MUSTAFA ÖZER

(SEYİT BATTAL GAZİ OCAĞI / ESKİŞEHİR)

 AYHAN AYDIN

 

İsmi tüm Anadolu’da bilinen ve sevilen ulu alp erenlerden Seyit Battal Gazi’nin Dergahı’ndan/Ocağı’ndan olan Mustafa Özer Dede, 48 yaşında. Battal Gazi İlçesinde doğmuş. Ama şu anda Eskişehir’de ikâmet etmekte. Söyleşimizde kendi yöresi ve ocağıyla, dedeler, yöredeki cemlerle ilgili bilgiler aktarıyor.

 

Sevgili dede, yörenizdeki Alevi inanç yapısı nasıldır? Bizim yöredeki  dedeler yani; Eskişehir, Kütahya, Afyon, Eskişehir havalisinde bizim dedeler toplanır 5-6 ocağın dedeleri, hepsinde de cemler sorguludur. Halk dara çekilir, halkın huzurunda sorulur. Tabi bunlar da Kuran’ın ayetlerine dayanarak yapılır. Kuran’ın ayetinde der ki; öyle bir kavim vardır ki, gecenin bir saatinde ibadet ederler güzelliği alır, çirkinliği def ederler.”

Kısır cem bizde Balım Sultan muhabbeti olarak geçer. Bu cemlerde 12 hizmetler yapılır, halk ve dedeler tam teferruatlı yetiştirilmediyse de gelenek olarak bu sorgu görgü olayı aynı şekilde cem yapılır.

Hz. Ali Efendimiz’in doğuşu veya doğanın doğuşu olarak da Sultan Nevruz Bayramı yapılır.

Erzincan, Malatya, Kars gibi yörelerdenden gelenler de Hızır yaparlar.  Hızır Orucunda da fazla bir talep yoktur, yapan yapar yapmayan yapmaz.

Muharrem ayında aşure kaynatılır, cem evlerinde veya evlerde 15 gün olarak oruç tutular, bu oruç da her yerde değişik.

Eskişehir Alevi, Bektaşi düşüncesinin temel merkezlerinden birisi, çünkü Alevi, Bektaşi felsefesinde yeri olan büyük uluların yattığı bir mekan, Sücaattin Veli Dergahı, Seyit Battal Gazi Dergahı, Üryan Hızır Türbesi buradadır. Hatta Yunus Emre’nin türbesi burada, Nasreddin Hoca’nın da aynı şekilde.

Şahabettin Veli, Edebali, Haydar Baba, Hasan Dede…Daha çok var ama aklıma gelmiyor.

Eskişehir’de tarih boyunca böyle bir yerleşim varken günümüzde de aynı inanç Alevi, Bektaşi ismi adı altında yaşamaktadır.

 

Sizin aileniz Seyit Battal Gazi Ocağı’nın mensubu ortak dedeleriniz, atalarınız yüzyıllardır bu cem cemaat içerisinde hizmet yürütmüşler mi? Evet.

 

En eskiye gidersek, kimi hatırlıyorsunuz dede olarak, yaşınız gereği? Babamı, bize ev veren Hakkı amcamı, bir de Cemal Amca vardı, onları hatırlıyorum. Hakkı Aydoğdu 1900 doğumlu, 1999’da öldü.

 

Maalesef söyleşi yapma olanağımız olmadı bu önemli dedeyle. Hakkı Aydoğdu Dede’nin çok bilgili bir insan olduğunu biliyoruz, çok insancıl bir yapısı olduğunu biliyoruz, birleştirici bir yapısı varmış. Kısaca ondan biraz bahsedebilir misiniz? Hakkı Amcam rahmetlik, bize tekkede durduğunu anlatırdı ve tekkedeki mürşitlerin birlik ve beraberliğin o zamanlar çok güzel olduğunu söylerdi. Kalabalık Alevi cemlerinin yürütüldüğünü söylerdi. Oysa ki şimdi yavaş yavaş Sünniliğe doğru yöneliyor halk.

Tekkelerin kapatılmasıyla bizim dedelerden resmi görev alınmış, Osmanlı tarihinde görev yapan Nusrettin Öz ve Şükrü Metin dedelerim ikisi o zaman görev yaparmış. 1914’de Şükrü Metin Dede posta atanıyor, daha sonra Nusrettin Dede de görev alıyor. Nusrettin Dede ile Şükrü Metin Dede öldükten sonra Hakkı amcam görevi alıyor, 1950’lerde.

1943’de Nusrettin dedem ölmüş, 1947’de Şükrü Metin dedem ölüyor. Hakkı amcamın yanında Cemal Erdoğan amcazadem daha var. Bunlar, Hakkı amcamın yanında yardımcı olarak duruyorlar. Babam 1989’da öldü, Cemal amcam ise 1990’da öldü. Bunların ölümü ile Hakkı amcam bu göreve geldi, abime görev verildi, abim bu görevi 1 sene yaptı, daha sonra yapamayacağım bana zor geliyor, dedi. 29 Ekim 1994’de bize bu görevi Hakkı amcam verdi.

 

Bu görev verme nasıl oldu, onu anlatır mısınız? Onun video kaseti hazır, ikrarın alınışı var. Hakkı amcamı getirdik, yine bizim sülaleden Eyüp amcamız o da bizim rehberimiz oldu ve bu şekilde ikrar verdik.

Kendi evimizde halkı topladık, görgüden sonra hizmetler bitmek üzere iken, bizi oturtturdu. Dedi ki; her ne kadar Eyüp amcan varsa da,  köyün hepsi de buraya geldi, Hakkı Dede; ben bu Battal Gazi görevini 50 senedir hayrı ile şerri ile getirdiysem Cemal oğlu Mustafa Özer yeğenime bu görevi devrediyorum, dedi.

Tabi biz bu görevi alınca gerçekten zorlandık, millet hayırlı olsun, dedi ve gittiler. Kendi hanımım ile kafa kafaya verdik, biz bu işi aldık.

 Hakkı Aydoğdu’nun ne kadar talibi vardı? Seyit Battal Gazi’nin, Isparta Senirkent, Uluğbey, Veli Baba 450-500 hanenin tamamı bize bağlıydı.

Hakkı Dede yaşlılığından dolayı 3-4 sene gidemedi. Sonra ise bunlar kendi aralarında talipten mürşit seçiyorlar.

Hakkı amcam bizi oraya gönderdi. Gittik bize dediler ki, dedeye gerek yok, bizim işimiz bitti, Hakkı Dede niye sizi gönderdi buraya?, kaç senedir gelen olmadığı için biz kendimize dede bulduk, dediler.

 

Isparta, Senirken, Veli Baba talipleri? O çevrede olan talibin tamamı. Veli Baba’da babalar var. Oraya bağlı olan talibin tamamı bunu söyledi. Geri kalanını biz tanımadığımız için geri dönüp geldik.

 

Sonra ne oldu? O şekilde dağıldı.

 

Sonradan; gelin, demediler mi? Sonra çağırmadılar. Biz de gitmedik. Ama zaman neyi gösterir ne olur bilemem.

 

Size bağlı talip köyler hangileri? Eskişehir Seyit Gazi, Sücaattin, merkez Yörük Kırka, Ilıca, Mahmuca Köyü, Doğan Çayır bunun dışında Antalya, Karaman, Konya, Aksaray, Kayseri, Ankara Polatlı, Sincan’da taliplerimiz vardır.

 

Bu saydıklarınız Eskişehir’den gidenler mi? Oralara yerleşmiş olanlar. Samsun, Bolu, Zonguldak, Düzce taraflarında da var. Bunlar da 50 hane olan yerlerdir. Bize bağlı olarak ikrarlı hane 1000 tane, ikrarsız hane ise 2000 hane var.

 

İkrarsızla ikrarlıyı nasıl ayırıyorsunuz, önemi nedir? İkrarda şunları yaparlar: Bir mürşide boynuna havlu, peştamal bağlayıp şeriattan tarikata gelen 4 kapı makamını sayıp tarikat erenleri, marifet erenleri, hakikat erenleri deyip mürşidin huzuruna getirirler.

Erenler bu can Hakk Muhammed Ali yoluna aşk edip Seyit Battal Gazi Ocağı’na ikrar vermeye geldi ve bu ikrar verecek kişi bu halktan sorulur, nasıl bu kişi, içimizde tarikat kardeşliğine alınacak gibi midir?, eline, diline, beline sahip midir?, aşına işine özüne sözüne eşine nasıldır sahip midir?

Bunlar da alınırsa, dede der ki; Allahü teala Muhammet Mustafa Aliyel Murtaza talip diye Hünkar Hacı Bektaşi muhip diye Seyit Battal Gazi evlatları ayn-i cem erenleri de tarikat kardeşliğine kabul ettiyse, biz de kabul ettik, der ve bunu üç kere söyler. Üç kere de halka sorar, halk bunu kabul edince eyvallah erenler, ayn-i cem bunu kabul etti bizde kabul ettik denir.

Asar Suresi’nin 56’ncı ayeti, teslim aldı duasını okur, bunu rehber dedeye teslim eder. Dede bunu anlatır bazı şeriat konularını da, bazı pratik konularını da anlatır, hatta talipler daha öncelerden de biraz bilgilendirir. Dede der ki; evlat! Buraya kendi isteğinle mi geldin, birilerinin zoruyla mı geldin?, kendi isteği ile geldiysen yolun beklenir, yerindeysen Hakk için bir secde eder misin?, sonra, secdeye varır oturur.

Bu yol ateşten gömlektir giyebilecek misin?, demirden leblebidir yiyebilecek misin?, gelme gelme, dönme dönme bu yol gerçekten çok yokuştur, bu yola dayanabileceksin, sorgu var, görgü var?… diye şeyler söylenir ve bu şekilde ikrara alınır.

Teslim al duasın okunur, rehbere teslim eder, bu arada okunacak dualar vardır.

Ey talip! Ben getirdim mürşide teslim ettim, mürşitte getirdi bana teslim etti, sen benim önümde kaldın, ben de aldım seni, sana teslim ettim, sen sana sahip değil.

Sen sana sahip ol, eline, beline, diline, aşına, işine, eşine, özüne… bunlara sahip olacaksın.

Sonra rehber ikrar vermiştir o kişi de diyor ki, bir grup insan da şahittir, Cenab-ı Allah diyor ki, Ali İmran Suresi 1’nci ayet; ben size peygamberler gönderdim, kitaplar gönderdim, bunlara inandınız, iman ettiniz bunlara söz verdiniz, ikrar verdiniz bir gurupta insan da şahitlik etti, ben de şahitlik edenlerdenim.

İkrar törenini yapması için Seyit evladı olması lazım ikrar alıp o kişileri eğitir. Bazı ocaklar bunu biraz daha sempatileştiriyorlar babalara gitmeleri için selayetleri görüyorlar.

 

İkrar ayini cem içerisinde oluyor, çiftler mi geliyor? Evet, eşler beraber geliyor.

 

İkrar almadan ceme girebiliyor mu? Girebilir.

 

Ama ikrar töreni yapması lazım? Alevi olabilmesi için ikrar vermesi lazım.

 

Karı koca olmak zorunda mı, tek kişi olmuyor mu? Yaş kemalini bulmuştur, duldur, kendine güveniyordur, bekar oğlanlar ve kızlar da görüyor ama verebilir. Evlendiği anda yeniden girecek ikrara.

 

İkrar ayini cemden önce mi yapılıyor? Cem içerisinde de yapılıyor.

 

Sizde dar hizmeti nasıl oluyor? Dardan indirme oluyor. Anadolu Aleviliğinde çok yaygın olan bir olay değil, görgü var ama ikrar her tarafta yok .

Musahip olabilmek için ikrar vermek lazım. Musahip olabilmek için onun töreni de başkadır. İkrar yaygın olduğu için musahiplik yerini tutuyor zaten.  Bu devirde ikrarı tutacak kişiler yeterli, her kişinin ikrarı alınmaz her kişi ikrar veremez.

 

Hakkı Aydoğdu ile ve diğerleri ile cemlere girerek mi piştiniz? Cemlere girdik ama kendimiz cemde dedelik, rehberlik, zakirlik yani 12 hizmetlerin hiç birini yapmadım.

1994 yılına kadar sadece Nevzat (Demirtaş) Dedeleri, Ali Gargın Dedeleri izledim. Bunların yanında Alevilik kitaplarını okudum onların ki ile bizim yöreleri değerlendirdik onları bir kaleme aldık.

Hakkı Aydoğdu bin yıllık töremiz gereği bana el verdiği için, ben o ocağı temsil eden kişi oldum. Amcam ölmüş olsaydı köydeki ocaktan dedelerin birilerinin halkı toparlayıp bize görev verecek ama talip gelip bir kişiye biat edecek. Eyüp Amcam vardı, ama geçici olarak bir görev verilmiştir, resmi olarak posta atanmış olsaydı bize gerek yoktu. Hakkı amcam yaşlanınca bazı yerlere Eyüp amcamı gönderdi.

 

Buradaki dedeler ve babaların durumu nasıldır, kime bağlılar? Sücaattin Veli’nin hiçbir yerde babası yoktur, Trakya ve Bursa tarafı hariç. Sücaattin Veli’nin Sücaattin tarafında ki talipleri tamamen Nevzat Dede’ye talip olarak bağlıdır.

Buradaki babalar Otman Baba tarafından direk postnişin olmadığı için bir kolu Sücaattin Veli’ye bağlanıyor; Veli Baba’nın bize bağlı olduğu gibi.

Veli Baba bizim. Hüseyin Gazi’nin oğlu Battal Gazi, Hasan Gazi’nin oğlundan gelir Veli Baba. Aynı soydan geliyor Veli Baba. Battal Gazi’nin amcasının oğlundan. Veli Baba’nın 3 sene önce kadar dedelik mürşitlik yapacak soy bizim Battal Gazi’ye bağlanıyor.

 

Rehberde ne gibi özellikler arıyorsunuz? Rehberi talip kendi babasından çok sevip ve sayması lazım. Alevilik mürşit Muhammet Ali rehberi olduğu için, mürşitte seyit soyundan rehber de seyit soyundan olması gerekir. Çünkü dede rehberinden gitmeli veya oğulların rehbere atamalı ama bu çağda o kadar seyit evladı bulmak mümkün değil.

 

Seyit Battal Gazi hakkında, Hakkı amca olsun, diğerleri olsun ne anlatırlardı. Kimmiş Seyit Battal Gazi, bu dergah hakkında bize bilgi verin biraz? Seyit Battal Gazi Malatya serdarı Hüseyin Gazi’nin oğlu ve Hüseyin Gazi bir savaşta baskına uğruyor öldürülüyor o devirde Ömer isminde birisi onun yerine geçiyor ve onun yanında yetişiyor orada babasının intikamını alıyor savaşlar yapıyor. Burada Battal Gazi kendisini yetiştiriyor.

Peygamber zamanında Abdülvahap Gazi Hazretleri İstanbul’u gezdiğinde gidip Peygamber Efendimize diyor ki, Allah’ın Resulü ben İstanbul’u çok gezdim, çok güzel gördüm, oralar bir İslâm diyarı olsaydı, ne güzel olurdu. Cebrail de diyor ki; ya Resulullah, oralar İslâm ülkesi olacak senin torunlarından birisi orayı alacak. Abdülvahap Gazi’ye diyor ki; müjdeler olsun senin gördüğün yerleri benim torunlarımdan birisi bir gün gelip orayı alacak.

O zaman Abdulvahap diyor ki; ya Resulullah bu kişilerin içinde görecek var mı acaba? Cebrail Peygamber Efendimiz’e diyor ki; ya Allah’ın Resulü o kişi görecek, 250 sene sonra senin soyundan Malatya serdarı şeklinde Hüseyin Gazi, Malatya diyarından bir genç, o yöreye geldi şöyle biri olacak ve o zat’ta onu görecek deyince, Peygamber Efendimiz orada Abdulvahap Gazi’ye bir mektup veriyor. Mektupta diyor ki;  o günü sen göreceksin, Allah’tan vahiy geldi, diyor ve onun eline bir hüccet yazıyor.

Abdulvahap Gazi’nin 250 sene sonra o yörede her yetişen yiğide gelip bakıyor ve Battal Gazi’de karar kılıyor, bu yiğit budur, diyor.

Battal Gazi’yi çağırıyorlar ve Muhammed’in sana gönderdiği mektup ve aç ağzını deyip tükürdükten sonra İncil, Tevrat, Zebur, Kuran dördünü de Battal Gazi çok şahane okuyup, yazıyor ve savaşlarında da anlatıyor. Nerede yakalarsın; Rum’da yakalarsın, İngiliz’de yakalarsın, onların hocası şeklinde vaaz veriyor, oturuyor konuşturuyor ve bu ilmin sayesinde pek çok savaşları da bu şekilde kazanıyor.

Kendi de çok esir düşüyor ama esirliğinde hiç yara almadan kurtarıyor.

Ben Battal Gazi’nin çok savaş kitaplarını okudum ve amcamlardan dinlediğime göre büyük savaş cengaver bizi defalarca Kayseri Rum’dan defalarca İstanbul’a almış. Demek ki Kayseri Rum’u çok kalabalıkmış başka tarafa sefere gittikçe yine gelip İstanbul’u kuşatıyor. Battal Gazi Hazretleri de 99 yaşında ölüyor. Battal Gazi’nin gerçek ismi Cafer idi. Hakkı amcam anlatırdı Battal Gazi’ye Üryan tarafından gelirken Kuş Kaya adında bir su varmış, Hacı Bektaşi Veli’nin müritleri orada susuyor “ya Hünkar susadık”, deyince “ biraz bekleyin”, diyor.

Hacı Bektaşi eli oraya asasını dürtüyor ve su çıkıyor.

Osmanlı tarihinde Battal Gazi’nin evlatlarından İbrahim Ethem Hazretleri’ne; sen atanın ocağına git orayı mekan tut, deyince o da bu söze uyuyor. Battal Gazi’nin Ocağında ilk mürşitliğe oturan Hacı Bektaşi Veli döneminde İbrahim Ethem Hazretleri’dir.

 

Battal Gazi İlçesi’nin içinde kaç tane Alevi hanesi vardır? 20-30 olmuştur. Aynı soydan iki tane var.

 

Eskişehir’in civar köylerini biliyor musun? Alevi köyleri benim bildiğim; Seyit Gazi Kazası’nda; Erikli, Büyük Yayla, Saliye, Akhim, Üç Saray, Sücaattin, Yağbasan Köyü’nün yarısı Alevi yarısı Sünni’dir. Seyit Gazi’nin içinde var, Yeşilyurt, Harmandallı, Topkaya, Sarıkavak, Büyük Dere.

Bunların dışında Çirkeler tarafında var ama hatırlamıyorum, Sivrihisar tarafı var.

 

Söyleşi: 24 Nisan 2001, İstanbul