha inşaâ edilmiştir. Bugün, Harâbâtî Sultân’ın olduğu bölgeye; aşağı dergâh, Sersem Ali Baba’nın olduğu bölgeye; yukarı dergâh denilmektedir. Esasen Sersem Ali Baba’nın gerçek kabri, Hacı Bektâş’ta  Pirevindedir. Kırklar meydanının solunda olup şâhidesinde kitâbe şu şekildedir.

 

Hü Dost

 

“Ehl-i diller zümresinden olmaz illâ ehl-i dil

Hicret-i Sersem Ali Baba akupdur rûd-i Nil”

 

Yine Pirevi’nde bulunan Karakazan’ın üst iç kenarında şu yazı okunmaktadır. “Hacı Bektâş Veli, yadigâr-ı Sersem Ali” bu kazan yaklaşık dört yüz yetmiş yaşındadır.

Sersem Ali Baba (Harâbâtî Sultân) Dergâhı’nda ki Ali Baba’nın hemen yanı başında El-Hacc Ahmed Baba (H.1210) ismiyle kayıtlı bir Bektâşî azizinin on iki terkli tac şâhideli kabri de bulunmaktadır. Sersem Ali Dedebaba aynı zamanda döneminin tanınmış şairlerinden olup, nefesleri birçok mecmuada yayımlanmıştır. Şimdi kendisinin bir nefesinden bir dörtlük arz ediyorum.

 

Hü Dost

 

“Sersem Ali vardı Pir’e dayandı

Çerağımız kırk budaktan uyandı

Mürşit olan her boyaya boyandı

Hünkâr Hacı Bektâş, Pir’im Hü deyü”

 

Dergâha büyük hizmetleri geçmiş olan Recep Paşa’nın kabri de dergâh hazeresi içindedir. Özel bir türbe içinde ve süslü bir “lâhid”e defnolunmuştur. Şâhidesinde “cennet mekân Recep Paşa’nın kabr-i âli’leridir. Allah onun rûhûhu şâd eylesin. H.1238 (M.1822) kaydı bulunmaktadır.” Recep Paşa, tekyeye ettiği hizmetlerden dolayı, Yanbol’lu Türâbi Dedebaba’nın (vefât H. 1285) bir nefesinde aşağıdaki gibi yâd edilmektedir.

 

Hü Dost

 

“Gerçek erenlerden budur niyâzım

Eşiğinde Sersem Ali Baba’nın

Recep Paşa eyler gönülden yardım

Dergâhında Sersem Ali Baba’nın”

 

Diğer yandan tekyenin son dönem postnişinlerinden, “Fakîyr” mahlaslı Hacı Hamza Babanın (vefât 1947) bir nûtkunda Recep Paşa’ya ithaf bulunmaktadır.

 

Hü Dost

 

“Recep Paşa ulumuzdur

Edep erkân yolumuzdur

Şeriât’de kavlimizdir

İmdâdımız Sersem Baba”

 

Tekye’nin Harem-i Şerif diye anılan bölgesinde, genç yaşta verem hastalığından vefât eden, Recep Paşa’nın kızı olan “Fatıma” hanımın kabri olup, kabir şâhidesinde “Bakara” Sûresi’nin tamamı yazılı ve ölüm tarihi H.1194 (1779) olarak tespitlidir. Bu duruma göre, kızının Recep Paşa’nın sağlığında Hakk’a yürüdüğü anlaşılmaktadır.

Dergâhın bahçesinde Recep Paşa tarafından yaptırılan tarihi bir şadırvan olup, dört köşe ve kiremitle örülmüş bir çatısı vardır. üzerinde yazılı kayda göre bitiriliş tarihi M.1551 tarihini göstermektedir. Çatı kirişinde ahşap üzerine oyma sûlûs hat ile “Ey müfet’tih’ül ebvâb eftâhlenâ hayr’ül bâb” âyet-i kerimesi işlenmiştir. Revakları hâlâ yerindedir.

Şadırvanın kuzeybatısında yine Recep Paşa tarafından yaptırılmış bakımlı bir çeşme bulunmaktadır. Çeşme kitâbesi şu şekildedir.

 

Hü Dost

 

“Hamdülillâh bu çeşme sebil-ü ber kemâl

Sahib’ül hayrat Recep Paşa’ya gelmeye zevâl

Eyâ varup içen bu su’dan tarihine kıl nazar

Nûş edüp İmâm Hüseyn’in âşkına âb-ı zülâl”

 

Dergâh’ta iki adet meydanevi bulunmaktadır. Bunlardan ahşap olanına yaz meydanı, diğerine kış meydanı denilmektedir. Aşevi, kilerevi, atevi, mihmanevi gibi mekânlar aslına uygun olarak restore edilmiştir. Güzel ve bakımlı bir kütüphanesi bulunmaktadır.

Dergâhın yaz meydanı önünde, Hakk’a yürümüş eski Bektâşîlerin oldukça bakımlı kabirleri bulunmaktadır. Yakova Dergâhı postnişinlerinden Sünnetçizade Köprü’lü Emin Baba’dan icâzetli Mustafa Şükrü Baba (vefât H. 1323) tarafından yazılmış bir cönk içinde buraya defin edilmiş Bektâşîlerin bir listesi olup, bu defter halen Yakova Dergâhındadır. Adı geçen Mustafa Şükrü Baba ise, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba’dan H. 1301 tarihinde nasib almış olup, uzun bir dönem Üsküp’te bulunan Eştiptar (Yusuf Baba, Kır Tekyesi) Dergâhında postnişinlik yapmıştır. Dönemin önemli Melâmi Kutuplarından Muhammed Nûr’ül Arabi Hazretlerinden Melâmi intisâbı görmüştür. Sağlığında yazdığı ve vefâtı halinde kabir taşına yazılmasını istediği nûtku, İştip Tekyesindeki kabri üzerine hâk edilmiştir. Büyük dedem Hüseyin Şevki Baba tarafından vefâtına düşürülen (ebced ile) tarihi beyit, kabir şâhidesine işlenmiş olup, aşağıdaki gibidir.

 

Hü Dost

 

“Tam târih-i vefâtın derim hüzn ile Şevkî

Nâgibân-ı cennete kondu Hacı Şükrü Baba”                     H. 1323

 

Şükrü Baba’nın Yakova Dergâhı’nda mahfûz kaydına göre, Sersem Ali Baba Dergâhı’nda sırlanmış Bektâşîler şunlardır.

 

Es-Seyyid Hasan Baba vefât: H. 1194

Gostivar’lı Hasan Baba vefât: H. 1208

Hacı Ahmet Baba vefât: H. 1210

Ayanzade Mürteza Baba vefât: H. 1210

Seyyid Ali Sultân’lı Kara Ali Baba vefât: H. 1229

Hacı Hüseyin Baba vefât: H. 1232

Hüseyin Bâli Baba vefât: H. 1236

El-Hacc Ahmed Baba vefât: H. 1302

 

Dergâhın Postnişinlik sıralamasını gösteren Lâhika ise, Yakova Dergâhı postnişinlerinden Kâzım Bakali Baba tarafından tesbit olunmuş olup, halen Yakova Dergâhı kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu Lahikâ’yı aşağıda tesbit olunması açısından arz etmek istiyorum. Sersem Ali Baba Dergâhı II. Mahmud dönemi uygulanan Yeniçeri, Bektâşi katliamından ve tahribatından bizâr olup, yıkılmak istenilmişse de, dönemin Tetova Valisi olan Abdurrahman Paşa’nın devreye girmesiyle; İştip, Kır Tekye’sinde postnişin olan ve aynı zamanda Nakşibendi tarîkatından icâzetli meşhur Sünnetçizade Emin Baba Hz. leri (vefât H. 1298) postnişin olarak, Harâbâtî Sultân Dergâhında posta oturtulmuş ve muhtemel bir yıkım ve tahribattan kurtulmuştur.

 

Sersem Ali (Harâbâtî Sultân) Dergâhı Postnişin Sıralaması

 

Sersem Ali Baba vefât H. 977

Harâbâtî Sultân vefât H. 1027

Malatya’lı Mehmet Baba vefât H. 1199

Hüseyin Baba (Sivas’lı) vefât H. 1200

Hacı Hasan Baba (Tetova’lı) vefât H. 1204

Kalkandelen’li Sadık Baba vefât H. 1205

Peroy’lu Mahrem Mahrebi Baba vefât H. 1237

Ali Baba (Debre’li) vefât H. 1248

Muharrem Baba (Tetova’lı) vefât H. 1249

Alican Baba (Köprülü) vefât H. 1250

Sünnetçizâde Emin Baba (Köprülü) vefât H. 1298

Servi’li İbrahim Mehmed Meylî Baba vefât H. 1300

El-Hacc melek Ahmed Baba vefât H. 1304

Debre’li Hamid Baba vefât H. 1328

Hacı Hamza Baba (Tetova’lı) vefât M. 1947

Kâzım Bakali Sipaho Baba vefât M. 1983

Tayyar Baba (Tetova’lı) vefât M. 1984

Tahir Emini Baba (Tetova’lı) Halen görevde

 

Bu sıralamanın sonlarında yer alan Hacı Hamza Baba, M. 1905 yılında Hacı Feyzullâh Dedebaba’dan (vefât 1328) Babalık icâzeti almış olup önceleri İştiptar (Yusuf Baba) Dergâhı postnişinliğine atanmıştır. Daha sonraları Sersem Ali (Harâbâtî) Dergâhı postnişinliğine getirilmiş ise de, maâlesef Recep Paşa’nın mahdumu varislerin bu dergâh arazilerine el koyması üzerine H. 1345 (M. 1927) yılında buradan alınmış, Salih Niyâzi Dedebaba (vefât 1941) tarafından, özellikle Kosova’da mûkim taliplerin talebi üzerine Kosova’da bulunan Djovica (Yakova) Dergâhı’na postnişin olarak nasbedilmiştir. Yine postnişinlik lâhikasının sonlarında yer alan Kâzım Bakali Baba, önceleri Sersem Ali (Harâbâtî) Dergâhı postnişini iken, 1941-42 yıllarında anti-sosyalist görüşleri nedeniyle Sosyalist-partizan milislerince tâciz edilmiş ve buradan özerk Kosova bölgesinde bulunan Yakova Dergâhı’na muhacir olarak yerleşmek zorunda kalmıştır. Bu dergâhın postnişini Hacı Hamza Baba’nın M. 1947 yılında Hakka yürümesi üzerine, Arnavut’ların Dedebaba kabul ettikleri Ahmet Muhtar Ağatay (vefât 1980) tarafından Yakova Dergâhı’na postnişin olarak atanmış ve Hakk’a yürüdüğü M. 1983 yılına değin bu görevde kalmıştır. Harâbâtî Sultân Dergâhı elân müze ve turistik tesisler kompleksi olarak görevdedir. Ancak, hâlen bu dergâhın postnişinliğini yapmakta olan Tahir Emini Baba tarafından Dergâhın ve elli hektar tutarındaki vakıf arazisinin yeniden Bektâşîlere devrinin sağlanması amacıyla Makedonya mahkemeleri nezdinde dava açılmıştır.

Dergâhın bugünkü postnişini olan Tahir Emini Baba, Tayyar Baba’dan icâzetli olup, 1995 yılında Hacı Bektâş ilçesine bir ziyârette bulunarak, Hanbağı mevkiinde Gaziler Dergâhı meşhutasında merhum pederim Halife Turgut Koca Baba ile bir tarihi görüşme gerçekleştirmişlerdir.

Harâbâtî Sultân (Sersem Ali Baba) Dergâhının çok tanınmış postnişinlerinden El-Hacc İbrahim Mehmed Meylî Baba’nın H. 1300 tarihinde Hakk’a yürümesi üzerine Mehmet Ali Hilmi Dedebaba tarafından vefâtına tarih düşürülen nutuk aşağıya çıkarılmıştır. (Hacı Meyli Baba’da; H. 1289 tarihinde Hakk’a yürümüş olan, Kazlıçeşme Erikli Baba (Eryek) Dergâhı hazeresinde medfûn Yakova Dergâhı postnişini Abdülgani Baba’nın Kabir şâhidesini yazan zât-ı kiramdır.) Mücerret Halife Mehmet Meylî Baba’nın Kabir Şâhidesi şu şekildedir.

 

Hü Dost

 

“Hayf kim el-hacc Muhammed Meylî Baba-yı reşîd

Nûş idüp câmı, bekâ’ya eyledi terk-i fenâ

Ehl-i mengûş olmuş idi menzil-i tecrîd’de

Hem hilâfet’le olup sırr-ı târiyka bir âşinâ

Postnişinlik eyledi bu hanigâhta bir zamân

Olmuş idi sâlikân-ı râh-ı Pire rehnümâ

Şâir-i irfân idi eylerdi medh-i Ehlibeyt

Rûhunu şâd ide dâim hamse-i Âl-i Abâ

Çehâr âlemetle dedim, Hilmi Dede târihini

Gitti Firdevs-i bekâ içre bugün Meyli Baba”                                 Hicri 1300 (M. 1882)

 

Efendim, yörede Harâbâtî Dergâhının dışında, bir ünlü Dergâh’ta Kiçevo (Kırçova, Kırcaova) Bektâşî Dergâhı’dır. Tetova’nın Kolonya bölgesindedir. Yakınında Hasan Baba’nın kabri vardır. Kızılca Baba Tekyesi de denilmektedir. Şu anda Dergâhın postnişini olarak görünen zât; 1981 yılında Bedri Noyan Dedebaba’dan halifelik icâzeti alan Ziya Paşoli Baba Erenlerdir. Ziya Baba önce, Yugoslavya’da, Kanatlar Köyü Dikmen Baba Dergâhı postnişini Selman Baba’dan, dervişlik icâzeti almış olsa da, dönemin Arnavut Bektâşîleri tarafından muteber sayılmamış ve Ziya Baba, bunun üzerine, Yakova Dergâhı postnişini Kâzım Bakali Babadan 1974 yılında yeniden dervişlik icâzeti almıştır. Genellikle Mücerred postnişinlere sahip olan Harâbâtî Dergâhına karşılık, Kiçevo Dergâhı postnişinleri, müteehhil seyir göstermişlerdir. Halen samimi mektuplaşmalarımızın sürdüğü Halife Ziya Paşa Baba erenlerin, eşleri olan Anabacının ismi Şefika olup, oğulları Mürteza Efendi’de halen bir Bektâşî Babasıdır. Ziya Baba “tarihi kadim” Kıçevo Dergâhının yanı sıra, Makedonya Tetova’sının Leninova köyünde yeni ve modern bir dergâhta inşaa etmiş olup, meydan açmaktadır.

Efendim, kâlemimiz döndüğünce Tetova Harâbâtî Sultân Dergâhına ilişkin bilgilerimizi paylaşmak murad eyledik. Eksik ve hatalarımızı temiz niyetimize sayınız. Gerçeğe Hüü…

 

 

Kaynaklar

 

Bektâşîliğin Coğrafi Dağılımı, Von Haslook. İst. 1991, Çeviri ve katkı, Turgut Koca, A. Nezihi Erginsoy, shf. 24

Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Divânı, Şâhkulu Yayınları, Çeviri, Bedri Noyan. Göztepe, Shf. 293

THE BEKTASHI ORDER OF DERVISHES. J. K. BİRGE, Luzac and Co. LTD. 1963

Üsküp’ten Kosova’ya, Y. Bülent Bakiler

Kalkandelen’de Harâbâtî Sultân Tekkesi, Aydın Oy. Çev. Priştine, Yıl, 7, say. 4 Aralık 1980. Shf. 23

Rumeli Bektâşîleri, Max Choubller, Hayat, Tarih. Ocak, 1969, Shf. 25. Çev. Aslı Can

Harâbâtî Baba Tekyesi, Murad Küçük. Cem Dergisi, 1997, say. 61

Dergâh’lar Diyarı Makedonya, Murad Küçük. Cem Dergisi, 1997. Say. 63

Les Tekkes’an Mache Doine (18, 19 Sıecle) (Harâbâtî Sultân Araştırmaları) Galapa Palıcruseva

Bektâşi Nefesleri, Turgut Koca. İst. Maarif Kitaphanesi, İst. 1989, shf. 199

Şevkî Divânı, Turgut Koca, İst. 1967, Çınar Matbaası

Kırçova Dergâhı Postnişini, Halife Ziya Paşoli Baba ile yaptığım yazışmalar

Ata’dan veraseten mahfûz, cönk ve vesikalar.

 

Notlar

 

Genel kanaate göre, bulunamayan Sersem Ali Baba Dergâhı, Mahrem Baba tarafından tesbit olunduğu istikâmetindeyse de, dedebabalık yapmış bir zâtın makamının kaybolmuş olması, teknik olarak mümkün değildir. Sanırım bir süre postnişinsiz kalmış dergâha mecâzi ve esâtirik bir hüviyet kazandırılmak istenmiştir.

Metin içinde ismi sıkça geçen İştip Kır Tekke’nin bir ismi de Veli dede (Veli can) Dergâhıdır. Dergâhın kurucusu olan Yusuf Baba’dan, Mustafa Şükrü Baba, bir nefeslerinde şu şekilde bahsetmektedir. (Bu Dergâh 1929 yılında çıkan bir yangınla ortadan kalkmış ise de bugün onarımdadır. Çevre köylüler Hamza Baba Dergâhı derler.)

 

Hü Dost

 

Kızıldeli Sultân Hulefa’sından

Kudemâ-yı tariyk urefâ’sından

Çok çerağ uyanmış hem ziyâsından

Şükrü’de bir gülü Yusuf Baba’nın”

 

Metinde adı geçen, Yakova postnişinlerinden Abdülgâni Baba’nın, Hacı İbrahim Meylî Baba tarafından yazılmış Kabir taşı şâhidesi, tarafımızdan (Cem Dergisi, Şubat 2002 Sayısında) Yakova Dergâhına dair bilgiler arasında zikredilmiştir.

Sersem Ali Dedebabanın Vardar yenicesinde sürgünde iken kaldığı Dergâhın ismi Hayretî Baba Tekyesidir. Latifi Tezkiresinde yazdığına göre, Hayreti Baba Hicri 941 (M. 1534) yılında Hakk’a yürümüştür.

Kiçevo Dergâhında Hıdır Baba’nın da kabri bulunmaktadır. Tekye bahçesine köylüler “Hıdırlık” da derler.

Metinde adı geçen Eştiptar (Yusuf Baba) Dergâhı postnişini Hacı Mustafa Şükrü Baba’nın sağlığında yazdığı ve ölümü halinde kabir taşına yazılmasını istediği nutûk aşağıdadır. Bu vasiyyet yerine getirilmiştir.

 

Hü Dost

 

Hîn-i vefâtımda kabir taşıma yazsınlar. Hüü…

 

“Ben şeh-i rû-yi zeminim meskenimdir âsumân

Dâmen-i tecrîd-i tuttum bana hayradır cihân

Vech-i Hakk-ı çün görüp âdem’de ikrâr eyledim

Ol sebebten tâbi’imdir Hûr-u gılmân, hem cinân

 

On sekiz bin âleme tâyrân ile geldik kamû

Kimseye bâki değilmiş gez cihanı sû-besû

“Küll-i şey’in yercei” dur âhar-i encâm-ı bû

Ol cihetten arş-ü kürs-ü seyrederler nâciyan

 

Aşk’ile bâki’dünur cümle halayik, cümle cân

Aşk’ile cânlar fedâ kıldı cihânda gâziyân

Cânını ver Ehlibeyt’e ey muhib-bî hânedân

Râm’ola her emrine cinn-i peri-yi gümânân

 

Âl-i evlâd bendesi’dir ehl-i kurbâ hem velî

Hızr-ı İlyâs anlara hâdim olur dâim belî

On sekiz bin âlemin eşrâfıdır nesl-i Alî

Anlara hayran kamû ervâh-ı hep Peyâmberân

 

Hâcı Bektâş-ı Velî’nin Şükri’ya en kemterî

Aklını yağma edüp âşk etti anı serserî

Geçti dünyâ lezzetinden terk’edüp cân-u serî

Cennet-i didâra karşı Hû deyüb hem verdi cân”                                     

15 Ramazan 1306

 

Kaynak: Şevki Koca, Bektaşilik ve Bektaşi Dergahları, CEM Vakfı Yayınları, Aralık 2005, İstanbul; Sayfa: 311-324