Siyaset ve İnançlar

Son günlerde sıkça sorulan bir soru var: “CHP genel başkanı konuşmalarında, neden ALEVİLER demiyor?”

Ülkemizde ve demokratik ülkelerde partiler siyaset yapmak üzere kurulurlar, ya da öyle olmaları gerekir. Siyaset yapan partiler Alevi, Süryani ya da Çerkez partisine dönüşürse ya da öyle kurulursa, o işin adı siyaset olmaz, ayrımcılık olur, hizipçilik olur. Etnik veya inanç ayrımcılığı üzerinden siyaset yapmak olur. Bu da, ne demokrasinin, ne de insan olmanın kabul edemeyeceği bir haldir.

Ülkemizde yaşanan tüm sorunların temelinde aşiretler, tarikatlar üzerinden yapılan siyasetin olduğunu hepimiz durmadan söylüyoruz.

Şimdi de, siyasi partilerin bizden yana tavır alması gerektiğini iddia eden, bunu Alevilik adına yaptığını iddia eden odaklar ortaya çıkıyor. Oysa o grupların asıl amaçları herhalde farklı, onlar bu hengamede yandaş toplamak istiyorlar ki gelecek seçimde aday olabilsinler ya da oy avcılığına çıkabilsinler. Çünkü artık sokaktaki çocuk bile biliyor ki, Aleviler eşit haklar istiyor, kendileri ile ilgili ayrımcılık istemiyorlar.

Aleviler bu ülkede yaşayan tüm inanç sahiplerinin, herhangi bir kayırma ya da ayrımcılık yapılmadan özgürce ibadet edebilmelerini, devlet inançlara kaynak ayırmaya devam ettikçe o kaynaktan her inancın hakça pay almasını, Sünni – Hanefi inanç hizmetlileri nasıl sosyal güvenlik haklarından istifade ediyorsa Protestan, Süryani, Keldani, Sünni-Şafi ve elbette Alevi inanç hizmetlilerinin de sosyal güvenlik haklarına kavuşmalarını, tüm inançların kendi din adamlarını yetiştirecekleri okullar açabilmelerini, ya da Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu görevi adil ve hakka, hukuka uygun bir yapı içinde üstlenmesini istiyorlar.

Kısaca Aleviler kendileri için ayrım değil, tüm inananlar için eşit özgürlük alanları istiyorlar.

Peki Alevi istekleri bunlar iken, neden CHP illa Aleviler desin, diye Alevileştirilmek isteniyor, ya da Genel Başkan Aleviler, demiyor diye Alevi karşıtı bir parti gibi gösterilmek isteniyor. Amaç belli değil mi?, inanç üstünden yapıla gelen siyasetten parsa toplamak. Oysa o siyaset çeşidi hastalıklı, bu hastalık ülkeye de çok zarar verdi, daha da vermeye devam edebilir. Biz Alevileri ya da Sünnileri kayıran değil, herkese eşit davranan siyaset istiyoruz. Etnik, dini, inanç ayrımları üzerinden yapılan siyasetten yeterinden de fazla zarar gördük, daha fazla zarar görmeye niyetimiz yok. Siyasi partilerde ibadet, ibadet alanlarında siyaset yapılmasını istemiyoruz.

Aleviler olarak bizi mutlu edecek olan, partilerin bizden bahsetmesi değil, ülkemizde inanç özgürlükleri ve inanç politikalarından bahsetmeleridir.

Siyasi partilerimizin görevi ve beklentimiz ülkemizde yaşayan her inancın özgürleşeceği, inanç sahiplerinin eşit haklardan yararlanacağı bir ortamı oluşturmaktır . Demokrasiye inananlar böyle bir ortamın oluşması ve kurulması için mücadele etmektedir.

Bu mücadeleyi sürdürenler arasında da Alevi – Sünni – Keldani –Ermeni – Kürt – Türk gibi yapay ayrımlara yer yoktur.

Etnik veya inanç kimliklerimiz aklın ve vicdanın önüne geçemez, geçmemelidir, geçirilmemelidir.

Sn. Kılıçdaroğlu’nun dün yaptığı açıklamasındaki “Etnik kimlik ve inanç üzerinden siyaset yapmamaya kararlıyım.” Sözü doğru bir sözdür, siyasi sorumluluğu olan tüm siyasi partilerin de bu ilkelerle davranması gerekir.

***

Başakşehir ŞAHİNTEPE ‘de CANLAR Cemevi 26 Aralık günü taşlı, sopalı ve bol sloganlı bir saldırıya uğradı. Saldırganlar belli değil, Cemevi’nde epeyi hasar var. Nedenleri belli değil, saldıranlar belli değil. Kolluk güçlerinin soruşturmaları sürüyor, sorumluların kısa zamanda bulunmasını bekliyoruz. Hükümetin temel görevi vatandaşın yaşamında güvenliği sağlamaktır. İbadet merkezlerinin de güvenliği bu anlamda yaşamsal önem taşır. Gereken önlemlerin alınacağını umud ediyoruz.

Saldırının ardından örgütlü Alevi toplumumun gösterdiği ağırbaşlı ama çok güçlü tepki de dikkati çekecek kadar saygın oldu.

İstanbul’da yaşayan on binlerce Alevi CEMEVİ ‘ni ziyaret etti.

Yutiçi ve yurtdışından onlarca Alevi örgütü bildiriler yayınladı.

CEMEVİ önünde kimse bağırmadı, slogan atmadı ama sükunetin bağırmaktan çok daha ağır, çok daha etkili, çok daha güçlü olduğunu da hem topluma, hem de saldırganlara gösterdiler.

Bu tür saldırılardan, kargaşalardan medet umanların cesaretini çok kıracak, çok anlamlı bir tavır sergileyen Alevi canlarımızı yürekten kutluyoruz.

CEMEVİ yöneticilerimize ve canlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi bir kere de buradan sunuyoruz.

Doğan BERMEK