Sanat dünyamızın sevgilisi Meral Okay

Bir süredir tedavi görmekte olan senarist ve oyuncu Meral Okay dün sabah yaşamını yitirdi 

Sanat dünyamızın sevgilisi

Sezen Aksu’nun söylediği “Adı Bende Saklı”, “Yine mi Çiçek’, “Masum Değiliz” gibi unutulmaz şarkıların sözlerini de yazan Meral Okay, “Hiçbir Yerde” ve “Beynelmilel” filmlerindeki rolleriyle SİYAD ve Altın Koza ödüllerine değer görülmüştü.

Başsağlığı dilekleri

Meral Okay’ın ölümünün ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yayımladığı mesajda, “Okay ülkemize kazandırdığı birbirinden değerli eser ve canlandırdığı başarılı karakterlerle kalplerimizde özel bir yer edinmiştir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise mesajında şu ifadelere yer verdi: “İzlenme rekorları kıran birçok televizyon dizisinin senaryosunu yazan Meral Okay’ın evinde yaşama gözlerini yumduğunu öğrendim. Ölümünden büyük üzüntü duyduğum Meral Okay’a rahmet diliyorum.”

Senaryo Yazarları Derneği ise yayımladığı mesajda “Büyük ustalarımızdan, güzel insan Meral Okay’ın sıcak hatırasını kirletmek isteyen haksız ve insafsız saldırıları üzüntüyle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz. Sağlığında yürütülmeye başlanan linç kampanyasının devamı niteliğindeki bu çirkin saldırılara rağmen, değerli meslektaşımız Okay’ın güler yüzü ve güzel kalemiyle halkımızın yüreğinde derin iz bıraktığına inanıyoruz” sözlerine yer verdi.

Kültür Servisi – Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, senarist Meral Okay (53), bir süredir tedavi gördüğü akciğer kanseri nedeniyle dün sabah saatlerinde evinde hayatını kaybetti. Ölümüyle sanat dünyamızı yasa boğan Okay’ın cenazesi, bugün Bebek Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Bugüne kadar dergicilik, yayıncılık, yapımcılık, reklamcılık, halkla ilişkiler uzmanlığı ve söz yazarlığı alanlarında üretimde bulunan, Sezen Aksu ile sahne çalışmaları yapan ve Aksu’nun seslendirdiği “Adı Bende Saklı”, “Masum Değiliz” ve “Yine mi Çiçek” şarkılarının da sözlerini yazan Meral Okay, oyuncu kadrosunda yer aldığı “İkinci Bahar” dizisiyle ilk kez geniş kitleler tarafından da tanınmıştı.

“Asmalı Konak”, “Yeditepe İstanbul”, “Koltuk Sevdası” dizileri ile “Seni Seviyorum Rosa” filminin de aralarında bulunduğu sinema filmleri de Okay’ın yer aldığı projeler arasındaydı. Okay, son olarak senaristliğini yaptığı “Muhteşem Yüzyıl” dizisi nedeniyle, aralarında tarikat liderlerinin de bulunduğu bazı çevrelerce tehdit edildiğini belirtmiş, kendisine bu nedenle devlet tarafından koruma tahsis edilmişti.

Bu arada, Meral Okay’ın ölümünün ardından Yeni Akit gazetesinin gayri resmi sitesi Habervaktim’de yer alan haber çok büyük tepkilere neden oldu. İnternet sitesi, Meral Okay’ın ölümünü, “O kadın öldü. Kocasıyla aynı kaderi paylaştı” başlığıyla duyurdu.

Çerkez bir ailenin ikinci ve son çocuğu olarak 20 Eylül 1959 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Meral Okay, 12 Eylül döneminde beş yıl devlet memurluğu yaparak, bu süreçte Toprak Mahsülleri Ofisi’nin Dünya Bankası projeleri ile TBMM’nin Atatürk’ün 100. yaşı kutlamaları çerçevesinde kurulan bir komisyonunda yer aldı. 12 Eylül döneminde Türkiye İşçi Partisi üyesi ve işyeri temsilcisiydi.

Meral Okay’ın bugüne kadar aldığı ödüller arasında, “Hiçbir Yerde”deki rolüyle 24. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’nde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü” ile “Beynelmilel” filmindeki pavyon şarkıcısı rolüyle 14. Adana Altın Koza Film Festivali’nde değer görüldüğü “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü” bulunuyor.

Yakılmayı istemişti

Meral Okay, çeşitli gazetelere verdiği söyleşilerde, öldükten sonra yakılmak istediğini belirtmişti. Bugüne kadar hakkında çıkan çok sayıda haber ile verdiği söyleşide, bu istediğinin altını çizmiş, bir söyleşide “Beni yaksınlar, küllerimi de götürüp Gökova’ya bıraksınlar, yoksa kavanozda durayım, kütüphanede başköşede durayım gibi fetişlerim yok yani… Ne Budizme yakınım ne de İslama uzağım. Üstelik son derece inançlıyım. Ben sadece şunu savunuyorum: Öldükten sonra bedenimizle ne yapacağımız bizim tasarrufumuzda olmalı. Devletin değil! Kim nasıl karışabilir benim ölüm biçimime ve ritüelime? ‘Günahtır, ayıptır!’ gibi kavramlar bile sadece beni bağlar” ifadelerini kullanmıştı. Bir başka söyleşide ise “Kimseye yük olmadan, efendice ölmek istiyorum” demişti.

Meral Okay, her şeyi bilen ve her şeyi yapan kadın imajına karşı çıkarak, “Öyle çok sıkıcı, bir sürü beceremediğim iş var. Ama bütün işlerime sadece meraktan başladım ve hayatta hep en az iki iş yaptım” demişti. Oyunculuk yapmaya başladıktan sonra ise “Benim tutkuyla bağlı olduğum iş oyunculuk değil, yazarlık” ifadelerini kullanmıştı. İçinde bulunduğu televizyon dünyasına ilişkin “Televizyon cinnet ortamı, akıllı insan işi değil” diyen Okay, Türkiye’de yaşamayı ise şöyle anlatmıştı: “Türkiye dokunulmazlar ülkesidir. Doktora eleştiri getiremezsin, hâkime, polise, bürokrata eleştiri getiremezsin. Hepsinin dokunulmazlık zırhları var…”

Cumhuriyet
10.04.2012