Hayalleri Olan Çocuklar Yetiştirmek

Geçen hafta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’ndaydım. Elli yıla yakın bir zamandır yapılan, yeryüzünün hemen bütün önde gelen çocuk kitapları yayıncılarının katıldıkları, ürünlerini sergiledikleri bir etkinlik.

Böyle bir fuarın İtalya’da başlayıp sürmesi bir rastlantı değil. Bu ülke yayıncıları çocuk kitapları alanında harikalar yaratıyor. Yalnız büyük kentlerde kurulu büyük yayınevlerinde değil, üstelik küçük taşra kentlerinin yayıncılarında da aynı hüner görülüyor.

Bir çocuğun eline aldığı ilk kitap nasıl olmalı?

Ne zor bir soru değil mi? Yayınevi kataloglarında iki yaşından başlayarak çocuklar için hazırlanmış kitaplar var.

Bir çocuğun çocukluktan çıkıp yetişkin bir insana dönüşmesi yıllar alıyor. Çocuk, dünyayı önce oyunlarla ve hayallerle tanıyor. Gerçek öyküleri değil, olağanüstülüklerin olduğu masalları, efsaneleri seviyor. Oyuna dönüştürebildiği oranda gerçek hayatla ilişki kurabiliyor. Köye gelen gezici âşıkların anlattığı olağanüstü hikâyeleri dinleyen çocuk bir gün Yaşar Kemal oluveriyor.

***

Çocuklar, yazıdan önce resimle ilişki kurabildiklerinden çocuk kitaplarında da resim öne çıkıyor. Öyle ki Bologna Kitap Fuarı için yazarlardan çok ressamların fuarı denebilir. Yayınevi standlarındaki editör masalarının önünde, çizgilerini gösterip beğendirmek isteyenlerin uzun kuyrukları görülüyor. Kitapların yayın hakları denildiğinde de metin değil, resimler anlaşılıyor. Yani yayıncı için öncelik, çocuğun önüne konulan kitabın bir güzellik duygusu yaratması.

Güzellik duygusu resimde ya da yazıda kendiliğinden oluşabilen bir şey değil elbet. Çevresel bir kültür sorunu. İtalyan kitaplarının güzelliğine dönersek yalnızca kitapları güzel değil ki! Kentleri de, yolları da, evleri de, kahvehaneleri, lokantaları da güzel. Ağaçlarını budarken bile güzel bir biçim vermeye özen gösteren bir kültürün elbet kitapları da güzel oluyor.

Bir başka Akdeniz ülkesi İspanya’nın yayınevlerinde de imrenilecek güzellikte kitaplar vardı. Bu ülke çok sayıda yayınevinin yanı sıra Galiçya yayıncıları gibi bölgesel dil ve kültürlerle de ayrıca temsil ediliyordu.

Kore’den Meksika’ya, bütün yayıncıların temel derdinin çocuklara daha güzel kitaplar sunabilmek olduğunu görmek gerçekten de mutluluk verici. Çünkü yayıncılık da sonunda bir ticaret alanı. Ticari bir alanda çocuklara güzellik sunma çabasının bu denli öne çıkmış olması, dünyamız için umut verici bir olgu.

***

Bu yılın fuarında ilgi çeken çizerlerden biri de Ana Juan’dı. 14 yaş üzeri çocuklar için resimli kitaplar hazırlayan Ana Juan, Grimm Kardeşler’in “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” masalını günümüz dünyasına sert bir yorum ve çok güzel karakalem çizimlerle uyarladığı “Snowhite” kitabıyla ilgi topladı. Kitabın ana karakteri Snowhite’ın çocukluğuna ilişkin çizimlerin, oyuncakların, fotoğrafların bulunduğu “Snowhite’s Secret Box” (Snowhite’ın Gizli Kutusu) adlı sergi de Güzel Sanatlar Fakültesi’nin sergi salonunda sergilendi.

Resmin bu kadar öne çıkması, bir kez daha Cemal Süreya’yı hatırlatıyor: “Bir kitapta resim şart!”

Turgay Fişekçi
28 Mart 2012
Cumhuriyet