AVF – İZZETTİN DOĞAN BASIN AÇIKLAMASI

Prof. Dr. İzzettin Doğan: Ülkemizde gelişmekte olan siyasi olaylar, Cumhuriyetimizin bütünlüğünü tehlikeye doğru götürmektedir.

Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Alevi Vakıfları Federasyonu’nun 19.09.2011 tarihinde düzenlemiş olduğu toplantıda, yapmış olduğu konuşma, ulusal basında geniş ölçüde yer almıştır. Prof. Dr. İzzettin Doğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Anayasa taslağı çalışmasına katılacak olan akademisyenlere davetiye göndermeye başladığını ifade ederek, bunun anlamının yeni bir anayasa çalışmasına start verilmiş olduğu şeklinde yorumlanması gerektiğini bildirmiştir. Doğan, Türkiye’de meydana gelen önemli siyasi olaylar, Cumhuriyetin bütünlüğünü tehlikeye atabilecek gelişmeler olarak değerlendirmiş olup, bu çerçevede yeni bir anayasa yapmak suretiyle, bazı tarafların isteklerinin belli ölçüde karşılamak suretiyle aşılmasının düşünüldüğünü bildirmiştir.

Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Alevi Vakıfları Federasyonu öncülüğünde yürütülen ‘Türkiye’de inanç gruplarının ortak sorunları adlı çalışmanın sonuçları hakkında kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu. İzzettin doğan yaptığı konuşmada yeni anayasa hazırlıkları konusunda hükümete çağrıda bulundu. Yeni anayasanın laik bir zemine oturtulması gerektiğini belirten doğan, diyanet işleri başkanlığına da eleştiriler getirdi. İşte cem vakfı başkanı prof. Dr. İzzettin Doğan’ın açıklamaları:
Alevi Vakıfları Federasyonunu ve Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan “Türkiye’de inanç Gruplarının Ortak Sorunları” adlı çalışma kamuoyuna açıklandı. Sabancı Müzesi’nde düzenlenen bir toplantıyla açıklanan çalışmaya ilişkin bilgiyi Alevi Vakıfları Federasyonu ve Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan yaptı. Bu çalışmayı çok önemli olarak niteleyen Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin din ve inanç özgürlüğü konusunda verdiği kararların yeni hazırlanacak Anayasaya aynen konulmasını istedi. Doğan, ” Devlet tarafsız olacak bütün inanç gruplarına eşit muamele yapacak, eşit uzaklıkta olacak. Bu ölçüler yeni anayasa taslağına aynen konulmalıdır” dedi.

LAİKLİK VURGUSU

Laik devletin bir tanımı olduğunu belirten Prof. Dr. İzzettin Doğan, AİHM kararlarının bu tanımlamayı açıkca yaptığını belirtti. Bu kararlara göre devletin farklı dinler ve mezheplere yansız ve tarafsız yaklaşması gerektiğini söyleyen Doğan, Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığının bunu engellediğini öne sürdü.

YENİ ANAYASA ÇALIŞMASI

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Anayasa taslağı çalışmasına katılacak akademisyenlere davetiye göndermeye başladığını ifade eden Doğan,”Bunun manası, yeni bir anayasa çalışmasının startı verildi demektir. Türkiye’de meydana gelen önemli siyasi olayların, cumhuriyetin bütünlüğünü tehlikeye düşürecek üzüntü verici olayların, yeni bir anayasada yeni hakları yeniden düzenleyerek üstesinde gelebiliriz”diye konuştu. Yeni anayasa çalışmasını büyük bir keyifle desteklediklerini söyleyen Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama yeni anayasa tasarısı hazırlanırken, eğer STK’lar gerekli inisiyatifi almazlarsa, barış içinde bir toplumun yaşam koşullarını sağlayacak olan yeni bir anayasa savunulmazsa, gerektiğinde kamuoyunun ilgisini çekmek için, yürüyüşler yapılmazsa anayasa belirli hakim grubun, 82 anayasında olduğu gibi kendine göre dizayn etmek istedikleri bir Türkiye anayasası olmaktan kurtulamaz”.

VERGİLER TEK BİR İNANÇ GRUBUNA GİDİYOR

Türkiye’de sayıları 30 milyonu bulan Alevi toplumunun desteğinden cesaret alarak böyle bir sorumluluğu aldıklarını belirten Prof. Doğan, 50 yıla yakın süredir Uluslararası hukuk derslerini verirken, temel hak ve özgürlükleri ifade ederken, hep bir şeye takılıyordum. “Neden bu ülkede sadece bir kesim, kendi inançlarına yönelik konuşur”. Diğerlerinin hiç bir zaman sesleri çıkmaz. Bir Musevi iş adamı dostuma, ‘Neden bu konuda konuşmuyorsunuz? İnançlarınızda çok mu özgürsünüz’ dedim? ‘Hoca’ dedi. ‘ Biz’ dedi bu konularda konuşamayız. Neden? ‘Bütün tarih boyunca zulüm gördük’ dedi. Keşke bu cesaretli konuşmaları bundan 40 yıl önce yapabilselerdi. Ayırımcı muameleye hükümetler cesaret edemeyeceklerdi. Herkesden tahsis edilen vergileri sadece bir inanç grubana tahsis etme hareketini benimseyemeyeceklerdi.” diye konuştu.

ESKİ BAŞBAKAN: “SÜNNİ OYLARINI KAYBEDERİZ”

Prof. Doğan sözlerine bir anısını paylaşarak devam etti: Yıllar önce Alevilerin sorunlarına ilişkin dönemin başbakanından söz aldığını anlatan Doğan, “20 yıl önce bir sayın başbakanla bu konularla ilgili konuşmayı yaptığımda. ‘Acele etmeyelim’ dedi. ‘ 2 -3 sene içerisinde halledeceğiz’ dedi. Hemen girersek bu işin içine, ‘Sünni oyları kaybederiz’ dedi. Hangi başbakanla konuştuysam aynı şeyleri söylediler.

TÜRKİYE’DE LAİKLİK KAĞIT ÜZERİNDE

Anayasada olmasını istedikleri hükümlerin neler olmasın gerektiğini soran Doğan, ” Anayasa laik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Türkiye kağıt üzerinde laik bir devlet gibi görünse de, laik bir cumhuriyetten değil, bunca uygulamadan sonra herkesten alınan verginin doğrudan 8 trilyona yaklaşan bir para, yalnız Sünni İslam yorumuna ayırılmakta. Ne Musevilere, ne Alevilere bir tek kuruş daha tahsis edilmemektedir. Böyle bir laiklik uygulaması dünyanın hiç bir yerde yoktur, olamaz” diye konuştu. Doğan sözlerini ” Bu demokrasinin gereğidir. Devletin anne babaların dinsel kanaatlerine saygı göstermeyip, fikir aşılaması yasaktır. Sen bir tek inancın bilgisini koyamazsın, ‘Bu yasaktır’ diyor. Demek ki devletin laik yapısında, tüm inançlara eşit uzaklıkta olması zorunluluğu vardır. Devlet tarafsız olacak. Eşit muamele yapacak, eşit uzaklıkta olacak. Bu ölçüler, yeni anayasa taslağına aynen konulmalıdır” şeklinde sürdürdü.