Sivas – Çorum

BAŞBAĞLAR katliamı ile SİVAS katliamı arasında Aleviler üzerinden bağıntı oluşturmaya çalışanlar çıktı ortaya. Duyduk duymadık demeyin!!! Geçen yıl İstanbul’da cami kundaklamak işleri Aleviler ile ne kadar ilgili idiyse, Maraş’ta, Çiçek sinemasına atılan bombayı ne kadar Aleviler attı ise, Başbağlar katliamı da Alevilerle o kadar ilgilidir. Hangi zavallı beyin veya beyinlerin projesi idi ise, başka bir çok proje gibi, SİVAS ve BAŞBAĞLAR projesi de beklenen sonuca ulaşmadı. Alevi – Sünni çatışması yaratılamadı. Hem SİVAS’ta hem BAŞBAĞLAR ‘da masum insanlar canlarını kaybettiler. Canlarını yitirenlere RAHMET, böyle işleri tezgahlayanlara LANET olsun…
Böyle konuları kaşımaktan bugün bile medet umanlara da bu kapılarda ekmek yok… Toplum artık çok şeyin farkında.

***

Çorum olaylarının 29. Yılındayız. 30 Haziran 1980’de bir otomobilden Alevilerin yoğun olduğu bir bölgede halkın üzerine ateş açıldı.1 Temmuz günü CİHAT çağrıları dağıtıldı, Alevi evlerine ateş açıldı ve bazı evler ateşe verildi, o gün 4 can kaybedildi. 4 Temmuz Cuma namazından sonra Alaattin Camii hoparlörlerinden “ALLAH, ALLAH” yayını başladı. Milönü mahallesinden kaçmaya çalışan halkın üzerine ateş açıldı ve çok can kaybedildi ve yaralandı. 5 Temmuz’da Alevi mahallesinden rehin alınan 10 kişi katledildi. Olayların yatıştığı 10 Termmuz gününe gelindiğinde, resmi kayıtlara göre 26 can, eldeki bilgilere göre ise 57 can yitmiş, 100 canın üzerinde kayıp ihbarı yapılmış ve çok sayıda canımız yaralanmıştı. Olaydan sonra Çorum’dan önce 600, daha sonra çok daha fazla sayıda aile başka kentlere göçtü.
Çorum olaylari davası 8 yılda bitti: Erzincan Askeri Mahkemesinde 8 yıl süren 53 sanıklı davada, mahkeme, 2 sanığa önce ölüm cezası verdi,duruşmalarda pişman olduklarını beyan eden bu iki sanığın cezaları 24′er yıl ağır hapis cezasına çevirdi. Tutuklu bulunan 13 sanık ise ceza evinde yattıkları süre göz önünde bulundurularak, serbest bırakıldılar. Çorum olayları davasında daha önce 38 kişi de beraat etmişti. Böylece yaklaşık 8 yıl süren ‘Çorum olayları davasının dosyası kapanmış oldu.”
Yandaş basına duyurur, bu korkunç olaylar için üretecekleri yaratıcı senaryoları da bekleriz.
Çorum’da canlarını kaybedenlere rahmet, yakınlarını kaybedenlere sabır dileklerimiz, işlerini, evlerini, düzenlerini kaybedenlere ise saygı ve sevgilerimizle.

***

TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ bugün birlikte grevdeler. 1964 yılında İsmet İnönü Başbakan, Bülent ecevit Çalışma Bakanı iken çıkarılan ÇALIŞMA YASASI ile işçilerin kazandığı haklar, önce 12 Mart 1971 döneminde, sonra 12 Eylül 1980 darbesi dönemlerinde kuşa çevrildi. Daha sonra da fırsat düştükçe İŞ KANUNU kırpılıp budandı, işçi örgütlülüğü yokedilmeye uğraşıldı. Sendikaların hakları ve olanakları ellerinden her biçim ve şekilde alındı. Şimdi bu işin son aşamasına geldik. Artık HAK-İŞ veya TÜRK-İŞ ‘e bile dayanamayan hükümet, ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI yasası diye bir KÖLE PAZARI projesi hazırladı. TÜRK-İŞ ‘e de “GREVE GİDİN” dedi. Amaç, artık pek de işlevi kalmamış olan, AKP yandaşlarına göre artık tarihi görevlerini tamamlamış olan HAK-İŞ ve TÜRK-İŞ ‘i bile tasfiye etmek, bir daha ülkede sendika adının duyulmasını bile engellemek ve bir yandan da kamuda çalışan 270 000 işçiden başlayarak tüm ülke çalışanlarını yandaş köle tacirlerine devretmek. Herhalde o zaman hükümetin çok ihtiyaç duyduğu tipten yabancı sermaye için ülkemiz daha da çekici hale gelecek……
İşçi kuruluşları kadar, işçi kökenli olmayan tüm sivil toplum kuruluşlarının da önemle, dikkatle, titizlikle konunun üstüne bir an önce eğilmeleri gerektiğini kanısındayım.
Geç de olsa haklarını arayan işçi kuruluşlarını candan destekliyor, toplumumuzun bu ÇAĞDAŞ KÖLELİK YASASI girişimine olabilecek en yüksek sesle tepki vereceğine inanıyorum.