BALLI PEKTAŞ

(HACI BEKTAŞ DERGAHI’NA BAĞLI – ADIYAMAN/GÖLBAŞI)

 (05.12.1947 – 21.08.2000)

AYHAN AYDIN

 

Kendisini derin bir sevgiyle bağrıma bastığım gül yüzlü Ballı Pektaş Dedemizle Adıyaman, Gölbaşı’nda yüz yüze de bir söyleşimiz olmuştu. Maalesef talihsiz bir kaza sonucu genç yaşta kaybettiğimiz Ballı Dede, Beşkoz Köyü’nün yanı sıra tüm civarda çokca sevilen, sayılan, benimsenen bir inanç önderimizdi. Gerçek bir dede kimliğinde, karıncayı bile incitmeden, çocukların gözlerinden öpen, gönüller sultanı, yerle yeksan, göklerde meleklere eş, birlik ve beraberlik duygularını yeşerten dedemizi saygı ve sevgiyle, minnetle bir kez daha yad ediyorum.

 

Alevilik ile, dedelerle ilgili bilgilerinizi kimden / kimlerden öğrendiniz? Çocukluğunuz nasıl bir ortamda geçti, anlatır mısınız? Alevilik ve dedelerle ilgili bilgileri aile büyüklerimden ve okuduğum kitaplardan öğrendim. Çocukluğumu uzun boylu anlatamam çok zaman alacağından kısaca bahsetmek istiyorum. Bizler köylük yerlerde olduğumuzdan dolayı sürekli olarak iş güçle uğraşmakla geçti. Çocukluk diye bir şey yaşayamadım.

 

Sizce dedeler kimlerdir? Kendinizi bir dede olarak nasıl tanımlıyorsunuz?  Bence dede yola hizmet veren kimsedir. Bu yolun kurallarını tam anlamışla yerine getirerek inançlarımız uğrunda bilinçli olarak mücadele veren her kimse o dede olabilir. Bende az olsa da elimden geldiğince bu mücadeleyi vermeye uğraşıyorum. Bildiğim kadarıyla dedelik ve seyitlik Hz. Ali’nin Hakk’a yürümesinden sonra ortaya çıkmıştır.

 

Soyunuzu gösteren bir seçere (soy kütüğü) var mı? Soyumu gösteren şecere babam Cemal Dede zamanına kadar vardır. Bizce şecerenin hiçbir önemi yoktur. Hizmeti yürütmeyi bilen bilinçli ve kültürlü ayrıca halkın benimsediği dürüst ahlaklı olan herkes bu görevi yürütür.

 

Dedelik görevini ne zaman, nerede ve nasıl yerine getirmeye başladınız? Dedelik görevini Babam Cemal Dede rahmetli olduktan sonra zaman zaman yürütmeye başladım. Her yıl kış aylarında bu görevi yapıyoruz.

 

Dede olabilmenin, ya da iyi bir dede olabilmenin sizce koşulları nelerdir? Günümüzde geçmişten farklı olarak farklı yetenekler de gerekiyor mu, dede olmak için? Dede olabilmek için güzel ahlak, iyi huy ve dürüstlük gibi meziyetler ön plandadır. Ayrıca halkın sizi benimsemesi gerek. Günümüzde dedeler daha aydın ve kültürlü olmalıdırlar. Eğitim önemlidir.

 

Atama veya seçim yoluyla dede seçilenler olur muydu? Dikme dedeler var mesela. Bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz? Bizde dedeler atama veya dikme olmaz. Halkın kendisi bu görev kime layık görmüşse o kişi bu görevi üstlenir.

 

Dedelerin toplumsal olarak üstlendikleri görevler sizce nelerdir? Dedeler toplumsal olarak sırtlarında çok ağır bir yük taşımaktadırlar. Üstelik bu hamallığı ücretsiz olarak bir ömür boyu götürmek zorundadırlar. Bu 1400 yıldır böyle süregelmiştir. Bugün bizler biz Aleviyiz-Bektaşiyiz, diyebiliyorsak bugüne kadar böylesine cefa çeken dedelerimiz sayesinde diyoruz. Artık devlet dedelere de el uzatmalı.

Rızalık kavramı var. “Kul Hakkı” meselesi Aleviliğin temel ahlak sembollerinden birisini ifade ediyor. Rızalık alınmadan hiçbir işe başlayamayız, Alevilik’te. Dedeler rızalığa nasıl bakıyorlar. Rızalığın önemi nedir? Alevilikte rızalık esastır. Rızalıksız iş olmaz. Kulun hakkını bu dünyada vermeliyiz. Herkes birbirinden razı olmalı, sevmeli, sevilmeli.

 

Alevi ahlakının kökleşip yayılmasında Alevi dedelerin görevi ne olmuştur? Kimseyi incitmeme felsefesinin dedeler tarafından uygulanması nasıl etkilemiştir Aleviliği? Aleviliği bugünlere getiren Alevilikteki temiz ahlak ve inançtır. Bu uğurda dedelerin verdiği mücadele asla küçümsenemez. Kimseyi incitmemeyi ve kul hakkı yememeyi bizlere dedelerimiz ve büyüklerimiz öğretti.

 

Ehli Beyt sevgisinin Alevilik’teki ve dedeler üzerindeki etkisi nedir? Ehlibeyt sevgisi Aleviliğin temel taşıdır. Bu sevginin dedeler üzerindeki etkisi bulundukları makamdan dolayı çok daha fazladır.

 

Dedeler görevlerinin nasıl yerine getirirlerdi? Dedeler gerekiyorsa 3 telli sazıyla köy köy dolaşır ve görevini icra eder. Biz de aynı şekilde devam ediyoruz. Bir köyün halkı kalkıp belli bir mekana her zaman gidemez ama dede gidebilir.

 

Dedelerin tümü saz çalabilirler miydi? Bildiğimiz kadarıyla bizim dedelerimiz hep saz çalardı. Ben de saz çalıyorum.

 

Her dede oğlu dedelik yapabilir mi? Buna nasıl karar verilir? Her dede oğlu dedelik yapamaz. Dede olacak kişiyi halkın kendisi yapar. Dedenin oğlu deli de olabilir, bu işi beceremiyor da olabilir. Veya başka türlü kötü hallere de düşmüş olabilir. Bu gibi kişiler dede olamazlar. 

 

Dedelik kurumunun geleceğine ilişkin düşünceleriniz nelerdir? Umudumuz o ki geleceğimiz bugünlerden daha aydınlık ve güzel ola. Sizlerin ve Cem Vakfı’nın çabalarıyla güzel şeyler yapılacağı kanaatindeyiz. Dedelere devlet elinin uzanması lazım, yoksa bu kurum bugünün şartlarında yıkılmaya yüz tutmuş vaziyettedir. Sünni kardeşlerimize tanınan hakların Alevi toplumuna da tanınması, okullarda Alevilikle ilgili bilgilere yer verilmesi, dedeleri bir eğitime tabi tutarak günün koşullarına göre yetiştirerek görev yerlerine gönderilmesi bizce mantıklı olanıdır.

 

CEM

Kendi köyünüzde  yörenizde hala cem yapılıyor mu? Köyümüzde ve yöremizde eskiden olduğu gibi kış aylarında cem ve cemaat toplantıları yapılmaktadır.

 

Şu anda cem  yapıyor musunuz? Yapıyorsanız nerede? Yapamıyorsanız nedenleri nelerdir? Cem yapmanızı engelleyen unsunlar sizce nelerdir? Şu anda kış mevsimi yaklaşmaktadır. Önümüzdeki günlerde cem yapmaya başlayacağız. Bu görevi halkımızın ve şu anda Cem Vakfı Gölbaşı şubesi başkanı olarak görev yapan başkan Niyazi Arslan’ın maddi ve manevi katkılarıyla yaptırdığımız Beşkoz Köyündeki cem evimizde yerine getirmekteyiz. Üzerimizde herhangi bir baskı unsuru bulunmamaktadır.

 

Cem içinde gördüğünüz “Rehber”likten biraz söz edebilir misiniz? Dedelerin mutlaka bir rehberi olur mu? Rehberlerin cem ve dedeler için önemini anlatır mısınız? Cemde rehber yol göstericidir. Rehber mutlaka olmalıdır. Kılavuzsuz yola gidilmez. Rehber de cem erenlerinin kılavuzudur, onsuz olmaz.

 

Cem içinde Kur’an’ın yeri nedir? Cemlerinizde Kur’an’ın yeri nedir? İslamiyet’in kitabı Kuran’ı Kerim’dir. Alevi olsun, Sünni olsun herkes Kuran’ı benimsemektedir. Cemlerimizde de Kuran’ı Kerim’den ayetler okunarak anlatılır. Ayrıca sazlarımızla gelmiş geçmiş ozanlarımızın deyişleri Kuran ayetleri gibi okunur ve yorumlanır. Neticede Kuran-ı Kerim’e saygı çok önemlidir.

 

Cemlerde gördüğünüz su dağıtma olayı var. Niçin Alevi cemlerinde su dağıtılır? Cemlerimizde sakilerin su dağıtma olayı vardır ki buna bizler saka suyu, deriz. Kerbela’da şehit düşen İmam Hüseyin ve onun yandaşlarının susuz şehit edilmeleri dile getirilir ve onların anısına bu sudan cem erenlerine dağıtılır.

 

Zakir ve dede birlikte mi cem yürütürlerdi? Zakirin cemlerdeki önemi nedir? Bugün olduğu gibi geçmişte de, dede cem yaparken yanında mutlaka zakir bulundururdu. Zakir Kuran ayetleri ve deyişler okur. Dede de ona destek olur; dualar, gülbanklar okur, cemi yürütürlerdi.

 

Sizin ocağın cemlerini özetle anlatır mısınız? Kaç tür cem vardır? Bizler doğrudan Hacı Bektaş dergahına (Çelebilere) bağlıyız. Cem yapmanın pek farklı tarafları olmamasına rağmen İkrar Cemi, Birlik Cemi ve Balım Sultan cemlerini yapmaktayız.

 

Müsahipliği anlatır mısınız? Koşulları nelerdir? Herkes müsahip olabilir mi? Müsahipsiz cemlere girilemediğini birçok dededen duyduk? Sizin yörede durum nasıldır? Siz müsahipsiz çiftleri ceme alıyor musunuz ya da almıyor musunuz? Bunun nedenleri nelerdir? Bizce musahiplik dayanışma ve yardımlaşmayı simgelemektedir. Ama isteyen musahip tutar. İstemeyen tutmayabilir. Herhangi bir mecburiyet yoktur. Hal ve hareketleri düzgün ve kendisi dürüst ve akıl büluğ olan herkes (düşkün olmayan) musahip olabilir. Cemlerimize musahipli veya musahipsiz herkesi alırız. İnsanlar arasında ayrıcalık yaratmak hatalıdır.

 

Cemlerinizde hangi semahlar yapılır? Sizin cemlerinizde özellikle dönülen semah hangisidir? Cemlerimizde her türlü semah yapılır. Kırklar Semahı, Güvercin Semahı, Turnalar Semahı daha çok icra edilmektedir.

 

Cemlerinizde “tarik” mi, yoksa “pençe” mi kullanılır? Neden? Cemlerimizde ikrar verenlere ve musahip olanlara pençe kullanılır. Bunun da anlamı Hz. Muhammed’in Hz. Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’in abasının altına alarak, Benim Ehlibeytim, diyerek onları abasının üzerinden okşayarak sevmesi ve bağrına basmasını ifade eder.

 

OCAKLAR

“Ocak” ne demektir? Ocaklar nasıl ve ne zaman ortaya çıkmıştır? Ocakların manevi anlamını nasıl yorumluyorsunuz? Ocakların mutlaka bir kurucusu var mıdır? Bildiğim kadarıyla Aleviliğin temel inanç kurumları bakımından Ocaklar, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya gönderdiği dervişlerin kurduğu inanç kuramlarını temsilcileridir.

Yukarıda da belirttiğim gibi ocaklar Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hakk’a yürümesinden sonra ortaya çıkmıştır. Manevi olarak hemen hemen her ocak varlığını bugüne kadar sürdürmüştür. Devamında da yarar görüyoruz. Önemli olan ayrıcalık yaratmamaktır. İnanç bazında hepimizde aynı yolun yolcusuyuz. Buna rağmen Hacı Bektaş-ı Veli ser çeşmedir.

 

Siz kendi geldiğiniz  ocak  hakkında bilgi verebilir misiniz? Ocağınız hangi imama ve / veya evliyaya bağlıdır? Bizde ocak değil yol ve erkan vardır. Belli bir imama veya evliyaya bağlılık diye bir şey söz konusu olamaz. Çünkü hepsi de bizimdir. Hepsini de sevgiyle kucaklar bağrımıza basarak saygı duyarız. Er erden asla seçilmez.

 

Sizce bütün ocaklar eşit statüde midir? Değilse sizce bunların nedenleri nelerdir? Ocakların hepsi de nazarımız da aynıdır. Önemli olan ocağın gelenek ve göreneklerine gerçek anlamda sahip çıkarak kötüye kullanmamaktır. Bu isimleri kendi çıkar menfaatleri doğrultusunda kullanmak çok tehlikelidir.

 

Bildiğiniz Alevi Ocakları’nın adlarını söyleyebilir misiniz? Yöremizde ismini bildiğimiz Alevi ocakları şunlardır:

  1. Üryan Hızır Ocağı
  2. Ağu İçen Ocağı
  3. Şeyh Mansur Ocağı
  4. Kureyşen Ocağı
  5. Doğrudan Hacı Bektaş Çelebilerine bağlı olanlar.

 

Ocağınıza bağlı taliplerin ve size bağlı taliplerin dağılımı nedir? Şu andaki durumları nerede oldukları (köyde-şehirde-yurtdışında) konusunda bilgi sahibi misiniz? Ocağımıza bağlı talipler son yıllarda büyük ölçüde göç olayı yaşadı. Bununda sebebi bilindiği üzere geçim derdidir. Şu anda Besni Beşkoz Köyünde 100, Besni merkezde 50, Besni’ye bağlı diğer köylerde 1300, ayrıca büyük şehirlere göç eden 250 kişi civarlarında talibimiz olduğunu tahmin etmekteyiz.

 

ALEVİLİK

Sizce Alevilik nedir? Aleviliği siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Bizce Alevilik İslamiyet’in özü olmasına rağmen ibadet bakımından diğer inançlardan farklı biçimdeki yorumudur. Türk kültürü içinde çok önemli bir yeri vardır. Bugüne kadar yetişmiş olan en büyük ozanlar, şairler, yazarlar, edebiyatçılar bu kültürün içinden çıkmıştır ve çıkmaya devam edecektir.

 

Aleviliğin ibadet anlayışı nasıldır? Alevilik’te Ramazan Orucu var mıdır? Siz Ramazan Orucu tutuyor musunuz? Alevilikte ibadet On İki İmam inancı ve sevgisiyle dolu olarak başlar. Kuranı Kerim ayetlerinin sazın teline dökülmesiyle devam eder. Caminin yeri ise şu  anda bulunduğu yerdir. Bütün inançlara da saygımız vardır. Ancak bizlere de aynı saygıyı ve anlayışı bekliyoruz. Biz de Ramazan orucu yoktur. Bu orucu tutan Sünni kardeşlerimize de saygıda kusur etmiyoruz. Ben de dahil olmak üzere böyle bir oruç tutmuyoruz.

 

Kerbela, Matem, Muharrem Orucu’nu ne zaman tutuyorsunuz? Kerbela-Matemi muharrem orucunu her yıl vakti geldiğinde tutuyoruz. Zamanını takvimleri takip ederek öğreniyoruz. Genelde her yıl kurban bayramının 20. günü başlamaktayız.

 

Cemevlerini nasıl yorumluyorsunuz? Son yıllarda birçok yerde Alevi cemevlerini açılması kültürümüzün yayılması ve tanınması açısından yararlı olmuştur. Ancak bazı cem evlerini ve Alevi dernek veya vakıflarını değişik amaçlarla kullananlar olmuştur. Bu bakımdan da bazı zararlarımız olmuştur.

 

Söyleşi; 1998