ALİ SAĞLAM (Âşık Ali Sağlam)

ALİ SAĞLAM
(Âşık Ali Sağlam)

Ayhan Aydın

Sizce “Halk Ozanlığı” neyi ifade ediyor? Yaşadığı toplumun gözü, kulağı, dili olarak gerçeğin peşinde, izinde, halkının haklı davasının yanında olanlara ozan denir. Aynı zamanda halkın sorunlarını sazıyla, şiirleriyle olduğu kadar her davranışıyla da gösteren kişidir halk ozanı. Tabii bir sanattır, bir aşktır, bir mücadeledir, bu zor bir iştir. Duruşuyla, şiirlerinin gücü kadar sazını doğrudan yana çalmasıyla da halk ozanları diğerlerinden ayrılır. Buna gerçek ozan denir, halk ozanı olmak kolay değildir, bedel ödenmesi gerekir. Gerekirse tüm zorluklara göğüs gerebilmelidir, ozanlar.

Halk Ozanlığının tarihsel geçmişiyle ilgili bilgileriniz nelerdir? Türk toplumu olarak Orta Asya’daki ozanlarımızdan başlayıp Hoca Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Kul Hümmet üstad, Seyid Nesimi… vb. kişilerle ilgili tarihi ve kültürel bilgilere sahibim. Buna göre Dede Korkutlar’dan başlayan bir büyük yapıdır, ozanlık. Hoca Ahmet Yeseviler, Hacı Bektaşlar, Yunuslar, Mevlanalar büyük düşünür ve ozanlardır aynı zamanda. Tabii Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu gibi ozanlar da bizim öncümüzdür. Alevilerin büyük ozanları, yedi ulu ozan da bizlerin tarihi köklerimizdir. Onlar gerçeğin, Hakk’ın ve halkın gerçeklerini halka göstermişlerdir, sevmişler, sevilmişlerdir. Ama bakıyoruz ki onlar da büyük bedel ödemişlerdir. Bir Seyyid Nesimi gibi ulu ozan olabilir mi? O derisini yüzüp eline verdiklerinde bile davasından dönmemiş ululardan ulu bir büyük ozandır. Bir büyük davaya hizmet etmiş çok ulvi bir kişidir. Ben özellikle Seyyid Nesimi’den, Pir Sultan Abdal’dan çok etkilendim.

Halk Ozanlığı sizce ne zaman ve nasıl başlamıştır? Yönetici ve yönetilenlerin oluştuğu toplumsal birikimlerle birlikte başlamıştır. Yönetilenler var olduğu sürece de halkın dili, gözü ve kulağı olarak devam edecek. Ezen varsa, ezilen varsa; haklı ve haksız varsa ozanlık da oradan başlamıştır. Doğru birdir. Ozanlar da hep doğruların yanında yer aldıkları, yanlışlıklara, haksızlıklara karşı durdukları, şiirleriyle, yaşamlarıyla bunu gösterdikleri için hep cezalandırılmışlar, zor günler görmüşlerdir. Bence yaşamın başlamısıyla ozanlık da başlamıştır. Aşk varsa, dava varsa, insan varsa, ezen varsa ozan da vardır.

Çocukluk döneminizdeki ailesel ve çevresel şartlarınız nasıldı? Ataerkil bir ailede ve yoksul şartlarda yetiştik.

Köyde mi, kentte mi doğup-büyüdünüz? Köyde.

Bir Alevi ocağına bağlı mısınız? Ağuiçen Ocağı (İmam Hasan Evladı).

Küçüklüğünüzde ve gençliğinizde cemlerde bulundunuz mu? Bulundum.

Dedeler, zakirler, mürşitlerle bir arada yaşadınız mı? Sizce dedeler kimlerdir? Yaşadım. Alevi geleneğini yaşatan genç kuşaklara aktaran öğretmenlerdir. Alevi dedeleri çok ulvi bir görevi yerine getirmektedirler. Alevi inancını yeni kuşaklara aktaran kişiler dedelerdir. Gerçek, yolun inceliklerini bilen ve de bilgili, ilim sahibi dedeler çok önemlidir. O gerçek dedelerle ozanlar bir arada, yan yana bu topluma ve inancımıza hizmet etmişlerdir. Ama maalesef her meslek gurubunda olduğu gibi bu yolda da bazıları bize zarar verebiliyor. Ama bunlar azınlıktadır. Onları da toplum tanır ve zamanla dışlarlar. Benim gerçek dedelere saygım ve sevgim büyüktür.

En çok hangi ozanların şiirlerinden etkilendiniz? Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Nesimi…

En çok okuduğunuz ya da dinlediğiniz kitaplar hangileridir? Hüsniye, Kumru, Hz. Ali’nin savaşlarını anlatan kitaplar, Eba Müslim, Battal Gazi.

İlk şiir tecrübeleriniz nasıldı? Ne zaman şiir yazmaya başladınız? İlkokulda yazmaya başladım.

Bade içme gibi bir durumunuz oldu mu? Evet.

Sizce size bu ilham nasıl geldi? Dedelerden dinlediğim deyiş ve duaz imamlardan etkilendim.

Ozanlıkta bağlamanın yeri nedir? Sazsız ozanlık olabilir mi? Bağlamasız ozan düşünemiyorum. Olsa olsa şair olur.

Bağlama dışında bir çalgı kullanıyor musunuz? Yok.

Şiir yazarken özendiğiniz, örnek aldığınız, ozanlar kimlerdi? Pir Sultan Abdal.

Dünyaya bakışınız, insan, tabiat hakkındaki fikirleriniz nelerdir? İnsan merkezli, ozan olarak tabiatın babalarımızdan bize miras değil, çocuklarımıza bırakacağımız değerli bir varlık olarak görürüm. Ben bir doğa aşığıyım. İnsanlara, çocuklara büyük aşkım vardır. Yaşamı seven birisiyim. İnanç merkezlerini ziyaret etmek isterim, yeni insanlar tanımak isterim. Toplumuma, inancıma, kendi ülkeme hizmet etmek en büyük emelimdir. Cem olayı çok önemlidir. Şu anda cemevleri açıldı, buralarda bilgili insanlar yanında ozanlara da, aşıklara da yer verilmelidir. Onların ağırlığı fazla hissedilmiyor. Ozanlar her zaman hizmete hazırdırlar. Yeter ki, toplum ve kurumlar ozanlara sahip çıksınlar. Ama ülkemizde maalesef devleti yönetenler gerçek ozanlara hiçbir zaman sahip çıkmamışlardır.

Şimdiye kadar katıldığınız yarışmalar hangileridir? Evet. Hacı Bektaşi Veli törenlerinde misyon ve 2’lik ödüllerim bulunmakta.

Aldığınız herhangi bir ödül var mı? Evet. Hacı Bektaşi Veli törenlerinde misyon ve 2’lik ödüllerim bulunmakta.

Yayımlanmış kitabınız var mı? Yok.

Kasetiniz var mı? 3 tane kasetim var.

Türk Tarihi hakkında bilgi sahibi misiniz? Evet. Özellikle Cumhuriyet Tarihi hakkında yeterince bir bilgiye sahip olduğuma inanıyorum. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın nasıl büyük zorluklarla kazanıldığını biliyorum. Büyük önder Atatürk’ün mücadelelerini, Türk halkının emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi çok iyi biliyorum. Kendi tarihimizle gurur duyuyorum. Ne mutlu o Kurtuluş Savaşı’nı verenlere ki, bize bir ülke bıraktılar. Büyük önder Atatürk’ün devrimleri ise unutulacak gibi değildir. Biz onlar sayesinde adam olmayı öğrendik.

İslam Tarihi hakkında neler biliyorsunuz? Genellikle kültürümüzden kaynaklandığı için 4 halife tarihi hakkında okudum.

Anadolu Aleviliği hakkındaki fikirleriniz, bilgileriniz nelerdir? Anadolu Aleviliği insan sevgisi aşılayan, insanların kardeşliğini öne çıkaran bir yaşam biçimidir.

Sizce Hz. Ali nasıl bir insandı, en önemli özellikleri nelerdir? Hoşgörülü, savaşta öldürdüğü kişinin evladını yanına alarak perişan olmasını istemeyecek derecede üstün insani vasıflara sahip özelliklere sahipti. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyecek kadar bilime, aydınlanmaya açık bir insan olduğunu düşünüyorum.

Kerbela ve Hz. Hüseyin için neler söyleyeceksiniz? Niçin tüm Alevi-Bektaşi ozanları Kerbela için matem şiirleri yazmışlardır? Kerbela Olayı size ne ifade ediyor? Yaşım 21 iken Meşhet’te İmam Rıza’yı Bağdat’ta Musa-ı Kâzım’ı, Kerbelâ’da İmam Hüseyin’i Celal Abbas’ı ve Necef’de Hz. Ali efendimizi, İmam Hasan’ı yüreğimdeki Ehlibeyt sevgisiyle gezip ziyaret ettim. Kerbela’nın acıları Ehlibeyt’e gönül verenlerin yüreğinde yanan bir ateştir. Bu sebeple Hz. Hüseyin’i zulme başkaldırının öyle ki canı pahasına başkaldırının timsali olarak görmekteyim. Bektaşi ve Alevi ozanları diğer ozanlarda olduğu gibi halkının önderi olması nedeniyle zulme, haksızlığa başkaldırıp şahadet şerbetini içtiği için matem şiirleri yazmışlardır. Bir hakkın gaspını, mazlumun yönetici siyasi erk tarafından kaba kuvvetle ezilişini ifade ediyor.

Alevi -Sünni farklılaşması ve Alevilerle Sünniler arasındaki kaynaşma hakkında neler düşünüyorsunuz? Sünni dünya görüşü genellikle ahreti düşünmekte, Alevi görüşü ise insan merkezli. Her şey insanda ve insanlar için düşüncesiyle farklılaşmıştır. Siyasi oyunların sona ermesiyle bu iki toplumun daha iyi bir şekilde kaynaşıp kardeşçe yaşayacaklarına inanmaktayım.

Tasavvuf hakkında neler söyleyeceksiniz? Daha çok dini söylemleri sözle ve şiirle açıklayan bir görüştür. Özellikle Alevi ve Bektaşi ozanları tarafından işlenip geliştirilmiştir.

Yunus Emre, Seyyid Nesimi, Hatayi, Pir Sultan Abdal gibi ozanların şiirlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Genellikle insan sevgisini öne çıkarıp haksızlığa karşı mücadeleyi savunan şiirlerle halklarına yön veren yol göstericilik yapan şiirler yazmışlardır.

Sizce bu isimler neden ölümsüzler arasına katılmışlardır? Halkın içinden çıktıkları ve halkıyla beraber olduklarından ölümsüzler arasına katılmışlar.

Atatürk ismi size neyi ifade ediyor? Atatürk’ün Türk insanına getirdikleri nelerdir? Yok olmakta olan bir ulusun yeniden tarih sahnesinde yer almasında birinci etken olduğunu ifade etmektedir. Bugün sahip oldukları her şeyi ona borçludurlar. Özellikle Türk milletini kulluktan çıkarıp ulus bilincine kavuşturmuştur. Alevilik için değeri bir başkadır. Onun sayesinde bugün bizler kimliğimizi saklamayıp, gizlemeden açıkça ifade etmekteyiz.

Türkiye’nin geri kalmışlığını nelere bağlıyorsunuz? Türkiye’nin geri kalmışlığı pek çok nedene bağlıdır. Benim tespitlerimden bazıları şunlardır; mezhep çatışmaları. Sünni dünya görüşünün Alevi ve diğer Müslüman olmayan yurttaşlara tahakküm uygulaması. Bunun sonucu olarak özellikle Müslüman olmayan girişimcilerin yurdu terk etmeleri. Siyasilerin memleketi idare de daha çok kendi çıkarlarını düşünmeleri, milli gelirin adil bölüşülmemesi.

Sizce bu toplumu neler değiştirebilir? Özellikle siyasilerin halka dürüst davranmaları. İnsan özgürlüklerine saygı duyulması, hukukun üstünlüğüne bağlı kalınması.

Sizce demokrasi nedir? Gerçek bir demokrasinin yaşabilmesinin şartları nedir? Halkın, sivil toplum örgütlerinin yönetime etkin biçimde katılıp, insana insanca davran yönetim biçimidir.
Kuvvetler ayrılığına bağlı kalınarak, siyasilerin keyfi yönetime son verilmesi ile daha iyi yaşatılabilir.

Sizce Halk Ozanları toplumsal olarak ne gibi işlevleri yerine getirmişlerdir? Halk ozanları her zaman toplumsal olayların içinde oldukları sürece toplumun daha iyi bir yaşama ulaşmasında önemli görevler üstlenmişlerdir.

Çağdaş dünya ve Türk yazarları hakkında neler biliyorsunuz? Çağdaş dünya dendiğinde, Atatürk’ün de belirttiği gibi yönünü batıya çevirmiş bir görüşü anlamaktayım. Türk yazarları ülkemizin dünyada tanınmasında önemli bir işlev üstlenmişlerdir. Özellikle Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Yaşar Kemal gibi yazarlarımızın şiir ve romanları, mizah yazıları ile dünya bizi tanımıştır.

Günümüz çağdaş Türk yazar ve sanatçılarından birisiyle tanışıklığınız var mı? Evet. Mahzuni Şerif, Musa Eroğlu, Yavuz Top, Aziz Nesin.

Halk Ozanlığı geleneğinin günümüzde devam ettiğine inanıyor musunuz?

Bana sorarsanız gerçeği eğer
Gayri yaşamanın tadı kalmadı
Evlat babasına küfreden döver
Saygının sevginin yeri kalmadı

Hangi ozan ve ses sanatçılarıyla dostluğunuz var? Birçoğu ile, özellikle Alevi ozanlarıyla.

Kitap okuyor musunuz? Okurum.

Sinemaya, tiyatroya gidiyor musunuz? Gidiyorum.

Şimdiye kadar kaç Alevi – Bektaşi anma etkinliğine katıldınız? Çoğuna katıldım. Sayama cağım kadar.

Halk ozanlarının genel sorunları sizce nelerdir? Çözümlenebilmesi için neler yapılmalıdır? Ekonomiktir. Örgütlenmeleri, Kültür Bakanlığının sorunların çözümünde yardımcı olması.

Halk ozanlığında ne gibi değişmeler yaşanmıştır? Düzenin çarklarında ezilerek pek çoğu asimile edilmiştir.

Toplumun ve devletin halk ozanlarına bakışını, yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Halk sevgi ile yaklaşmaktadır. Devletin gözünde üvey evlat kadar değeri yoktur, olsaydı Ruhi Su’ya bir pasaport çok görülmezdi.

Halk ozanlarının geleceği hakkındaki fikirleriniz nelerdir? Halk ozanlığı her zaman var olmuştur. Bundan sonra da var olacaktır. Bugün halk ozanlığının geleceği iyi görülmese de, mutlaka işlevlerini sürdürmeye çalışacaklardır.

Elinizde bulunan ozanlarla, ozanlıkla ilgili kaynaklar hangileridir? Pir Sultan Abdal kitabı Alevi Bektaşi ozanlarının nefes ve deyişleri.

Hangi ozanların, hangi eserlerini biliyorsunuz? Pir Sultan Abdal’ın pek çok eserini biliyorum.

Halk ozanlarının sorunlarını giderilebilmesi için hangi kurumlar, neler yapabilir? Kültür Bakanlığı ozanlara dönük çalışmalar yaparak, ekonomik katkıda bulunarak sorunların çözümüne yardımcı olabilir.

Ozanlara ekonomik destek sağlanması için neler yapılabilir? Ozanların eserlerinin korunması, kasetlerinin, kitaplarının basılabilmesi için neler yapılabilir? Eğitime katkı payında olduğu gibi çeşitli katkı payları sağlanarak. Kültür Bakanlığı bu konuda TRT ile işbirliği yapmak suretiyle çalışmalar yapabilir ve yardımcı olabilir.

Dedeler, babalarla ozanlar arasındaki ilişkilerin daha yoğun olabilmesi için neler yapılabilir? Örgütler kurularak, çeşitli etkinliklere katılıp tanışmaları sağlanarak ilişkiler geliştirilebilir.

Bağlı olduğu ocak? Ağuiçen.

Nüfusa kayıtlı olduğu il? Sivas.

İlçe? Divriği.

Köy? Karşı konak (Kahtik).

Köyün hane sayısı? 90.

Köyün nüfusu? 406.

Köyde yaşayanların sayısı? 24.

Şehre göç edenlerin sayısı? 372.

Köyünüzü çevreleyen Alevi/Bektaşi köyleri var mıdır? Palha, Pütge, Birestik, Sevir, Ağcadam, Başmahder, Haçike, Tuğut, Eliski, Şiği, Timisi, Anzahar, Oluhman, Üçpınar, Gödeş.

Varsa; Piriniz hangi ocaktan gelir? Hıdır Abdal.

Rehberiniz hangi ocaktan gelir? Musa-i Kâzım.

Mürşidiniz hangi ocaktan gelir? Hacı Bektaşi Veli.

Çevre köylerdeki ziyaret yerleri ve yatırların adresleri? Garip Musa, Erikli köyü.

Medeni durumunuz? Evliyim.

Eğitim durumunuz? İlkokul mezunuyum.

Eşiniz Alevi mi, Sünni mi? Eşiniz Alevi ise dede kızı mı, talip kızı mı? Alevi, talip kızı.

Oğlunuz evliyse, eşi Alevi mi, Sünni mi? Aleviyse dede kızı mı, talip kızı mı? Talip kızı.

Kızınız evliyse, eşi Alevi mi, Sünni mi?Kızınızın eşi dede oğlu mu, talip oğlu mu? Bekâr.

Kaç yaşındasınız? 52.

Mesleğiniz ya da işiniz nedir? Esnaf ve halk ozanı.

Şu anda hanenizde (evinizde) kaç kişi bulunmaktadır? 5 kişi.

Halen kiminle birlikte oturuyorsunuz? Ailemle.

Varsa, çocuklarınızın isimleri nelerdir? Doğan, Kenan, Mesut, Murat, Özlem.

Sizce Türkiye’de ne kadar Alevi/Bektaşi vardır? 20 milyon.

Bağlama gibi bir çalgı kullanabiliyor musunuz? Evet.

Hangi Alevi Bektaşi anma etkinliğine katılırsınız? Hacı Bektaşi Veli anma törenleri, Abdal Musa, Sücaattin Veli, Hıdır Abdal.

Muharrem orucunu ne zaman ve ne kadar tutarsınız? Her yıl Kurban bayramından 20 gün sonra Muharrem ayının birinde başlar 12 gün, ayrıca 3 gün masumu paklar için tutarım.

Hızır orucunu ne zaman ve ne kadar tutarsınız? 3 gün tutarım.

Hz. Ali’nin doğum günü olarak hangi günü kabul ediyorsunuz? 21 Mart.

Görüşme tarihi: 11. 05. 2000

Şiirlerinden Örnekler

ATATÜRKÇÜ GENÇLERİZ BİZ

Cumhuriyet temelini atan
Atatürkçü gençleriz biz
Türkiye’mi çağdaş yapan
Atatürkçü gençleriz biz

Deniz bizim ırmak bizim
Ay yıldızlı bayrak bizim
Rehberimiz Kemalizm
Atatürkçü gençleriz biz

Menemen’dedir merdimiz
Yatmaz uyumaz ordumuz
Yiğit doludur yurdumuz
Atatürkçü gençleriz biz

İlkesinde saptırmayız
Asla hile yaptırmayız
Geri adım attırmayız
Atatürkçü gençleriz biz

Ali Sağlam var mı hatam
Birlik isterdi atam
Emperyalistleri kovan
Atatürkçü gençleriz biz

SUÇ OLDU GİTTİ

Birçok emek çektim yalan dünyada
Bütün emeklerim hiç oldu gitti
Bildiğimi haktan yana söyledim
Doğruyu söyledim suç oldu gitti

Pınarın başında suyum kesildi
Ekmeğimiz günden güne kesildi
Pir Sultan doğruyu deyip asıldı
Doğruyu söylemek suç oldu gitti

Sazımda tel koptu düzen bozuldu
Ak anlıma kara yazı yazıldı
Nesimi doğruyu deyip yüzüldü
Doğruyu söylemek suç oldu gitti

Bu Garip Sağlamı kimler yordular
Mansurları çarmıklara gerdiler
Şehit Kubilay ı kimler vurdular
Doğruyu söylemek suç oldu gitti

////
Annesi Zübeyde babası Ali
Hep barış isterdi kemal Atatürk
Padişah zulmüne isyancılara
Doğru yol gösterdi kemal Atatürk

Eylülün dördünde Sivas elinde
Bir güneş doğmuştu halkın dilinde
Özgürlük bayrağı vardı elinde
Özgürlük isterdi kemal Atatürk

On dokuz mayısta Samsun’a çıktı
Emperyalistlerin düzenini yıktı
Türk halkı bir olup ayağa kalktı
Birlik isterdi kemal Atatürk

Ali Sağlam hile katmam adıma
Doyum olmaz cumhuriyet tadına
Hürriyet sağladı kıza kadına
Halkının önderi kemal Atatürk

////
Koşa koşa sevdiğime kavuştum
Gözlerine baktım kaşlar yıkılmış
Yalnız kalan yaylaları dolaştım
Duvarlarda belli taşlar yıkılmış

Ardıştan yamadan bir ateş yaktım
Evvelce gördüğüm yerlere baktım
Divriği dağının üstüne çıktım
Altında görünen köyler yıkılmış

Ali Sağlam koşa koşa yoruldum
Kaderime talihime darıldım
Kurban kestim sevdiğime sarıldım
Yârim bana küsmüş kalbi yıkılmış

////
Yerler ağarmadan güneş doğmadan
Bekliyorum gel gel geri dönersin
Hava kararıyor yağmur yağmadan
Bekliyorum gel gel geri dönersin

Dolu düşüp seller sular akmadan
Sabrım taşdı yollarına bakmadan
Garip bülbül gül dalına çıkmadan
Bekliyorum gel gel geri dönersin

Sağlam küskün isen suratım asan
Saatler geçtikçe artıyor tasam
Gözlerinde öpem bağrıma basam
Bekliyorum gel gel geri dönersin

////
Gözleri görmüyor elim ermiyor
Beklerim postayı mektup gelmiyor
Vefasız yar hiç halimde bilmiyor
Garip kaldım gurbet elde ağlarım

Bu nasıl hasretlik yüzüm gülmüyor
Zalim felek hiç halimden bilmiyor
Acıdır bu gurbet aman vermiyor
Garip kaldım gurbet elde ağlarım

Gurbetin kahrını çekmeyen bilmez
Düğünde bayramda neşesi olmaz
Yardan ayrılanın yüzü hiç gülmez
Garip kaldım gurbet elde ağlarım

////
Nice yiğitleri aldın
Al bakalım yalan dünya
Gelen gitti bir sen kaldın
Kal bakalım yalan dünya

Yedin yedin şişmanmısın
Günahın çok pişmanmısın
İnsanlara düşmanmısın
Ol bakalım yalan dünya

Sağlam’ın sözleri boşa
Kalbini kırdıysam hâşâ
Beni öldür sen çok yaşa
Kal bakalım yalan dünya

////
Gidelim baharda kışı olmadan
Kader peşimizde bizi bulmadan
Lalesi sümbülü gülü solmadan
Bitsin bu ayrılık gidelim yârim

Bahar geldi lale sümbül açıyor
Martısı şahini ördek uçuyor
Geç kalma yok gençliğimiz geçiyor
Bitsin bu ayrılık gidelim yârim

Bitsin bu ayrılık ömrümüz geçti
Kurudu ağaçlar gazeli düştü
Hasretlik elinde ciğerin pişti
Yeter bu ayrılık gidelim yârim

////
Hırsızlığa uzanmıyor
Elim ne güzel ne güzel
Yalan bir şey kazanmıyor
Dilim ne güzel ne güzel

Atalardan ilham aldım
Ben nasıl gaflete daldım
Okumadım cahil kaldım
Bilim ne güzel ne güzel

Gençlikte fırsatlar kaçar
Devlet kuşu konar uçar
Bakar isen çiçek açar
Gülüm ne güzel ne güzel

Ali Sağlam çökmektense
Gözümde yaş dökmektense
Kötü kahrı çekmektense
Ölüm ne güzel ne güzel

////
Dünya bıktım artık senden
Ne hayır beklersin benden
Geçinirim andan bundan
Yaşamak zor oldu bana

Dünya sana kızmıyorum
Derdim çok ya yazmıyorum
Ele kuyu kazmıyorum
Yaşamak zor oldu bana

Ali Sağlam derdim çoktur
Bu derdime derman yoktur
İnanmazsan şaha baktır
Yaşamak zor oldu bana

////
Gönül bir çiçektir sakın soldurma
Her olur olmaza onu yoldurma
Dikkat et işine eli güldürme
Son naçarlı sana gelene kadar

Hak verdiği canı şüpesiz alır
Bir eylik yaparsan yanına kalır
Koca dünya senin olsa az gelir
İmam namazını kılana kadar

Ali Sağlam derki bülbüller dalda
Yolcular yolunda garipler handa
Sende bir garipsin öldüğün anda
Hakiki sılana varana kadar