Zeytinburnu’nda Erenler Ocağı, Eryek Baba Dergahı

Zeytinburnu’nda Erenler Ocağı

Eryek Baba Dergahı

Şevki Koca

Eryek Baba Dergahı İstanbul’un Kazlıçeşme semtindedir.

“Kömürciyan” adlı müsteşrikin, 1952 yılında yayınlanan ‘İstanbul Tarihi” adlı eserinin 28. sayfasında, semte ismini veren çeşme ile ilgili şu bilgi vardır; “Kazlıçeşme’ye verilen ismin mahiyeti şudur: Bu çevrede bir kaz otlar iken, yeri eşelemeye başlar ve buradan bir su çıkar. Dönemin İstanbul halkı da burayı kazar ve bu suyun menba’ına ulaşır. Daha sonra suyun çıktığı yere bir çeşme yaparlar ve Kazlı Çeşme adını verirler.”

Öte yandan Merhum Babam Turgut Koca Baba Erenler, burada Fatih dönemi öncesi bir Ortodoks Ayazması olduğu ve Ayazma’da yaşayan Kazentichenkos isimli bir Hıristiyan azizinin burada barındırdığı kazlara su vermesinden kinaye olarak, İstanbul’un Fethi sonrasında halkın bu bölgeye Kazlıçeşme dediklerine dair bir rivayetten söz ederdi.

 

Diğer bir yandan, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde semt ile ilişkili şöyle bir bilgi vermektedir: “Yedikule kasabası haricinde bir Çeşme-i Canfeza’nın kemeri altında Çahar kuşe bir beyaz mermer kaz tasviri gösterilmiştir ki, görenler ziruh (canlı) addederler. Bolsebeble, ol çeşme, Kazlıçeşme namı ile şöhretyab olmuştur.’ Söz konusu çeşmenin yapım tarihi (953/1546) olarak belirtilmiştir. Reşat Ekrem Koçu, Yeniçeriler isimli eserinde, semtin fetih sonrası, Salhane, Debbağhane ve Mumhanelere tahsis edildiğinden bahsetmektedir.

Özellikle burada üretilen mumlar Yeniçeri ortalarında kullanılır ve mum ücretsiz olarak devlet tarafından verilirdi.

Yine merhum babam Turgut Koca Baba, buradaki esnaf ve üreticilerin lonca sistematiği ile Eryek Baba Dergahı tarafından yönlendirildiğini belirtirdi.

Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde burada bir cami, yedi mescit, bir han ve bir hamam olduğunu zikretmektedir.

Kazlıçeşme semti, Osmanlı döneminde devşirme kasapların bulunduğu bir yer olarak bilinmekteydi.

Özellikle günlük et tüketen dönemin Yeniçeri ortalan, et iaşelerini bu kasaplardan temin etmekte olup, et alımları sırasında yaptıkları ritüele ‘et seğirdim töreni’ derlerdi. (Bakınız: Konu ile ilgili bilgiler için; Yeniçeri Ocağı ve Devşirmeler/ Şevki Koca, Nazenin Yayınları. İst. 2000 Shf. 55)

Sonraları Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın bu bölgeye bir cami inşa ettirdiği bilinmektedir. Bu cami halen ayaktadır.

Bölgede ayrıca Fatih Sultan Camii, Fetih Şehitliği ve Eryek Baba Dergahı ayakta durmaktadır.

Kazlıçeşme Eryek Baba Dergahı, 2578 Ada no ve 31 parsel numarası ile tapuya kayıtlıdır.

Teknik olarak adresi; Zakirbaşı Sokağı, No:3 olarak geçmektedir.

 

Araştırmacı Müfid Yüksel Bey’in tesbitlerine göre söz konusu dergah, dönem dönem aşağıdaki isimlerle anılmıştır:

 

l. Yedikule Bektaşi Dergahı

 

2. Şütur’şümar Mehmed (Muhammed) Baba Dergahı

 

3.  Perişan Baba Dergahı

 

  1. Küçük Abdullah Baba Dergahı

 

  1. Zakirbaşı Bektaşi Dergahı

 

 

 

Erikli Baba Kimdir?

 

Bu aziz hakkında değişik rivayetler bulunmaktadır. Ancak fakıyr kulunuz, tarikat-ı Bektaşiy’ye edep ve kültürü içinde, Ata’dan veraset bilgilerimize göre, açıklamalarda bulunmak arzusundayız.

Bektaşi kültür argümanlarına göre, Erikli Baba İki rivayet ile zikredilir.

Bu rivayetlerden ilkine göre Orhan Gazi döneminde Bursa’nın fethinin hemen akabinde Kandıra, Aydos (Yakacık) ve Şamandıra ele geçirilerek İznik kontrol altına alınmak istenmişti. Dönemin Bizans İmparatoru III. Androkinos Pobolokos (1 338-1 341 ) İznik’i denetimi altına alabilmek için 1329 yılı mayıs ayında, Anadolu yakasına geçti ve Palekanon’da (İstanbul – Maltepe) Orhan Gazi kuvvetleri ile savaşa tutuştu. Bizans kuvvetleri bu savaşta yenildiler. Barış görüşmeleri İmparatorun av köşkü olan bugünkü Merdivenköy’de yapılmıştı. Görüşme sonucunda, bugün Şahkulu Dergahı olarak anılan bölge ve hemen karşısındaki tepeye birer dergah kurma hakkı alındı.

Bu dergahlardan birinin adı Gözcü Tepesi (bugünkü Göztepe) idi ve diğeri Şahkulu Sultan Dergahı, Merdivenköy’e inşa edilmişti.

 

Sultan Orhan Gazi ile gelen Gazi’ler şöyle rivayet edilirler:

 

  1. 1.    Gözcü Baba: Göztepe’de medfundur. Yıldırım Beyazit’ın Timur’a yenilmesi üzerine, Bizanslılarca şehit edilmiştir.

 

2. Mah Baba: Göztepe, Ayazma’ da medfundur. Ayni dönem şehit semti, Osmanlı Döneminde devşirme kasapların bulunduğu bir yer olarak bilinmekteydi. Özellikle günlük et tüketen Yeniçeri ortalan, et iaşelerini bu kasaplardan temin etmekte idi.

 

  1. 3.    Eren Baba: Bugünkü Erenköy’de şehit edilmiş ve türbesi orada olduğu için, o bölgeye Erenköy denilmiştir.

 

  1. 4.    Kartal Baba: Bugünkü Kartal denilen yerde şehit edilip, türbesine binaen o semte Kartal denilmiştir.

 

  1. 5.    Şahkulu Sultan: Bugünkü Kazlıçeşme’de medfundur.

 

6Erikli Baba: Bugünkü Kazlıçeşme’de medfundur.

 

İkinci bir rivayete göre ise Erikli Baba İstanbul’un fethine katılan Esseyyid Munammed Saineddin Eryek Baba (Erdik) adı altında maruf bir azizdir.

Fatih dönemi ricalindendir. Topkapı Sarayı’nda bulunan yazmalarda, o döneme ait Eryek Baba adında türbe ve kabirlerden bahsedilir.

Bugün dergahın cümle kapısının sol tarafında kabri olup, iki adet silindirik kabir taşının, Bizans kralının mermer kapısını parmaklan ile kırdıktan sonra kopan kapının sütunları olduğu rivayet edilmektedir.

Yine Erikli Baba’.nn, karakışta Yedikule karşısında Erik yetiştirmesine binaen, kerametleri Tasavvufta Erik yetiştirmek, Ehl-i Beyt’e eren insan yetiştirme anlamındadır.

 

Perişan Baba Kimdir!

 

 

Daha önce belirttiğimiz gibi, Eryek Dergahı’nın bir ismi de Perişan Baba Dergahı olarak bilinir.

Dergahın ikinci tamiri, El-Hacc Perişan Baba (Mehmed Ali) tarafından yapılmıştır.

Hacı Bektaş (Pirevi) postnişinliği de yapan bu zatın yaşamı fırtınalar içinde geçmiştir. Şimdi bu dönemden bahsetmek istiyorum.

1268 Rumi yılında Çorumlu Hüsnü Dedebaba’nın vefatı ile Yanbollu Hacı Turabi Baba, Dedebaba olarak Pirevi postnişinliğine getirilmiştir.

1285 Rumi yılında Hacı Turabi Dedebaba’nın vefatı üzerine yapılan seçimde mutlak ittifak ile Selaniki Hacı Hasan Baba Dedebaba olarak nasb olunmuştur.

Ancak, bir uygulama hatası olarak, Turabi Dedebaba vasiyet öngördüğü Selanikli Hacı Hasan Baba’nın ismini pazubentı’ne yazmayıp sözlü olarak deklare etmesi üzerine kızılca kıyamet kopmuş ve İstanbul Merdivenköy mücerred postnişini Hasan Baba, ortaya çıkarak, Turabi Dedebaba’nın vasiyet kıldığı Hasan Baba’nın zamanın mutasarrıfı Zeynel Paşa ile akraba olmaları, bir ittifak haline dönüşmüş ve giderek Selaniki i Hacı Hasan Baba’nın devlet aleyhine isyan edeceği şayiası ile Osmanlı Saray fermanı ile Hicaz’a sürgünü sağlanmış idi.

Selanikli Hacı Hasan Baba, kendisini Cidde’ye sürgüne götürecek vapura binmeden önce kutsal emanetleri Kazlıçeşme Eryek Baba Dergahı’nda Hafız Hacı Esseyid

Muhammed Mehmet Ali Perişan Baba’ya teslim etmiştir.

Sürgündeki Hacı Selanikli Hasan Dedebaba’nın (Rumi 1291) vefatına kadar, Perişan Baba Sertarik olarak görev yapmış ve emanetleri aldığı 1288′den 1291′e kadar herhangi bir hilafet ata­ması yapmamıştır.

Rumi 1291 tarihinde Pirevinde yapılan seçimle, Halife Baba­ların mutlak ittifakı ile yapılan üç tur seçim sonucunda Mehmet Ali Perişan Baba, Dedebabalığa nasb edilmiştir.

 Ancak bu kez de, İstanbullu Hasan Baba’nın müridi olan Mehmet Ali Hilmi Baba bu seçim sonucuna itiraz etmiş ve “Gerçekte Hak Mürşidim’dedir ve ondan bana devrolonmuşlur” diyerek, Perişan Baba’ya biat etmem iştir. Üstelik Pirevi’nde görev yapan Nakşi Şeyhi Yahya Efendi ile ittifak oluşturmuşlar, Saray tarafından Dergah’a verilen 60.000 altın liranın yarısının kendisine verilmesi gerektiğini teberrük ile bu seçime itirazı sağlanmıştır.

(Balım Sultan Erkannamesine göre, Dedebabalık makamında olanların, azada kamil olmaları gerekmektedir maddesine binaen, Perişan Baba’nın son olaylarda üzüntüden, görme problemleri yaşaması bahane edilmiştir) Netice’de İcma-i Ümmet kararı ile görevden alınabileceğini sezen Mehmet Ali nazar Perişan Baba, Dedebabalıktan sarf-ı nazar etmiştir.

Perişan Dedebaba’ya kadar Meydan evinde Kara Post üzerinde oturan Dedebabalar, bu tarihten sonra kara post üzerinde oturmamışlardır.

Mehmet Ali Hilmi Baba’nın, posta oturması üzerine Perişan Baba İstanbul’a gelerek eski mekanı olan Eryek Dergahı’na yerleşmiştir.

Birkaç kendini bilmezin kendisine suikast girişimi yapması üzerine, “Perişan Baba öldü” şaiyasını çıkartmış ve 1293 yılında Kazlıçeşme Dergahı avlusuna boş tabut defni yapılmış, kabir taşındaki şu kitabeyi de bizzat Perişan Baba kendi elleri ile yazmıştır.

 

 

Cem Dergisi, Eylül-Ekim 2000, Yıl:33, Sayı:105

 

Kaynak: Şevki Koca, Bektaşilik ve Bektaşi Dergahları, CEM Vakfı Yayınları, Aralık 2005, İstanbul; Sayfa: 174-185