Kara kış içinde erik getiren
Hayır himmet eyle Erikli Baba
Suladın orduyu bir kırba ile
Hayır himmet eyle Erikli Baba

Erikli Baba, Alevi-Bektaşi halkının yakından tanıdığı, sevdiği, buyruğundan gidilen erenlerden biridir. Alevi-Bektaşi toplumunun “Serçeşmesi” kabul edilen Hacı Bektaş Veli’nin ilk halifelerindendir. Tarihi kaynaklara göre, On İki İmam’lardan İmam Musa Kazım soyundan gelmektedir.
Erikli Baba’nın asıl adı Es-Seyit Muhammed Eryek’tir. Alevi tasavvufunda Eryek; Ehlibeyt’e uygun insan yetiştirenlere verilen ünvandır. Yani bir anlamda “İnsanı Kamil”dir. Eryek Baba ünvanı buradan gelir. Eryek Baba sevenlerinin gönlünde taht kurmuş bir “İnsanı Kamil”dir. Onların tür yaratıcılıklarının kaynağıdır. Halk arasında Eryek Baba binbir adla çağrılır. O’na; Eryek Baba, Ermiş Baba, Eren Baba, Eryek Sultan dendiği gibi “Erikli Baba” adı da verilmiştir. Bu isim ise yani; Erikli Baba ismi; kış mevsiminde, kar ve buz içinde “erik” yetiştirmek kerametini göstermesinden kaynaklanmaktadır. Halk arasındaki söylenceye göre; Eryek Baba, Horasan Erenleri ile birlikte İstanbul’a geldikten sonra dergahını bugünkü yerine kurmuş, kapısını yedi kıta, on sekiz bin aleme açmıştır. İşte günlerden bir gün kendisini ziyarete bir hamile bacı gelmiş. Hamile bacı’nın canı fena halde aşerip Eryek Baba’dan diğer bacılar kanalı ile “erik” meyvesi istediği söylenmiş. Tabi o tarihlerde kışın yaz meyvesini bulmak mümkün değildir. Ne elektrik var ne soğutma sistemleri ve seracılık nede buzdolabı. Eryek Baba bu bacının gönlünü ederse çok sevap işleyeceğini bildiği için kerametini göstermiş ve sofraya bir sepet “erik” getirmiş. O günden beri Eryek Baba’ya bir ad daha ilave edilmiş olmuş Erikli Baba… İşte ne zaman hamile bacılar aşerip gönülleri “erik” istemişse “Erikli Baba” dan dilek dilemek için Erikli Baba Dergahı’nın yolu tutulmuş.
Erikli Baba Dergahı; Osmanlı’nın ilk yıllarından beri İstanbul, Zeytinburnu / Kazlıçeşme’de bulunan Alevi-Bektaşi dergahlarından biridir. Erikli Baba; Osmanlı tarihi’ne göre; 1329 yılında Anadolu yakasına geçen Orhan Gazi yönetimindeki; Geyikli Baba, Kartal Baba, Gözcü Baba, Süca Baba gibi Gazi Erenler ile İstanbul’a gelmiş Horasan Erenleri’ndendir. Ahmet Yesevi’nin diğer yol erleri Eryek Baba’da, Hacı Bektaş Veli, Abdal Musa, Şahkulu, Karacaahmet Sultan gibi O’da İstanbul’un Rumeli yakasında dergahını açmış tüm insanlığa hizmet vermeye başlamıştır. Balım Sultan ve Otman Baba Erkânnamelerin’de Erikli Baba için; İstanbul’un gözcülerinden ve On İki büyük dergahtan biri olduğu yazmaktadır. Dergah mezarlığındaki; dönemin ünlü zakirlerinin, yola gönül vermiş erenlerin mezarları, türbeleri bunu göstermektedir.
Erikli baba Dergahı’na tarihte şu isimler verilmektedir.
1. Yedikule Bektaşi Dergahı
2. Sütürşümar Mehmet Baba Dergahı (Bilinen ilk postnişin olması nedeniyle)
3. Perişan Mehmet Ali Baba Tekkesi
4. Şeyh Abdullah Tekkesi
5. Zakirbaşı Bektaşi Dergahı

Erikli Baba Hakk’a yürüdüğünde bugünkü Dergah’a sırlanıyor. Mezarı, dış kapıdan girildiğinde dergah kapısından gelen canları karşılamaktadır, kapının girişindedir. Erikli Baba’nın mezarının dışında, Dergah’ta hizmet eden postnişinlerin ve onların yakınlarının mezarları bulunmaktadır. Dergah mezarlığındaki yatan tüm babaların mezar taşları Hüseyni taçlı ve teslim taşı kabartmalıdır. Mezar taşlarının kafaları 12 dilimli Hüseyni taç şeklindedir. Mezarlıkta Balkan, Arnavutluk v.s. kökenli bazısı devlet bürokrasisi mensubu çeşitli Bektaşi inançlı kişinin mezarı bulunuyor.
Erikli Baba Dergahı, İstanbul’a Horasan’dan gelen Anadolu Erenleri’nin geldiği tarih olan 1329 dan, dergahların kapatıldığı dönem olan 1925 tarihine kadar varlığını sürdürmüştür. Bu yaklaşık 700 yıllık bir zamandır. Erikli Baba Dergahı demek; 700 yıllık bir tarihi mirastan söz etmek demektir. Gelenekte Dergahın son postnişini olarak ise; Turgut Koca Baba (1997) kabul ediliyor. 1925 tarihinde Türkiye’de Tekke ve Zaviyelerin kapatılması ile birlikte kapatılan Erikli Baba Dergahı, Kurtuluş Savaşında Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının her tür varlığı ile yanında yer almıştır. Savaş sırasında büyük çapta silah katkısında bulunmuştur. Dergahtaki mezarlıkta mezarların arasında tüneller kazılarak silahlar saklanmış sonra işgalci İngilizlere karşı kullanılmak üzere Atatürk’e teslim edilmiştir. Erikli Baba Dergahı, laik Cumhuriyete ve demokrasiye olan güveni ile 1925 yılında kanunla tekkeler kapatıldığı halde bir süre açık kalmış ve faaliyetlerini sürdürmüş, sonra dergah gönüllü olarak kapatılmış bizzat yöneticiler tarafından TBMM’ne teslim edilmiştir.
Dergah yeniden yaşama döndürülmek için kurulan Erikli Baba Kültür Derneği, yaklaşık 10 yıldır O’nun sevenlerinin katkısıyla restore edilmiştir. Erikli Baba Kültür Derneği’ne tahsis olan dergah, 10 yıllık bir restorasyon çalışmasından sonra artık ziyaretçilerine hizmete açılmıştır. Dergahta geleneğe uygun olarak cemler yapılmakta, kurbanlar yine geleneğe uygun olarak kesilmekte, lokmalar paylaşılmaktadır.
Yüce Allah Erikli Baba’nın hürmetine cümle hizmetlerimizi kabul eylesin.

Yılmaz DOĞAN

Kaynak: Erikli Baba Kültür Derneği